Ortadoğu'da dengeleri sarsan ziyaret
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Körfez ülkesi Umman'a gerçekleştirdiği resmi ziyaretin amacı konusunda soru işaretleri varlığını koruyor. Umman, Kaşıkçı cinayetinde açıkça Suudi Arabistan'ın yaklaşımını desteklemişti. Netanyahu'nun bir sonraki rotasının Riyad olduğu belirtiliyor
31.10.2018 00:00:00





İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ülkesiyle diplomatik ilişkisi bulunmayan Körfez ülkesi Umman Sultanlığı'nı ziyaret etmesi, özellikle ziyaretin amaçları konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Netanyahu, 26 Ekim'de Umman'a ilk defa resmi ziyarette bulunarak Sultan Kabus Bin Said ile bir araya geldi. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu'nun, iki ülke arasında uzun süren telefon görüşmelerinin ardından Sultan Kabus'un daveti üzerine Umman'a gittiği belirtildi.
İsrail'den bir Körfez ülkesine 1996'dan bu yana ilk kez bu düzeyde resmi bir ziyaret gerçekleştirildiği vurgulanan açıklamada, Netanyahu ile Sultan Kabus'un Ortadoğu Barış Süreci'ni ele aldıkları, bölgede güven ve istikrarın sağlanması gibi birçok konuyu görüştükleri ifade edildi.
Hedef İran mı?
Ziyarete ilişkin sınırlı açıklamalarda iki ülke arasındaki ortak öneme sahip birçok konunun zikredilmemesi ve görüşmelerde ele alınan konular hakkında çok az ayrıntı verilmesi ziyaretin amaçlarına dair soru işaretleri doğurdu.
Ziyaret, Arap ülkeleriyle normalleşme ve İsrail ile İran arasındaki gerginliği Umman aracılığıyla hafifletme ihtimallerini akıllara getirdi. İsrail son birkaç yıl içinde bazı kanallar aracılığıyla birçok Arap ülkesiyle iyi ilişkiler geliştirdi. İsrail Başbakanı birçok kez ülkelerin ve liderlerinin adlarını açıklamadan bu durumu dile getirdi.
İsrailliler ve Araplar arasında siyasi olmayan birçok yönde gerçekleşen normalleşme, İsrail futbol takımlarının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Arap ülkeleri tarafından yürütülen faaliyetlere katılması, Umman ve Bahreyn gibi ülkelerin hükümet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşlarından İsrail'e yapılan ziyaretlerle hız kazandı.
Netanyahu ilk değil
Aslında 1990'larda Oslo anlaşmaları döneminde İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasında birtakım ilişkiler kurulmuştu. Umman Sultanı Kabus Bin Said, o dönemde de iki sene içinde iki İsrail başbakanını ülkesinde ağırlamıştı.
Eski İsrail Başbakanı İzak Rabin 1994'te Umman'a ziyarette bulunmuş, halefi Şimon Peres de 1996'da Maskat ile Katar'ın başkenti Doha'yı ziyaret etmiş, iki ülkede de ticari ofisler açmıştı.
İsrail ile söz konusu ülkeler arasındaki ticari ofis anlaşmalarıyla, barış sürecinin ilerlemeye devam etmesi, bölgede istikrarın güçlenmesi, ekonomik ve ticari ilişkiler geliştirilmesi, su, tarım, tıp ve iletişim gibi alanlarda iş birliği yapılması hedefleniyordu.
Ancak 2000 yılında Filistin İntifadası patlak verdi, İsrail güçleri ayaklanan Filistinlilere karşı baskı ve öldürme kampanyası yürüttü. Bu da tüm Arap ve Avrupa ülkeleri halklarında öfke yarattı. Bu durum Umman'ı 2000, Katar'ı ise 2009 yılında ticari ofisleri kapatmaya itti.
Netanyahu, 26 Ekim'de Umman'a ilk defa resmi ziyarette bulunarak Sultan Kabus Bin Said ile bir araya geldi. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu'nun, iki ülke arasında uzun süren telefon görüşmelerinin ardından Sultan Kabus'un daveti üzerine Umman'a gittiği belirtildi.
İsrail'den bir Körfez ülkesine 1996'dan bu yana ilk kez bu düzeyde resmi bir ziyaret gerçekleştirildiği vurgulanan açıklamada, Netanyahu ile Sultan Kabus'un Ortadoğu Barış Süreci'ni ele aldıkları, bölgede güven ve istikrarın sağlanması gibi birçok konuyu görüştükleri ifade edildi.
Hedef İran mı?
Ziyarete ilişkin sınırlı açıklamalarda iki ülke arasındaki ortak öneme sahip birçok konunun zikredilmemesi ve görüşmelerde ele alınan konular hakkında çok az ayrıntı verilmesi ziyaretin amaçlarına dair soru işaretleri doğurdu.
Ziyaret, Arap ülkeleriyle normalleşme ve İsrail ile İran arasındaki gerginliği Umman aracılığıyla hafifletme ihtimallerini akıllara getirdi. İsrail son birkaç yıl içinde bazı kanallar aracılığıyla birçok Arap ülkesiyle iyi ilişkiler geliştirdi. İsrail Başbakanı birçok kez ülkelerin ve liderlerinin adlarını açıklamadan bu durumu dile getirdi.
İsrailliler ve Araplar arasında siyasi olmayan birçok yönde gerçekleşen normalleşme, İsrail futbol takımlarının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Arap ülkeleri tarafından yürütülen faaliyetlere katılması, Umman ve Bahreyn gibi ülkelerin hükümet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşlarından İsrail'e yapılan ziyaretlerle hız kazandı.
Netanyahu ilk değil
Aslında 1990'larda Oslo anlaşmaları döneminde İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasında birtakım ilişkiler kurulmuştu. Umman Sultanı Kabus Bin Said, o dönemde de iki sene içinde iki İsrail başbakanını ülkesinde ağırlamıştı.
Eski İsrail Başbakanı İzak Rabin 1994'te Umman'a ziyarette bulunmuş, halefi Şimon Peres de 1996'da Maskat ile Katar'ın başkenti Doha'yı ziyaret etmiş, iki ülkede de ticari ofisler açmıştı.
İsrail ile söz konusu ülkeler arasındaki ticari ofis anlaşmalarıyla, barış sürecinin ilerlemeye devam etmesi, bölgede istikrarın güçlenmesi, ekonomik ve ticari ilişkiler geliştirilmesi, su, tarım, tıp ve iletişim gibi alanlarda iş birliği yapılması hedefleniyordu.
Ancak 2000 yılında Filistin İntifadası patlak verdi, İsrail güçleri ayaklanan Filistinlilere karşı baskı ve öldürme kampanyası yürüttü. Bu da tüm Arap ve Avrupa ülkeleri halklarında öfke yarattı. Bu durum Umman'ı 2000, Katar'ı ise 2009 yılında ticari ofisleri kapatmaya itti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































