logo
20 AĞUSTOS 2026

Robot süpürge seçerken yalnızca rakamlara bakmayın

Akıllı ev teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte robot süpürgeler artık yalnızca belirlenen rotada hareket eden cihazlar değil; yaşam alanını algılayabilen, farklı zeminlere uyum sağlayabilen ve bakım süreçlerini otomatikleştirebilen akıllı yardımcılar haline geldi

20.08.2026 15:40:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Robot süpürge seçerken yalnızca rakamlara bakmayın
Robot süpürge seçerken yalnızca rakamlara bakmayın
Akıllı ev teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte robot süpürgeler artık yalnızca belirlenen rotada hareket eden cihazlar değil; yaşam alanını algılayabilen, farklı zeminlere uyum sağlayabilen ve bakım süreçlerini otomatikleştirebilen akıllı yardımcılar haline geldi. Ancak artan özellikler seçim sürecini de daha karmaşık hale getiriyor. Uzmanlara göre doğru modeli seçerken yalnızca teknik rakamlara değil, günlük kullanım alışkanlıklarına uygunluğa da dikkat etmek gerekiyor.

Emiş gücü tek başına yeterli değil 
Robot süpürgelerde Pa ile ifade edilen emiş gücü önemli bir kriter olsa da temizlik performansını belirleyen tek unsur değil. Fırça yapısı, zeminle temas, hareket kabiliyeti ve oluşturulan temizlik rotası da günlük kullanımda büyük fark yaratıyor.

Navigasyon sistemi kritik rol oynuyor 
Robotun ev içinde nasıl hareket ettiğini belirleyen navigasyon sistemi, mobilyaların çevresinde dolaşmayı, kabloları algılamayı ve dar alanlarda etkili temizlik yapmayı sağlıyor. Gövde yüksekliği ve engel tanıma kabiliyeti özellikle küçük alanlarda önemli bir avantaj sunuyor.

Paspaslama teknolojileri farklı ihtiyaçlara yanıt veriyor 
Döner paspaslar, titreşimli sistemler veya silindir paspas teknolojileri farklı kullanım alışkanlıklarına uygun çözümler sunuyor. Sert zeminlerde düzenli ıslak temizlik ön plandayken, yoğun lekelerin bulunduğu evlerde daha güçlü sistemler tercih edilebiliyor.

Saç ve evcil hayvan tüyleri için özel fırça sistemleri 
Uzun saçlar ve evcil hayvan tüyleri bakım ihtiyacını artırıyor. Dolanma önleyici fırça sistemleri bu sorunu azaltarak günlük kullanımda pratiklik sağlıyor.

İstasyon özellikleri günlük kullanımda fark yaratıyor 
Yeni nesil robot süpürgelerde istasyon yalnızca şarj alanı değil; otomatik toz boşaltma, paspas yıkama, kurutma ve temiz su doldurma gibi bakım süreçlerini de üstlenebiliyor. Bu özellikler, kullanıcıların manuel müdahalesini azaltarak cihazı daha işlevsel hale getiriyor.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

20.08.2026 14:42:00
Haber Merkezi
 
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı.
Davete 5 siyasi parti genel başkanının katılacağını ifade eden Önder, bu toplantının 'ittifak anlaşması' olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır ama henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyoruz" dedi. Önder şunları söyledi;
"Önümüzdeki cumartesi günü Ankara'da beş siyasi parti genel başkanı bir yemekte bir araya gelecek. Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'ın daveti ve organizasyonuyla yapılan bu yemeğe Sayın Genel Başkanımız Hüseyin Baş Bey de katılacak. Bu toplantının yapılacak olmasının kamuoyuna yansıması üzerine kamuoyunda bu 5 partinin ittifak konusunda anlaştığı, yemeğe katılmayan partilerin ittifaka katılmak istemediği gibi bir algı oluşturulduğunu ve bu yönde tartışmalar yürüdüğünü görmekteyiz.

"Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır"

Öncelikle şunu ifade edelim: Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır. Elbette ki Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır. Bu ittifakın belli ilkeler üzerinde oluşturulması gereklidir. Tabii ki de Cumhuriyet'in kurucu değerleri, üniter yapımızın muhafaza edilmesi, millî birlik ve beraberliğimizin korunması, bu ilkeler üzerinden bir ittifakın şekillenmesi Türkiye için yakıcı bir ihtiyaçtır. Henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış ve burada olmayanların da sanki buna tepki gösteriyor, buna uzak durmaya çalışıyor, ittifak yapmak istemiyor gibi bir algı oluşturulmasını biz doğru bulmuyoruz. Türkiye'nin ittifaka ihtiyacı var. Hem de çok daha geniş çaplı bir ittifaka, bütün millî duruş sahibi olan siyasi partilerin katılacağı bir ittifaka ihtiyacı var."

Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı

Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı. Uzmanlar, büyüklükleri 1.1 ile 2.8 arasında değişen sarsıntıların olası etkilerini ve fay hatlarındaki durumunu değerlendirerek kamuoyunda oluşan tedirginliğe açıklık getirdi

20.08.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı
Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı
Marmara Denizi'nde özellikle Adalar merkezli üst üste depremler kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Kandilli Rasathanesi verilerine göre, 20 Ağustos gecesinin ilk saatlerinden itibaren büyüklükleri 1.1 ile 2.8 arasında değişen çok sayıda mikrodeprem meydana geldi. Bölgedeki sismik hareketliliğin ardından deprem bilimciler hareketliliğin kaynağına ve olası etkilerine ilişkin açıklamalar yaptı.

AHMET ERCAN: EN ERKEN 2045 EN OLASI 2075
Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, hareketliliğin öncü sarsıntı olarak yorumlanmasının tedirginlik yarattığını ifade ederek şu paylaşımı yaptı: 
"Marmara Denizi'nde Büyük adanın güney batısında etkinleşen depremcilikler vardır. Bunlara bakarak kimilerinin İstanbul'daki deprem öncüsü diye yorum yapması halkımızı tedirgin etmiştir. Deprem kestiririmleri yalnızca depremcik konumlarına ve sayılarına bakarak yapılmaz. Kabaca 12 tane yerin fiziksel özelliğindeki değişime bakılır. Uzun erimli deprem kestirlerime göre kuzey Marmara'da iki tane deprem, 7 ile 10 km odak derinliğinde olacaktır. Doğu batı doğrultusundaki Kırılmanın yatay bileşeni 1,5 ile 2 metre, sağ atımlı, düşey bileşeni ise yaklaşık 1 metre olup batıya gittikçe artacaktır. 2,5 metreden daha yüksek süpürtü(tsunami) dalga yüksekliği cephesi beklenmemektedir. Deprem için en erken 2045, en olası 2075 yılları olsa da 2150 yılına kadar gecikme olasılığı da vardır. Esenlikler dilerim."

ŞENER ÜŞÜMEZSOY: YAŞLI VE ÖLÜ BİR FAY
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sarsıntıların ana fay üzerinde gerçekleşmediğini vurgulayarak, Adalar fayının büyük bir deprem üretme kapasitesi bulunmadığını dile getirdi. Üşümezsoy, bu yapının yaşlı ve ölü bir fay olduğunu, meydana gelen küçük sarsıntıların ise bölgede geçmişten bu yana biriken stresin olağan ve zararsız biçimde boşalmasından kaynaklandığını savundu.

OKAN TÜYSÜZ: HER BÜYÜK DEPREMDEN ÖNCE ÖNCÜ OLMAZ
Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz ise sarsıntıların fayın aktifliğini gösterdiğini belirterek, "Bir depremin ya da depremlerin öncü olduğu arkasından büyük deprem gelince anlaşılır. Adalar fayında olan mikrodepremler bu fayın aktif olduğunu işaret etmek dışında bir anlam taşımaz. Bekleyip göreceğiz Her büyük depremin arkasından artçı depremler olur ancak her büyük depremden önce öncü deprem olmaz." dedi.

OSMAN BEKTAŞ: ADALAR FAYI DERİNDE SÜRÜNÜYOR MU?
Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntıların derinlik boyutuna ve geçmiş depremlerle olan bağlantısına dikkat çekerek şunları kaydetti:

"ADALAR FAYI DERİNDE SÜRÜNÜYOR MU?
Son 1–2 günde Çınarcık Havzası'nın doğusundaki Adalar Fayı ve batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10–13 km derinlikte mikrodeprem aktivitesi dikkat çekiyor. Baştürk vd. (2016), 1963 M6.3 Çınarcık depremini ~12 km derinlikte Adalar Fayı ile ilişkili konumlandırmıştı. 10-13 km derinlikteki mikrodepremler (Bohnhoff,2013), Adalar Fayı'nın derin kesiminde creep (sürünme) olasılığını destekleyen önemli bir gözlem olabilir. 2025 M6.2 Silivri depremi sonrası oluşan stres değişimi de bu aktiviteyi tetiklemiş olabilir. İstanbul tarihsel olarak M 7 den büyük deprem değil, yıkım yaşamıştır. Yıkımda,zemin büyütmesi dikkate alınmamıştır. 1935,1963,2025 aletsel dönem depremkeri M6+ dır. Ana Marmara Fayının bir çok yerinde creep yaptığı artık ispatlanmıştır."

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı

20.08.2026 13:00:00
AA
 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın ilk 6 ayında 228 bin 434 kişi arttı. Nüfus, 1 Mayıs-1 Temmuz döneminde de 123 bin 904 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,01 (43 milyon 170 bin 975 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,99 (43 milyon 149 bin 627 kişi) olarak kaydedildi.

Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Güngen'in ifadesi ortaya çıktı

Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Erhan Deniz Güngen'in, Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'in bıçaklanmasının ardından yaptığı açıklamaya ilişkin şüpheli sıfatıyla verdiği ifade ortaya çıktı. Saldırının ardından, "Bazı kesimler bu saldırı yöntemiyle partimizin önünü kesmeye çalışmışlardır" açıklamasıyla kimi kastettiği sorusuna Güngen, "Bazı kesimler olarak bahsettiğim kişi CHP eski Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş'tir" cevabını verdi

20.08.2026 02:00:00
İHA
 
Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Güngen'in ifadesi ortaya çıktı
Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Güngen'in ifadesi ortaya çıktı
Güngen hakkında, saldırının ardından yaptığı açıklama nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlaması kapsamında işlem başlatıldı. 19 Ağustos 2026 tarihinde Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü'nde ifadesi alınan Güngen'e, saldırının faili Seydi Ahmet Keleş'in de Yeni Parti üyesi olduğu hatırlatılarak, açıklamasında kullandığı "bazı kesimler" ifadesinin kimi ifade ettiği soruldu. Güngen, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "Bu saldırı bütün partililerimize yapılan bir saldırıdır. Demokrasiyi hazmedemeyen, bu partinin büyümesini hazmedemeyen bazı kesimler maalesef bu saldırı yöntemiyle partimizin önünü kesmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullanmıştı.

Söz konusu açıklamayla saldırıyı Yeni Parti'nin büyümesini istemeyen siyasi çevrelere bağlayan Güngen'e, emniyette saldırgan ile mağdurun aynı partinin mensubu olduğu hatırlatıldı.

İfade tutanağında Güngen'in, "bazı kesimler" ifadesiyle CHP'nin eski Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş'i kastettiğini söylediği belirtildi. Güngen savunmasında, "Bazı kesimler olarak bahsettiğim kişi CHP eski Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş'tir" dedi.

Keleş'in Yeni Parti'de bulunmaması gerektiğini ifade ettiğini belirten Güngen, açıklamasının partinin kurumsal kimliğine ve Milletvekili Melih Meriç'e yönelik saldırının kabul edilemez olduğuna ilişkin olduğunu savundu.

Güngen, açıklamasında Keleş'in saldırıyı "makam ve mevki beklentisi" nedeniyle gerçekleştirdiğini anlatmak istediğini belirterek, basın ve medyanın sözlerini çarpıttığını ileri sürdü. Ancak emniyette kendisine Keleş'in Yeni Parti'de ilçe başkanlığı talebinin bulunup bulunmadığı sorulduğunda Güngen, "Bu konu ile ilgili herhangi bir bilgim yoktur" yanıtını verdi.

Güngen ayrıca Keleş'in kendisiyle herhangi bir görüşme talebinde bulunmadığını söyledi. Güngen'e, saldırgan Seydi Ahmet Keleş'in olay öncesinde Melih Meriç ile görüşüp görüşmediği de soruldu. Güngen, "Konuyla ilgili Melih Meriç ile şahsın görüşmesi olup olmadığı hakkında bilgim de yoktur" ifadelerini kullandı.

Keleş'in kendisinden herhangi bir görev veya talepte bulunmadığını belirten Güngen, Meriç'e de Keleş ile ilgili herhangi bir konu aktarmadığını söyledi. Güngen'in ifadesinde, Meriç ile Keleş arasında saldırı öncesinde herhangi bir husumet bulunup bulunmadığına ilişkin soruya verdiği yanıt da dikkat çekti. Güngen, "Olayın mağduru olan vekilimiz ile Seydi Ahmet Keleş isimli şahsın aralarında herhangi bir husumet olup olmadığı hakkında da bilgim yoktur" dedi.

Güngen, kendi ifadesine göre Keleş'in görev talebinden, Meriç ile görüşüp görüşmediğinden ve iki isim arasındaki olası husumetten haberdar olmadığını belirtti. Güngen, Seydi Ahmet Keleş'i şahsen tanımadığını da ifade etti. "Ben Seydi Ahmet Keleş ile hiçbir yerde bir araya gelmedim. Kendisini de tanımıyorum" diyen Güngen, Keleş'in Meriç'e yönelik daha önce herhangi bir hakaret, tehdit veya taşkın davranışına şahit olmadığını söyledi. Güngen, "Bu sebeple şahsın mağdura karşı herhangi bir eylemini görmedim veya duymadım" ifadelerini kullandı.

Hakkındaki suçlamayı kabul etmeyen Güngen, yaptığı açıklamanın iktidarı veya herhangi bir kesimi hedef almadığını savundu. Canlı yayınlarda Keleş'in "CHP eski Oğuzeli İlçe Başkanı" olduğunu özellikle dile getirdiğini belirten Güngen, saldırının Keleş'in makam ve mevki beklentisi nedeniyle gerçekleştirildiğini anlatmak istediğini söyledi.

Güngen emniyetteki ifadesinde, söz konusu makam ve mevki beklentisinin ayrıntıları konusunda "herhangi bir bilgim yoktur" demişti.

Öte yandan saldırgan Seydi Ahmet Keleş'in daha önceki ifadesinde halen Yeni Parti üyesi olduğunu ve CHP Oğuzeli İlçe Başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra Yeni Parti'ye geçtiğini söylediği öğrenilmişti.

Metropol cephaneliğe döndü

İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde polis ekiplerince bir iş yerine düzenlenen operasyonda 100 adet ruhsatsız silah ele geçirildi, olayla bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı

19.08.2026 22:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Metropol cephaneliğe döndü
Metropol cephaneliğe döndü
İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde polis ekiplerince bir iş yerine düzenlenen operasyonda 100 adet ruhsatsız silah ele geçirildi, olayla bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçuyla mücadele kapsamında Zeytinburnu Telsiz Mahallesinde silah atölyesi olduğu düşünülen bir iş yerine operasyon düzenlendi. Adreste yapılan aramalarda, 100 ruhsatsız tabanca, 100 tabanca şarjörü, 895 gram narkotik madde ve bir hassas terazi ele geçirildi. Olayla ilgili 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Şüpheliler hakkında tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ettiği öğrenildi.

Son 1 yılda bilanço katlandı



İstanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü verileri, kentte yasa dışı silahlanmaya karşı yürütülen mücadelenin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Son 1 yıl içerisindeki kararlı saha denetimleri ve nokta operasyonlarla ilgili öne çıkan başlıklar şunlar:

Önceki dönemlerde ortalama 12 bin seviyesinde olan yıllık ruhsatsız silah yakalama oranı, son bir yılda yürütülen sıkı denetimlerle 14 bin 200'ün üzerine çıktı.

Ruhsatsız silah taşıma, bulundurma ve ticaretini yapma suçlarından adli işlem gören ve tutuklanarak cezaevine gönderilen şüpheli sayısında yüzde 100'ün üzerinde bir artış kaydedildi.

İstanbul genelinde iş yeri kurşunlama, haraç toplama, yağma ve kasten yaralama suçlarına karışan organize suç şebekelerine yönelik son bir yılda 1600'den fazla operasyon yapıldı.

Silah ticaretinin arkasında ne var?



Güvenlik uzmanları ve adli birimlerin hazırladığı raporlara göre, İstanbul'da ruhsatsız silah sirkülasyonunun ve ele geçirilen silah sayısındaki artışın temel nedenleri şu şekilde sıralanıyor:

Sokak suç örgütlerinin ve yeni türeyen çetelerin, kendi aralarındaki çatışmalarda ve iş yeri kurşunlama gibi eylemlerde kullanmak üzere yasa dışı atölyelerde üretilen veya kaçak yollarla getirilen silahlara talebi artırması.

Yasa dışı silah ticaretinin, uyuşturucu ticaretiyle doğrudan bağlantılı olması. Suç şebekelerinin uyuşturucu nakliyatını ve bölgelerini korumak amacıyla aynı ağlar üzerinden silah tedariki sağlaması.

Kırsal bölgelerde ya da merdiven altı imalathanelerde üretilen kurusıkıdan bozma veya parçalı üretim tabancaların, illegal lojistik kanallarla İstanbul gibi metropollere taşınarak piyasaya sürülmek istenmesi.

İstanbul Emniyeti, huzur ve güvenliği tehdit eden illegal silahlanmaya karşı 39 ilçede denetimlerin, şok yol uygulamalarının ve organize suç örgütlerine yönelik operasyonların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı.

Vekili bıçaklayan saldırgan tutuklandı

Gaziantep'te YENİ Parti Milletvekili Melih Meriç'i sokak ortasında bıçaklayan eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş ve suç delillerini gizleyen oğlu Hakan Keleş çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Adliyeye sevk edilirken "Çok pişmanım" diyen zanlı Keleş'in emniyetteki ifadesinde, olayın arkasında "ilçe başkanlığı sözü" krizi ve telefondaki küfürleşmelerin yattığını söylediği öğrenildi

19.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Vekili bıçaklayan saldırgan tutuklandı
Vekili bıçaklayan saldırgan tutuklandı
Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde dün gerçekleşen ve Türkiye gündemine oturan menfur saldırının ardından adli süreç hızla tamamlandı. YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i karnından bıçaklayarak ağır yaralayan Seydi Ahmet Keleş ile kendisine yardım eden oğlu Hakan Keleş, sevk edildikleri nöbetçi 1. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Konum at geliyorum dedi, meyve bıçağıyla indim"

Saldırgan Seydi Ahmet Keleş'in emniyet ve savcılıkta verdiği ifadesinde, Milletvekili Melih Meriç ile geçmişe dayanan bir dostlukları olduğunu ancak parti içi atamalar nedeniyle aralarının açıldığını iddia etti. Keleş ifadesinde olay anını şöyle anlattı:

"Olaydan 15-20 dakika önce Melih Meriç beni aradı. Bana telefonda ağır küfürler ederek 'Sen benim arkamdan ne konuşuyorsun şerefsiz, konum at lan geliyorum' dedi. Ben de konum attım. 5-6 dakika sonra kapının önüne geldi ve aşağı inmemi söyledi. Kendisinin silahı olabileceğini düşünerek panik yaptım ve evden sarı saplı bir meyve bıçağı alarak aşağı indim."



"Öldürme kastım yoktu, kendimi korudum"

Aşağıya indiğinde aralarında başlayan sözlü tartışmanın fiziki arbedeye dönüştüğünü öne süren Keleş, kendisini savunmaya çalıştığını iddia etti:

"Aracın yanında tartışırken bana yumruk attı ve elini beline doğru götürdü. Ben de elinde silah olabileceğini düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle elimdeki bıçağı savurdum. Gömleğindeki kanı görünce yaralandığını anladım ve çevreye 'ambulans çağırın' diye bağırdım. Öldürme kastım kesinlikle yoktu, öyle bir niyetim olsa durum farklı olurdu. Yaşadığına çok seviniyorum, çok pişmanım."

Krizin perde arkasında "ilçe başkanlığı" vaadi mi var?

Saldırının siyasi arka planına dair detaylar da zanlının ifadesiyle netleşti. Kısa süre önce Özgür Özel'in liderliğindeki siyasi harekete destek vermek üzere CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye geçtiğini belirten Keleş, Melih Meriç'in kendisine Oğuzeli İlçe Başkanlığı sözü verdiğini savundu. Keleş, "Bana 'Sen seçilmiş birisin, YENİ Parti'ye gel, atamanı ben yaptıracağım' demişti. Ancak daha sonra başka birinin atanacağını öğrendim. Kendisini aradığımda beni oyaladı, ardından İl Başkanı ile tartıştık ve husumet büyüdü" şeklinde konuştu.



Adliye girişinde gazetecilere konuştu

Yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen Seydi Ahmet Keleş, basın mensuplarının soruları üzerine kameralara dönerek, "Çok pişmanım, vekil benim arkadaşım. Beni çok tahrik etti. Bilerek yapmadım, yaşadığına çok seviniyorum" ifadelerini kullandı.

Vali Çeber: "Yoğun baskı sonucu teslim oldu"

Gaziantep Valisi Kemal Çeber yaptığı açıklamada, olayın ardından güvenlik güçlerinin çok hızlı hareket ettiğini belirtti. Vali Çeber, "Emniyet müdürümüzün koordinasyonunda ekiplerimiz kaçış güzergahında ve tarlalık alanda o kadar yoğun bir teknik ve fiziki baskı uyguladı ki, zanlı yakalanacağından kesin olarak emin olduktan sonra gelip teslim olmak zorunda kaldı" dedi. Olayla ilgili olarak suç delillerini gizleyen oğlu Hakan Keleş'in yanı sıra kaçtığı araçların şoförleri ve olay yerindeki bir güvenlik görevlisi dahil toplam 5 kişinin gözaltına alındığı, mahkemeye çıkarılan baba ve oğulun tutuklandığı bildirildi.

Milletvekili Meriç'in sağlık durumu iyiye gidiyor

Saldırı esnasında koruma polisine özel işleri olduğunu söyleyerek izin verdiği ve yalnız olduğu öğrenilen Melih Meriç, aldığı bıçak darbesiyle bağırsaklarından yaralanmıştı. Gaziantep Şehir Hastanesi'nde başarılı bir operasyon geçiren Meriç'in hayati tehlikeyi atlattığı, yoğun bakımdaki tedbiri uyutulma sürecinin ardından bugün uyandırılmaya başlandığı ve genel durumunun iyiye gittiği öğrenildi.

Saldırı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere tüm siyasi partiler ve bakanlar tarafından sert dille lanetlenmişti.

Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı

Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada feth-i kabir kararı uygulandı. Soruşturma kapsamında Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri açılan Denizolgun'un naaşından alınan örnekler, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü

19.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı
Eski Bakan Denizolgun’un mezarı açıldı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/8086 sırasına kayıtlı soruşturma dosyası kapsamında, sabah saatlerinde Karacaahmet Mezarlığı'nda hareketli dakikalar yaşandı. Polis ekipleri, feth-i kabir (mezar açma) işlemi öncesinde mezarlığın etrafını demir bariyerlerle kapatarak geniş güvenlik önlemleri aldı.

Başsavcıvekili, soruşturma savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) uzmanları ve olay yeri inceleme ekiplerinin nezaretinde açılan mezardan yaklaşık 4 saat süren titiz bir çalışmayla ceset parçaları ve DNA örnekleri alındı. Toplanan deliller, ölümün arkasındaki sır perdesini aralamak üzere adli tıp nakil aracıyla laboratuvar incelemesine gönderildi.

Yeğenlerin suç duyurusu ve Alihan Kuriş'in tutuklanması

Adli süreci başlatan temel etken Denizolgun'un yeğenlerinin "şüpheli ölüm" iddiasıyla yaptığı suç duyuruları oldu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan başvurular üzerine ölümün ve dönemin otopsi işlemlerinin mercek altına alınması amacıyla adli inceleme talebinde bulunmuştu.

Bu hamle, cemaatin mevcut lideri olan ve çıkar amaçlı suç örgütü kurma, nitelikli dolandırıcılık ile kara para aklama suçlamalarıyla 16 Ağustos'ta tutuklanan Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen ana soruşturma ile eş zamanlı olarak yürütülüyor. Yapılan incelemelerde, Kuriş'in 2016'da yapının başına geçmesinin ardından devasa para ve mal varlığı hareketlerinin yaşandığı saptanmıştı.

Raporu veren doktorlar "FETÖ" üyesi çıktı

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki evinde ölü bulunmuş ve kayıtlara "beyin kanaması/kalp krizi sonucu normal ölüm" olarak geçirilmişti. Dosyanın 10 yıl sonra yeniden açılmasında dikkat çeken en çarpıcı detay ise, o dönem "doğal ölüm" raporunu düzenleyen Adli Tıp heyetindeki bazı doktorların daha sonra FETÖ üyeliği gerekçesiyle ceza almış olması.

İddialara göre Denizolgun, hayatının son döneminde örgüt içindeki finansal sistemde FETÖ bağlantılı isimleri tespit etmiş ve bir toplantıda "Bana ihanet ettiniz, sizinle değilim" diyerek rest çekmişti. Denizolgun'un vefatının hemen ardından, henüz cenazesi bile kaldırılmadan Alihan Kuriş'in hızla yeni lider ilan edilmesi de şüpheleri artıran diğer bir unsur olarak dosyada yer alıyor.

Bakanlık da yakından takip ediyor

Süreç, faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon görevi yürüten Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından da milimetrik olarak izleniyor. Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor, Denizolgun'un dış bir müdahaleyle zehirlenip zehirlenmediğini ya da ölümüne kastedecek bir müdahale olup olmadığını kesinleştirecek.

Köklü soybağı ve Alihan Kuriş'in tutuklanması

Adli süreci başlatan temel etken, Denizolgun'un yeğenlerinin "şüpheli ölüm" iddiasıyla yaptığı suç duyuruları oldu. Hayatını kaybeden Arif Ahmet Denizolgun, cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın doğrudan torunuydu. Soruşturma, Tunahan'ın bir diğer torununun oğlu olan ve çıkar amaçlı suç örgütü kurma, nitelikli dolandırıcılık ile kara para aklama suçlamalarıyla 16 Ağustos'ta tutuklanan mevcut lider Alihan Kuriş'e yönelik ana soruşturma ile birleştirildi.

Elektrikli araçlarda koku ve sese dikkat!

Elektrikli araçların hızla yaygınlaşmasıyla birlikte batarya güvenliği de giderek daha fazla gündeme geliyor

19.08.2026 12:48:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Elektrikli araçlarda koku ve sese dikkat!
Elektrikli araçlarda koku ve sese dikkat!
Elektrikli araçların hızla yaygınlaşmasıyla birlikte batarya güvenliği de giderek daha fazla gündeme geliyor. Uzmanlara göre yangın riski yalnızca kaza anıyla sınırlı değil; batarya paketinin ezilmesi, delinmesi veya hücrelerin zarar görmesi gibi durumlar da tehlikeye yol açabiliyor. Olağandışı koku, duman, tıslama ya da fokurdama sesleri sürücüler için önemli uyarılar olarak görülmeli.

Lityum iyon bataryalarda kritik süreçler 
Elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalar yüksek miktarda enerjiyi küçük bir hacimde depolayabiliyor. Bu özellik tek başına yangın nedeni olmasa da, bataryanın normal çalışma koşullarının dışına çıkması "termal kaçak" adı verilen süreci tetikleyebiliyor. Bu süreç kontrol edilemeyen ısınmaya, gaz çıkışına ve yangına dönüşebiliyor.

Kaza ve mekanik darbe riski artırıyor 
Batarya paketinin ezilmesi veya delinmesi iç kısa devreye yol açabiliyor. Elektriksel arızalar, aşırı akım ya da kontrol sistemlerindeki sorunlar da bataryayı normal sınırların dışına çıkarabiliyor. Üretim ve tasarım kusurları ise kullanım sırasında ortaya çıkana kadar fark edilmeyebiliyor.

Şarj güvenliği kritik önemde 
Hızlı şarj tek başına yangın nedeni değil. Ancak uygunsuz ekipman, arızalı sistem veya hasarlı batarya bu süreci tehlikeli hale getirebilir. Evde şarj altyapısının aracın gerektirdiği kapasiteye uygun olması ve hasarlı kabloların kesinlikle kullanılmaması gerekiyor. Şarj sırasında olağandışı koku, duman veya kıvılcım görülürse işlem sonlandırılmalı ve profesyonel yardım alınmalı.

Kaza sonrası gecikmiş yangın ihtimali 
Elektrikli araç kazadan hemen sonra yanmayabilir. Ancak bu durum bataryanın güvenli olduğu anlamına gelmez. Hasarlı batarya hücrelerinde sıcaklık ve basınç kontrolsüz şekilde yükselerek yangına veya yeniden tutuşmaya yol açabilir. Bu nedenle ciddi kazalarda araçların güvenli mesafede muhafaza edilmesi öneriliyor.

Sürücünün görevi can güvenliğini sağlamak 
Elektrikli araç yangınları klasik araç yangınlarından farklıdır. Yüksek voltaj, toksik gazlar ve yeniden tutuşma riski sürücüler için ek tehlikeler oluşturur. Küçük yangın söndürücüler her durumda yeterli olmayabilir. Bu nedenle sürücünün önceliği yangını söndürmek değil, güvenli şekilde uzaklaşmak olmalı. Müdahale ise eğitimli ekipler tarafından yapılmalıdır.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi

19.08.2026 12:28:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelge yayımladı. Genelgede öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildiği, dışarıdan sınavlara izin verilmeyeceği ve velilerin randevusuz okula giremeyeceği belirtildi
Millî Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı resmî ve özel okul ve kurumlarda eğitim ile öğretim faaliyetlerinin uygulanmasına ilişkin "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" konulu genelge, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanarak 81 ile gönderildi.

Genelgeye göre; Meclis'te kabul edilen Çerçeve Yasa'nın ardından yasalaşan süreç, Bakanlığın hedeflerinden biri olacak. Genelgede, "1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun genel amaçları başta olmak üzere Türk Millî Eğitiminin temel ilkeleri çerçevesinde ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak evlatların hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, millî birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri mutlak surette sağlanacak. Bu amaç doğrultusunda 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının ilk haftası ve yıl boyunca Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler planlanacak ve gerçekleştirilecek" ifadeleri kullanıldı.


Velilere randevu şartı
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının ardından çok tartışılan okullarda güvenlik konusu da genelgede yer aldı.

Buna göre; il ve ilçe yürütme kurulları eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları, okul ve çevresine yönelik olası riskleri gözden geçirecek ve planlamalar yapacak. Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları ivedilikle tamamlanacak.

Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikâyetler değerlendirilerek önlem alınacak. Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm hâlinde koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek.

Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi"üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek. Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak.

Öğretmenlere önlük zorunluluğu
Öğretmenlere önlük zorunluluğunun da getirildiği genelgede, şu ifadeler yer aldı:

"Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek. Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, millî eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek."

Bakanlık sınavları dışında sınav uygulanamayacak
Genelgede MEB tarafından hazırlananlar dışında sınav niteliğinde uygulamalara izin verilmeyeceği de duyuruldu. Genelgede şöyle denildi:

"Tüm eğitim kademelerinde Bakanlıkça belirlenen ortak sınav uygulamaları ile Bakanlık tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme araçları dışında il, ilçe, okul veya sınıf genelinde öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralamaya tabi tutan ya da velilere ilave mali yük getiren deneme sınavı, hazır bulunuşluk uygulaması, tarama sınavı ve benzeri sınavların okullarda uygulanmasına veya öğrencilere satın aldırılmasına izin verilmeyecek."

Öğrenci kayıtlarının e-Okul üzerinden otomatik olarak gerçekleştirildiği hatırlatılan genelgede, velilerden kayıt parası veya başka bir ad altında zorunlu ücret talep edilmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. Kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacağı belirtilirken, kayıt sırasında ücret talep edildiğine ilişkin şikâyetlerin takip edilerek gerekli işlemlerin yapılacağı bildirildi.

Sınıflarda cep telefonu yasağı
Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamanın yeni eğitim öğretim yılında da devam edeceği bildirildi. Öğretmenlerin de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacağı belirtildi. Genelgede, öğrencilerin dijital bağımlılığa karşı farkındalıklarının artırılması ve dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmalarına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilmesi istendi. "Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" kapsamında hazırlanan eğitim içeriklerinden de yararlanılacağı kaydedildi.

"Maarifin kalbinde oyun" teması
2026-2027 eğitim öğretim yılında "Maarifin Kalbinde Oyun" temasının esas alınacağı açıklandı. Yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinlikleri ile geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verileceği belirtildi. Okul-aile iş birliğinin güçlendirileceği, "Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmalarının da Bakanlık tarafından hazırlanan kılavuz ve etkinlik kitapları doğrultusunda yürütüleceği bildirildi.

Genelgeye göre, ortaokul öğrencileri için "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu", ortaöğretim öğrencileri için ise "Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" adlı materyaller ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte öğrencilere ulaştırılacak. Okul dışı öğrenme ortamlarının da eğitim süreçlerine daha etkin şekilde dahil edileceği ve Bakanlığın "Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformu"ndaki içeriklerden yararlanılacağı belirtildi.

Mezuniyet etkinliklerinde pedagojik ve etik ilkeler gözetilecek
Okullarda yapılacak tören, kutlama, anma günü ve mezuniyet etkinliklerinde kullanılacak materyallerin ilgili kurulun onayıyla belirleneceği bildirildi. Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere uyulması istenirken, mezuniyet etkinliklerinin velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Velilere maddi yük oluşturacak uygulamalardan kaçınılacağı, öğrencilerin belirli markalara veya yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacağı belirtildi. Ayrıca okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına izin verilmeyeceği kaydedildi.

Mesleki eğitim ve staj
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında işletmelerde gerçekleştirilen mesleki eğitim ve staj süreçlerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulanacağı belirtildi. Mesleki eğitim ve staj süreçlerinin takibi amacıyla "İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)" mobil uygulamasının tüm paydaşlarca aktif ve zorunlu olarak kullanılacağı bildirildi.

Öğrencilerin doğru ve güvenilir bilgiye erişmesi, medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan "Haberimiz Olsun" dijital platformundaki video, sesli ve yazılı içeriklerden eğitim ortamlarında yararlanılacağı belirtildi. İçeriklerin ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek eğitim süreçlerine dahil edileceği, okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen doğru bilgiye dayalı bir medya kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacağı kaydedildi.

Genelgede ayrıca, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okullarda "destek eğitim odaları" açılacağı, öğrencilerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları dikkate alınarak eğitim süreçlerine etkin katılımlarının sağlanacağı belirtildi. Bakanlık, öğretmenlerin mesleki itibarlarının korunması ve güçlendirilmesinin de yeni eğitim öğretim yılında sürdürüleceğini bildirdi.

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, 20 gün içinde toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, partinin dayanışma kampanyasında 20 gün içinde 144 bin 916 bağışçı ile yeni kayıt olan üyelerden toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı

19.08.2026 12:06:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, 20 gün içinde  toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı
 YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, 20 gün içinde  toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, partinin dayanışma kampanyasında 20 gün içinde 144 bin 916 bağışçı ile yeni kayıt olan üyelerden toplam 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat geliri elde edildiğini açıkladı.

Ceylan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Türkiye değişim istiyor. Milletimiz Yeni Parti'yle yeni bir yol açıyor. Milletin dayanışma çağrısı büyüyor. YENİ Parti'nin dayanışma kampanyasında 20 gün içinde 144.916 bağışçı ile yeni kayıt olan üyelerimizden toplam bağış ve aidat geliri olarak 411.921.755 TL toplanmıştır. Bu bağışlar; adalet arayanların, refah içinde yaşayacakları bir Türkiye isteyenlerin, ortak iradesidir. Her bağış, 'Ben de varım' diyen vatandaşlarımızın sesi Türkiye'nin yarınlarına duyulan güvenin açık göstergesidir. Bu büyük yürüyüş kurtuluşa sevdalı bir milletin yürüyüşüdür. YENİ PARTİ Türkiye'de değişime inanan milyonların partisidir. Büyük yürüyüşümüze katkı sunan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz. Türkiye'nin yarınını birlikte kuracağız. Milletin partisi YENİ Parti'nin yolu açık olsun."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.