logo
14 EYLÜL 2026

Parayı bulan Lidyalıların gizemini pişmiş tuğla ele verdi

Tarihte parayı ilk kullanan Lidyalıların başkenti Sardes Antik Kenti'nde gün yüzüne çıkarılan 20 metre genişliğindeki devasa sur duvarının sırrı çözülüyor

31.08.2026 12:05:00
İhlas Haber Ajansı
 
Parayı bulan Lidyalıların gizemini pişmiş tuğla ele verdi
Parayı bulan Lidyalıların gizemini pişmiş tuğla ele verdi
Tarihte parayı ilk kullanan Lidyalıların başkenti Sardes Antik Kenti'nde gün yüzüne çıkarılan 20 metre genişliğindeki devasa sur duvarının sırrı çözülüyor. Anadolu'da o dönemde bilinmeyen 'pişmiş tuğla' teknolojisiyle M.Ö. 600'lü yıllarda inşa edilen yapının, imparatorlukları yıkıldıktan sonra Sardes'e sığınan 'Kayıp Asurlular'ın yardımıyla yapıldığı düşünülüyor. Eşsiz yapı, kopyası üretilerek uygulanan özel bir yöntemle koruma altına alınıyor.

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve tarihte parayı ilk basıp kullanan Lidya Krallığı'na başkentlik yapan Sardes Antik Kenti, Anadolu ve dünya tarihini yeniden şekillendirecek bir gizeme ev sahipliği yapıyor. Antik kentte bulunan ve şu anki yüksekliği 12, genişliği ise 20 metre olan devasa sur duvarının, Mezopotamya'nın yıkılan süper gücü Asurlulara ait izler taşıdığı düşünülüyor. Geçmişte çok daha yüksek olduğu bilinen ve Anadolu'da, hatta belki de dünyada eşi benzeri bulunmayan bu görkemli yapının sırrını ise kerpiçlerin arasına gizlenmiş "pişmiş tuğlalar" ele verdi.

Yıkılan imparatorluktan kaçıp Lidya'ya sığındılar



Lidyalıların neden bu kadar devasa bir sur duvarı inşa etme ihtiyacı duyduğu uzun süredir arkeoloji dünyasında büyük bir merak konusuydu. M.Ö. 600'lü yıllarda inşa edildiği belirlenen duvarın yapılış tarihi, Mezopotamya'nın en acımasız ve güçlü imparatorluklarından biri olan Asur İmparatorluğu'nun çöküş dönemine denk geliyor.
İskitler, Medler ve Babillerin saldırılarıyla başkentleri yıkılan ve tarih sahnesinden silinen Asurluların hayatta kalan ustalarının ve mühendislerinin Sardes'e kaçtığı tahmin ediliyor. Asurlular gibi bir "Dünya imparatorluğu" olma vizyonu taşıyan Lidyalıların, bu mülteci ustaları himayesi altına alarak, onların devasa inşaat teknolojilerinden faydalandığı düşünülüyor.

Pişmiş tuğla ve kerpiçler Asurlu izleri taşıyor

Asurlu duvar ustalarının Lidya Krallığına sığındığı iddiasını güçlendiren en büyük kanıt ise duvarın mimari yapısının incelenmesiyle ortaya çıktı. Kazılarda ve incelemelerde, devasa duvarın yapımında kerpiç ile birlikte "pişmiş tuğla" kullanıldığı tespit edildi. M.Ö. 600'lü yıllarda Anadolu'daki hiçbir yapıda pişmiş tuğla teknolojisi bilinmiyor ve kullanılmıyordu. Sadece Mezopotamya'ya ve özellikle Asurlulara özgü olan bu tekniğin, Anadolu'da yalnızca Sardes'teki bu spesifik duvarda görülmesi, "Kayıp Asurluların" Lidya'daki varlığını adeta belgeliyor.

2500 yıllık duvar klonlanarak korunacak



Lidya Krallığı'nın M.Ö. 547 yılında Persler tarafından yıkılmasına rağmen ayakta kalmayı başaran ve günümüze kadar ulaşan bu tarihi miras, şimdi doğa şartlarına karşı zorlu bir savaş veriyor. Açıkta kalması halinde yavaş yavaş eriyerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan duvar için eşine az rastlanır bir koruma projesi başlatıldı.
Proje kapsamında öncelikle devasa duvarın milimetrik bir haritası çıkarıldı. Duvarda bulunan binlerce yıllık kerpiç ve tuğlaların boyutları, dokuları ve renkleri laboratuvar ortamında analiz edilerek birebir kopyaları üretildi. Orijinal yapının üzerine, hava almasını sağlayan ancak dış etkenlerden koruyan özel bir koruma bandı çekildi. Ardından, üretilen yeni ve kopyalanmış tuğlalarla, bu koruma bandının hemen ön kısmına duvarın orijinaline sadık kalınarak yeni bir yüzey örülmeye başlandı.
Geliştirilen bu yenilikçi yöntem sayesinde Sardes'i ziyarete gelen turistler duvarın orijinal ihtişamını tüm gerçekliğiyle inceleme fırsatı bulurken, paha biçilemez değerdeki 2500 yıllık gerçek Asur-Lidya mirası ise bu yeni katmanın ardında güvenle geleceğe taşınacak.

"Başka bir örneği yok"

Duvarın Anadolu'da örneği olmadığına dikkat çeken Sardes Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill, "Burası Lidya'nın sur duvarlarının bir parçası. M.Ö. 7.- 6. yüzyılda Lidya Kralı Kroisos ve onun babası Alyattes tarafından yapıldı. O kadar büyük bir duvar ki biz de ilk bulduğumuz zamanlarda ne olduğunu anlamadık. Çünkü genişliği 20 metre yüksekliği 12 metre yüksekliğe bugüne kadar korunmuş. Orijinal yüksekliğini biz de bilmiyoruz. 15 metreden fazla olabilir. Öyle ki Akdeniz Bölgesi, Anadolu Bölgesinde hiç başka örneği yok. Komşu şehirlerimizdeki Gordion gibi antik kentlerde de böylesi bir duvarın örneği yok. Onların sur duvarları belki 3 metreden 8 metreye kadar. Ancak 20 metre duvar genişliğinin başka bir örneği yok" dedi.

"Asurluların Lidyalılara böylesi bir duvar inşa etmeyi öğrettiğini düşünüyoruz"

Böylesi sur duvarının örneklerinin Asurlularda görüldüğüne dikkat çeken Prof. Cahill, "Sadece Asurlular bu kadar sur duvarları yapmışlar. Dünyada en büyük şehir Ninova, Nemrut gibi şehirlerde büyük krallıklar var. Oralarda böylesi yapıların olduğu düşünülüyor. Lidyalılar, Asurlular gibi dünya imparatorluğu olmak istemişler. Bu duvar M.Ö. 600'lü yıllarda başlanmış. Tam o zamanlar da Asur İmparatorluğu İskit ve Babiller tarafından yeni yıkılmış. Orada yaşayan Asurlular nereye kaçtı diye düşündüğümüzde Lidya'ya gelerek böylesi bir duvarın yapımını öğretmiş olabileceğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Asurluları pişmiş tuğla ve kerpiçler ele verdi

Duvarda kullanılan pişmiş tuğla ve kerpiç teknolojisinin Yunanistan ve Anadolu'da görülmediğini ifade eden Prof. Cahill, "Burada ayrıca pişirilmiş tuğla ve kerpiç buluyoruz. Bu dönemde Yunanistan ve Anadolu'da pişirilmiş tuğla ve kerpiç bulunmuyor. Sadece Asurya ve Mezopotamya'da bulunuyor. Bu teknoloji sadece Sardes'te bu bölümde M.Ö. 7. yüzyılın sonunda 6. yüzyılın ortasına kadar görüyoruz. Sonrasında ise M.Ö. 547'deki büyük savaşta bu duvar da yerle bir olmuş. Üst parça yıkılarak kerpiçler ve tuğlalar bu duvarın üzerini kapatmış. Bu yıkıntı da korunmuş. Eğer açık havada kalsaydı bu duvar yağmur gibi hava şartlarından dolayı yok olacaktı" dedi.

Duvar gelecek nesillere güvenle taşınacak

Duvarın gelecek nesillere güvenle taşınması için eşine az rastlanan bir yöntem bulduklarını belirten Prof. Cahill, "Şimdi en büyük sorumuz 'Biz nasıl koruyacağız'' Eğer açık bırakırsak yavaş yavaş yok olacak. Burası 1980 yılında çıkarıldı. O dönemden bu yana kadar yeni bir yöntem bulduk. Aynı tekniklerle aynı renklerde birebir yeni kerpiçler ürettik. Bu ürettiğimiz kerpiçleri kullanarak duvarın üzerine bu yeni kerpiçlerle kaplama yapıyoruz. Birebir kopya üzerinde çalışıyoruz. Tam olmayacak tabii ama en yakın kopyasını üretmeye çalışıyoruz. Yeni kerpiç ile eski duvar arasında ince bir kaplama kullanıyoruz. Eğer ileride orijinal duvarı görmek istersen bu kaplamayı çıkararak orijinal duvarı da korunmuş bir şekilde görebileceğiz" ifadelerini kullandı.

Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme

Sivas'ın Divriği ilçesinde 3 gündür aranan 11 aylık bebek soruşturmasında ilginç bir gelişme yaşandı, ilk ifadesinde bebek satıldı diyen anne bu kez cinayet iddiasında bulundu

14.09.2026 17:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme
Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme
Sivas'ın Divriği kırsalında hayvancılık yapan E.B., 2 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. Bunun üzerine AFAD ve Jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırmış olabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27) bebeği para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etti.

Annenin itirafı üzerine Divriği Cumhuriyet Savcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı. Savcılık koordinesinde 2 gün önce baba Y.B ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., Ö.B., R.B., M.R.B. gözaltına alındı. Beş kişinin sorgulaması devam ederken şüpheli görülen anne E.B de geçtiğimiz gün gözaltına alındı. 24 saatlik gözaltı süresinin dolmasının ardından ek süre talep edildi. Bugün de olayla ilgili bilgisi olduğu düşünülen 3 kişi daha gözaltına alındı.

Gözaltındaki 9 kişinin ifadeleri sürerken ilginç bir gelişme yaşandı. Anne E.B. ifadesini değiştirerek, bebeği babasının öldürerek hayvancılık yaptıkları bölgeye gömdüğünü iddia etti. İddia üzerine bölgede bu kez ceset araması yapıldı. Kadavra köpekleriyle yapılan aramada henüz cesede ulaşılamadı. Arama çalışması sürüyor.

Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil kaldırıma çıkarak takla attı. Yaşanan kazada araçta bulunan baba-oğul yaralanırken, o anlar kameraya yansıdı

14.09.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Kaza, Orhangazi ilçesi Göl Yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orhangazi'den Göl istikametine doğru gitmekte olan İlyas D. (43) idaresindeki 16 KLK 55 otomobil, kontrolden çıkarak kaldırıma çarpıp ters döndü. Sürücü İlyas D. ile otomobilde bulunan oğlu Yusuf İslam D. (19) kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Baba oğul, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Öte yandan, kaza anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.

16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı

Evinde 808 adet uyuşturucu hap ele geçen 16 yaşındaki çocuk, "uyuşturucu ticareti yaptığı" gerekçesiyle tutuklandı

14.09.2026 16:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
Samsun'un İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan takip ve çalışma sonucu Kıran Mahallesi'nde 16 yaşındaki E.T.Ç. gözaltına alındı.

Çocuğun evinde yapılan aramada 808 adet sentetik ecza ele geçirildi. Gözaltına alınan çocuk, bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Çocuk Savcılığı tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen E.T.Ç., tutuklanarak Kavak Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi

MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi

14.09.2026 14:52:00 / Güncelleme: 14.09.2026 14:56:48
İhlas Haber Ajansı
 
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi
Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi. Senaristler, adliyeye girişte basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Suça sürüklenen gençler!

48 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda bin 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

14.09.2026 11:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Suça sürüklenen gençler!
Suça sürüklenen gençler!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatlarıyla 48 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda bin 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği duyuruldu.

İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımında, sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençleri hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelenin süreceği belirtilerek, "48 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik bu sabah düzenlenen operasyonlarda bin 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatlarıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen ortak çalışmalar sonucu, düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin iletişim platformlarında oluşturulan gruplar vasıtasıyla tetikçi temin etme ya da tetikçilik işi yapmaya yönelik paylaşımlar yaptıkları,

sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret, örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, sosyal medya paylaşımları ile örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları,

suç örgütleri arası husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları, suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmak istedikleri ve sosyal medyayı araç olarak kullanarak örgüte yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları tespit edildi.

Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

14.09.2026 11:41:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasına ilişkin değerlendirmesinde yargı sürecine tepki gösterdi. İmamoğlu, beraat ettiği davada yeniden hakim karşısına çıkarıldığını belirterek, yeni verilen kararı "tam bir skandal" olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Davanın ifade alınmadığı gerekçesiyle bozulduğunu savunan İmamoğlu, "Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi" dedi.

İmamoğlu, bu süreçte beraat kararı veren hakimin değiştirildiğini öne sürerek, "Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" ifadelerini kullandı.

Tuzla davasının özetinin bu olduğunu belirten İmamoğlu, "Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır" dedi.

İmamoğlu, paylaşımında yargı mensuplarına da çağrıda bulunarak, "Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin" ifadelerini kullandı. İmamoğlu ayrıca, "Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum" dedi.

İmamoğlu açıklamasını "Millet şahidimdir!" sözleriyle tamamladı.

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor

13.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor.
Kamusal alanda tütün kullanımını kademeli olarak sıfırlamayı hedefleyen yeni yol haritası, tüketim alışkanlıklarını kökten sarsacak adımları içeriyor. Hazırlanan düzenleme, hem ticari dolaşımı hem de sosyal alanlardaki erişimi benzeri görülmemiş katı sınırlandırmalar altına alıyor. Planın en dikkat çekici maddesi ise uzun vadeli takvimde gizli: 1 Ocak 2040 tarihi itibarıyla tütün ürünlerinin perakende satışı ve tüketim maksadıyla üçüncü kişilere sunulması tamamen yasaklanacak.

Satış noktalarında gizlilik ve elektronik doğrulama
Geçiş sürecinde perakende noktalarındaki görünürlük tamamen ortadan kaldırılıyor. Düzenlemeye göre tütün mamulleri, satış noktalarında dışarıdan hiçbir şekilde algılanamayacak kapalı dolaplarda muhafaza edilecek. Satış esnasında ise suiistimalleri engellemek amacıyla doğrudan elektronik yaş doğrulaması zorunlu kılınacak.
Ürünlerin ambalaj tasarımlarında da yeknesak bir yapıya geçiliyor. Paketlerin boyut ve biçimleri katı standartlara bağlanırken, markalara ait tüm logo ve sembol kullanımı tamamen sonlandırılacak; ambalajlar üzerindeki ayırt edici görsel unsurlar tamamen silinecek.

Açık alanlar ve sosyal yaşama katı sınırlar
Düzenlemenin etkisi yalnızca satış noktalarıyla sınırlı kalmıyor; kamusal açık alanlardaki serbestlik alanı da daraltılıyor. Yeni yaptırımlarla birlikte çocuk parkları, spor alanları ve halk plajları gibi açık hava noktalarında tütün tüketimi tamamen yasaklanıyor.
Eğitim, sağlık ve ibadet alanlarının etrafındaki güvenlik çemberi de genişletiliyor. Bu kapsamda okul, hastane, kamu binaları ve ibadethane çevrelerinde uygulanan sigara yasağının etki alanı büyütülerek denetimler artırılacak.

Restoran ve otellerde metrekare kriteri
Yeme-içme ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için de mekanik standartlar devreye giriyor. Restoran ve kafelerde tütün tüketimine, yalnızca toplam işletme alanının yüzde 10'unu aşmayan ve azami 20 metrekare ile sınırlandırılmış tamamen izole bölümlerde izin verilecek. Turizm tesislerinde ise genel alanlar tamamen arındırılacak; otellerde tütün kullanımı yalnızca bu amaca tahsis edilmiş özel odalar dahilinde gerçekleştirilebilecek.

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

13.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'ye resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Fidan, Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Suriye-Türkiye ilişkileri son 2 yılda büyük bir ivme kazanmış durumda. Suriye, Türkiye ile değil dünya ile ilişkilerinde yeni başlangıç yapmak zorunda kaldı. Eski Suriye'nin gitmesi yeni Suriye'nin gelmesi bölgeye istirar ve barış getiren bir husus olmuştur. Suriye devleti, hükümeti bölge ülkeleriyle her alanda iş birliğini geliştirme konusunda büyük bir gayret göstermektedir. Suriye'nin her geçen gün yaralarını daha da fazla sardığını görüyoruz. Bölgemizdeki bütün savaşlar tıpkı Suriye'de olduğu gibi teker teker biter.

Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta.

YPG/SDG'nin kendini feshetmesi yönündeki deklerasyonu önemli ve kıymetli buluyoruz. Bu adım vakit geçirilmeden pratiğe geçirilmesi gerekiyor, sahada hayata geçirilmelidir.

İsrail'in izlediği politikalar terörle mücadelede olumlu gidişatın önündeki en büyük engel. İsrail'in saldırıları ortak mücadeleye de zarar vermekte. İsrail saldırıları ile Suriye'yi istikrarsızlaştırmak istiyor. DEAŞ gibi terör örgütlerine destek vermektedir. Burada yaşanan istikrarsızlıkta İsrail'in parmağı olduğunu biliyoruz, kendileri de inkar etmiyor. Suriye'nin egemenliğini tam olarak sağlamış, komşuları için istikrar üreten bir ülke olmasını temenni ediyoruz.

İşadamlarımızın karşılıklı ortaklık bizim gündemimizi oldukça meşgul etmekte. İnanılmaz bir talep var. Altyapıyı, zemini hazırlamaya çalışıyoruz. Sanayicilerimizin büyük bir ilgisi var. 10 yıldan fazla kalmış Suriyeli kardeşlerimiz var. Bunların hareket geçirdiği network'ü var. Bu iki ülke açısından önemli.

İKİ GÜNLÜK ZİYARETİN AYRINTILARI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın iki günlük Suriye ziyareti kapsamında, Bakan Şeybani ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edilecek, İçişleri Bakanı Enes Hattab ile de bir araya gelecek.

Ziyarette, Türkiye ile Suriye arasında 8 Aralık 2024'ten bu yana gelişen ilişkiler, ticaret, enerji, ulaşım ve bölgesel bağlantısallık projeleri ele alınacak. İki ülke arasındaki işbirliğinin hukuki ve kurumsal zemininin güçlendirilmesi de gündemde olacak.

Fidan'ın görüşmelerde, Suriye'deki entegrasyon sürecini ve SDG'nin kendini feshetmesi başta olmak üzere alınan kararların zamanında uygulanmasını gündeme getirmesi bekleniyor. Devlet otoritesinin kapsayıcı biçimde güçlendirilmesi ve Türkmenler dahil tüm toplumsal kesimlerin eşit vatandaşlık temelinde sürece katılması da ele alınacak.

Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve ekonomik toparlanmasına desteğini yinelemesi beklenirken, Suriye'nin güneyindeki gelişmeler ve İsrail'in saldırılarının ülkenin güvenlik ve istikrarına etkisi de görüşmelerin başlıkları arasında yer alacak.

Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması

Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini yazılı bir açıklama yaparak yayımladı

13.09.2026 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini paylaştı. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup ardından unutulmadığı; kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, Türkiye'yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olması Eğitim-Bir-Sen tarafından temenni edildi. Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilere, velilere ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Eğitim-Bir-Sen, yazılı açıklama yayımladı. Eğitim-Bir-Sen'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Sorunların kalıcı çözüme kavuşturulmasını, güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz. Yeni döneme umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçları gelmektedir. Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında ortaya koyduğu başarı, son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar öğretmenlerin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının da bir sonucudur. PISA 2025'te elde edilen bu başarıda büyük pay sahibi olan öğretmenlerimizi takdir ediyor, ortaya koydukları emek ve özveri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu memnuniyet verici tabloya rağmen PISA 2025 sonuçları, bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da göstermekte ve eğitimde eşitsizliğin giderilmesi adına daha atılması gereken çok sayıda adımın varlığını ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden ürettiği çözüm, eğitim öğretim yılının başında olumlu bir gelişme olmuştur. Yine iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren, yerinde bir adımdır. Ancak öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamaklarına esas hizmet süresi tespitindeki eksiklikler, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, gittikçe büyüyen norm kadro fazlası personel sorunu, norm kadro fazlası personelin sürekli yer değişikliğine tabi tutulması, okulların güvenlik görevlisi, yardımcı personel ve bütçe sorunu ile şiddet gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Görüldüğü üzere, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan ve yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Bu sorunların ertelenmeden çözülmesi, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının işlerinin başına motivasyonu yüksek ve çalışma şartları iyileştirilmiş şekilde gitmelerini sağlayacak adımların atılması, ülkemizin geleceği için olmazsa olmazdır. Yetkililer, eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamalı ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirme gayretinde olmalıdır."

Kanserin genetik şifresi çözüldü

Tıbbi onkolojinin hedeflenmesi en zor alanı olarak kabul edilen pankreas kanserinde, uzun yıllardır "ulaşılamaz" denilen KRAS gen mutasyonunu kilitleyen yeni bir akıllı molekül (daraxonrasib), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı. Laboratuvardan klinik aşamaya taşınan bu tarihi gelişme, pankreas kanserini çaresiz bir hastalık olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir kronik durum haline getirmeyi hedefliyor

13.09.2026 11:10:00
Eyüp Kabil
 
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Dünya genelinde agresif seyri ve çok kısıtlı tedavi seçenekleriyle bilinen pankreas kanseri için tıp tarihi niteliğinde bir adım atıldı. Sağlık Editörleri tarafından derlenen bilgilere göre, vakaların neredeyse %90'ından sorumlu olan ancak yapısal özellikleri nedeniyle otuz yılı aşkın süredir ilaçla hedeflenemeyen KRAS proteini, geliştirilen yeni nesil bir "moleküler yapıştırıcı" teknolojisi sayesinde tamamen kilitlendi.

Geleneksel kemoterapilerin aksine doğrudan tümörün mutasyonlu gen yapısına saldıran bu yeni etken madde, kanserli hücrelerin büyüme sinyallerini kalıcı olarak kesiyor.


Hücreleri birbirine "yapıştırarak" tümörü durduruyor


Onkoloji uzmanları, yeni nesil tedavinin çalışma mekanizmasını bir mühendislik harikası olarak tanımlıyor. İlaç, kanser hücresindeki mutasyonlu proteini bloke etmek yerine, hücre içindeki bir yardımcı proteini yakalayarak adeta bir "moleküler tutkal" gibi KRAS genine yapıştırıyor. Bu sayede kanserli hücre bölünme yeteneğini kaybederek kendi kendini imha etme sürecine giriyor.

Klinik çalışmalarda elde edilen ilk sonuçlar, özellikle ileri evre ve yayılım göstermiş (metastatik) hastalarda tümör boyutlarında belirgin bir küçülme ve hastaların sağ kalım sürelerinde ciddi bir uzama sağlandığını ortaya koydu. Ayrıca ağızdan günlük tablet olarak alınması, hastaların hastaneye bağımlı kalmadan ev konforunda tedavi olmalarına imkan tanıyor.


Kemoterapi yan etkilerine son


Yeni tedavinin hastalar açısından en büyük avantajlarından biri de hafif yan etki profili oldu. Kemoterapinin saç dökülmesi, ağır halsizlik ve bağışıklık çökmesi gibi yıkıcı yan etkilerine yol açmayan akıllı molekül, sadece tümörlü dokuyu hedef alarak sağlıklı hücreleri koruyor. Uzmanlar, hastaların tedavi süresince günlük yaşam kalitelerini neredeyse tamamen koruyabildiklerini belirtiyor.


Türkiye'ye ne zaman gelecek?


Sağlık Bakanlığı onay ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından, ilacın küresel ölçekte yaygınlaşması bekleniyor. Türkiye'deki onkoloji profesörleri, Türk hastaların bu yenilikçi tedaviye erken erişim sağlayabilmesi için "Erken Erişim ve İnsani Amaçlı İlaca Ulaşım Programları" kapsamında gerekli girişimlerin hızla başlatılacağını ifade ediyor. Tıp dünyası, 2026 yılını onkolojide biyolojik sistemlerin tamamen restore edildiği yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.