logo
04 KASIM 2026

Orkun Kökçü için çok kritik süreç

Beşiktaş'ta Orkun Kökçü için "Yürüyor işte, oynasın" diyenlerin bilmediği normal ayakkabı ile krampon giymek arasındaki fark... Eğer kaptan tam iyileşmeden dönerse, belki de aylarca sahalardan uzak kalacak

04.11.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün sakatlığı camianın ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Herkes birbirine "Ne zaman dönecek?" diye sorarken, asıl korku; "Bir an önce sahalara döndürelim" baskısının yaratacağı erken dönüş riskinin faturasının çok ağır olabileceği yönünde.






Celtic maçında forma giyemeyecek olan, Gençlerbirliği maçında ise kadroda olma ihtimali bulunan Orkun'un topuğundaki rahatsızlık tamamen ortadan kalkmadan sert antrenman programına ve saha çalışmalarına dahil edilmeyeceği belirtildi.






Kamuoyunda dolaşan "Orkun'u gördük, yürüyordu" yönündeki izlenimlerin yanıltıcı olduğu; normal ayakkabı giymek ile krampon giymek arasında tabana binen yük bakımından ciddi farklar bulunduğu kaydedildi.






Orkun Kökçü'nün yaşadığı tipteki ayak tabanı sakatlıklarında en büyük tehlike, erken dönüş riski olarak dikkat çekiyor.






Verilen 2-3 haftalık sürenin sonunda doku tam olarak iyileşmeden oyuncunun sahaya sürülmesi durumunda, tabandaki yoğun yük binişi nedeniyle sakatlığın nüksetme ihtimali bulunuyor. Böyle bir senaryoda ise tedavi ve sahalardan uzak kalma süresinin ayları bulabileceği uyarısı yapılıyor.






Yıldız futbolcunun sahalara döndükten sonraki ilk 1-2 haftalık periyotta fiziksel olarak daha ekonomik oynamak zorunda kalabileceği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.






Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu

Trabzonspor'da savunma koçluğuna getirilen Jerome Boateng, Zidane ve Arteta gibi basamakları teker teker tırmanmayı hedefliyor

04.11.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Çifte Şampiyonlar Ligi ve dünya şampiyonu Jerome Boateng, Trabzonspor'da Thomas Reis'in ekibine katılarak Zidane ve Arteta'nın yolundan gitmeyi tercih etti.






Thomas Reis'in ekibine dahil ettiği dünya ve çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu Jerome Boateng, geleceğin Zinedine Zidane'ı olmak için kolları sıvadı.






Alman efsane, savunma koçluğundan başlayan bu stratejik adımıyla Fransız yıldızın kariyer basamaklarını tırmanışını izleyecek gibi görünüyor.






Reis, Boateng'in rolünü şu sözlerle özetledi: "Temel sorumluluk alanı savunma. İster 5'e 5 çalışma olsun ister sayısal üstünlük içeren taktik antrenmanlar, doğrudan müdahale ediyor, hataları düzeltiyor ve tavsiyelerde bulunuyor. O buraya sahaya duba dizmeye gelmedi, bizi daha iyi hale getirmek için geldi."






Doğrudan A takım sorumluluğunu alarak kısa sürede yıpranan eski yıldızların aksine Boateng, uzmanlık alanından (savunma) antrenörlüğe adım atarak Zidane ekolünü izlemeyi seçti.






Zinedine Zidane'ın Real Madrid'de alt kademelerden ve idari görevlerden başlayarak üst üste üç Şampiyonlar Ligi zaferine uzanması veya Mikel Arteta'nın Pep Guardiola'nın yanında pişerek Premier Lig'in zirvesine yürümesi, bu geçişe örnek teşkil ediyor.






Muhammed Salah’ın kalbi kırıldı

Mısırlılar ne yapıp edip Mohamed Salah’ın kalbini kırdı

04.11.2026 10:24:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’ın kalbi kırıldı
Muhammed Salah’ın kalbi kırıldı
Mısırlılar ne yapıp edip Mohamed Salah'ın kalbini kırdı... Onarmaya çabalıyorlar. Öyle ki, Futbol Federasyonu Başkanı Hany Abo Rida, yıldız futbolcunun milli takımı bırakmaması için Trabzon'a kadar geldi.






Mısır Futbol Federasyonu Başkanı Hany Abo Rida'nın, Türkiye ziyareti sırasında Trabzonspor'un yıldızı Mohamed Salah ile gerçekleştirdiği özel görüşmenin detayları gün yüzüne çıktı.






Mısırlı gazeteci Ahmed Şobir'in aktardığı bilgilere göre Abo Rida, Trabzonspor'un Gaziantep FK'yı 2-0 mağlup ettiği karşılaşmayı tribünden takip etti. Maçın ardından ise Salah ve birçok kulüp yetkilisinin katıldığı samimi bir akşam yemeğinde bir araya geldi.






Zirvenin en önemli gündem maddesi, Salah'ın milli takımdaki geleceği oldu. Abo Rida'nın, yıldız futbolcuya Mısır halkının kendisine olan sevgisini ve milli takımdaki liderliğine devam etmesi yönündeki güçlü arzuyu bizzat ilettiği ifade edildi.






Mohamed Salah'ın Mısır futbol tarihi için eşsiz bir değer taşıdığının altını çizen Ahmed Şobir, yıldız oyuncunun milli takımla olan bağlarının büyük bir hassasiyetle korunması gerektiğini şu sözlerle vurguladı:






"Eğer Salah biraz kırgın, üzülmüş veya rahatsız hissediyorsa bile, oturup konuşmamıza, kalplerimizi açmamıza ve sorunun ne olduğunu anlamamıza engel hiçbir şey yok. Çünkü biz her 50 yılda bir Mohamed Salah gibi bir oyuncu yetiştiremeyiz!"






Şobir, Milli Takım Direktörü İbrahim Hasan'ın daha önce Salah'ın profesyonel zihniyetini ve teknik ekibin ona duyduğu derin saygıyı öven açıklamalarının, bu görüşme öncesinde çok olumlu bir zemin hazırladığını da sözlerine ekledi.

Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!

Fenerbahçe'de başkanlık yarışı erken başladı

04.11.2026 10:13:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!
Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım her ne kadar "Devam etmeyeceğim" dese de herkes biliyor ki Fenerbahçe şampiyon olursa kalır… Ancak buna rağmen yönetiminin içinde yer alan Barış Göktürk şimdiden başkanlık çalışmalarına başladı.






Fenerbahçe'de başkanlık yarışı erken başladı. Aziz Yıldırım daha kendi ekibi içinde birlik kurabilmiş değil… Yaz aylarında yapılan seçimde önce aday olan, ancak seçilemeyeceğini anladığı için [Yıldırım'ın] yanına giren Barış Göktürk, içeride başkanlığa hazırlanıyor.






Her ne kadar Başkan Yıldırım'ın başarılı olması durumunda devam etmek istediğini bilse de Göktürk, sosyal medyada adaylığı için yapılan dedikodulara da sessiz kalıyor.

İlk etapta Göktürk, Yıldırım yönetiminde güçlü görünmeye çalıştı. Hatta öyle ki Mahmut Uslu ile Kulüpler Birliği toplantılarına bile gitti. Ancak şu anda tüm gücünü yitirdi.







Yıldırım, Uslu ve Cihan Kamer gibi isimlerle kulübü yönetirken Göktürk ve diğer birkaç isim, ancak her şey gerçekleştikten sonra haberdar oluyor.

Bu durum İsmail Kartal'ın seçiminde de ortaya çıktı… Yeni teknik direktör görüşmelerinde de. Göktürk şu anda bir yol ayrımında… Yıldırım'la devam eder ve başarısızlık gelirse kötü yönetilen bir yönetimin kötü bir yöneticisi olarak seçime girmek zorunda kalabilir.







Ancak şimdi istifa ederse de bu kez "Yıldırım'a destek olmak üzere görev aldı, ancak ilk sarsıntıda kaçtı" denebilir. Bu yüzden Göktürk en doğru hamleyi hesaplıyor.






Barış Göktürk'ün Haziran ayında bir sürpriz olmazsa şimdiden adaylık çalışmalarına başladığını söyleyebilirim.

Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı

Fenerbahçe cayır cayır yanarken ateşin üzerine benzin döken değil, toprak atan başkan adayı olarak açıklamalar yapan Hakan Safi'nin sözlerinin alt metnini gazetemiz editörleri okudu

03.11.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Fenerbahçe yanıyor... Hem de cayır cayır. Şampiyonluk parolasıyla girilen sezonda daha Kasım ayı gelmeden lider Galatasaray'la puan farkı 9 oldu. Tam da bu ortamda, sezon başında seçimi Aziz Yıldırım'a kaybeden Hakan Safi'nin Kasımpaşa-Beşiktaş maçından sonra açıklamalar yapması dikkatlerden kaçmadı.






Her ne kadar konuşması Aziz Yıldırım'a ve yönetime destek gibi görünse de alt metinlerde çok şey anlattı:

-Yıldırım'ı hedef almak yerine meşruiyetini övdü. Rakibinin tabanının ve muhafazakâr kongre üyelerinin oyuna talip olduğunu net şekilde ortaya koydu.






-Yıldırım'a saldırmayarak rakibinin seçmenini küstürmek istemedi. Aksine "Aziz Başkan'ın mirasına sahip çıkan saygılı aday" imajı çizmeye çalıştı.






-Kamuoyuna ve kongre üyelerine "koltuk zaten sene sonu boşalıyor. O koltuğun bir sonraki sahibi de burada hazır bekliyor." mesajını vermeye çalıştı.






-"Sene sonuna saklayın" derken, muhalefetin erken harekete geçip kendisinin önünü kesmesini engellemeyi ve adaylık yarışını kendi planına çekmeyi amaçladı.






-Kaos anlarında fırsatçılık yapıp yıpratan ihtiraslı bir muhalif değil; kriz anında serinkanlı kalan, kulübün âli menfaatlerini kendi siyasi çıkarlarının önünde tutan "kurtarıcı lider" profilini inşa etmeye çalıştı. Bu hamlenin kararsız kongre üyelerinin gözünde puan toplayacağına inanıyor olmalı.






-Safi, sezon sonunda "Ben üzerime düşeni yaptım, camiayı kenetlemeye çalıştım ama yönetim bu ortamı sağlayamadı" deme hakkını kendince cebine koydu. Aynı zamanda mevcut yönetime "Sizi şu an koruyorum, sene sonunda görevi devrederken de bana köstek olmayın" mesajı da verdi.

Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor

Mason Greenwood iddia edilenlerin aksine mutsuz, isteksiz ya da küskün değil; "buz adam" olmak İngiliz oyuncunun temel mizacı. Antrenmana ilk gelen, çalışmasını yapıp doğrudan evine dönen bir karakter...
 

03.11.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Fenerbahçe'nin 39 milyon Euro bağladığı Mason Greenwood'un Göztepe maçına "başı ağrıdığı" için çıkmaması herkese dert oldu. "Acaba hasta mıydı" diyenlerden, "serumla oynayamaz mıydı" diyenlere kadar geniş bir yelpazede sorular var.






Sadece bu kadar da değil; hemen hemen hiç gülmeyen yüzü, içine kapanık halleri ve depresif görüntüsü yüzünden "Bu çocuğun bir derdi mi var?" soruları da gündemde.






Manchester United altyapısından A takıma kadar yükseldiği dönemde altyapı koçları onu her zaman "konuşmaktan ziyade topla konuşan", soyunma odasında en az sesi çıkan oyunculardan biri olarak tanımladı.






İngiliz medyasında da soğukkanlı yapısı, gol sevinçlerinde bile nadiren aşırı coşkulu olması ve mizaç olarak soğuk görünmesi nedeniyle kendisine "buz adam" deniyordu.






İspanya'ya gittiğinde hem dil bariyeri hem de yaşadığı zorlu süreç nedeniyle daha da içine kapandı.






Getafe'deki kulüp çalışanları ve takım arkadaşları, antrenmana ilk gelenlerden biri olduğunu, çalışmasını yapıp doğrudan evine döndüğünü aktarıyordu.






Marsilya dönemi ve genel kariyerine bakıldığında da mizaç hiç değişmedi. Dışarıdan "mutsuz, isteksiz veya küskün" gibi algılanabilecek bu ifade, aslında onun bireysel karakter modeli ve doğal ruh hali.

Galatasaray'ın 2. Rusya seferi başladı

Alexei Batrakov'un gösterdiği iyi performans sonrasında Galatasaray, Rus futbolunu daha yakından takip etmeye başladı

03.11.2026 10:20:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın 2. Rusya seferi başladı
Galatasaray'ın 2. Rusya seferi başladı
Galatasaray scoutları, dün Orenburg'un sahasında CSKA Moskova ile 0-0 berabere kaldığı Rus Ligi maçında Şilili genç sağ kanat oyuncusu Jordhy Thompson'ı canlı izledi.






Alexei Batrakov'un gösterdiği iyi performans sonrasında Galatasaray, Rus futbolunu daha yakından takip etmeye başladı. Gelen bilgilere göre sarı-kırmızılılar, dün Rus liginde oynanan Orenburg - CSKA Moskova maçına gözlemci yolladı. Kısa süre önce Rus ligine transfer olan ve ciddi bir performans gösteren Orenburg'un Şilili sağ kanat oyuncusu Jordhy Thompson'ı yerinde izledi.






CSKA maçına kadar 4 gol ve 2 asistle iyi bir performans gösteren Thompson, 0-0 biten CSKA Moskova maçında 82 dakika sahada kaldı.






CSKA Moskova gibi zorlu bir rakibe karşı Thompson, 82 dakikada sadece 25 kez topla buluşmasına rağmen ürettiği 2 kilit pasla takımının en net pozisyon yaratma aksiyonlarına imza attı.






Çalım (0/2) ve ikili mücadele istatistikleri (1/4) ile fiziki baskı altında zorlansa da; %69 pas isabeti (9/13), %50 orta (2/4) ve 0.04 xG'lik vuruşu 0.22 xGOT'a çıkaran şut kalitesiyle dikkat çekti.

Topa sahip olan ve oyunu domine eden ekiplerde bu topla buluşma sayısı arttıkça, ürettiği 0.20 xG + xA değerinin doğrudan skor katkısına dönüşebileceğini hissettirdi.

Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı

Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi

03.11.2026 10:02:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi. Sıra Dursun Özbek ve yönetimine gelmiş gibi duruyor.


Önce Asbaşkan Metin Öztürk'ün, ardından da Abdullah Kavukçu'nun istifasına kadar varan süreç, Galatasaray'ın en çok övündüğü "fikri hür, vicdanı hür" ilkesi ile gündelik kulüp siyasetini karşı karşıya getirdi.







Muhalif bir üyeye (Ayhan Özmızrak olduğu iddiası var) edilen küfrün Kavukçu tarafından "bizden değil" anlayışıyla cezasız bırakılmak istenmesi iddiaları, kulüp tüzüğü ve gelenekleri açısından ciddi bir aşınma olarak yorumlandı.






Öztürk'ün bu noktadaki duruşu tüzük odaklıyken, Kavukçu'nun yaklaşımı taraf odaklı bir siyaset algısı olarak kabul edildi. Suçlamaların hedefi haline gelen Kavukçu'nun kendisini savunmak için ilk anda yaptığı "operasyon" vurgusu, yönetimin kendi içinde zaten kırılgan bir dengede olduğunu bir kez daha kanıtladı. Zaten sonrasında da istifa geldi.






FUTBOL TAKIMININ BAŞARISI

Sahada gelen sportif başarılara (Lille galibiyeti, ligdeki puan farkı) rağmen masada yaşanan bu kriz; güç alanlarını koruma, gelecekteki olası başkanlık hesapları ve grup içi çekişmelerin sahada kazanılan huzuru hızla yok edebilecek kadar ciddi boyutlara geldiği konuşuluyor.







GALATASARAY CAMİASI BU DURUMA ALIŞIK

Galatasaray tarihine bakıldığında, en başarılı olunan dönemlerde bile idari krizlerin patlak vermesi sıkça yaşanan bir durum. Sportif avantajın bu kadar güçlü olduğu bir dönemde seçimin ve sandığın konuşulmaya başlanması, kulüp içi dengelerin ne kadar hassas olduğunu ve bir istifanın kelebek etkisi yaratarak tüm yönetimi riske atabildiğine kanıt gibi.







FARUN SÜREN'İ UEFA KUPASI DA KURTARAMADI

Hatırlanacağı üzere 2000'lerin başında Türk futbolunun zirvesi olan UEFA ve Süper Kupa zaferleri sonrasında kulüp içinde ağır ekonomik yük ve muhalefet baskısı tırmandı. Tarihi kupaların coşkusu henüz tazeyken yönetim içi fikir ayrılıkları derinleşti; sonuçta Faruk Süren dönemi sona erdi ve kulüp uzun sürecek bir idari çalkantı dönemine girdi.







ÖZHAN CANAYDIN DA AYNI KADERİ YAŞADI

2006'da son hafta gelen unutulmaz şampiyonluğun coşkusu yaşanırken, Özhan Canaydın yönetimi derin bir mali kriz ve borç batağıyla boğuşuyordu. Şampiyonluk kutlamalarının hemen ardından yapılan genel kurullarda Canaydın yönetimi sert eleştirilerle karşılaştı. Camia içi mahkemeler ve muhalefet dalgaları yönetimi sandığa sürükledi, kulüp uzun süre sallandı.

Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu

Göztepe yenilgisi sonrasında Fenerbahçe'nin dün yapılan olağanüstü yönetim kurulu toplantısında yüksek tansiyonu düşüren Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk oldu.

02.11.2026 12:13:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe yönetimi dün toplandı... Galatasaray ve Göztepe faciaları sonrasında Aziz Yıldırım'ı tanımayan bazı kişiler "istifa" gündemi yarattı.






Ancak toplantının hiçbir dakikasında istifa gündemi oluşmadı. Ana gündem maddesi, milli araya kadar beklenmemesi, mümkünse Liverpool maçına, olmazsa Çorum maçına yeni bir teknik direktörle çıkılması oldu.






Başkan Aziz Yıldırım, teklifi kabul eden ya da etmeye yakın olan teknik adamlardan birisinin ne yapıp edip ikna etmesini ve takımın başına getirmesini Cihan Kamer'den istedi.






Toplantıda Kamer ve Oğuz Çetin'in Cumartesi günü gündeme getirdiği teknik direktörler hakkında Başkan Aziz Yıldırım diğer yöneticileri bilgilendirdi.






Toplantıda ayrıca Başkan Aziz Yıldırım, Kerem Aktürkoğlu ve Greenwood başta olmak üzere çok şey bekledikleri oyuncularla ne yapmaları gerektiğini sorguladı.






Resmî bir kadro dışı gündemi olmadı, ancak Başkan Yıldırım "bazı canları yakmakla" ilgili bazı kararlar alma aşamasında olduğunu söyledi.






Toplantının belki de en dikkat çeken anları, Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk'ün ve sonrasında Abdullah Kavukçu'nun istifalarının masaya gelmesi oldu. Başkan Yıldırım'ın, "İyi ki Galatasaray var" sözleri toplantının adeta stresini aldı.






Bazı yöneticiler de Galatasaray'da bu kavga gürültü ortamı olmasa panikle bir teknik direktör kararı almak zorunda kalabileceklerini ancak istifaların kendilerine alan sağladığını itiraf etti.

Galatasaray bir anda karıştı! Seçim fırtınası esiyor

Şampiyonlar Ligi'nde Lille zaferi geldi, umutlar arttı

02.11.2026 11:26:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray bir anda karıştı! Seçim fırtınası esiyor
Galatasaray bir anda karıştı! Seçim fırtınası esiyor
Her şey tam da güllük gülistanlık denirken, yüz kızartan bir kavga sonrasında gelen Asbaşkan Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu'nun istifaları Galatasaray'da bir anda seçim ve sandık gündemi yarattı.






Şampiyonlar Ligi'nde Lille zaferi geldi, umutlar arttı. Fenerbahçe yenildi, aradaki fark 9 oldu ve 5. şampiyonluk yolunda güçlü bir engel kalktı. Ancak Galatasaray'a tüm bunlara rağmen rahat yok. 






27 Ekim'de yapılan yönetim kurulu toplantısında ortalık savaş alanına döndü. Metin Öztürk'ün ifadesine göre annesine küfür edildi, hatta iddialara göre olay fiziki saldırıya dönüşmek üzereydi ama son anda engellendi.






Öztürk istifa etti. Küfür eden ve fiziki saldırıyı yapanın Galatasaray'da transferlerden sorumlu yönetici Abdullah Kavukçu olduğu iddiası camiada yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Bununla da kalmadı; yaşananlarla ilgili olarak Öztürk, Divan Kurulu'na bir dilekçe vererek Kavukçu'nun kulüpten ihraç edilmesini istedi. Gün içinde beklenen oldu Kavukçu'nun da istifası geldi.






Sadece bu kadar da değil; Öztürk, Dursun Özbek yönetiminin harçlarından birisi. İlk seçimde Özbek'in asbaşkanı olup birleşmeyi savunmasaydı belki de Özbek, Eşref Hamamcıoğlu'na kaybedecekti. Her dönem, Özbek'in el çekmesinden sonra Öztürk'ün birinci adam olacağına inanılıyordu; çünkü GSİAD'dan gelen ve para getiren isimlerin başında Öztürk geliyordu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.