Parayı bulan Lidyalıların gizemini pişmiş tuğla ele verdi
Tarihte parayı ilk kullanan Lidyalıların başkenti Sardes Antik Kenti'nde gün yüzüne çıkarılan 20 metre genişliğindeki devasa sur duvarının sırrı çözülüyor
İhlas Haber Ajansı





Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve tarihte parayı ilk basıp kullanan Lidya Krallığı'na başkentlik yapan Sardes Antik Kenti, Anadolu ve dünya tarihini yeniden şekillendirecek bir gizeme ev sahipliği yapıyor. Antik kentte bulunan ve şu anki yüksekliği 12, genişliği ise 20 metre olan devasa sur duvarının, Mezopotamya'nın yıkılan süper gücü Asurlulara ait izler taşıdığı düşünülüyor. Geçmişte çok daha yüksek olduğu bilinen ve Anadolu'da, hatta belki de dünyada eşi benzeri bulunmayan bu görkemli yapının sırrını ise kerpiçlerin arasına gizlenmiş "pişmiş tuğlalar" ele verdi.
Yıkılan imparatorluktan kaçıp Lidya'ya sığındılar

Lidyalıların neden bu kadar devasa bir sur duvarı inşa etme ihtiyacı duyduğu uzun süredir arkeoloji dünyasında büyük bir merak konusuydu. M.Ö. 600'lü yıllarda inşa edildiği belirlenen duvarın yapılış tarihi, Mezopotamya'nın en acımasız ve güçlü imparatorluklarından biri olan Asur İmparatorluğu'nun çöküş dönemine denk geliyor.
İskitler, Medler ve Babillerin saldırılarıyla başkentleri yıkılan ve tarih sahnesinden silinen Asurluların hayatta kalan ustalarının ve mühendislerinin Sardes'e kaçtığı tahmin ediliyor. Asurlular gibi bir "Dünya imparatorluğu" olma vizyonu taşıyan Lidyalıların, bu mülteci ustaları himayesi altına alarak, onların devasa inşaat teknolojilerinden faydalandığı düşünülüyor.
Pişmiş tuğla ve kerpiçler Asurlu izleri taşıyor
Asurlu duvar ustalarının Lidya Krallığına sığındığı iddiasını güçlendiren en büyük kanıt ise duvarın mimari yapısının incelenmesiyle ortaya çıktı. Kazılarda ve incelemelerde, devasa duvarın yapımında kerpiç ile birlikte "pişmiş tuğla" kullanıldığı tespit edildi. M.Ö. 600'lü yıllarda Anadolu'daki hiçbir yapıda pişmiş tuğla teknolojisi bilinmiyor ve kullanılmıyordu. Sadece Mezopotamya'ya ve özellikle Asurlulara özgü olan bu tekniğin, Anadolu'da yalnızca Sardes'teki bu spesifik duvarda görülmesi, "Kayıp Asurluların" Lidya'daki varlığını adeta belgeliyor.2500 yıllık duvar klonlanarak korunacak

Lidya Krallığı'nın M.Ö. 547 yılında Persler tarafından yıkılmasına rağmen ayakta kalmayı başaran ve günümüze kadar ulaşan bu tarihi miras, şimdi doğa şartlarına karşı zorlu bir savaş veriyor. Açıkta kalması halinde yavaş yavaş eriyerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan duvar için eşine az rastlanır bir koruma projesi başlatıldı.
Proje kapsamında öncelikle devasa duvarın milimetrik bir haritası çıkarıldı. Duvarda bulunan binlerce yıllık kerpiç ve tuğlaların boyutları, dokuları ve renkleri laboratuvar ortamında analiz edilerek birebir kopyaları üretildi. Orijinal yapının üzerine, hava almasını sağlayan ancak dış etkenlerden koruyan özel bir koruma bandı çekildi. Ardından, üretilen yeni ve kopyalanmış tuğlalarla, bu koruma bandının hemen ön kısmına duvarın orijinaline sadık kalınarak yeni bir yüzey örülmeye başlandı.
Geliştirilen bu yenilikçi yöntem sayesinde Sardes'i ziyarete gelen turistler duvarın orijinal ihtişamını tüm gerçekliğiyle inceleme fırsatı bulurken, paha biçilemez değerdeki 2500 yıllık gerçek Asur-Lidya mirası ise bu yeni katmanın ardında güvenle geleceğe taşınacak.













































































