logo
16 OCAK 2026

Rabbani'nin imana sığmaz zırvaları

16.10.2014 00:00:00
15. asrın ikinci yarısı Asya-Hint kıtasına, önce Portekizlilerin, beş-on sene sonra da İngilizlerin sömürge keşifleri yaptığı dönemdir.Türk boylarının hükümran olduğu kıtada Ehl-i Beyt'in tevhid ve irşad sancağı dalgalanmaktadır.Ehl-i Beyt soyundan ve yolundan gelen büyük veli Ahmet Yesevî'nin ocağı, asırlar öncesinden Asya-Hind (Türkistan) coğrafyasını İslamlaştırmış; İslam nuru, Ehl-i Beyt - Yesevi ocağının yüce erleri ve Horasan erenleriyle ta Anadolu'ya, Balkanlara yayılmıştır. 3-4 asırlık bu dönemde tam bir gönül fütühatı yaşanmıştır.Ehl-i Beyt'e karşı ihdas edilen Emevî esaslı Nakşibendilik, bu dönemde Asya-Hint kıtasına sömügeci keşiflere çıkan Portekiz-İngiliz Haçlı misyonerleriyle işbirliği içine girmiş; İslam dünyası ilk defa bu süreçte "kurumlaşmış dinlerarası diyalog" fitnesiyle savrulmuştur.Goa bölgesi, Katolik Cizvit papazlarının üssü haline gelmiştir.Babürlü Türk hükümdarı Ekber Şah'ın sarayı, kraliyet ailesinden özel eğitimli Sir Thomas Roe adlı misyoner İngiliz elçisi başta olmak üzere Katolik ve Evangelik protestan papazların misyon otağı haline gelmiştir.Bu süreçte İmam Rabbanî namlı Faruk Sirhindî, saraylı can dostları olan Feyzi Hindî ve Mecusîler'in devamlı yanan ateşinin görevlisi olan kardeşi Ebu'l-Fazl ile birlikte hem "Sevati'ul İlham" adlı tefsiri yazmakta, hem de Ekber Şah'a sarayda akıl hocalığı yapmaktadırlar. Yanısıra Ekber Şah'ın üzerinde, Feyzî ve Ebu'l Fazl'ın babası Mübarek en-Nagori'nin ve Rabbanî'nin meşrebinden sihir-büyü-cin işleriyle maruf Nakşi Şeyh Zekeriyya'nın da hatırı sayılır tesiri söz konusudur (Bkz. M. L. R. Choundhury, The Din-i İlahi or The Religion of Akbar, s. 150; Bedriye Reis, XVI-XVII Yüzyıllarda Hindistan'da Din-i İlahî Tartışmaları ve İmam Rabbanî, Tasavvuf Dergisi, Y. 7 (2006), sayı 16, s. 211; İbn Fazlillah ed-Dımeşkî, Hülasat'ül Eser Fi A'yan'il Karn'il-Hadi Aşer, Kahire 1284, c. I, s. 467).İslamiyet'i, Hristiyanlık, Zerdüştilik, Budizm, Hinduizm gibi muharref akımlarla eşitleyen Ekber Şah, 1582'de bütün eyalet valilerinin huzurunda Din-i İlâhî'sini resmen ilân ediyor.Düne kadar F tipi paralel yapının akıldanelerinden ve Abant demirbaşlarından olan, konjonktür değişince ray değiştirip karşı paralel AKP'nin akil adamlarından Bekir Karlığa aynen şunları söylüyor:"İslam bilginleri Hıristiyanların, Yahudilerin, Zerdüştilerin, hatta Budist gibi herhangi bir şekilde bir tanrıya inananların cennete gireceklerini kabul ederler" (Hürriyet, Röportaj, 17 Nisan 2004).Rabbanî, en-Nagorî, Nakşi Zekeriyya, Feyz-i Hindî ve Ebu'l Fazl'dan akıl alan Ekber Şah'ın ihdas ettiği Din-i İlahî ile, paralel ve karşı paralel AKP'nin akıldanesi Karlığa'nın şu uydurduğu batıl arasında ne fark var?!Ekber Şah, Nakşî akıldaneler-İngiliz papazlarıyla kolkola ihdas ettiği Din-i İlâhî'si kapsamında, İslamcı geçinen Türkiyelilerin son dönemde "dinlerarası diyalog" ekseninde yaptıkları icraatların benzerlerini hayata geçiriyor. Din-i İlahî'si ekseninde "sulh-i küllî / umumî kardeşlik" ilan ederek; ortak ayin, ortak ibadet ve ortak bayramlar oluşturuyor (Hikmet Bayur, Hindistan Tarihi, c. II, s. 110-111, Ank. 1987).Hristiyan, Zerdüşt, Budist, Hinduist her kesime kendi ayin merkezlerini açtırıyor.İncil'i Farsça'ya çevirterek vatandaşın eline veriyor.Oğlu Murad'a, dinlerarası diyalogun o günkü versiyonu olan "sulh-i külli"ci hocalardan ve papazlardan ders aldırıyor.Tebasını tam bir faiz furyasıyla borçlandırıyor.Kumarhaneleri devlet kontrolünde yaygınlaştırıyor.İnek kesilmesini ve etinin yenmesini yasaklıyor (Aziz Ahmed, Hindistan'da İslâm Kültürü Çalışmaları, (Çev.: L. Boyacı) İstanbul 1995., İnsan Yay.,  s. 240,248; H. Bayur, Hindistan Tarihi, c. I, s. 104-107).Rabbani'ye takılmış bugünün kimi Nakşileri ise, kurumlarına ve Kur'an kurslarına yapılan üç kuruşluk yardım karşılığında, F tipi paralel yapının ve karşı paralel AKP'nin bu kabilden "dinlerarası diyalog" icraatlarına göz yumuyor, suret-i haktan gösteriyorlar. Hz. Peygamber'in "Dinlerini beş paralık dünya menfaati karşılığında satarlar" (Müslim, İman 186, (118); Tirmizi, Fiten 30, (2196) diye ikaz buyurduğu büyük fitnede kulaç atıyorlar.Kadiri şeyhi olan babası Abdulehad, Rabbanî'nin saraydaki vaziyetini, itikad bulanıklığını ve akıbetini hayırlı görmeyince; onu oradan alıp Serhand'e geri getiriyor (el-Ensari, Sufism and Shari' ah, A study of Shaykh Ahmad Sirhindi's Effort to Reform Sufism, s. 12, London 1986). Ancak onun aklı ve gönlü saraya takılı kalmıştır; babasını dinlemez, Nakşilere takılmaya devam ediyor.Rabbanî, bulanık aklına, rüya ve evhamlarına göre, kendini müceddid ilan ediyor, Hz. Peygamber'in "Benden sonra nübüvvet yoktur" (Tirmizi,Sünen, Menakıb 20) ikazına rağmen "kurb-u nübüvvet" diye bir büyük bid'at türetiyor. Kendi namına bizzat Hz. Peygamber'den kendisi yazılı icazet ve şefaatname üretiyor. Yüce Allah'ın ayet-i kerimesiyle tertemiz kıldığını ilan ettiği Hz. Fatıma'ya Fedek konusunda bühtan ediyor. İmam Ali'ye kılıç çeken Muaviye'nin isyan ve cinayetlerinden ictihad sevabı kazandığına hükmederek Emevî safında yer alıyor. Yezid'e laf ettirmiyor. Hz. Ebubekir ve Ömer'i cennet kapısına bekçi tayin ediyor; ancak onunla yetinmeyip manevî seyir aleminde Hz. Ebubekir ve Ömer'i bile sollayıp geçtiğini ilan ederek tımarhanelikler gibi haddi tam aşıyor (Rabbani, Mektubat, 11, 251, 534; Redd-i Revafıd, s. 60-61; Hani, el-Hadaik, s. 644-646; Geniş bilgi için bkz. M. Emin Koç-Emre Polat, Nakşibendilik, s. 157-208, İst. 2014). Nakşiler de bu batıl ve zırvalıkları menkıbelerle süsleyerek keramet pazarlıyor. Eşi Ehl-i Beyt soyundan olan Cihangir Han, Rabbanî'de teşhis ettiği bu paranoyak vaziyet üzerine; Müslümanları, onun batıl ve zararlı zırvalarından korumak için Rabbanî'yi üç yıl Gevaliyar kalesine hapsediyor; daha sonra da peşini bırakmayıp ölene dek müşahede altında tutuyor (Şeyh Ahmed Sirhindi'nin Siyasi ve Dini düşünceleri, A. Ahmed, Çev: C. Emanet, Tasavvuf Derg. y. 8 (2007), sy. 19, s, 341-342;  Cihângîr, Tüzük-i Cihangirî, (Neşr. Seyyit Ahmed Han) s. 272-273, trh. 1864i; A. Hani, el-Hadaik, s. 649; G. S. Lâhurî, Hazinet'ul Asfiya, c. I, s. 613, Kanpur 1894).Günümüzde kimi cüppeli Nakşilerin yaptıkları gibi; Rabbanî en ağır diğer bir cinayeti ise, Meşhed'deki Ehl-i Beyt soyunun katledilmesi hususunda Şeybani hükümdarına verdiği fetvaname ile işliyor; buna da yarın değinelim... Bu Nakşi öğretilerin mirasçıları, ABD'nin BOP'u ekseninde İslam âleminin ve Türk milletinin madden-manen anasını ağlatıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
Yalakalık tavan yaptı
Venezuelalı muhalif lider, Nobel Barış Ödülünü Trump'a verdi
Özel sektörün yurt dışı kredi borcu arttı
Kasımda 213.3 milyar dolara yükseldi
Yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini aldı
Birinci dönem bugün sona erdi
51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı davası
Sanıktan şoke eden savunma
SGK, Edirne'de Ulus Pazarı'na el koydu
22 yıllık pazar bugün açılmadı
Avukat Serdar Öktem infaz edilmişti
Cinayet anının görüntüsü ortaya çıktı
Machado: Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a sundum
Trump, Machado ile Beyaz Saray'da görüştü
Hem katil, hem işgalci, hem de hırsız
İsrail askerleri Suriye topraklarından 250 keçi çaldı
Güney Afrika, İran'ı deniz tatbikatına dahil etti
ABD: 'Endişe ve alarm verici'
Zaharova: İngiltere barış sürecini baltalıyor
"Ukrayna'daki herhangi bir yabancı birlik, meşru hedef kabul edilecek"
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namazın hikmeti
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Kocasakal: Hukukun gereği yerine geldi
'SDG sorunu bu yıl çözülür'
'İran'a müdahaleye karşıyız'
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Dr. Kocasakal: 'Karar, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli''
Mahkeme: 'Suç unsuru oluşmadı'
Hüseyin Baş'a beraat kararı
Yalakalık tavan yaptı
Venezuelalı muhalif lider, Nobel Barış Ödülünü Trump'a verdi
Özel sektörün yurt dışı kredi borcu arttı
Kasımda 213.3 milyar dolara yükseldi
Yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini aldı
Birinci dönem bugün sona erdi
51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı davası
Sanıktan şoke eden savunma
SGK, Edirne'de Ulus Pazarı'na el koydu
22 yıllık pazar bugün açılmadı
Avukat Serdar Öktem infaz edilmişti
Cinayet anının görüntüsü ortaya çıktı
Machado: Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a sundum
Trump, Machado ile Beyaz Saray'da görüştü
Hem katil, hem işgalci, hem de hırsız
İsrail askerleri Suriye topraklarından 250 keçi çaldı
Güney Afrika, İran'ı deniz tatbikatına dahil etti
ABD: 'Endişe ve alarm verici'
Zaharova: İngiltere barış sürecini baltalıyor
"Ukrayna'daki herhangi bir yabancı birlik, meşru hedef kabul edilecek"
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namazın hikmeti
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Kocasakal: Hukukun gereği yerine geldi
'SDG sorunu bu yıl çözülür'
'İran'a müdahaleye karşıyız'
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Dr. Kocasakal: 'Karar, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli''
Mahkeme: 'Suç unsuru oluşmadı'
Hüseyin Baş'a beraat kararı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.