Pekin ve Moskova'dan Orta Doğu hamlesi
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Orta Doğu'da tırmanan gerilimi ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğini ele aldılar
07.04.2026 00:18:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Orta Doğu'da tırmanan gerilimi ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğini ele aldılar.
Görüşmenin detayları, Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong tarafından sosyal medya üzerinden doğrulandı.

Büyükelçi Fu Cong, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, "Wang Yi, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olarak Çin ve Rusya'nın doğru ve yanlış konularında adaleti savunması, objektif ve dengeli bir yaklaşım benimsemesi ve uluslararası toplumdan daha fazla anlayış ve destek için çaba göstermesi gerektiğini söyledi" dedi.
Fu, "Şu an itibariyle Batı Asya'daki durum kötüleşmeye devam ediyor ve çatışmalar giderek şiddetleniyor," diye ekledi.

"Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer sorununu çözmenin temel yolu, bir an önce ateşkes sağlamak ve çatışmaları sona erdirmektir."
Rusya'nın en üst düzey diplomatının, ABD Başkanı Donald Trump'ın gerilimi tırmandıran açıklamaları ve İran hükümetinin misilleme eylemleri karşısında Moskova'nın endişesini dile getirdiğini söyledi.
Lavrov'un "askeri operasyonlar derhal durdurulmalıdır" dediği bildirildi.
Görüşmede öne çıkan ana başlıklar şunlardır:

Hürmüz Boğazı Krizi:
Wang Yi, bölgedeki geçiş sorunlarının temel çözümünün ancak erken bir ateşkes ve askeri faaliyetlerin tamamen sona ermesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.
BM Güvenlik Konseyi Rolü:
Her iki bakan da BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olarak "adalet ve nesnellik" ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini belirtti. Bakanlar, siyasi ve diplomatik diyaloğa geri dönülmesi için Konsey bünyesinde yakın koordinasyon içinde olma kararı aldılar.
Diplomatik Çözüm Çağrısı:
Lavrov, Orta Doğu'daki durumun kötüleşmesinden derin endişe duyduklarını ifade ederek askeri operasyonların derhal durdurulması ve çatışmaların kökenine inilmesi gerektiğini dile getirdi.
BM'de Kritik Oylama:
Bu görüşme, Bahreyn tarafından sunulan ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticari taşımacılığı korumayı amaçlayan taslağın BM Güvenlik Konseyi'nde oylanmasından hemen önce gerçekleşti.
Görüşmenin detayları, Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong tarafından sosyal medya üzerinden doğrulandı.

Büyükelçi Fu Cong, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, "Wang Yi, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olarak Çin ve Rusya'nın doğru ve yanlış konularında adaleti savunması, objektif ve dengeli bir yaklaşım benimsemesi ve uluslararası toplumdan daha fazla anlayış ve destek için çaba göstermesi gerektiğini söyledi" dedi.
Fu, "Şu an itibariyle Batı Asya'daki durum kötüleşmeye devam ediyor ve çatışmalar giderek şiddetleniyor," diye ekledi.

"Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer sorununu çözmenin temel yolu, bir an önce ateşkes sağlamak ve çatışmaları sona erdirmektir."
Rusya'nın en üst düzey diplomatının, ABD Başkanı Donald Trump'ın gerilimi tırmandıran açıklamaları ve İran hükümetinin misilleme eylemleri karşısında Moskova'nın endişesini dile getirdiğini söyledi.
Lavrov'un "askeri operasyonlar derhal durdurulmalıdır" dediği bildirildi.
Görüşmede öne çıkan ana başlıklar şunlardır:

Hürmüz Boğazı Krizi:
Wang Yi, bölgedeki geçiş sorunlarının temel çözümünün ancak erken bir ateşkes ve askeri faaliyetlerin tamamen sona ermesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.
BM Güvenlik Konseyi Rolü:
Her iki bakan da BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olarak "adalet ve nesnellik" ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini belirtti. Bakanlar, siyasi ve diplomatik diyaloğa geri dönülmesi için Konsey bünyesinde yakın koordinasyon içinde olma kararı aldılar.
Diplomatik Çözüm Çağrısı:
Lavrov, Orta Doğu'daki durumun kötüleşmesinden derin endişe duyduklarını ifade ederek askeri operasyonların derhal durdurulması ve çatışmaların kökenine inilmesi gerektiğini dile getirdi.
BM'de Kritik Oylama:
Bu görüşme, Bahreyn tarafından sunulan ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticari taşımacılığı korumayı amaçlayan taslağın BM Güvenlik Konseyi'nde oylanmasından hemen önce gerçekleşti.






















































































