logo
29 AĞUSTOS 2025


Sadece ‘inanıyorum’ demek yetmez

Günlük gazetelerin üçüncü sayfalarına ve televizyonların haber bültenlerimize baktığımızda gördüğümüz ürkütücü bir manzara var

24.08.2025 00:29:00
Haber Merkezi
Sadece ‘inanıyorum’ demek yetmez
Sadece ‘inanıyorum’ demek yetmez
Günlük gazetelerin üçüncü sayfalarına ve televizyonların haber bültenlerimize baktığımızda gördüğümüz ürkütücü bir manzara var. Bizim çocukluğumuzda, gençliğimizde görmediğimiz bir oranda artan cinayet, soygun, gasp, intihar cinnet haberleri...

Toplumda cinnet geçirme oranı hakikaten çok yükseldi. Tabii bu oranın yükselmesi, bir şeylerin çürüdüğünü veya gözden kaçtığını gösteriyor.

Hep beraber bunu teşhis edip, ne olabileceğini ortaya koyup tedavisine gitmekten başka milletimizin çıkar yolu yoktur. Bunu böyle bilelim.

Ama genel olarak denilecek söz, ciddi bir bunalımın eşiğinde olduğumuzu kabul etmemiz lazım.

Asırlar boyu İslam'a hizmet eden bir milletin evlatlarına yeni bir din bulma gayreti içerisine giren bazı mahfillerin, milletin bu hale gelmesinde payları çoktur.

'Himmete muhtaç olan dede/Âleme himmet ede'

İnsanların, dinlerini başka bir dine tebdil etme gibi bir olayın içerisine psikolojik olarak girmeleri bile çok ciddi bir sancıyı doğurur.

Bu bir de ilim adına topluma teklif ediliyor. Teklif edilen bâtıl dinin müntesipleri zaten her an bunalımla, bu cinnetle iç içe yaşıyor. Yani ne getirmiş ki toplumuna sana da onu taşıyacak.

Dinden asıl maksat nedir?

Tekrar başa dönersek; haberlere göre kişisel intiharlarda büyük bir artış söz konusu. Silahını kapan babanın çocuğunu, hanımını, kayınvalidesini öldürmesi söz konusu.

Cinnet geçiren insanların eniştesini, gelinini vs. öldürmesi söz konusu. Liseli, üniversiteli gençlerin telefonla birbirlerini arayarak, "Ben öldüm. Sen ne zaman öleceksin?" gibi sözler sarfetmeleri söz konusu.

Hâlbuki biz toplum olarak bu hallere alışık bir toplum değiliz. Bunları daha çok batıda görmeye alışmışız. O zaman bizdeki bu psikolojik ve sosyal bunalımların sebeplerini incelemek gerekir.

Evvelen şunu belirtelim ki; bütün bunalımların temelinde yatan bir manevi sebep vardır. Bu manevi sebebi bulup ortaya çıkarmak lazım.

İnanan insanların inancında dahi sıhhat derecesi sakat olduğu zaman onlarda da birtakım bunalımların zuhur ettiğini görüyoruz. O halde sadece "inandım" demek de kâfi gelmiyor. Neye, nasıl inandığı, niçin inandığı; bu da mühim.

Bizim her zaman ifade etmeye çalıştığımız bir husus var. Bu da Cenab-ı Hakk'ın nefha-i İlahisinden insan denilen varlığın vücut bulmasıdır.

O varlık yani o manevi cevher, sahibi olan Allah ile birliktelik kurmak ister, beraber olmak ister. Elbette o beraberliğin de halli, vücut bulması, din kulvarındaki ahkâm-ı İlahiyenin yaşanmasıyla mümkündür.

Zaten dinin geliş maksadı da budur. Bir mânâda, insanların geldiği Rabb'ına dolaylı yoldan dönüşlerinin nasıl mümkün olacağını anlatmasıdır. Dinin asıl maksadı budur. Yani Allah'a vâsıl olmaktır, vuslat etmektir, Allah ile beraber olmaktır, Allah ile dost olmaktır." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş, İcmal Dergisi Kasım 2014)

Ruh ile Allah arasındaki alışveriş


Evliya tabiri Kur'anî bir tabirdir, ifadedir. Allah'ın arkadaşı, dostu, demektir. Bunu bizzat Cenab-ı Hak, Kur'an'ında kendisi beyan ediyor. "Benim dostlarım, benim arkadaşlarım" buyuruyor.

Elbette ki dostluğun şartlarını koyan da Kendisidir. Yani "Bir insan O'nun dostu, arkadaşı nasıl olacak?" diye sorulduğu zaman, cevabı; O'nun dediklerini, O'nun emrettiklerini, bu konuda yanlış diye nehyettiklerini dikkate almasıyla olacaktır.

Yoksa bir kimse kendi kendine, "Ben Allah'ın iyi bir dostu olacağım. O'na has bir kul olacağım" demiş olsa fakat O'nun işaret ettiği, O'nun gösterdiği, O'nun emrettiği yolun dışında olsa, dost olamaz.

Eğer Allah (c.c.), kitap göndermemiş olsaydı, peygamber göndermemiş olsaydı, o zaman haklı olunabilirdi. "Zaten bize hiçbir işaret, bir alamet göndermedi. Binaenaleyh biz aklımızın kestiği gibi bu işi halledelim" deme hakkı doğa bilirdi.

Ama öyle değil. Cenab-ı Hak, insanlığı hiçbir zaman boşlukta bırakmamıştır. Hatta "Biz, peygamber göndermediğimiz kavme azap etmeyiz" buyurmuştur.

Kaldı ki okuduğumuz, bildiğimiz kadarıyla, hangi topluma gidersek gidelim, mutlaka bir peygamberin izine rastlanıyor. Kısaca, Cenab-ı Hak, yine O'nun gönderdiği peygamberlerinin müjdeleriyle, yollarıyla, kitaplarıyla anlaşılabilir.

Sadece 'inanıyorum' demek yetmez

Biz maalesef "inanıyoruz" demiş isek de pratikte, yaşanır hayatımızda bu gerçekleri arka plana attık. İşin sözüyle meşgul olur, yaşantısından uzak kalırsak, haliyle, hasta bir insanın ilaçları önüne koyarak sadece bakmak suretiyle tedaviye çalışması gibi bir durumla karşı karşıya kalmış oluruz.

Bütün tedavi edici unsurlar önünde ama hiçbirini alıp kullanmıyorsun. Onun için Kitab-ı Kerim olan Kur'an'ı, çok iyi anlamak lazım.

Elbette her birimizin hoca olması mümkün değil. Ama anlayan insanlarla sohbet etmek, bilen insanlardan, "Allah ile nasıl dost olunur, arkadaş olunuru" sual tevcih etmek suretiyle öğrenmek, aldığımız cevapları karınca kararınca hayatımıza geçirmek lazımdır.

Bunu yapmadığımız müddetçe bizim Allah ile irtibatımızı kurmamız mümkün değildir. O zaman ne olur? Allah'a olan bu ihtiyaçtan oluşan boşluk birtakım bâtıl görüşlerle doldurulmaya çalışılır. Kendi kendinize değerler ihdas edersiniz. Bu bazen din olarak ortaya çıkar. Bazen din değiştirmek olarak ortaya çıkar.

Sonuç olarak temel eksikliğimiz emredileni yerine getirmemek veya bilmemektir. Cehalet olur, gaflet olur, ihanet olur. Bütün bunlar insanı Allah'tan uzak tutar.

O nedenle toplum olarak ya-şadığımız sıkıntıların asıl kaynağını bu şekilde tespit edip gereğini yapmak zaruridir. Yoksa -Allah korusun- daha beter durumlara dûçar olmaktan kurtulamayız." (Prof. Dr. Haydar Baş, İcmal Dergisi Kasım 2014)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Kushner: Avrupalılar Ukrayna'da hiçbir şey başaramadı
Trump'ın dünürü Fransa'yı karıştırdı!
Filistinli yetkiliden İsrailli bakanın çağrısıyla ilgili açıklama
'Savaş suçu ve soykırım itirafı'
ABD, Ukrayna'ya 825 milyon dolarlık silah satacak
3 bin 350 adet ERAM füzesi
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Mevlit Kandili
Dolmabahçe'de şok!
Beşiktaş, Avrupa defterini kapattı
Gazze'de büyük dram!
24 saatte 2'si çocuk 4 kişi açlıktan öldü
Basın bilgilendirme toplantısı yapıldı
MSB'den teğmenler için önlem
Eski TBMM başkanları katıldı
Komisyon'da 7. toplantı
Ekonomiye güven yok!
Güven endeksi 100'ün altında
Dış ticaret verileri açıklandı
Temmuzda açık 6.5 milyar dolar
Arjantin şokta!
Devlet Başkanına linç girişimi
Başsavcılık CHP lideri Özel hakkında resen soruşturma başlattı
Adalet Bakanı, Özgür Özel'in önüne 2 şık koydu
İsrail, Zeytun Mahallesi'nde 1500'den fazla evi yıktı
Bir de buna gönüllü göç diyorlar!
ABD'nin 'nükleer denizaltı' kararına Maduro'dan tepki
Tlatelolco Antlaşması'nı hatırlattı
Adalet Bakanı Tunç'tan Özgür Özel'e iki seçenek
"Aksi takdirde yok olup gidecek'
Kushner: Avrupalılar Ukrayna'da hiçbir şey başaramadı
Trump'ın dünürü Fransa'yı karıştırdı!
Filistinli yetkiliden İsrailli bakanın çağrısıyla ilgili açıklama
'Savaş suçu ve soykırım itirafı'
ABD, Ukrayna'ya 825 milyon dolarlık silah satacak
3 bin 350 adet ERAM füzesi
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Mevlit Kandili
Dolmabahçe'de şok!
Beşiktaş, Avrupa defterini kapattı
Gazze'de büyük dram!
24 saatte 2'si çocuk 4 kişi açlıktan öldü
Basın bilgilendirme toplantısı yapıldı
MSB'den teğmenler için önlem
Eski TBMM başkanları katıldı
Komisyon'da 7. toplantı
Ekonomiye güven yok!
Güven endeksi 100'ün altında
Dış ticaret verileri açıklandı
Temmuzda açık 6.5 milyar dolar
Arjantin şokta!
Devlet Başkanına linç girişimi
Başsavcılık CHP lideri Özel hakkında resen soruşturma başlattı
Adalet Bakanı, Özgür Özel'in önüne 2 şık koydu
İsrail, Zeytun Mahallesi'nde 1500'den fazla evi yıktı
Bir de buna gönüllü göç diyorlar!
ABD'nin 'nükleer denizaltı' kararına Maduro'dan tepki
Tlatelolco Antlaşması'nı hatırlattı
Adalet Bakanı Tunç'tan Özgür Özel'e iki seçenek
"Aksi takdirde yok olup gidecek'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.