logo
02 EYLÜL 2026

Yeni düzenin şifreleri

02.09.2026 00:00:00
 
Ortadoğu'da bazı gelişmeler vardır ki, ilk bakışta yalnızca kendi başlarına anlam taşırlar.

Bir anlaşma imzalanır. Bir örgüt feshedilir. Bir devlet yeniden güçlenir. Bir ittifak kurulur. Sonra hepsi unutulur.

Oysa tarih bazen büyük değişimleri tek bir olayla değil, aynı dönemde yerinden oynayan taşlarla gösterir.

Bugün önümüzde tam olarak böyle bir tablo var.

Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan yeni bir güvenlik anlayışını ortaya koyuyor.

Suriye'de SDG bağımsız askerî yapı olmaktan çıkıyor.

Şam, yıllardır parçalanmış olan devlet otoritesini yeniden kurmaya çalışıyor.

ABD'nin Suriye'deki eski ortaklıkları yeni şartlara göre şekilleniyor.

Türkiye ise bütün bu gelişmelerin kesiştiği noktada duruyor.

Şimdi sorulması gereken soru şudur:

Bütün bunlar gerçekten birbirinden bağımsız mı?

Belki evet.

Ama Ortadoğu'nun tarihine baktığımızda, aynı anda meydana gelen bu kadar büyük değişimi yalnızca tesadüflerle açıklamak da kolay değildir.

Çünkü bölgede bir şey değiştiğinde, diğer bütün aktörler kendi hesaplarını yeniden yapmak zorunda kalır.

Dün SDG'ye ihtiyaç duyan şartlar bugün ortadan kalkmış olabilir.

Dün Suriye'nin parçalı yapısından yararlanan dengeler bugün Şam'ın yeniden güçlenmesiyle değişebilir.

Dün bölge ülkelerinin güvenliğini büyük ölçüde dış güçler belirlerken bugün bölge ülkeleri kendi güvenlik mekanizmalarını kurmak isteyebilir.

Demek ki değişen sadece aktörler değildir.

Gücün kullanım biçimi değişmektedir.

Mekke Anlaşması bu açıdan önemlidir.

Çünkü bölge ülkeleri artık kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk almak istiyor.

SDG'nin feshi de başka açıdan önemlidir.

Çünkü savaş döneminde ortaya çıkan devlet dışı askerî yapıların yerini yeniden devlet merkezli bir güvenlik anlayışı almaya başlıyor.

Bu iki gelişmeyi yan yana koyduğumuzda karşımıza daha büyük bir soru çıkıyor:

Ortadoğu, vekiller ve parçalı yapılar döneminden devletler ve bölgesel ittifaklar dönemine mi geçiyor?

Eğer cevap evetse, bu yalnızca Suriye'nin değil, bütün bölgenin geleceğini değiştirebilir.

Fakat burada Türkiye'nin konumu özellikle önem kazanıyor. Çünkü Türkiye aynı anda birçok masada bulunuyor. Suriye'nin doğrudan komşusu. Suudi Arabistan ve Pakistan'la güvenlik ilişkilerini güçlendiriyor. Batı dünyasıyla bağlarını sürdürüyor. İran'la konuşabilecek kanallara sahip.

Yani Türkiye'nin önünde diğer birçok ülkenin sahip olmadığı bir hareket alanı var. Fakat hareket alanı tek başına yeterli değildir.

Asıl mesele, bu alanın nasıl kullanılacağıdır.

Türkiye yeni oluşan bloklardan birinin sadece parçası olursa, kendi hareket alanını da daraltabilir. Ama farklı taraflarla konuşabilen, bölgesel krizleri azaltabilen ve güvenliği ortaklaştırabilen bir ülke olursa, yeni düzenin kurucularından biri hâline gelebilir.

İşte bütün mesele burada düğümleniyor. Bugün taşlar yer değiştiriyor. Fakat taşların nereye oturacağını henüz bilmiyoruz.

Belki de önümüzdeki dönemin en büyük mücadelesi savaş meydanlarında değil, yeni düzenin nasıl kurulacağı konusunda yaşanacak.

Ve artık son soruya yaklaşmış bulunuyoruz:

Bu yeni düzen kurulurken Türkiye yalnızca kendi güvenliğini mi koruyacak, yoksa bölgenin geleceğine yön verecek bir irade mi ortaya koyacak?

Bu sorunun cevabını bir sonraki makalede arayacağız inşallah.

Vesselam…

 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.