‘Parsel parsel’ kavgası yıllar sonra tersinden gündemde!
Melih Gökçek’i ‘Ankara’yı parsel parsel satmakla’ suçlayan Bülent Arınç, yıllar sonra bu kez TRT’deki dönemine ilişkin iddialarla suç duyurusunun hedefi oldu
18.09.2026 20:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Melih Gökçek'i 'Ankara'yı parsel parsel satmakla' suçlayan Bülent Arınç, yıllar sonra bu kez TRT'deki dönemine ilişkin iddialarla suç duyurusunun hedefi oldu. Gökçek ise o günlerde Arınç'ı 'paralel yapının talimatıyla hareket etmekle' suçlamıştı.
Türkiye siyasetinin hafızasına kazınan Bülent Arınç–Melih Gökçek kavgası, yıllar sonra yeni bir dosyayla yeniden gündemde.
Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2015 yılında Melih Gökçek'i Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki uygulamaları üzerinden hedef almış ve çok tartışılan şu ifadeyi kullanmıştı:
'Gökçek bu yapıya, Ankara'yı parsel parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okul yaptırmıştır. Yurt, yer sağlamıştır.'
Arınç'ın sözleri kamuoyunda "Ankara'yı parsel parsel satmak" şeklinde geniş yankı bulmuştu.
Gökçek ise Arınç'ın suçlamalarını kabul etmeyerek, Arınç'ın açıklamalarının hükümet içerisindeki bir tartışma değil, 'paralel yapı' tarafından yönlendirilen bir operasyon olduğunu ileri sürmüş ve sosyal medya paylaşımlarında: 'Bülent Arınç'ın çıkışı paralel yapının talimatıyla olmuştur' ifadelerini kullanmıştı.
Gökçek ayrıca Arınç'ın hükümet sözcülüğü ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinden ayrılması gerektiğini savunarak: 'Bülent Arınç... Seni istemiyoruz' demişti.
Yıllar sonra bu kez Arınç hakkında suç duyurusu
Tartışmanın üzerinden yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra Arınç bu kez başka bir dosyada suç duyurusunun hedefi oldu.
TRT'de 27 yıl çalıştığını belirten Mustafa Aşçı, 16 Eylül 2026'da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak Arınç'ın TRT'den sorumlu Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde kurumda yaşandığını ileri sürdüğü FETÖ yapılanması, personel alımları, atamalar, dış yapımlar, ihaleler ve mali işlemlerin araştırılmasını istedi.
Dilekçede Arınç şüpheli olarak gösterilirken; "görevi kötüye kullanma", "ihaleye fesat karıştırma", "zimmet", "resmi belgede sahtecilik", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "suçluyu kayırma" gibi suçlar bakımından inceleme yapılması talep edildi.
Parsel parselden dosya dosyaya
Suç duyurusunda ayrıca Arınç'ın görev dönemindeki TRT dış yapım sözleşmeleri, program ödemeleri, ekipman kiralamaları, ihaleler, doğrudan teminler, reklam ve prodüksiyon işlemleri ile danışmanlık hizmetlerinin incelenmesi istendi.
Dilekçede, Polis Akademisi raporlarına atıf yapılarak örgüt güdümündeki şirketlere aktarıldığı öne sürülen yaklaşık 300 milyon liralık dış yapım ödemesinin de araştırılması talep edildi.
Burada önemli bir hukuki ayrım bulunuyor: Suç duyurusu, Arınç'ın suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Başvuru, savcılığın iddiaları araştırması ve varsa cezai sorumluluğu belirlemesi talebini içeriyor.
'Savcı çağırırsa giderim' demişti
İlginç bir başka ayrıntı da Arınç'ın 2026 başında, yıllar önceki "parsel parsel" sözleri yeniden gündeme getirildiğinde yaptığı açıklama oldu.
Arınç, kendisine yöneltilen 'Bu sözleriniz nedeniyle hiç savcı tarafından çağrıldınız mı' tartışması üzerine: 'Açıklamamın üzerinden tam 10 yıl geçti. Bir tek savcı bile beni ifadeye çağırmadı. Çağırırlarsa giderim' dedi.
Gökçek ise buna karşılık Arınç hakkında sert ifadeler kullandı ve sözlerini "Yavaş'ı kurtarma operasyonu" olarak nitelendirdi.
Bugün ise yıllar önceki bu siyasi hesaplaşma, Arınç hakkında yapılan yeni suç duyurusuyla yeniden tartışma konusu. Şimdi gözler savcılığın yapacağı incelemede.
Türkiye siyasetinin hafızasına kazınan Bülent Arınç–Melih Gökçek kavgası, yıllar sonra yeni bir dosyayla yeniden gündemde.
Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2015 yılında Melih Gökçek'i Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki uygulamaları üzerinden hedef almış ve çok tartışılan şu ifadeyi kullanmıştı:
'Gökçek bu yapıya, Ankara'yı parsel parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okul yaptırmıştır. Yurt, yer sağlamıştır.'
Arınç'ın sözleri kamuoyunda "Ankara'yı parsel parsel satmak" şeklinde geniş yankı bulmuştu.
Gökçek ise Arınç'ın suçlamalarını kabul etmeyerek, Arınç'ın açıklamalarının hükümet içerisindeki bir tartışma değil, 'paralel yapı' tarafından yönlendirilen bir operasyon olduğunu ileri sürmüş ve sosyal medya paylaşımlarında: 'Bülent Arınç'ın çıkışı paralel yapının talimatıyla olmuştur' ifadelerini kullanmıştı.
Gökçek ayrıca Arınç'ın hükümet sözcülüğü ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinden ayrılması gerektiğini savunarak: 'Bülent Arınç... Seni istemiyoruz' demişti.
Yıllar sonra bu kez Arınç hakkında suç duyurusu
Tartışmanın üzerinden yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra Arınç bu kez başka bir dosyada suç duyurusunun hedefi oldu.
TRT'de 27 yıl çalıştığını belirten Mustafa Aşçı, 16 Eylül 2026'da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak Arınç'ın TRT'den sorumlu Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde kurumda yaşandığını ileri sürdüğü FETÖ yapılanması, personel alımları, atamalar, dış yapımlar, ihaleler ve mali işlemlerin araştırılmasını istedi.
Dilekçede Arınç şüpheli olarak gösterilirken; "görevi kötüye kullanma", "ihaleye fesat karıştırma", "zimmet", "resmi belgede sahtecilik", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "suçluyu kayırma" gibi suçlar bakımından inceleme yapılması talep edildi.
Parsel parselden dosya dosyaya
Suç duyurusunda ayrıca Arınç'ın görev dönemindeki TRT dış yapım sözleşmeleri, program ödemeleri, ekipman kiralamaları, ihaleler, doğrudan teminler, reklam ve prodüksiyon işlemleri ile danışmanlık hizmetlerinin incelenmesi istendi.
Dilekçede, Polis Akademisi raporlarına atıf yapılarak örgüt güdümündeki şirketlere aktarıldığı öne sürülen yaklaşık 300 milyon liralık dış yapım ödemesinin de araştırılması talep edildi.
Burada önemli bir hukuki ayrım bulunuyor: Suç duyurusu, Arınç'ın suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Başvuru, savcılığın iddiaları araştırması ve varsa cezai sorumluluğu belirlemesi talebini içeriyor.
'Savcı çağırırsa giderim' demişti
İlginç bir başka ayrıntı da Arınç'ın 2026 başında, yıllar önceki "parsel parsel" sözleri yeniden gündeme getirildiğinde yaptığı açıklama oldu.
Arınç, kendisine yöneltilen 'Bu sözleriniz nedeniyle hiç savcı tarafından çağrıldınız mı' tartışması üzerine: 'Açıklamamın üzerinden tam 10 yıl geçti. Bir tek savcı bile beni ifadeye çağırmadı. Çağırırlarsa giderim' dedi.
Gökçek ise buna karşılık Arınç hakkında sert ifadeler kullandı ve sözlerini "Yavaş'ı kurtarma operasyonu" olarak nitelendirdi.
Bugün ise yıllar önceki bu siyasi hesaplaşma, Arınç hakkında yapılan yeni suç duyurusuyla yeniden tartışma konusu. Şimdi gözler savcılığın yapacağı incelemede.












































































