Amerikan papazı Brunson'un kodesten çıkartılıp eve getirilmesi Milli Ekonomi ve Milli Para gerçeğine dönmemizin zaruretini ortaya koymaya yetiyor.
Türkiye için bağımsız ve milli bir ekonomi olmazsa olmazdır.
Var olmak için?
Milleti onurlu bir yaşam standardına kavuşturmak suretiyle ecnebilerin kirli oyunlarından korumak için?
Her türlü küresel sömürgeci baskıları ve Vahşi Batı'nın düzenbazlıklarını boşa çıkarmak için?
Anayasamızda tanımlanan bağımsız, sosyal bir hukuk devleti olmak için.
Hatırlayın, geçen yıl yine bu günlerde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçundan tutuklanan Fransız gazeteci LoupBureau'nun serbest bırakılmasını istedi, ileri-geri konuştu, atıp-tuttu.
Restleştik.
Derken serbest bıraktık.
Kandil'in çocuğu diye konuşulan Alman DieWelt gazetesinin Türkiye muhabiri Deniz Yücel, 2017 Şubat'ında, "terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek" suçlamasıyla tutuklandı.Başbakan Angela Merkel bu sene başında Yücel'i artık serbest bırakın konuşu durdu.
Hayır dedik, hukuk ne derse o dedik.
Yücel, birkaç gün sonra tahliye edildi, Almanya'ya uçtu.
Birkaç aydan beri Amerikan Başkanı, papaza takmıştı. Terör örgütleri adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanıp yargılanan Papaz Andrew Brunson'un serbest kalması için Başkan Trump, ileri geri konuştu, şantaj tweet attı.
Rest çektik... Ver FETÖ papazını, al papazını dedik.
Derken Papaz Brunson evde dinlenmeye geçti.
Bütün bu ilginç hukuki gelişmeler, Türk ekonomisinin gerçekten çöküş yaşadığı ve meteliğe kurşun sıkacak derecede likidite darlığı çektiği süreçte yaşanıyor.
Türkiye'yi, yakmak istedikleri İran ateşine çekmek isteyen güçler, içte de, hukukta da rahat bırakmıyor.
Amerika ve Vahşi Batı, içeride ve dışarıda bizi kendi kirli oyunlarının içine çekmeye-çekiştirmeye çalışıyor.
Türkiye karşı direnç ve onurlu duruş sergileme kararlılığında?
Başkan Recep Tayyip Erdoğan "İran hem komşumuz, hem de stratejik ortağımızdır. Stratejik ilişkimiz olanlarla ilişkimizi kesmek, bizim bağımsızlık anlayışımıza ters düşer" diyor.
Amerika'ya ve değirmenine su taşıyan Vahşi Batı'ya diyoruz ki, senin, Atlantik ötesinden benimle güya stratejik ortaklık kurup bölgemizde kirli oyunlarını tezgahlamaya hakkın var ise; benim de komşularımla her türlü stratejik ve ticari ilişkiler kurup bölgemde huzurlu yaşamaya hakkım var.
Yok diyorlar?
Onlar ne derse onu yapalım istiyorlar.
Sanki dişlerimizi saymışlar, bastırırsak istediğimizi yaptırırız modundalar...
Ekonomimiz kırılgan, direncimiz düşük, takatimiz kesik.
Ancak artık bunlara ülkemizde ve bölgemizde geçit veremeyiz, evet diyemeyiz.
Sağlam, basiretli ve sosyal bir hukuk devleti duruşusergilemeliyiz.
İşte bunun adı ve formülleridir Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para sistemi?
2005'ten bu yana Rusya'nın, Çin'in, Asya'nın ve BRICS'in Amerikan düzenbazlığına ve onun değirmenine su taşıyan Vahşi Batı'nın kirli oyunlarına karşı duruşunun ana gücü ve temel dayanağı budur: Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para gerçeği.
Gazi M. Kemal Atatürk'ün kararlılığı ve onurlu duruşu da kendi ifadesiyle bu gerçekte saklıdır, diyor ki:
"Bugünkü mücadelemizin amacı tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın tümü ise ancak mali bağımsızlık ile mümkündür.
Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca o devletin bütün hayati kuruluşlarında bağımsızlık felç olur. Çünkü her devlet organı ancak malî kuvvetle yaşar.
Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart, bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve denk olmasıdır.
Bundan ötürü, devlet bünyesini yaşatmak için dışarıya başvurmaksızın memleketin gelir kaynaklarıyla idareyi sağlama çare ve tedbirlerini bulmak lazımdır ve bu mümkündür." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk, s. 874, 898, İcmal Yay., 2018; Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 1. s. 229,Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Yay., 1945).
Türkiye, Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para gerçeğini yakaladığı gün, tüm al papazı-ver papazı tezgahlarının bozulduğu, en güçlü ve en huzurlu olduğu gün olacaktır.
Türkiye için bağımsız ve milli bir ekonomi olmazsa olmazdır.
Var olmak için?
Milleti onurlu bir yaşam standardına kavuşturmak suretiyle ecnebilerin kirli oyunlarından korumak için?
Her türlü küresel sömürgeci baskıları ve Vahşi Batı'nın düzenbazlıklarını boşa çıkarmak için?
Anayasamızda tanımlanan bağımsız, sosyal bir hukuk devleti olmak için.
Hatırlayın, geçen yıl yine bu günlerde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçundan tutuklanan Fransız gazeteci LoupBureau'nun serbest bırakılmasını istedi, ileri-geri konuştu, atıp-tuttu.
Restleştik.
Derken serbest bıraktık.
Kandil'in çocuğu diye konuşulan Alman DieWelt gazetesinin Türkiye muhabiri Deniz Yücel, 2017 Şubat'ında, "terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek" suçlamasıyla tutuklandı.Başbakan Angela Merkel bu sene başında Yücel'i artık serbest bırakın konuşu durdu.
Hayır dedik, hukuk ne derse o dedik.
Yücel, birkaç gün sonra tahliye edildi, Almanya'ya uçtu.
Birkaç aydan beri Amerikan Başkanı, papaza takmıştı. Terör örgütleri adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanıp yargılanan Papaz Andrew Brunson'un serbest kalması için Başkan Trump, ileri geri konuştu, şantaj tweet attı.
Rest çektik... Ver FETÖ papazını, al papazını dedik.
Derken Papaz Brunson evde dinlenmeye geçti.
Bütün bu ilginç hukuki gelişmeler, Türk ekonomisinin gerçekten çöküş yaşadığı ve meteliğe kurşun sıkacak derecede likidite darlığı çektiği süreçte yaşanıyor.
Türkiye'yi, yakmak istedikleri İran ateşine çekmek isteyen güçler, içte de, hukukta da rahat bırakmıyor.
Amerika ve Vahşi Batı, içeride ve dışarıda bizi kendi kirli oyunlarının içine çekmeye-çekiştirmeye çalışıyor.
Türkiye karşı direnç ve onurlu duruş sergileme kararlılığında?
Başkan Recep Tayyip Erdoğan "İran hem komşumuz, hem de stratejik ortağımızdır. Stratejik ilişkimiz olanlarla ilişkimizi kesmek, bizim bağımsızlık anlayışımıza ters düşer" diyor.
Amerika'ya ve değirmenine su taşıyan Vahşi Batı'ya diyoruz ki, senin, Atlantik ötesinden benimle güya stratejik ortaklık kurup bölgemizde kirli oyunlarını tezgahlamaya hakkın var ise; benim de komşularımla her türlü stratejik ve ticari ilişkiler kurup bölgemde huzurlu yaşamaya hakkım var.
Yok diyorlar?
Onlar ne derse onu yapalım istiyorlar.
Sanki dişlerimizi saymışlar, bastırırsak istediğimizi yaptırırız modundalar...
Ekonomimiz kırılgan, direncimiz düşük, takatimiz kesik.
Ancak artık bunlara ülkemizde ve bölgemizde geçit veremeyiz, evet diyemeyiz.
Sağlam, basiretli ve sosyal bir hukuk devleti duruşusergilemeliyiz.
İşte bunun adı ve formülleridir Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para sistemi?
2005'ten bu yana Rusya'nın, Çin'in, Asya'nın ve BRICS'in Amerikan düzenbazlığına ve onun değirmenine su taşıyan Vahşi Batı'nın kirli oyunlarına karşı duruşunun ana gücü ve temel dayanağı budur: Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para gerçeği.
Gazi M. Kemal Atatürk'ün kararlılığı ve onurlu duruşu da kendi ifadesiyle bu gerçekte saklıdır, diyor ki:
"Bugünkü mücadelemizin amacı tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın tümü ise ancak mali bağımsızlık ile mümkündür.
Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca o devletin bütün hayati kuruluşlarında bağımsızlık felç olur. Çünkü her devlet organı ancak malî kuvvetle yaşar.
Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart, bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve denk olmasıdır.
Bundan ötürü, devlet bünyesini yaşatmak için dışarıya başvurmaksızın memleketin gelir kaynaklarıyla idareyi sağlama çare ve tedbirlerini bulmak lazımdır ve bu mümkündür." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk, s. 874, 898, İcmal Yay., 2018; Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 1. s. 229,Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Yay., 1945).
Türkiye, Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para gerçeğini yakaladığı gün, tüm al papazı-ver papazı tezgahlarının bozulduğu, en güçlü ve en huzurlu olduğu gün olacaktır.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019


























































