logo
01 MAYIS 2026

Otizmle 4 duvar arasında baş etmek mümkün değil

Özel eğitimde çocukların dört duvar arasında kalmayıp, hayvanlar ve sosyal ortam ile uyaran eksikliğinin giderilmesi gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Özel çocukların eğitimlerinin kapalı ortamla sınırlandırılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, 'Çocuğun sadece dört duvar arasında değil, sosyalleşmesi için sosyal ortamlarda da eğitim alması gerekir' yorumunda bulundu.

13.09.2021 16:08:00
Otizmle 4 duvar arasında baş etmek mümkün değil
Otizmle 4 duvar arasında baş etmek mümkün değil
Özel eğitimde çocukların dört duvar arasında kalmayıp, hayvanlar ve sosyal ortam ile uyaran eksikliğinin giderilmesi gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Özel çocukların eğitimlerinin kapalı ortamla sınırlandırılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, 'Çocuğun sadece dört duvar arasında değil, sosyalleşmesi için sosyal ortamlarda da eğitim alması gerekir' yorumunda bulundu.

Çocukların doğal ortamda aldıkları eğitim gelişimlerine büyük katkı sağlıyor.Çocukların hayvanlarla etkileşim kurması, doğa ile iç içe olması ise gelişimlerinde büyük rol oynuyor. Uyaran eksikliği olan çocukların hayvanlarla temas kurması, iletişim becerilerine de önemli ölçüde katkı sağlıyor. Dört duvar arasında kalmadan sosyalleşen çocukların gelişimlerinde olumlu yönde etkiler gözlemleniyor. Hayvanlarla etkileşim kuran, doğa ile iç içe eğitim alan çocuklar birçok problemini bu şekilde aşabiliyor.

'Bizim Almanya'da bulamadığımız bir ortam'

Oğlu Mahir'in eğitimi için Almanya'dan Türkiye'ye gelen Sema Bostancı, doğa ortamında olmasının oğlunun neşeli olmasını ve eğitimine daha çok odaklanmasına katkı sağladığını belirterek, 'Oğlum zaten doğayı çok seviyor. Burada ata her gün binmesi ona çok büyük etki ediyor. Eve daha çok sevinçle geliyor. Burada köpeklerin, tavukların peşinde koşturmasını biz Almanya'da dört duvar arasında bulamayız. Hayvanlarla göz teması kurarak etkileşimi artıyor. Hayvanlarla daha çok vakit geçiriyor. Doğa ortamındayız. Bizim Almanya'da bulamadığımız bir ortam' dedi.

'Çocuklarımız birebir temas ediyorlar'

Eğitim alan Mehmet Basri'nin annesi Medine Üstün ise, hayvanlar ve doğa ile iç içe olmanın hem çocuklara hem de kendilerine katkı sağladığını kaydederek, 'Burada biz aileler olarak da çok rahat ediyoruz. Pikniğe geliyormuşuz gibi oluyoruz. Benim çocuğumun duyusal eksikleri olduğu için koyunu, ineği bilmiyordu. Şimdi 'sev oğlum' dediğim an dokunuyor. Burada hayvanlarla oynuyor. Onlara dokunduğu zaman kendisini geri çeken çocuk, şimdi kendisi dokunuyor. Burada çimenlerde yürütüyoruz. Bunların hepsinin duyusal olarak girdileri oluyor. Normalde duyu sınıfına girdiği zaman plastiklerin üzerinde geziyor. Ama burada çimenlerin üzerinde geziyor. Çocuğun birçok katkısını burada sağladılar. Keşke Gebze'de, başka illerde de böyle bir ortam olsa. Burada biz kendimiz de rehabilite oluyoruz. Bir sürü hayvan var. Ben flamingoyu hayatımda ilk kez burada gördüm. Çocuklarımız birebir temas ediyorlar. Buranın farkını sosyal çevresi olarak düşünüyorum' diye konuştu.

'Hayvanları görünce göz temasının da arttığını görüyoruz'

Oğlu Hakan için merkezde eğitim alan anne Zeynep Sandıkçı, 'Buraya geldiğimizde Hakanımızın hiçbir teması yoktu. Buraya gelince her şeyle temas kurmaya başladı. Bu sebeple ikinci kez buraya geldik. Burada çocuğumuz doğa içinde, kendisini çok huzurlu hissediyor. Hayvanlarla iletişim kuruyor ve kendisini çok daha rahat hissediyor. Hayvanları görünce göz temasının da arttığını görüyoruz. Bu bizi çok mutlu ediyor. Korkmuyor' şeklinde konuştu.

'Çocuklar hayvanlarla iletişime geçtiğinde uyaran olarak harekete geçmektedirler'

Çocukların sadece sınıf ortamında değil, sosyal ortamlarda da eğitiminin sürdürülmesinin faydaları ile ilgili bilgiler aktaran Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nden Çocuk Gelişimcisi ve Eğitimcisi Sena Nur, 'Çocuğun sadece dört duvar arasında değil, sosyalleşmesi için sosyal ortamlarda da eğitim alması gerekir. Bizim kurumuzda çocuk dört duvar arasına kapatılmadan, birçok hayvanla beraber zengin uyaranların olduğu ortamda eğitim almakta. Otizmde uyaran eksiklikleri çok fazla olduğu için çocuklar hayvanlarla iletişime geçtiğinde uyaran olarak harekete geçmektedirler. Bununla birlikte çocukların sosyal ilişkilerinde de gelişmeler gözlenir. Çocuk dört duvar arasına girdiğinde daha gergin ve telaşlı hissedebilmekte. Ama sosyal ortamda kendisini daha rahat hissettiği için kendisini daha rahat ifade edebilmektedir. Özel eğitim sadece okulda verilen bir eğitim değil, evde de devam etmesi gereken bir eğitimdir. Ailelerin de keyiflerinin ve morallerinin yüksek olması ve çocukları ile evde eğitime devam etmeleri gerekiyor. Ailelerin morallerinin de yüksek tutulması, çocukların evdeki eğitimlerini olumlu yönde etkiliyor' ifadelerini kullandı.

'Doğa ile iç içe olması, hayvanlarla teması önemli'

Okul öncesi öğretmeni Ayşe Tavşancı ise, 'Bizim için fiziki uyaranlar çok önemli. Özellikle otizmli çocuklarımızda bu durumu mümkün oldukça az seviyeye indirmeye çalışıyoruz. Çünkü normal bir bireyde bile uyaran eksikliği durumunda, çocuğumuzun becerilerinde gerileme yaşayabiliyoruz. Bu otizmde daha belirgin oluyor. Çocuğumuzun sosyal becerilerinde, psikomotor becerilerinde gerilemeye neden olabiliyor. Uyaranların çok fazla olması çocukların becerilerini destekliyor. Çocuğa farklı yaşantılar sunmak bizim temel amacımız. Çocuğa dört duvar arasında sürekli olarak bir şeyler dayatarak biz eğitimde başarı elde edebileceğimizi düşünmüyoruz. Farklı uyaranlar sunarak beceri alanlarını geliştirmeyi amaçlıyoruz. Doğa ile iç içe olması, hayvanlarla teması önemli. Çocuklarımız bu durumda kendilerini daha rahat hissedebiliyorlar. Ne kadar çocuklara uyaran sunarsak, o kadar geri dönüşler alıyoruz' dedi.İHA

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'a "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar hazırlandı

 

01.05.2026 17:23:00
Anadolu Ajansı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 16 Nisan'daki karar duruşmasında Bahtiyar hakkında verilen hapis cezasına ilişkin 49 sayfadan oluşan gerekçeli karar yazıldı.

Kararda, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmasının ardından Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı anımsatıldı.

Kararda, Narin Güran'ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Bahtiyar ile Narin'in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ve taraf avukatlarının beyanlarına yer verildi.

Amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar'ın eskiden beri samimi ve yakın arkadaş oldukları ifade edilen kararda, sanık Güran'ın yeğeninin düğün merasimi hazırlıkları kapsamında kırsal mahalledeki bazı kişilerin alışveriş ve davetiye dağıtımı nedeniyle köyde bulunmadığı kaydedildi.

"Sanıklar Salim, Yüksel ve Enes tarafından Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır"

Eylem saatinden önce sanıklar amca Salim, ağabey Enes, anne Yüksel Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar'ın köyde olduklarının anlaşıldığı belirtilen kararda, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Sanıkların olay saatinden önceki zaman diliminde görüşmeye başladıkları anlaşılmıştır. Olaydan önce Nevzat Bahtiyar, Salim Güran'ı 15.08'de arayarak onunla irtibata geçmiştir. Kur'an kursundan çıkan maktul, her zaman kullandığı yol yerine daha kısa olduğu anlaşılan patika yolu kullanarak evine gitmiştir. Olay öncesinde sanıklar Salim ve Nevzat, birbirlerine yakın olarak maktulün her zaman kullandığı yol bölgesinde ve maktulün evi yakınında bulunmuştur. Maktulün ise patika yoldan çıkarak evi ve müştemilatının bulunduğu yere gelmesi üzerine buraya geçen sanık Salim ile evde bulunan diğer sanıklar Yüksel ve Enes tarafından maktul Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır.

Sanık Salim maktulün cesedini, olay öncesinde birlikte olduğu ve evin dışında bekleyen arkadaşı sanık Nevzat'a gizlemesi veya yok etmesi amacıyla teslim etmiştir. Bu hususu, sanık Nevzat ile sanık Salim'in saat 15.25 ile 15.46 sıralarında artan ortak baz kullanma durumu desteklemiştir."

Kararda, sanık Bahtiyar'ın maktulün cesedini, yapılan aramalar sonucu cansız bedeninin bulunduğu derenin toprak ile birleşen kısmına çuval içinde götürerek bıraktığı ve üzerini taşla örttüğünün anlaşıldığı belirtildi.

Kararda, "Sanık Nevzat'ın, sanık Salim'in ev içerisinde bulunan bir odaya kendisini götürerek Narin'in yerde yatan cansız bedenini gösterdiği, bu surette sanığın olay yerinde olmadığı şeklindeki beyan ve savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanık Nevzat Bahtiyar'ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran'ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle Yargıtay ilamı doğrultusunda 'nitelikli kasten öldürme' suçuna yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onanmıştı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi için bozmuştu.

Mahkeme heyeti, 16 Nisan'da yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'ın "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu

İstanbul'da 1 Mayıs'ta Taksim'e yürümek isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltı sayısı İstanbul Valiliği tarafından 575 olarak ifade edilirken, Kadıköy ve Kartal'daki izinli kutlamalar sorunsuz tamamlandı

01.05.2026 16:55:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:40:25
Haber Merkezi
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Türkiye'de, özellikle İstanbul'da yoğun güvenlik önlemleri altında kutlandı. Resmi izin verilen Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'ndaki mitinglere on binlerce kişi katıldı. Ancak Taksim Meydanı'na çıkmak isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu yüzlerce kişi gözaltına alındı.

1 Mayıs öncesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "eylem yapma ihtimali" gerekçesiyle 62 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. 28-29 Nisan'da düzenlenen eş zamanlı ev baskınlarında 39 kişi gözaltına alındı. Aramalarda dijital materyal ve dokümanlara el konuldu. Gözaltına alınanlar arasında sendika yöneticileri, öğrenci grupları, sol örgüt üyeleri ve gazeteciler yer aldı.

1 Mayıs günü yaşananlar

İstanbul Valiliği, Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş'ta her türlü izinsiz gösteri, yürüyüş ve toplanmayı yasakladı. Taksim çevresi bariyerlerle kapatıldı, bazı metro ve metrobüs durakları devre dışı bırakıldı. Güvenlik için 52 bin 656 polis görev yaptı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğündeki etkinlik Kadıköy'de yaklaşık 35 bin kişiyle, TÜRK-İŞ öncülüğündeki kutlama ise Kartal'da 30 bin kişiyle sorunsuz gerçekleşti. Katılımcılar dağıldı.

Taksim'e yürümek isteyen gruplar ise Mecidiyeköy, Beşiktaş, Barbaros Bulvarı gibi noktalarda polis tarafından engellendi. Biber gazı, tazyikli su ve fiziki müdahaleler yaşandı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) kriz masası verilerine göre gözaltı sayısı hızla arttı ve 370-421 arasında değişen rakamlar raporlandı. Son olarak İstanbul Valiliği gözaltı sayısını 575 olarak açıkladı.

Gözaltına alınanların bir kısmı emniyet işlemleri sonrası serbest bırakıldı.

Sendikalar Taksim yasağını eleştirdi, "emekçilerin hakkı" vurgusu yaptı. Muhalefet ve insan hakları grupları müdahaleleri "aşırı güç kullanımı" olarak nitelendirdi. Hükümet tarafı ise "huzur ve güvenin sağlandığını" savundu.

1 Mayıs kutlamaları Türkiye'nin diğer illerinde de yapıldı ancak İstanbul'daki girişimler ve gözaltılar gündemin odağı oldu.

1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış annelerin 10 gün içinde başvuru yapmaları halinde 8 haftalık ek ilave izin hakkından yararlanabileceğini belirtti.
 

01.05.2026 10:30:00
AA
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, doğum izni sürelerini artıran yeni düzenlemeyle annelerin ve ailelerin yanında olduklarını ifade etti.

Göktaş, paylaşımında şunları kaydetti:

"1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor. Aile ve Nüfus On Yılı'nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her koşulda annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz."

3 soruda 8 haftalık ek ilave doğum izni
Bakan Göktaş, ayrıca paylaşımında, "3 soruda" başlığıyla 8 haftalık ilave doğum iznine ilişkin merak edilenlere de yer verdi. Buna göre 3 soru ve cevapları şöyle:

Kimler yararlanabilir?

1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir.

8 haftalık ilave doğum izni nasıl hesaplanır?

Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun'da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026'dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar.

Başvuru süreci nasıl işler?

1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler."

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen bölgeler ile kutlama alanları başta olmak üzere birçok noktada güvenlik önlemleri uygulanıyor

01.05.2026 10:08:00
AA
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Taksim Meydanı çevresi başta olmak üzere kentte yoğun güvenlik önlemi alındı.

Beyoğlu'nda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen Taksim Meydanı'na çıkan sokaklar demir bariyerlerle kapatıldı, meydana çıkılan bazı yerlerde kontrol noktaları oluşturuldu.

İstiklal Caddesi'nde yaya ve araç trafiğine izin verilmezken, Tarlabaşı Bulvarı'ndan İstiklal Caddesi'ne çıkan yollarda bölgedeki işletmelerde görev yapan çalışanların kontrollü olarak geçişlerine müsaade ediliyor.

Taksim Meydanı'na sadece Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmak isteyen sendikaların temsilcilerinin girmesine izin veriliyor.

Beşiktaş Meydanı ve Barbaros Bulvarı'nda ise polisler yol kenarında tedbir amaçlı bekleyişini sürdürüyor.

Şişli Mecidiyeköy'de Halaskargazi Caddesi trafiğe kapatılırken, polis ekipleri araçlarla güvenlik önlemi aldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) da çevrede hazır bulunuyor.

Emniyet ekipleri, Kadıköy'e yürüyüş yapacak grupların toplandığı Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde ve çevresinde de yoğun güvenlik önlemi aldı. Grupların, Kadıköy Rıhtım Meydanı'na ineceği yol araç trafiğine kapatıldı.

Kutlama alanı olarak belirlenen Kadıköy Rıhtım Meydanı'na sendikaların gelmesi beklenirken, alanda sahne kuruldu, flamalar asıldı. Bölgede çok sayıda çevik kuvvet ekibi görev yaparken, TOMA'lar da belirlenen noktalarda hazır bekletiliyor.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında alınan tedbirleri, kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu

01.05.2026 06:20:00
AA
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı

Valilikten yapılan açıklamada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün, İstanbul'da huzur içinde geçirilebilmesi için ilgili tüm birimlerin 7/24 esasına göre çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Sanal Devriye" çalışmaları sırasında, çeşitli marjinal grupların 1 Mayıs'ı bu yıl da bahane ederek sosyal medya mecralarında yasa dışı eylem çağrıları yaptığının tespit edildiği bildirildi.

İstanbul'un huzurunu korumak, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak, yasa dışı eylemlere mahal vermemek için ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C, 11/H ve ilgili maddelerinden doğan yükümlülükler gereğince bir dizi tedbir kararı alındığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Saat 05.00 itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ilçe belediye başkanlıklarının Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli, Fatih, Kadıköy ve Kartal ilçelerinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle emniyet birimleri tarafından steril hale getirilerek emniyet tedbiri alınan alanlarda bulunan çöp konteynırlarının bir gece öncesinden kaldırılması ve muhtemel yürüyüş güzergahları üzerinde bulunan taş ve benzeri maddelerin temizlenmesi, alanın steril hale getirilmesi, bu alanlarda belediyelere ait araç ve personel bulundurulmaması, il genelinde daha önceki tecrübeler de göz önünde bulundurularak İETT otobüs duraklarının 1 Mayıs 2026 günü başka uygun noktalara kaydırılarak güzergahların düzenlenmesi ve cam duraklarla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılması, Beşiktaş İnönü Stadı yanında bulunan temizlik işleri binası otoparkının gerektiğinde emniyet birimleri tarafından otopark olarak kullanılması amacıyla araç bulundurulmaması kararlaştırıldı."

Kadıköy ve Beyoğlu'nda alınan tedbirler

Açıklamada, kullanılacak yollar alternatif güzergahlar ve diğer tedbirlere de yer verildi.

Buna göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00 itibariyle Rıhtım Sokak, Albay Faik Sözdener Caddesi Kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi, General Asim Gündüz Caddesi arasında kalan tramvay yolunun kapatılması, Kavak İskele Caddesi'nden itibaren Tıbbiye Caddesi, Rıhtım Caddesi, Söğütlüçeşme Caddesi ve Faikbey Sokaktan itibaren Kurbağalıdere Caddesinin İETT otobüsleri ve minibüs hatlarının kullanımına kapatılması, Rıhtım Sokak üzerinde bulunan İspark Otopark alanının, Kadıköy Sahil Açık Otoparkının ve Kuşdili Açık Otoparkının boşaltılarak emniyet araçlarının park edebilmesi için sivil araç alınmayacak.

Beyoğlu ilçesinde ise Meclis-i Mebusan Caddesi, İnönü Caddesi, Tersane Caddesi, Tarlabaşı, Refik Saydam ve Mete Caddeleri ile Şişli ilçesinde Taşkışla Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Halaskargazi Caddesi, Mecidiyeköy Meydanı ve Büyükdere Caddesi üzerinden Esentepe Varyantına kadar olan geliş-gidiş güzergahlarda 30 Nisan Perşembe günü saat 20.00'dan 2 Mayıs Cumartesi günü saat 07.00'a kadar belirtilen caddeler üzerinde bulunan İspark alanlarına park yapılmaması ve gerekli tahliyelerin yapılması, 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00 itibariyle 2 (iki) ışıklı levhanın O-1 Kuzey Yol Mecidiyeköy Ayrımları ve O-1 Güney Çağlayan Yan Yol Ayrımlarında kullanılmak üzere araç sürücüleriyle birlikte Çevreyolları Ekipler Amirliğine görevlendirilmesine karar verildi.

Bazı metro ve tramvay seferleri durduruldu

Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'nca saat 05.00 itibariyle yeteri sayıda çekici aracın, Kadıköy, Kartal, Şişli ve Beyoğlu ilçelerindeki ekipler amirliğine sürücüleriyle birlikte görevlendirilmesi, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü'nce 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00'dan itibaren Galata ve Unkapanı köprü görevlilerinin görev yerlerinde hazır bulundurulması kararlaştırıldı.

Saat 05.00'dan itibaren tedbirler bitimine kadar; Kadıköy ilçesi İskele Meydanı Rıhtım İETT Otobüs Peronlarının boşaltılması, alanda otobüs bulundurulmaması ve burada bulunan cam durakların sökülerek emniyet tedbirleri kapsamında herhangi bir olumsuzluk olmaması için tedbirler sonrasına kadar kaldırılması, 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00'dan itibaren; M2 Yenikapı-Seyrantepe-Hacıosman metro hattının Taksim, Şişhane ve Osmanbey metro duraklarının (tüm giriş ve çıkış noktaları dahil) seferlere kapatılması, Mecidiyeköy Metro İstasyonun sadece Meydan çıkışının açık bulundurulması, Kabataş-Taksim Meydan Füniküler hattı seferlerinin durdurulması, İstiklal caddesi üzeri Nostalji tramvay seferlerinin durdurulması, Tünel Meydan-Karaköy arası Füniküler hattı seferlerinin durdurulması, Taksim, Tarlabaşı, Ömer Hayyam ve Tepebaşı İETT Otobüs duraklarının (Şişli İstikameti ve Fatih İstikameti olmak üzere çift taraflı) sefere kapatılması, T3 Kadıköy - Moda Tramvay Hattı'nın seferlerinin durdurulması kararlaştırıldı.

Saat 05.00'dan itibaren Avrupa yakası ile Anadolu yakası arasında karşılıklı yolcu ve araç (Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih ilçelerinde bulunan iskelelere) taşınmamasına karar verilirken, Eyüp tarafına yapılan seferler devam edecek. Fakat Balat, Beyoğlu, Sütlüce, Hasköy sahil tarafına yapılan seferler iptal edildi.

Taksim, Şişhane, Kabataş, Mecidiyeköy, Şişli, Saraçhane, Beşiktaş Meydan, Dolmabahçe ve Kadıköy İskelesi civarındaki otoparkları boşaltılarak, araç parklarına müsaade edilmeyecek. Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Fatih, Kadıköy, Kartal İlçelerinde ve Taksim Meydanına çıkan güzergahlar ve yakın çevresinde bulunan tüm cadde ve sokak üzerine araç park edilmesine izin verilmeyecek.

Beyoğlu

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle saat 05.00'dan itibaren Beyoğlu'nda kapatılan yol güzergahları şöyle:

İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, İnönü Caddesi, Mete Caddesi, Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu Caddesi, Boğazkesen Caddesi, Ömer Hayyam Caddesi (Tarlabaşı Taksim ayrımlarından itibaren) Atıf Yılmaz Caddesi, Turancı Başı Caddesi, Hamalbaşı Caddesi, Kamer Hatun Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Meşrutiyet Caddesi, Bostanbaşı Caddesi, İlk Belediye Caddesi, Hayriye Caddesi, Asmalı Mescit Caddesi, Cihangir Caddesi, Tak-ı Zafer Caddesi, Abdülhak Hamit Caddesi, Galip Dede Caddesi, Asker Ocağı Caddesi, Taşkışla Caddesi, Zambak Sokak, Meşelik Sokak, Mis Sokak, Billurcu Sokak, Balo Sokak, Sadri Alışık Sokak, Akarsu Yokuşu Sokak, Defterdar Yokuşu Sokak, Kazancı Yokuşu Sokak, Kumbaracı Yokuşu Sokak, Osmanlı Sokak, Dünya Sağlık Sokak, Selime Hatun Cami Sokak, Çiftevav Sokak, Akyol Sokak, Halas Sokak, Nuri Ziya Sokak, Miralay Şefikbey Sokak,Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydan Caddesi, Unkapanı Köprüsü Taksim Yönü, Dolapdere Taksim Caddesi, Sakızağacı Caddesi, Çukur Sokak, Peşkirci Sokak, Demirbaş Sokak, Kalyoncu Kulluğu Caddesi, Ömer Hayyam Caddesi, Aynalı Çeşme Caddesi, Tepebaşı Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı Fişekhane Deresi Kesişimi Dolapdere İstikameti, Bahriye Caddesi Taksim Dolapdere Ayrımı Dolapdere İstikameti, Tersane Caddesi ve Bu Caddeye Çıkan Tüm Cadde ve Sokaklar, Irmak Caddesinden Yedikuyular Caddesi Taksim İstikameti.

Sürücüler için Beyoğlu'nda kullanılacak alternatif yollar:

Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi, Meclis-i Mebusan Caddesi, Tersane Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Irmak Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bülent Demir Caddesi, Bahriye Caddesi, Fişekhane Deresi Caddesi, Dereboyu Caddesi, Melek Sokak, Evliya Çelebi Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Irmak Caddesi (Taksim'den Dolapdere İstikameti) Akağalar Caddesi, Kurtuluş Caddesi.

Kadıköy

Kadıköy'de saat 05.00'dan itibaren Kavak İskele Caddesi-Tıbbiye Caddesi Kesişimi ile Rıhtım Caddesi-Tıbbiye Caddesi Kesişimi arasında kalan Tıbbiye Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Tıbbiye Caddesi-Rıhtım Caddesi kesişimi ile Rıhtım Sokak-Rıhtım Caddesi arasında klan Rıhtım Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Rıhtım Sokak-Albay Faik Sözdener Caddesi kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi-Albay Faik Sözdener Caddesi kesişimi arasında kalan Albay Faik Sözdener Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Fahrettin Kerim Gökay Caddesi-Kurbağalıdere Caddesi kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi-Kurbağalıdere Caddesi kesişimi arasında kalan Kurbağalıdere Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Söğütlüçeşme Caddesi - Kurbağalıdere Caddesi kesişimi ile Rıhtım Caddesi - Söğütlüçeşme Caddesi kesişimi arasında kalan Söğütlüçeşme Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar trafiğe kapatılacak.

Alternatif güzergahlar ise Fahrettin Kerim Gökay Caddesi (Minibüs Yolu), Kurbağalıdere Caddesi (Hasanpaşa İstikameti), Dr. Esat Işık Caddesi, Acıbadem Caddesi, Recep Peker Caddesi, Bağdat Caddesi, D-100 kara yolu, Taşköprü Caddesi, Dr. Eyüp Aksoy Caddesi olarak belirlendi.

Kartal

Kartal ilçesinde saat 11.00'dan itibaren kapatılacak yollar Savarona Caddesi (Turgut Özal Bulvarı kesişimi ile Hükümet Caddesi kesişimi arasında kalan kısım), Hükümet Caddesi (Kartal Baba alt geçidi ile Savarona Caddesi arasında kalan kısım). Alternatif olarak ise Turgut Özal Bulvarı, Egemenlik Bulvarı, Neyzen Tevfik Caddesi ve Üsküdar Caddesi'ni sürücüler tercih edebilir.

Şişli

Şişli'de saat 05.00'dan itibaren Büyükdere Caddesi (Esentepe girişi ile Halaskargazi caddesi arasında kalan kısım), Merkez Caddesi, Halaskargazi Caddesi, 19 Mayıs Caddesi (Türk Kalp Vakfı Kavşak ile Büyükdere Caddesi Arasında Kalan Kısım), Aytekin Kotil Caddesi (Cevahir İş Merkezi ile Büyükdere Caddesi Arasında Kalan Kısım), Bahçeler Sokak, Garaj Sokak, Ortaklar Caddesi (Mecidiyeköy Meydan ile Bahçeler Sokak Arasında Kalan Kısım) trafiğe kapatılacak.

Bu ilçede sürücüler alternatif olarak Ortaklar Caddesi, Abidei Hürriyet Caddesi, Mevlüt Pehlivan Sokak, Vali Konağı Caddesi, Hakkı Yeten Caddesi, Dolapdere Caddesi, Darülaceze Caddesi, Hrant Dink Sokak, Ebe Kızı Sokak, İzzet Paşa Sokak, Rumeli Caddesi (Nişantaşı Kavşak ile Osman Bey Kavşak Arasında Kalan Kısım) kullanabilir.

Beşiktaş

Beşiktaş ilçesinde ise muhtelif cadde ve sokaklar, olası yaya ve araç trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli görülen durumlarda kısmen veya tamamen trafiğe kapatılacak. 

Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti

İzmir'in Çiğli ilçesinde burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan 23 yaşındaki genç kız, sevk edildiği hastanede günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Kızının acısıyla sarsılan anne Remziye Kanak, "Ameliyat masrafı olarak ödediğim 70 bin lirayı aslında kızımın kefen parası olarak vermişim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim" dedi

30.04.2026 22:10:00 / Güncelleme: 30.04.2026 22:13:49
İhlas Haber Ajansı
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi.

Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

"İki defa entübe edilmiş"

Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00'te olması gereken ameliyata 14.00'te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu.



"Kefen parası olarak vermişim"

Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli'deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Uzun süre içeride kalması normal değildi"

Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice'den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu.

"Sapasağlam ellerimle teslim ettiğim hastaneden cansız bedenini çıkardık"

Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice'nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.

Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?

Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara’daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı. Peki, Yıldızlar SSS Holding bu parayı ödemek için devletten ne aldı?

30.04.2026 20:00:00
Eyüp Kabil
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara'daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madenciler, aylardır biriken alacaklarını talep etmek için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüş düzenlemiş, ardından Kurtuluş Parkı'nda açlık grevine başlamıştı. Günler süren eylem, İçişleri Bakanlığı koordinasyonundaki toplantılarla sonuçlandı ve işçiler, alacaklarının ödeneceğine dair bakanlık garantisi alarak eylemlerini sonlandırdı.

Aylar boyu biriken alacaklar

Doruk Madencilik işçileri, özellikle 2022'deki TMSF devrinden sonra ciddi ücret ve tazminat sorunları yaşadıklarını belirtiyordu. Birçok işçi 3 ila 5 aylık maaşlarını alamamış, zorunlu ücretsiz izin uygulamaları ve işten çıkarmalarla karşı karşıya kalmıştı. Kıdem tazminatları da 10-12 yılı aşan çalışma sürelerine rağmen ödenmemişti. İşçiler, holdingin farklı şirketler üzerinden borç yapılandırması yaparak alacak tahsilini zorlaştırdığını iddia ediyordu.

Eylemler, Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüşle başladı ve başkentte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne kadar taşındı. Açlık grevinin 9. gününde işçiler, fiziksel olarak zorlanmalarına rağmen "Vaat değil, hakkımızı istiyoruz" diyerek direnişi sürdürdü. Sendika temsilcileri, holding patronu Sebahattin Yıldız'ın lüks harcamalarına dikkat çekerek, "Sadece saatini satsa alacakların büyük kısmını ödeyebilir" eleştirisinde bulundu.

Bakanlıkların müdahalesi ve kritik görüşmeler

Direnişin kritik aşamasında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yapılan görüşmeler dönüm noktası oldu. Sendika heyeti, bakanlık yetkilileriyle bir araya geldi. Toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın koordineli şekilde süreci takip edeceği belirtildi.

Görüşmelerde şu başlıklar üzerinde uzlaşıldı:

- Ödenmemiş ücretler ve sendikal haklar

- Zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçilerin SGK primlerinin tamamlanması

- Mahkeme sürecindeki alacakların ödenmesi

- Genel özlük haklarının giderilmesi

Çalışma Bakanlığı, şirket tarafından yaklaşık 36 milyon TL'lik bir ödemenin hesaplara aktarıldığını açıkladı. Kalan alacakların ise kısa sürede tamamlanacağı taahhüt edildi. İşçiler, bu ödemeyi başlangıçta "50'de 1" olarak nitelendirmişti, ancak bakanlık garantörlüğüyle sürecin takip edileceği vurgusu üzerine eylemi sonlandırma kararı aldılar.

Devletten alınan vaatler

Yıldızlar SSS Holding'in işçilere olan borçlarını ödemesi için devletten alınan somut taahhütler şu şekilde özetlenebilir:

1. Üç Bakanlığın Garantörlüğü: İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, sürecin iki haftalık periyotlarla takip edileceğini ve herhangi bir aksaklığa izin verilmeyeceğini taahhüt etti. Ankara Emniyet Müdürü de bu garantörlük çemberine dahil edildi.

2. Ödeme Takvimi ve Koordinasyon: Şirketin kalan alacakları önümüzdeki günlerde/taksitler halinde yatırması kararlaştırıldı. Bakanlıklar, ödemelerin zamanında yapılması için aktif rol üstleneceğini belirtti.

3. SGK ve Özlük Haklarının Düzeltilmesi: Ücretsiz izin dönemlerindeki prim borçlarının giderilmesi ve mahkeme alacaklarının karşılanması da masada kabul edildi.

4. Ruhsat ve Teşvik Konuları: Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, holdinge "bir daha ruhsat vermeyeceğini" kamuoyuna açıkladı. Yerli kömüre alım garantisi ve teşviklerin devam ettiği, ancak işçiye borcu olan firmalara bu tür desteklerin verilmeyeceği yönünde daha sıkı denetim sinyali verildi. Bazı raporlarda holdingin geçmişte teşvik aldığı ancak vergi ödemediği iddiaları da gündeme geldi.

Sendika temsilcileri, "Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler, bunun garantörü bakanlıklar" diyerek uzlaşmayı duyurdu. Bağımsız Maden-İş, direnişin "zaferle sonuçlandığını" ilan etti ve işçileri Eskişehir'e uğurlama çağrısı yaptı.

Holding'in sicili ve kamuoyundaki tartışmalar

Yıldızlar SSS Holding, özelleştirmelerle büyüyen bir yapı olarak biliniyor. Doruk Madencilik'in yanı sıra farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor. İşçiler ve sendika, holdingin TMSF'den düşük bedelle tesis aldığı, teşvikler ve alım garantilerinden yararlandığı halde işçilere ödeme yapmadığı eleştirisini sıkça dile getirdi. Patronun lüks harcamaları bu tartışmaları alevlendirdi.

Bazı kaynaklar, holdingin elektrik kapasite mekanizması ve kömür alım garantileri sayesinde devlet desteklerinden yararlandığını, buna rağmen işçilerin mağduriyetinin sürdüğünü öne sürüyor. Bakan Bayraktar'ın "İşçiye borcu olana alım garantisi verilmez dedik, buna rağmen ödemedi" sözleri de bu gerilimi yansıttı.

Günler süren açlık grevi ve Ankara'daki yoğun mücadele, işçilerin alacaklarının bir bölümünün hemen ödenmesi ve kalanının bakanlık garantisiyle takip edileceği uzlaşmasıyla noktalandı. İşçiler, "Haklarımızı söke söke aldık" diyerek eylemi sonlandırırken, sendika süreci yakından izleyeceğini açıkladı.

Bu olay, madencilik sektöründeki hak gaspları ve devlet-özel sektör-işçi ilişkilerindeki gerilimleri bir kez daha gündeme taşıdı. Bakanlıkların garantörlüğü, ödemelerin zamanında yapılmasını sağlayacak mı, yoksa yeni sorunlar mı çıkacak? Süreç, önümüzdeki haftalarda netleşecek. Madenciler ise "Direne direne kazandık" mesajıyla Eskişehir'e dönerken, benzer mağduriyet yaşayan diğer emekçiler için de bir emsal oluşturdu.

Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan'ın anne ve babasından DNA örnekleri alındı.
 

30.04.2026 14:35:00
AA
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/6. maddesi gereğince "Valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması" dolayısıyla eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'ın kaybolduğu dönemde kullandığı siyah renkli otomobilin peşine düşen Başsavcılık, aracın olaydan sonra satıldığını ve aynı modelde bir araçla değiştirildiğini tespit etti. Aracı İstanbul'da bulan ekipler, detaylı inceleme için önce İstanbul'da, ardından Ankara'da yaklaşık bir haftalık detaylı çalışma yaptı.

Araçtaki bulgularla karşılaştırılmak üzere Gülistan'ın annesi Bedriye ve babası Halit Doku'dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'nda DNA örnekleri alındı.


12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis memuru olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum'da tanık sıfatıyla ifade vermişti.

ALES giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.
 

30.04.2026 13:37:00
AA
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 10 Mayıs'ta uygulanacak 2026-ALES/1'e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

2026-ALES/1 sınavı için adaylar, 10 Mayıs'ta saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.