logo
02 EYLÜL 2026

ABD ve İngiltere: Özel ilişkinin bedeli

02.09.2026 00:00:00
 
İngiltere'nin sorunu artık yalnızca Rusya ile yaşadığı gerilim değil. Londra, Washington'ın daha fazla savunma harcaması ve Avrupa'nın güvenliğinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi yönündeki beklentisiyle karşı karşıya. Aynı zamanda Ukrayna'ya verdiği askeri desteği sürdürüyor ve bunun Moskova ile ilişkilerinde yaratabileceği sonuçları göze alıyor. İngiltere için asıl mesele, Amerika ile yakınlığını korurken kendi çıkarlarını ne kadar bağımsız biçimde savunabileceği.

Falkland Adaları konusunda ABD'nin tutumunu gözden geçirebileceğine ilişkin haberler de bu nedenle dikkat çekti. Donald Trump 31 Ağustos'ta Washington'ın Falkland konusundaki pozisyonunu gözden geçirdiğini söyledi; ancak bunun bir politika değişikliğine dönüşeceğini belirtmedi. Dolayısıyla ortada kesinleşmiş bir Amerikan politikası yok. Fakat böyle bir ihtimalin gündeme gelmesi bile Londra açısından önem taşıyor.

Londra'nın Ukrayna'ya desteğini sürdürmesi bekleniyor. Bunun nedeni yalnızca Washington'la yakın ilişkiler değil. İngiltere, Rusya'nın Avrupa'da daha fazla alan kazanmasının kendi güvenliğini de etkileyebileceğini düşünüyor. NATO içindeki ağırlığını korumak, Avrupa güvenliğinde söz sahibi olmak ve kendi savunma kapasitesini sürdürmek de İngiliz politikasının önemli parçaları.


Küresel Britanya'nın hesabı


Brexit sonrasında Londra'nın ortaya koyduğu "Küresel Britanya" anlayışı, Avrupa'dan tamamen uzaklaşmak anlamına gelmiyordu. İngiltere bir yandan Avrupa güvenliğinde etkili olmak, diğer yandan dünya çapındaki diplomatik ve askeri kapasitesini korumak istiyor.

Bunun somut karşılığı var. İngiltere nükleer denizaltı filosunu, uçak gemilerini, istihbarat kapasitesini ve savunma sanayisini korumak istiyor. Bunlar yalnızca askeri araçlar değil; Londra'nın NATO içinde ve Avrupa güvenliği konusunda söz sahibi olmasının da temel unsurları.

Washington'ın müttefiklerinden daha fazla savunma harcaması istemesi bu nedenle Londra için sıradan bir bütçe tartışması değil. ABD Avrupa'daki güvenlik yükünün daha büyük bölümünü müttefiklerine bırakmak istiyor. İngiltere ise daha fazla sorumluluk üstlenebilir; ancak bunun kendi dış politika öncelikleriyle ne ölçüde örtüştüğünü de hesaplamak zorunda.

Burada önemli bir ayrım var: İngiltere'nin ABD ile yakın çalışması başka, Washington'ın her önceliğini kendi önceliği olarak kabul etmesi başka.


Özel ilişki



ABD ile İngiltere arasındaki istihbarat, nükleer savunma, NATO ve ortak askeri programlara dayanan güçlü bir ilişki var. Ancak yakın müttefiklik, her konuda aynı çıkarı paylaşmak anlamına gelmiyor.

İngiltere açısından Avrupa'da ABD'nin tamamen geri çekilmesi istenen bir sonuç değil. Amerikan askeri varlığı Avrupa güvenliğinin önemli unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Fakat Londra aynı zamanda Avrupa'daki güvenlik kararlarında kendi ağırlığını artırmak istiyor. NATO'daki konumunu korumak, savunma sanayisini geliştirmek ve Avrupa'daki askerî planlamada etkili olmak İngiltere'nin kendi çıkarları.

Sorun da burada ortaya çıkıyor. İngiltere daha fazla stratejik ağırlık istiyor; fakat bunu sürdürebilmek için Amerikan askerî kapasitesine, istihbaratına ve NATO içindeki iş birliğine hala ihtiyaç duyuyor. "Küresel Britanya" iddiasının sınırı burada görülüyor.


Falkland meselesi



Falkland dosyasının yeniden gündeme gelmesi bu açıdan önemli. İngiltere'nin bölgedeki egemenliği konusunda ABD'nin politikasını değiştireceğini söylemek için henüz erken. Ancak uluslararası basında daha önce Washington'ın bu konudaki yaklaşımını yeniden değerlendirmeyi tartıştığına ilişkin haberler çıkmıştı. Trump'ın son açıklaması da konunun tamamen kapanmadığını gösteriyor.

Falkland'ın kendisinden daha önemli olan, bu konunun ABD-İngiltere ilişkilerini nasıl etkileyebileceği. Çünkü İngiltere açısından denizaşırı topraklar yalnızca tarihsel bir mesele değil; savunma, dış politika ve ulusal çıkarlarla doğrudan bağlantılı.


Moskova'nın tepkisi


 
Moskova'nın son açıklamaları da Londra'nın hesabını zorlaştırıyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, İngiliz askeri hedeflerinin Ukrayna içinde ve dışında hedef alınabileceğini söyledi. Bu açıklamalar, İngiltere'nin Ukrayna'ya sağladığı uzun menzilli füze kapasitesi ve teknoloji konusundaki Rus tepkisinin sertleştiğini gösteriyor.

Bu açıklamaların neye dönüşeceğini şimdiden söylemek mümkün değil. Ancak İngiltere'nin hesabına artık yalnızca Ukrayna'ya ne kadar destek vereceği değil, bunun kendi güvenliği açısından doğurabileceği riskler de giriyor.

İngiliz hükümeti buna rağmen Ukrayna politikasını değiştirmiyor. Londra'nın hesabı, Rusya'nın Ukrayna'daki kazanımlarının Avrupa güvenliği açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği yönünde. Bu nedenle İngiltere için Ukrayna meselesi, yalnızca Kiev'e verilen destekten ibaret değil.


Asıl mesele


 
İngiltere'nin önünde kolay bir tercih yok. Amerika ile yakınlığını koruması gerekiyor ama kendi önceliklerini de savunmak istiyor. Avrupa güvenliğinde daha fazla rol almak istiyor ama bunun Washington'ın beklentilerine tamamen bağlanmasını istemiyor.

İngiltere'nin Amerika ile ilişkisi bitmiyor. Buna gerek de yok. Fakat bu ilişkinin eski rahatlığı da geride kalıyor.

İngiltere için mesele artık Amerika'nın yanında olup olmamak değil; Amerika'nın yanında dururken kendi kararlarını ne kadar kendi başına verebileceği.

 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.