logo
08 EKİM 2026

Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu

Kırıkkale'de oğlunun, pavyon işleten babası hakkında yaptığı ihbar üzerine başlatılan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında belediye başkan yardımcısı, polis memuru, bekçi ve adliye personelinin de aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada pavyonun kapanış saatinin uzatılması için 100 bin lira rüşvet verildiği, bazı kamu görevlilerine denetim ve mahkeme süreçleriyle ilgili para aktarıldığı iddiaları inceleniyor

08.10.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma, 4 Ekim'de Y.S.'nin emniyete başvurmasıyla başladı. Y.S., pavyon işleten babası E.S. ile uzun süredir anlaşmazlık yaşadığını, iş yerinde çalışan konsomatrisle evlenmek istemesine babasının karşı çıktığını belirtti. Babasının ve çevresindeki bazı kişilerin uyuşturucu ve silah ticareti yaptığını, kamu görevlilerine menfaat sağladığını ileri süren Y.S., çeşitli usulsüzlükler hakkında ihbarda bulundu.

Pavyonun kapanış saati için 100 bin lira rüşvet iddiası

İhbarda, pavyonların kapanış saatinin 01.00'den 04.00'e uzatılması amacıyla Yahşihan Belediye Başkan Vekili Aydın Demirdirek ile görüşüldüğü öne sürüldü. Bu kapsamda belediyenin alınacak karara itiraz etmemesi karşılığında T.E. tarafından Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'a 100 bin lira verildiği iddia edildi. İhbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 5 Ekim'de pavyon sahibi E.S., oğlu Y.S., C.T., T.E. ve işletme müdürü E.Ş. hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller incelemeye alındı. WhatsApp yazışmaları ve banka hareketlerinin incelenmesiyle soruşturma kamu görevlilerini de kapsayacak şekilde genişletildi.

Belediye başkan yardımcısının 22 taşınmazı tespit edildi

Soruşturma kapsamında Yahşihan Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'ın adına kayıtlı 22 taşınmaz bulunduğu belirlendi. Aydın ile belediyeye yönelik yürütülen başka bir yolsuzluk soruşturmasındaki bazı şüpheliler arasında toplam 2 milyon 500 bin liralık para hareketi tespit edildi. Söz konusu mali hareketler ile 100 bin liralık rüşvet iddiası incelemeye alındı.

"Polis 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik"

Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde, şüphelilerin kullandığı "Patronlar" isimli WhatsApp grubunda, "Polis Muhammet 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik, işimize yarıyor, dükkana geliyorlar, 3-5 kişinin GBT'sini yapıp tutanağı asıp gidiyorlar" şeklinde yazışmalar bulundu. Yahşihan Emniyet Amirliğinde görevli polis memuru M.K. ile pavyon sahibi E.S. arasında para transferleri tespit edildi. Ayrıca iş yerine yapılacak polis denetimlerinin önceden haber verildiğine ilişkin yazışmalara ulaşıldı. Çarşı ve mahalle bekçisi A.Y.'nin de denetim bilgilerini önceden iletmesi karşılığında para aldığı şüphesiyle mali hareketleri incelemeye alındı.

Mahkeme kararı için 1 milyon liralık görüşme

Kırıkkale İdare Mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan H.C. hakkında yapılan incelemelerde, T.E. ile oğlu İ.C. arasındaki WhatsApp yazışmalarında dikkat çekici ifadeler tespit edildi. T.E.'nin "1.000.000,00 TL para vereceğiz aracıya" mesajına İ.C.'nin "Mahkemeye mi olumlu olsun diye'" sorusunu yönelttiği, T.E.'nin ise "Evet" cevabını verdiği belirlendi. Ayrıca mübaşir H.C.'nin, pavyonun kapanış saatine ilişkin davada verilecek karar hakkında bilgi paylaştığı ve mahkeme kararını şüpheli T.E.'ye gönderdiği tespit edildi. Mali incelemelerde, 1 Mayıs-19 Eylül 2026 tarihleri arasında H.C.'nin hesabına, işletme müdürü E.Ş.'nin hesabından toplam 1 milyon 80 bin lira aktarıldığı belirlendi.

"Kendi dosyam gibi ilgileniyorum"

Kırıkkale Adliyesi İnfaz Bürosunda zabıt katibi olarak çalışan S.Y.'nin de pavyon sahibi E.S. ile yaptığı yazışmalar incelemeye alındı. S.Y.'nin, "Kendi dosyam gibi ilgileniyorum merak etme" mesajına E.S.'nin, "Savcıyı öğren kardeşim" şeklinde cevap verdiği görüldü. Yazışmalarda, adliyedeki bir evrakın kayıt işlemlerinin geciktirilmesi için girişimde bulunulduğuna ilişkin ifadeler de tespit edildi. İki şüpheli arasında para transferleri bulunduğu belirlendi.

10 şüphelinin tamamı gözaltına alındı

Elde edilen dijital deliller, iletişim kayıtları ve mali hareketler doğrultusunda soruşturma genişletildi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 8 Ekim saat 06.45'te 10 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. KOM ekiplerince şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında arama yapıldı. Operasyonda bilgisayar, cep telefonu, tablet ve çeşitli dijital materyallere el konulurken, 10 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.

Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'

08.10.2026 14:05:00 / Güncelleme: 08.10.2026 14:07:11
İHA
 
Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'
Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'
Bursa'nın Karacabey ilçesinde hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökçe Alkan'ın ailesi, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi için çağrıda bulundu.

Gökçe Alkan'ın ailesi tarafından yapılan açıklamada, genç kızın ölümünün ardından yaşanan acının tarif edilemez olduğu belirtilerek, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması istendi.

Açıklamada, "Gökçe artık aramızda değil. Onu sevenlerin, ailesinin ve yakınlarının hayatında hiçbir zaman kapanmayacak büyük bir yara bıraktı. Bizler bugün yalnızca kaybettiğimiz evladımız, kardeşimiz ve yakınımız için değil; adaletin yerini bulması ve benzer acıların başka ailelerin başına gelmemesi için sesimizi yükseltiyoruz" ifadelerine yer verildi.

Aile, Gökçe Alkan'ın hayatını kaybetmesine ilişkin olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini ve soruşturma ile yargılama sürecinin şeffaf, titiz ve etkin şekilde yürütülmesini talep etti.

"Talebimiz intikam değil, adalettir"

Açıklamada, "Gökçe'nin yaşam hakkının elinden alınmasının karşılıksız kalmamasını; olayın hiçbir ayrıntısının göz ardı edilmemesini ve varsa ihmallerin de ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Acımız çok büyük. Ancak bu acının içinde sessiz kalmayacağız" denildi.

Yetkililere, hukuk makamlarına ve kamuoyuna çağrıda bulunan aile, "Gökçe Alkan için adalet istiyoruz" mesajını verdi.

Aile açıklamasını, "Adalet yerini buluncaya kadar hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Kamuoyunun ve basın mensuplarının bu süreçte göstereceği duyarlılık, sesimizin daha geniş kitlelere ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır. Gökçe'nin adı unutulmasın. Adalet yerini bulsun" sözleriyle tamamladı.

Balıkçı cinayetinde yeni gelişme

Gaziantep'te husumetlisi tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybeden balıkçı Hayri Taşkın'ın davasında 3'üncü duruşma görüldü. Duruşmada savunma yapan sanık, "Ben maktulü tanımıyorum" dedi

08.10.2026 14:01:00 / Güncelleme: 08.10.2026 14:04:03
İHA
 
Balıkçı cinayetinde yeni gelişme
Balıkçı cinayetinde yeni gelişme
Gaziantep'te husumetlisi tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybeden Hayri Taşkın'ın ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşması Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada, tutuklu sanıklar Adem K., tutuksuz sanıklar Müslüm K., Arif A., Mücahit A.D., maktul avukatı ve sanık avukatları salonda hazır bulundu.

"Ben maktulü tanımıyorum"

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Adem K., "Benim Hayri Taşkın cinayeti ile ilgili hiçbir alakam yoktur. Benim maktul ile aramda herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır. Ben maktulü tanımıyorum. 18 aydır tutukluyum. Maktulü tanımıyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi.

Duruşma ertelendi

Mahkeme heyeti, dosyanın esas hakkında mütalaa hazırlanmak üzere iddia makamına tevdi edilmesine, bazı müştekilerin katılan sıfatıyla duruşmalara kabulüne ve eksikliklerin giderilmesine karar verdi. Tutuklu sanık Adem K.'nın tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, firari sanıklar hakkındaki yakalama emirlerinin infazının beklenmesine karar verdi. Heyet ayrıca, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması, esas hakkında mütalaa hazırlanması ve firari sanıklar hakkındaki yakalama emirlerinin infazının beklenmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay geçmişi

Olay, 21 Nisan 2025 gece saatlerinde Şahinbey ilçesi Tekstilkent Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 47 yaşındaki Hayri Taşkın ile husumetlileri arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine husumetlilerden biri otomobilden çıkarttığı pompalı tüfek ile Hayri Taşkın'a ateş etti. Saçmaların hedefi olan 4 çocuk babası Taşkın, ağır yaralanarak yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan Taşkın'ı Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırdı. Hastaneye kaldırılan Hayri Taşkın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mekke Savunma İttifakı toplantısında Türkiye'nin Suudi Arabistan'a asker konuşlandırma kararına ilişkin "Kuvvet süreci Anayasa yürütülecek." açıklamasında bulundu

08.10.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısında, gündeme ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.

Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi 'nin, 5 Ekim'de Riyad'da toplandığını ifade eden MSB kaynakları "Toplantıda; bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır" açıklamasında bulundu.

Diğer siyasi, idari, askerî ve savunma sanayi mekanizmalarına ilişkin çalışmaların, tarafların mutabakatı ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda sürdürülmesinin kararlaştırıldığı da ifade edilirken "Üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür." denildi.

"Türk askerinin Riyad'a gidecek mi?" sorusu gündemdeyken bu konuya ilişkin de açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir."

Karargahın oluşturulacağına işaret edilip ortak eğitim, askeri danışmanlık ve tatbikat planlamalarının olacağı açıklandı. Açıklamanın devamında ise "Hali hazırda Suudi Arabistan'da bulunun ve Türk askerleri tarafından çalıştırılan hava savunma sistemleri ile hava savunması katkısı devam edecek ihtiyaç halinde." denildi.

TÜRKİYE-FRANSA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ ÜZERİNE YOL HARİTASI

Türkiye ile Fransa arasında, karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla imzalanan Yol Haritası ilişkin de MSB kaynakları açıklama yaptı.

Kaynaklar, Yol Haritası kapsamında; savunma ve güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulması, hibrit tehditlerle mücadele, istihbarat paylaşımı, hava savunma alanında daha yakın iş birliği ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi öngörüldüğünü dile getirdi. Üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli şekilde yürütülmesinin de planlandığını ifade eden MSB yetkilileri şöyle devam etti:

"Askeri alanda; ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir.

Savunma sanayi alanında ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi, bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesi ve iki ülke savunma sanayi kuruluşları arasındaki temasların artırılması amaçlanmaktadır.

Yol Haritası ile iki ülkenin savunma makamları arasındaki temasların düzenli hâle getirilmesi ve iş birliğinin kurumsallaştırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda toplantıların sırasıyla Paris ve Ankara'da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi, ilk toplantının ise tarafların mutabakatıyla 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmaktadır."

Yol Haritası'nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına, karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı değerlendirildiği de aktarıldı.

İSRAİL'İN SURİYE'DEKİ İHLALLERİ

İsrail'in Suriye'nin güneyindeki yerleşim yerlerinde ev baskınlarına, gözaltılara, kara sınırı ihlallerine ve hava/topçu atışları ile bölgede gerilimi tırmandıran saldırgan tutumuna devam ettiğinin dikkat çekildiği açıklamada "Sözde Sufa-53 Hattı Projesi" kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, "1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması"nın açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir." denildi.

MSB, İsrail'in bölgede barış ve istikrarın sağlanmasını engelleyen bu politikalarına ve eylemlerine karşı, uluslararası toplumu somut ve kararlı adımlar atmaya bir kez daha davet etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturmasına ilişkin sosyal medya ve dijital mecralarda yayılan gerçeğe aykırı iddialara karşı uyarıda bulundu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturmasına ilişkin sosyal medya ve dijital mecralarda yayılan gerçeğe aykırı iddialara karşı uyarıda bulundu. Başsavcılık, yanıltıcı paylaşımlarla ilgili resen adli işlem yapılacağını açıkladı

08.10.2026 13:22:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturmasına ilişkin sosyal medya ve dijital mecralarda yayılan gerçeğe aykırı iddialara karşı uyarıda bulundu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturmasına ilişkin sosyal medya ve dijital mecralarda yayılan gerçeğe aykırı iddialara karşı uyarıda bulundu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturmasıyla ilgili sosyal medya ve dijital mecralarda gerçeğe aykırı bilgilerin paylaşılmasına karşı uyarıda bulundu. Başsavcılık, yanıltıcı içeriklerin Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi kapsamında suç teşkil edebileceğini belirterek, sorumlular hakkında resen adli işlem başlatılacağını bildirdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, fon soruşturması kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi, belge ve raporların incelenmesine titizlikle devam edildiği belirtildi.

Açıklamada, soruşturmanın içeriğine ilişkin bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddiaların yanı sıra kişi ve kurumları hedef alan dezenformasyon içerikli paylaşımların kamuoyuna sunulduğunun tespit edildiği aktarıldı.

Başsavcılık, söz konusu paylaşımlara ilişkin şu uyarıda bulundu:

"Gerçeğe aykırı bilgilerin alenen yayılması, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu kapsamında değerlendirilecek olup, bu paylaşımları yapanlar hakkında Başsavcılığımızca resen gerekli adli işlemler tesis edilecektir."

Liyakat kavramı ve liyakatsizliğin maliyeti: Toplumsal güven bunalımı

Bir toplumun gelişmişlik düzeyini, adalete olan inancını ve kamusal kurumlarının işlerliğini belirleyen temel sütunlardan biri liyakattir

08.10.2026 12:57:00 / Güncelleme: 08.10.2026 13:01:09
Hasan Gündoğdu
 
Liyakat kavramı ve liyakatsizliğin maliyeti: Toplumsal güven bunalımı
Liyakat kavramı ve liyakatsizliğin maliyeti: Toplumsal güven bunalımı
Liyakat ilkesinin zedelenmesi veya göz ardı edilmesi, yalnızca idari mekanizmalarda aksaklıklara yol açmakla kalmaz; sosyo-ekonomik yapıdan toplumsal ahlaka kadar uzanan geniş bir yelpazede derin krizler üretir.

Liyakat nedir?



Liyakat; kelime anlamı itibarıyla bir işe, göreve veya makama uygun olma, yetkinlik, layık olma ve hak etme durumudur.

Yönetim bilimi ve kamu yönetimi açısından liyakat; yetki, görev ve sorumlulukların dağıtımında kayırmacılık, siyasi sadakat veya kişisel yakınlıkların değil; bilgi, beceri, eğitim, tecrübe, yetenek ve ahlaki doğruluğun esas alınmasıdır.

Liyakat ilkesi, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve bireylerin sadece kendi çaba ve nitelikleriyle değerlendirildiği adil bir sistemin garantisidir.

Liyakat niçin önemlidir?



Liyakat, modern devlet yapısının ve nitelikli organizasyonların omurgasını oluşturur. Önemini birkaç temel başlık altında toplamak mümkündür:

Adalet ve Toplumsal Barış: İnsanların hak ettikleri konuma kendi emekleriyle gelebildiklerini görmeleri, toplumdaki adalet duygusunu pekiştirir ve adalet algısını güçlendirir.

Verimlilik ve Etkinlik: Kamu ve özel sektörde işlerin uzmanları tarafından yürütülmesi, kaynak israfını önler; hizmet kalitesini ve üretim verimliliğini maksimum seviyeye çıkarır.

Kurumsal Güven ve İtibar: Karar alma mekanizmalarında uzman kadroların yer alması, devlet kurumlarına ve yasalarına olan güveni diri tutar.

Yenilikçilik (İnovasyon): Yetenekli ve donanımlı bireylerin önünün açılması, bilimde, teknolojide ve sanayide katma değer üreten fikirlerin doğmasını sağlar.

Liyakatli Olmak Ne Demektir ve Nasıl Sağlanır?



Liyakatli bir birey olmak, sadece diploma veya kağıt üzerindeki belgelere sahip olmak anlamına gelmez. Liyakat hem bireysel nitelikleri hem de bu nitelikleri ölçecek adil sistemleri kapsar:

Bireysel Düzeyde Liyakat:

Mesleki Derinlik ve Yetkinlik: Üstlenilen görevin gerektirdiği teorik ve pratik bilgiye hakim olmak.

Ahlaki ve Etik Sorumluluk: Yetkilerini kişisel veya grupsal çıkarlar için değil, kamu yararı ve etik ilkeler doğrultusunda kullanmak.

Sürekli Gelişim: Değişen şartlara ve teknolojiye uyum sağlayarak kendini güncel tutmak.

Kurumsal ve Toplumsal Düzeyde Liyakat Sisteminin Kurulması

Şeffaf ve Ölçülebilir Seçim Süreçleri: İşe alım, terfi ve görevlendirmelerde objektif, denetlenebilir ve standart test/değerlendirme kriterlerinin uygulanması.

Mülakat ve İnisiyatif Suistimalinin Önlenmesi: Öznel değerlendirmelerin veya keyfi takdir yetkilerinin alanını daraltmak.

Hesap Verilebilirlik: Başarı ve başarısızlığın objektif performans kriterleriyle takibinin yapılması.

Liyakatsizliğin Ülkemize Verdiği Zararlar



Liyakat sisteminin çökmesi, bir ülke için stratejik bir zafiyet ve sistemik bir kriz kaynağıdır. Liyakatsizliğin sebep olduğu başlıca tahribatlar şunlardır:

Toplumsal Güvensizlik (Adalet duygusunun zedelenmesi, umutsuzluk): Beyin Göçü ve İnsan Kaynağı İsrafı: Emeğinin ve donanımının karşılığını alamayacağını düşünen yetenekli, eğitimli ve üretken gençler, geleceklerini yurt dışında aramaktadır. Bu durum, ülkenin en kıymetli sermayesi olan nitelikli insan gücünün kaybolmasına yol açar.

Kurumsal Niteliğin Kaybı ve Kriz Yönetimi Zafiyeti: Stratejik kurumlarda alanında uzman olmayan kişilerin bulunması, kriz anlarında (doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar, salgınlar vb.) yanlış ve gecikmiş kararların alınmasına neden olur. Kurumsal hafıza silinir, niteliksel standartlar düşer.

Ekonomik Kayıplar ve Verimsizlik: Kamu kaynaklarının veya yatırımların yanlış yönetilmesi, liyakatsiz kadroların basiretsiz kararları yüzünden milyarlarca liralık hedefine ulaşmayan projelere harcanmasına yol açar. Bu durum doğrudan enflasyon, bütçe açığı ve düşük büyüme olarak geri döner.

Toplumsal Umutsuzluk ve Etik Erozyon: Gençlerin "çalışarak ve hak ederek bir yere gelebilme" inancı kırıldığında, toplumda liyakat yerine "torpil", "tanıdık" veya "sadakat" arayışları meşrulaşır. Bu durum toplumsal etik değerleri aşındırır ve çalışma azmini yok eder.

Liyakat; ne bir ayrıcalık ne de dönemsel bir tercih, aksine sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal huzurun en temel şartıdır. Bir devletin ve toplumun geleceğini güvence altına almasının tek yolu; işi işin ehline teslim etmek, fırsat eşitliğini tam manasıyla tesis etmek ve emeği her türlü yakınlık ya da aidiyetin üzerinde tutmaktır.

Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi

Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi. Binanın üst katlarında mahsur kalanlar tahliye edilirken, yıkılan bölümlerde arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. 14 yaşındaki çocuk enkazdan sağ kurtarıldı, hayati tehlikesi yok

08.10.2026 06:53:00 / Güncelleme: 08.10.2026 08:06:01
AA / Haber Merkezi
 
Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi
Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi
Maltepe'de 7 katlı bir binanın alt katlarının çökmesi nedeniyle arama kurtarma çalışması başlatıldı.
 
Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı bir binanın ilk üç katı, henüz bilinmeyen nedenle çöktü.

Binanın tamamı yıkılmazken alt katlarda meydana gelen çökme nedeniyle yapı zemine doğru oturdu. 
 
Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine, itfaiye, AFAD, UMKE, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

 
Binanın çökme yaşanmayan üst katlarında mahsur kalanlar, olay yerindeki ekipler tarafından tahliye edilirken, enkazda arama kurtarma çalışması başlatıldı. 

Binanın zemin katının bir atölye olduğu tespit edildi. Çökmenin meydana geldiği sırada atölyede kimsenin bulunmadığı öğrenildi.

14 yaşındaki bir çocuğun binanın enkazından sağ olarak kurtarıldığı, hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.



Çökme nedeniyle binada başka kişilerin bulunup bulunmadığının belirlenmesine yönelik arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor.


Binanın eski hali görüntülendi


Öte yandan binanın eski hali de ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde binanın ilk katında bir dükkan olduğu görüldü.


İstanbul Valiliği'nden açıklama 


Meydana gelen çökmeyle ilgili İstanbul Valiliği'nden açıklama geldi. Valilikten yapılan açıklamada, "08.10.2026 Perşembe günü saat 05.40 sıralarında Maltepe İlçesi Cevizli Mahallesi Doğu sokakta bulunan 7 katlı binanın üç katında çökme meydana gelmiştir. Olay yerine AFAD, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edilmiştir" ifadelerine yer verdildi.

Olayla ilgili Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.


 

Başakşehir'deki okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare, toprağa verildi

İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda ağır yaralanarak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da düzenlenen cenaze töreninin ardından aile mezarlığına defnedildi

07.10.2026 14:05:00 / Güncelleme: 07.10.2026 14:07:52
İHA
 
Başakşehir'deki okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare, toprağa verildi
Başakşehir'deki okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare, toprağa verildi
Başakşehir ilçesinde bulunan Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı saldırıda 8 öğrenci yaralanırken, öğrencilerden Eslem Sare Bulut, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Saldırıda yaralanan 7 öğrencinin ise hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

"Eslem Sare, son yolculuğuna uğurlandı"

Kumluca beldesi Güvendik Mahallesi'nden olduğu öğrenilen 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut için bugün Güvendik Mahalle Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Eslem Sare'nin cenazesi, dualar ve gözyaşları arasında aile mezarlığında toprağa verildi.

Eslem Sare Bulut'un cenazesine Bartın Valisi Nurtaç Arslan'ın yanı sıra il ve ilçe protokolü katıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ile önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da cenaze törenine katılarak Bulut ailesinin acısını paylaştı.

Cenaze töreninde Eslem Sare Bulut'un ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, çevrede bulunan vatandaşlar da aileye taziyelerini 

Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AK Parti'ye katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rozeti takılan Tugay, "AK Parti kimsesizlerin kimsesidir." dedi

07.10.2026 12:57:00
Haber Merkezi
 
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı.

AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine "İzmir bugün bir başka, çok coşkulu." diyerek başladı.

"Bugün aramıza katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a AK Parti ailesine hoş geldin, sefalar getirdin diyorum" diyerek Tugay'ın AK Parti'ye katıldığını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum" dedi.

Konuşmasının ardından Erdoğan, sahneye çıkan Tugay'a rozetini taktı.

Bu adımla birlikte kentin yönetimi, tarihinde ilk kez AK Parti'ye geçmiş oldu.

Tugay: AK Parti kimsesizlerin kimsesidir

Cemil Tugay da rozetinin takılmasının ardından kürsüye çıkıp açıklamalarda bulundu.

"İzmir'de mütevazi bir ailenin çocuğuyum." diyerek sözlerine başlayan Tugay, "Bir büyüğümüz dedi ki milletimize en büyük hediye siyasettir dedi. En iyi siyasetin hizmet olduğunu anladım." dedi.

7,5 yıldır belediye başkanı olduğunu vurgulayan Tugay, "Görev sürem boyunca hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. En küçüğünden en yaşlısına tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu." dedi.

Tugay, AK Parti'nin kimsesizlerin kimsesi olduğunu da dile getirdi.

"Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında; 'Biz hakkı yenmiş mazlumların hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.' Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti'nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleridir." diyerek konuşmasına devam eden Tugay şu ifadeleri kullandı:

"Tam burada şunu söylemek isterim; her İzmirli bilir ki, Cumhuriyet'e samimiyetle sahip çıkan siyasetçi, kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır. Ben huzurlarınızdayım bugün... İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye için, kutuplaşmadan kurtulmuş bir millet için aranıza geldim. Gönüller yapmaya geldim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz."

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

07.10.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu.

Ajanslara yansıyan bilgilere göre Ballı, Çekmeköy'de bir aracın içinde tabancayla başından vurulmuş şekilde ölü bulundu.

Yapılan ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri olay yerine geldi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ajanslara göre Başsavcılık açıklamasında Ballı'nın Sırapınar mahallesinde saat 15.40 sıralarında boş arazide bir araç içerisinde ölü olarak bulunduğunu teyit etti.

Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Finansal Kurumlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ballı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde ifade vermişti.

İfadesine başvurulan Ali Emre Ballı hakkındaki mal varlığı tedbir kararı kısa bir süre önce kaldırılmıştı.

Ballı, Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevi yanında Adil Varlık Yönetim A.Ş'nin yönetim kurulu başkanıydı.

Ali Emre Ballı aynı zamanda Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yönetim kurulunda da bulunuyordu.

Ballı kimdir?
TBF'nin internet sitesinde yer alan özgeçmişine göre Ballı, 1980 yılında Mersin'de doğdu.

Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

Teknoloji alanında özel sektörde çalışan Ali Emre Ballı, 2001 yılında girişimci olarak kendi şirketlerini kurdu.

Digital Katılım Bankası, finansman şirketi, elektronik para ve ödeme şirketi, teknoloji, alacak yönetimi ve varlık yönetimi şirketlerinde ortaklıkları bulunan Ali Emre Ballı, aynı zamanda Varlık Yönetim Şirketleri Sektör Başkanlığı ve Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevlerini sürdürüyordu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.