logo
02 EYLÜL 2026

Patates diyarı Bolu'da zorlu hasat mesaisi başladı

Türkiye'nin önemli patates üretim merkezlerinden biri olan ve 'patates diyarı' olarak bilinen Bolu'da, eylül ayının ilk haftasıyla birlikte patates söküm işlemleri başladı. Tarlada kilogramı 24 ila 28 liradan alıcı bulan patatesin fiyatı, tüketiciye 40-45 liradan ulaşıyor

02.09.2026 13:49:00
İHA
 
Patates diyarı Bolu'da zorlu hasat mesaisi başladı
Patates diyarı Bolu'da zorlu hasat mesaisi başladı
Bolu'da tarım işçilerinin eylül ayının ilk haftasında sabahın erken saatlerinde zorlu patates hasadı mesaisi başladı. 'Patates diyarı' olarak anılan kentte patates, tarladan kilosu 24 ile 28 lira arasında değişen fiyatlarla satılırken, bu rakam pazar ve tezgahta 45 liraya kadar çıkıyor.






Bolu merkeze bağlı Alıçören köyünde çiftçilik yapan patates üreticisi İbrahim Karadağ, "Bu yıl ortalama 10 dönüm patates ekimi yaptık. Nisan ayı gibi ekeriz, ağustos sonu, eylül başında da sökeriz. Şükür Rabbim'e, verim iyi. Fiyatlarda da istikrar var bu sene. Ortalama tarla çıkım fiyatları 24 ile 28 TL arası değişiyor. Vatandaşımızın mutfağına gelene kadar da bu biraz daha artıyor, 40-45 lirayı buluyor ama biz toprak üreticisi olduğumuz için o fiyatlara verme gibi bir şansımız yok" dedi.








"Son yıllarda patates yerine ayçiçeği ekimini yapmaya başladık"

Bolu'da patates ekiminin azalmaya başladığını ifade eden Karadağ, "Sadece insan emeğiyle oluştuğu için artık bakımı ve maliyetleri çok yükseldi. Bu yüzden para kazanamayınca da mecburiyetten vazgeçmek zorunda kalıyoruz. Bolu'da artık son yıllarda patates yerine ayçiçeği ekimini yapmaya başladık. Maliyeti bize göre daha düşük patatesle karşılaştırdığımızda. Kazancı patates kadar olmasa da masrafı düşük" diye konuştu.



























YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu

2026-Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türlerinde ilk bine giren adayların yerleştikleri programlar belli oldu

01.09.2026 14:00:00
İHA
 
YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu
YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu
Sayısal puan türünde ilk bine giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarına yerleşti. İlk bindeki adaylardan 194'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, 135'i Bilgisayar Mühendisliğine, 43'ü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğine, 38'i Endüstri Mühendisliğine, 24'ü Uçak Mühendisliğine yerleşti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adayların en fazla yerleştiği program hukuk oldu.

Bu puan türünde ilk bindeki adaylardan 185'i hukuk programına yerleşirken onu 181 adayın yerleştiği işletme ve 171 adayın yerleştiği iktisat programları takip etti. Psikolojiye 60, Yönetim Bilişim Sistemlerine 51, ekonomiye 37, Yönetim Bilimleri Programlarına 33, Uluslararası İlişkilere 30, Sanat ve Sosyal Bilimler Programlarına 29 aday yerleşti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adayların sayısal programlara da yöneldiği görüldü. Bu adaylardan 57'si tıp, 14'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 12'si Bilgisayar Mühendisliği, 9'u Endüstri Mühendisliği programlarına yerleşti.

Sözel puan türünde ilk bine giren adayların en fazla yerleştiği program tarih oldu. Tarih programlarına 105 aday yerleşti.

Tarih programlarını 83 adayla Özel Eğitim Öğretmenliği takip etti. Sözel puan türünde ilk bine giren 83 aday ise eşit ağırlık puanıyla öğrenci alan hukuk programlarına yerleşti. Türk Dili ve Edebiyatına 48, ilahiyata 46 aday yerleşti.






Geleceğin mesleklerine yoğun talep: İlk 100'den 'İşletme ve Yapay Zeka'ya

Yükseköğretim Kurulunun istihdam odaklı yükseköğretim vizyonu doğrultusunda açtığı yeni programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü.

2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan ve farklı disiplinlerle yapay zekayı bir araya getiren programlar yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci aldı.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adaylardan 10'u İşletme ve Yapay Zeka'ya yerleşirken bu öğrencilerin 7'si ilk 500, biri ise ilk 100 içerisinde yer aldı.

Felsefe ve Yapay Zeka programını ilk bin içerisinden 3 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 2'si ilk 500'de yer aldı.

Sözel puan türünde ilk bine giren adaylardan 3'ü İşletme ve Yapay Zeka, 2'si Felsefe ve Yapay Zeka, 2'si Tarih ve Yapay Zeka programlarını kazandı.

Sayısal puan türünde ilk bine giren 9 aday ise geçen yıllarda açılan Yapay Zeka Mühendisliğine yerleşti.








Siber güvenliğe ilk 150'den öğrenci

Yükseköğretim Kurulunun dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yeni programları arasında yer alan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü de yüksek başarı sıralamasından öğrenci aldı.

TYT puan türünde ilk binde, eşit ağırlık puan türünde ise ilk 150'de yer alan bir aday, geleceğin mesleklerine yönelik açılan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü programına yerleşti.








"Dönüşüm çalışmalarımız karşılık buldu"

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde istihdam odaklı programların yaygınlaştırılması ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni programların açılması için yürüttükleri çalışmaların öğrencilerin tercihlerine güçlü biçimde yansıdığını söyledi.

Teknolojik dönüşümün yükseköğretimde yeni bir program ve insan kaynağı planlamasını zorunlu kıldığını belirten Özvar, programları Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçları ve dünyadaki teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.

Yapay zeka ve siber güvenlik başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik programların yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci almasını önemsediklerini vurgulayan Özvar, şöyle devam etti:

"İlk kez öğrenci alan programlarımızın daha ilk yıldan ilk 100, ilk 500 ve ilk bindeki gençlerimizin tercihlerinde yer bulması son derece kıymetli. Bu tablo, gençlerimizin dünyadaki değişimi çok iyi okuduğunu, geleceğin hangi alanlarda şekilleneceğini gördüğünü ortaya koyuyor."

"Yeni programları sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz"

Özvar, üniversite programlarının değişen dünyaya ve istihdam piyasasına daha hızlı uyum sağlamasını hedeflediklerini belirterek şunları kaydetti:

"Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz. İstihdamla bağı güçlü, teknolojik dönüşümü yakalayan ve ülkemizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren yeni programları yükseköğretim sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz.

Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında

Mersin'in Erdemli ilçesindeki devlet hastanesi tuvaletinde dünyaya gelen ve çöpe atılan bebek sağ olarak temizlik görevlisi tarafından bulunarak tedavi altına alındı. Yapılan çalışmada bebeğin annesinin 16 yaşındaki H.E.Y. olduğu tespit edildi. H.E.Y., tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

31.08.2026 12:24:00
İHA
 
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Olay, 27 Ağustos'ta Erdemli Devlet Hastanesi'ndeki bir tuvalette yaşandı. İddiaya göre, 16 yaşındaki H.E.Y., rahatsızlanarak annesi R.H. ile birlikte hastaneye geldi. Hastanede kanaması başlayan H.E.Y., tuvalete giderek doğum yaptı.






Doğum sonrası bebeği çöp kutusuna atan H.E.Y., hastanede tedavi altına alındı. Bu sırada tuvalete giden bir temizlik görevlisi, çöp kutusundaki sağ olan bebeği fark etti. Görevlinin dikkati sayesinde bebek tedavi altına alındı. Durumun bildirilmesi üzerine Mersin ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatıyla polis çalışma yaptı. 






Çalışmada çocuk anne tespit edilerek hastanede gözaltına alındı. 2 gün süren tedavi sonrası H.E.Y. ile onu hastaneye getiren annesi R.H. adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheli H.E.Y. 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçundan tutuklandı, R.H. ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı.

Bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin sürdüğü, olayla ilgili babanın da belirlendiği soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Kapadokya'da balonlar 3 gündür gökyüzüne yükselemiyor

Kapadokya'da etkili olan olumsuz hava şartları nedeniyle sıcak hava balonları 3 gündür havalanamıyor. Peribacaları ve eşsiz vadiler üzerinde gün doğumunu izlemek isteyen turistler, uçuşların yeniden başlamasını bekliyor

31.08.2026 12:05:00
İHA
 
Kapadokya'da balonlar 3 gündür gökyüzüne yükselemiyor
Kapadokya'da balonlar 3 gündür gökyüzüne yükselemiyor
Dünyanın önemli sıcak hava balonu merkezlerinden biri olan Kapadokya'da, hava şartları nedeniyle balon uçuşlarına ara verildi. Bölgede bugün de hava hava şartlarının uçuş için uygun olmaması nedeniyle sıcak hava balonları üçüncü gününde de gökyüzüne yükselemedi.






Her sabah gün doğumuyla birlikte yüzlerce sıcak hava balonunun havalanmasıyla renkli görüntülere sahne olan Kapadokya'da, uçuşların yapılamaması turistlerin de planlarını etkiledi. Balon turuna katılmak için bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler, uçuşların yeniden başlayacağı günü beklemeye başladı. 






Kapadokya semalarında 3 gündür balonların görülmemesi, bölgenin simge görüntülerinden birinin de oluşmamasına neden oldu. Uçuşların hava şartlarının uygun hale gelmesinin ardından yeniden başlaması bekleniyor.








Bölgede sıcak hava balon uçuşlarının, meteorolojik şartların yanı sıra uçuş güvenliği açısından yapılan değerlendirmelerin ardından gerçekleştirilmesine izin veriliyor.






Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde sünnet cemiyetinde tavuklu pilav yedikten sonra Orhaneli Devlet Hastanesi'ne başvuran kişi sayısının 367 olduğu açıkladı. Sağlık Müdürlüğü, 74 hastanın Bursa'ya sevk edildiğini, çoğunun taburcu edildiğini sadece 23 hastanın tedavisinin devam ettiğini ve onların da durumlarının iyi olduğunu açıkladı

31.08.2026 12:03:00
İHA
 
Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu
Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu
Alınan bilgiye göre, Karıncalı Mahallesi'nde E.G. isimli şahıs dün akşam saatlerinde çocuğunun sünnet cemiyetinde misafirlere tavuklu pilav ikram etti. Ancak 1 saat sonra onlarca kişi gıda zehirlenmesi teşhisiyle Orhaneli Devlet Hastanesi'ne başvurdu






Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, olaydan etkilenen 367 kişinin gece boyunca Orhaneli Devlet Hastanesi'nin yanı sıra çeşitli hastanelere başvurduğunu, Orhaneli Devlet Hastanesi'ne yapılan başvurulardan 74 hastanın ambulanslarla merkezdeki hastanelere taşındığını, çoğunun şifa ile taburcu edildiğini, tedavisi devam eden 23 hastanın ise genel durumlarının iyi olduğunu açıkladı.








Yetkililer, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli hareket edilerek gıda numunesi alınmasının sağlandığını, Orhaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından da su numunesi alındığını, jandarmanın olayla ilgili soruşturma başlattığını açıkladılar.




















Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı

Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler

30.08.2026 08:56:00
Yaşar Cebesoy
 
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler.

Kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanılması ve liyakat yerine yakınlık ilişkilerinin öne çıkması, toplumda "ne yaparsam yapayım hakkımı alamam" duygusunu güçlendirebiliyor.







Adalet duygusu yaralanınca öfke büyüyor

Bir toplumun istikrarını sağlayan en önemli unsurlardan biri, vatandaşların hukukun ve kamu düzeninin herkese eşit uygulandığına inanmasıdır. Yolsuzluk ve kayırmacılık algısının güçlenmesi ise tam tersine, vatandaşın devlet ve kurumlarla kurduğu güven ilişkisini zedeliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü de yolsuzluğun hukuka olan güveni azalttığına, toplumun ekonomik ve siyasi yapısını olumsuz etkilediğine ve devlet-toplum güvenini zedeleyebildiğine dikkat çekiyor.







"Benim hakkım neden yok?" sorusu

Kayırmacılığın en tehlikeli sonucu yalnızca bir kişinin haksız biçimde işe alınması ya da bir başkasının avantaj elde etmesi değildir.

Asıl tehlike, haksızlığın normalleşmesidir.

Bir genç, eğitimine ve emeğine rağmen işe giremediğini; buna karşılık torpili bulunan bir kişinin önüne geçtiğini düşünüyorsa, zamanla sisteme olan inancını kaybedebilir.

"Çalışmanın anlamı yok."

"Liyakat önemli değil."

"Kurallara uyan kaybediyor."

gibi düşünceler yaygınlaştıkça toplumsal dayanışmanın yerini öfke ve güvensizlik almaya başlar.







Kayırmacılık liyakati çözer

Devlet kurumlarının güçlü olabilmesi için görevlendirmelerde liyakat, ehliyet ve objektif ölçütlerin esas alınması gerekir.

Kayırmacılık ise bunun tersidir. Bir kişinin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübeden ziyade siyasi, akrabalık, hemşehrilik veya kişisel bağlantılarının belirleyici olduğu düşüncesini doğurur.

Akademik çalışmalar da kayırmacılığın toplumsal adalet, toplumsal barış, güven ve kurumların işleyişi üzerinde önemli etkileri bulunduğuna dikkat çekiyor.







Yolsuzluk ekonomiden fazlasını çalar

Yolsuzluğun bedeli yalnızca devlet bütçesinden eksilen para değildir.

Yolsuzluk; kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına, rekabetin bozulmasına, gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyümesine, vatandaşın devlete güveninin azalmasına, kurumların itibar kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, yalnızca ekonomik bir mesele değil, hukuk ve devlet yönetimi meselesidir.







Öfke ne zaman tehlikeli hale gelir?

Toplumlarda adaletsizlik algısının sürekli büyümesi, bireysel tepkilerin ötesinde daha geniş bir toplumsal öfke yaratabilir. Ancak burada kritik nokta, hak arama ile şiddet arasındaki ayrımın korunmasıdır.

Yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı oluşan tepkinin demokratik hukuk yollarına, denetime, özgür basına, bağımsız yargıya ve hesap verebilirliğe yönelmesi gerekir. Öfkenin şiddete veya hukuk dışı eylemlere dönüşmesi ise sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetler doğurur.

Çözüm: Şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik

Toplumsal güvenin yeniden güçlenmesi için kamu yönetiminde şeffaflık, denetim, liyakat ve hesap verebilirlik temel ilkeler olmalıdır.

Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde son yıllarda mal bildirimi, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadeleyi güçlendirmeye yönelik çeşitli kanun teklifleri de gündeme geldi.

Çünkü vatandaşın devlete güvenebilmesi için yalnızca suçluların cezalandırılması değil, haksızlığın ortaya çıkmasını engelleyecek güçlü kurumların kurulması gerekir.

Bir ülkede vatandaş "hakkımı ararsam sonuç alırım" diyorsa devlet güçlüdür. "Torpilim yoksa hakkımı alamam" düşüncesi yaygınlaşıyorsa, sorun artık tek tek yolsuzluk olaylarını aşmış, toplumsal güven meselesine dönüşmüştür.

Ve toplumsal barışın en sağlam temeli, insanların aynı kuralların herkes için geçerli olduğuna inanmasıdır.

Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü

Konya'da yaklaşık 3 yıl önce 5 bin liralık alacak meselesi nedeniyle kuzenini tüfekle vurarak öldüren 50 yaşındaki sanığın yargılandığı davada yeni bir gelişme yaşandı. İlk olarak müebbet hapis cezasına çarptırılan sanığın cezası, kuzeninin olay sırasında söylediği belirtilen "Delikanlıysan vur" sözü ve olay öncesindeki tartışmalar nedeniyle uygulanan haksız tahrik indirimiyle 18 yıla düşürüldü. Karar, Yargıtay tarafından da onandı

29.08.2026 11:49:00 / Güncelleme: 29.08.2026 11:56:20
İHA
 
Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü
Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü
Olay, yaklaşık 3 yıl önce merkez Meram ilçesi Gödene Mahallesi 17343. Sokak'ta meydana geldi. Amcasının yanında çalışan 50 yaşındaki Ömer Parlak, uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. Bir süre sonra aynı iş yerinde çalışan kuzeni 30 yaşındaki Muhammet Bilal Parlak'ı telefonla arayan Ömer P., yaklaşık 5 bin liralık alacağının kendisine ödenmediğini iddia etti.






İkili arasında telefonda başlayan tartışmanın ardından Muhammet Bilal Parlak, kuzeninin evine gitti. Ancak Ömer P. kapıyı açmadı. Çevrede bulunanların müdahalesiyle sakinleşen Muhammet Bilal Parlak, daha sonra aracına yöneldi. Bu sırada evinden tüfekle çıkan Ömer P., kuzeni Muhammet Bilal Parlak'a ateş etti.

Ağır yaralanan Muhammet Bilal Parlak, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan Ömer P., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada sanık Ömer Parlak, "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.








"Delikanlıysan vur" sözü haksız tahrik kapsamında değerlendirildi

Karara yapılan itirazın ardından dosyanın incelenmesi sırasında, Muhammet Bilal Parlak'ın olay öncesinde kuzenine yönelik "Vur beni, delikanlıysan" şeklinde söz söylediğine ilişkin tanık beyanları dikkate alındı. Ayrıca tarafların olaydan önce telefonla tartıştığı, Muhammet Bilal Parlak'ın sanığın evine gittiği ve sanığın kendisine hakaret edildiği yönündeki savunmasının aksini ortaya koyan bir delil bulunmadığı değerlendirildi.








Mahkemece bu hususlar, sanık lehine haksız tahrik çerçevesinde değerlendirilerek müebbet hapis cezasında indirime gidildi. Sanık Ömer P.'nin cezası 18 yıl hapse düşürüldü. Sanık hakkında ayrıca iyi hal indirimi uygulanmadı. Karara yönelik itirazın ardından dosya Yargıtay'a taşındı. Yargıtay incelemesinin ardından verilen karar onanarak kesinleşti.

Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı

Zeytinburnu'nda T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Kazada 9 kişi yaralandı

29.08.2026 00:10:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Yolcuların büyük panik yaşadığı kazada 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.






Polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Yaralanan 9 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerinde çalışmaları devam ediyor.









Metro İstanbul yaptığı açıklamada, "T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda geçici bir süre için seferler Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu

Yıllık izinlerini Türkiye'de geçiren gurbetçilerin Avrupa'ya dönüş yolculuğu sürerken, Edirne'deki Kapıkule Sınır Kapısı ile Bulgaristan tarafındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda yoğunluk yaşanıyor

28.08.2026 14:19:00 / Güncelleme: 28.08.2026 14:33:34
İHA
 
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Yaz tatilini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek üzere Türkiye'ye gelen gurbetçiler, izinlerinin sona ermesiyle birlikte yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönmek üzere yola çıktı. Başta Almanya olmak üzere farklı Avrupa ülkelerine gitmek için yola çıkan vatandaşlar, Kapıkule Sınır Kapısı'na ulaştı.

Sınır kapısında işlemlerini tamamlamak için bekleyen gurbetçiler, sıcak havaya rağmen uzun araç kuyruklarında saatlerce beklerken, Türkiye'den ayrılmanın hüznünü de yaşadı. Öte yandan diğer sınır kapılarında da yoğunluk yaşanıyor.






"Türkiye'ye gitmeye değer, Kapıkule'deki yoğunluk zorluyor ama dayanıyoruz"

Belçika'da yaşayan ve yıllık iznini Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde geçiren gurbetçi Akif Çil, dönüş yolunda olduğunu belirterek, "Ben Afyon Emirdağ ilçesinden geliyorum. Belçika'da kalıyorum. Her sene olduğu gibi yıllık iznimize gittik. Şu anda dönüşteyiz. İznimiz bitti. Her seneki gibi hani bir yandan iyi oluyor, bir yandan kötü. Ama bu rezillik olmasa, Kapıkule'mizde yoğunluk olmasa bir şekilde iyi olacak ama yapacak bir şey yok. Değer yani, Türkiye'mize gitmeye değer. Zorluyor ama yapacak bir şey yok. Dayanıyoruz artık. Gurbet olduğu için vız geliyor. Sıramız da geldi, ben gideyim, önümü kaptırmayayım" dedi.








"Orası da ekmek parası, insanlar mecbur gidiyor"

Almanya'da yaşayan gurbetçi Fatma Yıldız, "Orası da ekmek parası, herkes mecbur gidiyor. Ne yapalım'" diye konuştu.

"Zorluklara rağmen ülkemizi seviyoruz, her şeye rağmen çok güzel"

Memleketi Adıyaman'da yıllık iznini tamamlayan ve Almanya'nın Münih kentine gitmek üzere Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yola çıkan gurbetçi Fahri Kara, "Zorluklara rağmen güzel. Ülkemizi seviyoruz. Her şeye rağmen çok güzel. Bu tatil zamanında bu yoğunluklar oluşuyor maalesef. Ülkemiz elinden geleni yapıyor. Teşekkür ediyoruz ülkemize. Var olsunlar. Her şeye rağmen çok güzel her şey. Memleketimizi özlüyoruz" dedi.








"Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor"

Gurbetçi Zeliha Kara, "Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor. Her sene gelmeye çalışıyoruz. Bütün akrabalar orada. Hepsini gördük, hasret giderdik. Çok şükür, sağ salim evimize varmayı istiyoruz, bakalım" dedi.








"Üzgünüz"

Gurbetçi İlayda Korkmaz, çok beklediklerini ama dönüş yaptıkları için üzgün olduklarını ifade etti.













Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı

Samsun'da polis ekiplerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında İlkadım ve Atakum ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 12 kişi yakalandı

28.08.2026 11:33:00
İHA
 
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele (NSM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, İlkadım ve Atakum ilçelerinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirildi.






Ekipler tarafından 12 şahsın üst, araç ve ikametlerinde arama yapıldı. Aramalarda 5 bin 528 adet sentetik ecza hap, 875,50 gram skunk, 70,70 gram metamfetamin, 34 gram sentetik kannabinoid, 3 adet hassas terazi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız pompalı tüfek ve 7 adet fişek ele geçirildi.








Operasyon kapsamında yakalanan 12 şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.






Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi

İstanbul Sultangazi'de bir vatandaş, satın aldığı sucuğun üzerindeki etiketi kaldırınca ürünün son kullanma tarihinin geçtiğini fark etti. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından mağazada denetim yapan zabıta ekipleri, son kullanma tarihi geçmiş ürünler tespit ederek iş yerini mühürledi

27.08.2026 11:44:00
İHA
 
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Olay, geçen pazar günü Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi'nde meydana geldi. Kahvaltı için alışveriş yapan vatandaş, satın aldığı sucuğun görüntüsünden şüphelenerek ambalajı inceledi.






Ürünün orijinal etiketinin üzerine farklı bir etiket yapıştırıldığını fark eden vatandaş, üstteki etiketi kaldırdığında alttaki etikette yer alan son kullanma tarihinin geçtiğini gördü. Ürünün son kullanma tarihinin yeni etiketle değiştirildiğini öne süren vatandaş, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydederek sosyal medyada paylaştı.








Görüntülerin ardından harekete geçen Sultangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, söz konusu mağazada denetim gerçekleştirdi. Raflardaki ürünleri tek tek inceleyen ekipler, bazı ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiğini belirledi.








Yapılan incelemede, tarihi geçmiş ürünlerin etiketlerinin değiştirilerek yeniden satışa sunulduğunun tespit edilmesi üzerine mağaza ekipler tarafından mühürlendi. Denetim ve mühürleme işlemleri cep telefonu kamerasına yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.