Başbakan R. T. Erdoğan, takatı kesik vaziyette Washington’a uçuyor.
Mafya babalarının veya tefecilerin kapısında soluğu almaktan başka yolu kalmayan bir müflis tüccar edasıyla ABD Başkanı B. Obama’nın yanına varıyor.
Sağır sultanların bile duyduğu vaziyet…
Erdoğan’ın şu vaziyetini sağır sultanların bile duydu; Obama yönetimi duymaz mı:
AKP’yi iktidara taşıyan lobiler desteklerini çektiler.
F tipi Pensilvanya ekibi karşı atağa geçti. Erdoğan’ı yüksek sesle dövmeye başladı.
Öyle ki, Başbakan, kendisine yöneltilen, Fetullah Gülen’le görüşecek misiniz, sualine; gökten ne yağdı ki, yer kabul etmedi, şeklinde ironik ve dramatik bir halet-i ruhiye ile karşılık verdi.
Üç dönemden beri kendi namına umduğunu bulamayan AKP tabanı eriyor. Rantçılar, beslemeler ve yakın yandaşlar dışında AKP’yi savunan yok denecek kadar az… AKP, Özal sonrası ANAP’ın haini andıran bir küçülme ve marjinalleşme sürecine girdi.
Pensilvanya ekibi, Abdurrahman çelebilik taslıyor
Amerika ile 24 saat içiçe olan Pensilvanya grubu ile Beyazsaray ziyaretlerini ancak randevularla kotarabilen Erdoğan ekibi arasında “hizmet makası” açıldı.
24 Mayıs 2003’te Gül-Powel arasında yapıldığı basına yansıyan mutabakatta kaydedilen “Türkiye’nin federatif yapılanmasının tamamlanması” eksenindeki AKP-PKK sürecinden istenen neticeyi alamamış, Suriye oyununda hesabı tutturamamış, Amerika’nın bölgedeki işgalci kimliğini setredememiş ve halka hazmettirememiş, yanısıra gün geçtikçe eriyen bir AKP var ortada.
Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman çelebi derler.
Pensilvanya ekibi, Amerika nezdinde çelebi kesilmiş!
Erdoğan ile Pensilvanya ekibi arasında Amerika nezdinde çelebilik ve hizmet rekabeti yaşanıyor.
Erdoğan ve AKP hükümetinin bu psiko-politik vaziyetini keşfetmiş olan ABD yönetimi, Suriye ateşini AKP ile tutmak, maşa kullanmak istiyor. Amerika artık BOP bölgesinde hem kendi elini yakmak istemiyor, hem de hedeflediği menfaat ve plandan vazgeçmiyor.
Obama’nın derdi Rusya
Amerika, Suriye hesabını bozanın Rusya olduğunu çok iyi biliyor. Çünkü Rusya, Moskova’da geçen hafta ağırladığı ABD Dışişleri Bakanı Keryy’e Suriye konusundaki kararlılığını iliklerine kadar kadar yaşatıyor, kendi tezlerini kabul ettiriyor.
Nitekim Erdoğan ile yapılan görüşmenin Rusya tarafından farklı algılanmasına meydan vermemek üzere Obama, “Esad’ın nasıl gideceğine dair sihirli bir formülümüz yok. Esad ne kadar erken giderse o kadar iyi. Ancak Rusya ve Çin’in Suriye konusunda işin içinde olması son derece önemli… Tüm taraflar bir araya geleceğiz” demek durumunda kalıyor.
Obama’nın temkinli tavrına mukabil, İsrail’in safında ve karakterinde bir politik duruşla Erdoğan’ın Suriye ateşinin içine balıklama atlama iştiyak ve insiyakı dikkat çekiyor.
Savaş safında sadece Erdoğan ve İsrail kaldı
Rusya, Çin ve Erdoğan’ın görüştüğü Obama yönetimi başta olmak üzere tüm dünya, Suriye’deki kanlı oyunun savaşla sürdürülemeyeceğini görüp ilan etmelerine rağmen; bir tek İsrail ve Erdoğan ekibi, “ne pahasına olursa olsun savaş” diyor.
Erdoğan ve hükümeti çok ağır bir politik travma yaşıyor.
Erdoğan, F tipi Pensilvanya ekibinin çelebilik maharetinin önüne geçmek için, “Suriye savaşı”yla yeniden Washington’dan rol kapmak telaşı yaşıyor.
İşin en ilginç yanı, Erdoğan’a karşı çelebilik taslayan Pensilvan’ya ekibi ve medyası, AKP’yi Suriye ateşine kışkışlayarak bizzat Erdoğan’ı bu ateşin ortasında yakıp yok etmek istiyor.
Erdoğan “aslan”ın önüne ben atlarım diyor
Rusya, isyan ve kargaşa Moskova sokaklarına taşsa bile, Esad’ı kimseye teslim etmem, Suriye konusunda aslan benim diyor.
2005’ten bu tarafa kısmen uyguladığı ve geçen 27 Şubat’ta tamamını uygulayacağını ilan ettiği Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli Ekonomi Modeli ile güçlenmiş Rusya’nın Suriye konusunda “aslan” olduğunu Obama bile idrak etmişken; Washington’da ise Erdoğan, “Olsun, aslanın önüne ben atlarım” diyor. İslamcı Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye karşı “savaş” tavrı ne ise, Obama’nın huzurunda İsrail gibi bir “savaşçı” duruşu sergiliyor.
Bu kronik ve kilitlenmiş savaş psikolojisi, Türkiye’nin ve İslam coğrafyasının geleceği adına çok vahimdir.
Bu psiko-politik vaziyet, Türkiye’de iktidar olmayı sürdürür ve bölge politikaları yürütülürse, hiç kimsenin şüphesi olmasın, Neron’a bile rahmet okutur.
Anlamayana Rusya’dan füzeyle cevap
Ancak Rusya, Suriye başta olmak üzere artık bölgede pabucun o kadar ucuz olmadığını bir kez daha gösteriyor. Aymazlara füzeyle cevap veriyor. Obama-Erdoğan görüşmesinin yapıldığı saatlerde, yelesini tekrar dalgalandırıyor.
Obama, Rusya’nın dalgalanan yelesini görüyor. Erdoğan’ın psiko-politik hali ise yine gözünü perdeliyor.
New York Times üzerinden Amerikalı yetkililer, Rusya’nın Suriye’ye güçlü gemi-savar seyir füzeleri gönderdiğini açıklıyor. Detayları manşet haberimizden okursunuz!
Erdoğan, kronik psiko-politik vaziyeti sebebiyle olan-bitenleri algılayamıyor, görmüyor. Bu vaziyet, Türkiye’yi ateşin ortasına gömmeye sürüklüyor.
Savaş isteyen bunlara destek versin…
Aksi halde vazife Türk milletine düşüyor. AKP, Erdoğan ve çelebi taslağı Pensilvanya ekibi, Türkiye’yi ateşin ortasına gömmeden önce; Türk milleti, AKP hükümetini ve sair Amerikancı siyaseti sandığa gömmelidir. Yerli, milli ve projeli yepyeni bir siyaseti iktidara taşımalıdır. O da sadece BTP’dir.
Gerisi dünyada da ateş, ahirette de ateştir.
Mafya babalarının veya tefecilerin kapısında soluğu almaktan başka yolu kalmayan bir müflis tüccar edasıyla ABD Başkanı B. Obama’nın yanına varıyor.
Sağır sultanların bile duyduğu vaziyet…
Erdoğan’ın şu vaziyetini sağır sultanların bile duydu; Obama yönetimi duymaz mı:
AKP’yi iktidara taşıyan lobiler desteklerini çektiler.
F tipi Pensilvanya ekibi karşı atağa geçti. Erdoğan’ı yüksek sesle dövmeye başladı.
Öyle ki, Başbakan, kendisine yöneltilen, Fetullah Gülen’le görüşecek misiniz, sualine; gökten ne yağdı ki, yer kabul etmedi, şeklinde ironik ve dramatik bir halet-i ruhiye ile karşılık verdi.
Üç dönemden beri kendi namına umduğunu bulamayan AKP tabanı eriyor. Rantçılar, beslemeler ve yakın yandaşlar dışında AKP’yi savunan yok denecek kadar az… AKP, Özal sonrası ANAP’ın haini andıran bir küçülme ve marjinalleşme sürecine girdi.
Pensilvanya ekibi, Abdurrahman çelebilik taslıyor
Amerika ile 24 saat içiçe olan Pensilvanya grubu ile Beyazsaray ziyaretlerini ancak randevularla kotarabilen Erdoğan ekibi arasında “hizmet makası” açıldı.
24 Mayıs 2003’te Gül-Powel arasında yapıldığı basına yansıyan mutabakatta kaydedilen “Türkiye’nin federatif yapılanmasının tamamlanması” eksenindeki AKP-PKK sürecinden istenen neticeyi alamamış, Suriye oyununda hesabı tutturamamış, Amerika’nın bölgedeki işgalci kimliğini setredememiş ve halka hazmettirememiş, yanısıra gün geçtikçe eriyen bir AKP var ortada.
Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman çelebi derler.
Pensilvanya ekibi, Amerika nezdinde çelebi kesilmiş!
Erdoğan ile Pensilvanya ekibi arasında Amerika nezdinde çelebilik ve hizmet rekabeti yaşanıyor.
Erdoğan ve AKP hükümetinin bu psiko-politik vaziyetini keşfetmiş olan ABD yönetimi, Suriye ateşini AKP ile tutmak, maşa kullanmak istiyor. Amerika artık BOP bölgesinde hem kendi elini yakmak istemiyor, hem de hedeflediği menfaat ve plandan vazgeçmiyor.
Obama’nın derdi Rusya
Amerika, Suriye hesabını bozanın Rusya olduğunu çok iyi biliyor. Çünkü Rusya, Moskova’da geçen hafta ağırladığı ABD Dışişleri Bakanı Keryy’e Suriye konusundaki kararlılığını iliklerine kadar kadar yaşatıyor, kendi tezlerini kabul ettiriyor.
Nitekim Erdoğan ile yapılan görüşmenin Rusya tarafından farklı algılanmasına meydan vermemek üzere Obama, “Esad’ın nasıl gideceğine dair sihirli bir formülümüz yok. Esad ne kadar erken giderse o kadar iyi. Ancak Rusya ve Çin’in Suriye konusunda işin içinde olması son derece önemli… Tüm taraflar bir araya geleceğiz” demek durumunda kalıyor.
Obama’nın temkinli tavrına mukabil, İsrail’in safında ve karakterinde bir politik duruşla Erdoğan’ın Suriye ateşinin içine balıklama atlama iştiyak ve insiyakı dikkat çekiyor.
Savaş safında sadece Erdoğan ve İsrail kaldı
Rusya, Çin ve Erdoğan’ın görüştüğü Obama yönetimi başta olmak üzere tüm dünya, Suriye’deki kanlı oyunun savaşla sürdürülemeyeceğini görüp ilan etmelerine rağmen; bir tek İsrail ve Erdoğan ekibi, “ne pahasına olursa olsun savaş” diyor.
Erdoğan ve hükümeti çok ağır bir politik travma yaşıyor.
Erdoğan, F tipi Pensilvanya ekibinin çelebilik maharetinin önüne geçmek için, “Suriye savaşı”yla yeniden Washington’dan rol kapmak telaşı yaşıyor.
İşin en ilginç yanı, Erdoğan’a karşı çelebilik taslayan Pensilvan’ya ekibi ve medyası, AKP’yi Suriye ateşine kışkışlayarak bizzat Erdoğan’ı bu ateşin ortasında yakıp yok etmek istiyor.
Erdoğan “aslan”ın önüne ben atlarım diyor
Rusya, isyan ve kargaşa Moskova sokaklarına taşsa bile, Esad’ı kimseye teslim etmem, Suriye konusunda aslan benim diyor.
2005’ten bu tarafa kısmen uyguladığı ve geçen 27 Şubat’ta tamamını uygulayacağını ilan ettiği Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli Ekonomi Modeli ile güçlenmiş Rusya’nın Suriye konusunda “aslan” olduğunu Obama bile idrak etmişken; Washington’da ise Erdoğan, “Olsun, aslanın önüne ben atlarım” diyor. İslamcı Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye karşı “savaş” tavrı ne ise, Obama’nın huzurunda İsrail gibi bir “savaşçı” duruşu sergiliyor.
Bu kronik ve kilitlenmiş savaş psikolojisi, Türkiye’nin ve İslam coğrafyasının geleceği adına çok vahimdir.
Bu psiko-politik vaziyet, Türkiye’de iktidar olmayı sürdürür ve bölge politikaları yürütülürse, hiç kimsenin şüphesi olmasın, Neron’a bile rahmet okutur.
Anlamayana Rusya’dan füzeyle cevap
Ancak Rusya, Suriye başta olmak üzere artık bölgede pabucun o kadar ucuz olmadığını bir kez daha gösteriyor. Aymazlara füzeyle cevap veriyor. Obama-Erdoğan görüşmesinin yapıldığı saatlerde, yelesini tekrar dalgalandırıyor.
Obama, Rusya’nın dalgalanan yelesini görüyor. Erdoğan’ın psiko-politik hali ise yine gözünü perdeliyor.
New York Times üzerinden Amerikalı yetkililer, Rusya’nın Suriye’ye güçlü gemi-savar seyir füzeleri gönderdiğini açıklıyor. Detayları manşet haberimizden okursunuz!
Erdoğan, kronik psiko-politik vaziyeti sebebiyle olan-bitenleri algılayamıyor, görmüyor. Bu vaziyet, Türkiye’yi ateşin ortasına gömmeye sürüklüyor.
Savaş isteyen bunlara destek versin…
Aksi halde vazife Türk milletine düşüyor. AKP, Erdoğan ve çelebi taslağı Pensilvanya ekibi, Türkiye’yi ateşin ortasına gömmeden önce; Türk milleti, AKP hükümetini ve sair Amerikancı siyaseti sandığa gömmelidir. Yerli, milli ve projeli yepyeni bir siyaseti iktidara taşımalıdır. O da sadece BTP’dir.
Gerisi dünyada da ateş, ahirette de ateştir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019





























































































