logo
16 EYLÜL 2026

Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman

Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu

16.09.2026 10:13:00
Haber Merkezi
 
Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman
Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman
Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu. Lukaku transferiyle ilgili Tedesco'nun vetosunu hatırlattı. O dönemde Alman teknik adamın Belçikalı oyuncu için söylediklerini söylerse Yıldırım'ın istifa etmek zorunda kalacağını savundu.






Fenerbahçe öyle zor bir zamandan geçiyor ki başka bir camiada olsa her kafadan bir ses çıkardı. Hatta Galatasaray'da çoktan ortalık yangın yeri olmuştu.

Beşiktaş'ta hocanın değil, başkanın da kellesi isteniyor olurdu. Ancak son 20-25 yıl içinde Fenerbahçe içine kapandı. Demokratik çarklar durdu.







Belki de Fenerbahçeliler en fazla konuşmaları gereken zamanda yine sessizler. Hatta öyle bir ortam var ki ne "Hoca ne olacak?" diyen var ne "Bu transferleri kim neye bakarak yaptı?" diye soran var.

Sadettin Saran döneminin yöneticileri ise Aziz Yıldırım yönetiminin sürekli kendi arkalarından konuşup yaşanan süreci aralarında çok sert şekilde değerlendiriyorlar. Eski başkan Sadettin Saran katıldığı bir arkadaş toplantısında iddialı ifadeler kullandı:







"Guirassy ile anlaşmıştık. Bitmiş işi bozdular, Lukaku'yu aldılar. Lukaku için Tedesco'nun söylediklerini size söylesem başkanın istifa etmesi gerekir.

Nathan Aké ile zaten biz anlaştık. Bir ara bozacaklar diye çok korktum.

Sol beke Robertson'la anlaşmıştık. Ne Brown'u satabildiler ne Oosterwolde'u gönderebildiler. Bereket Brown çok iyi oynuyor, Allah'ı var.







Aldıkları Greenwood'u da Hakan Safi zaten bitirmişti. Onu bile alamayacaklardı; camia bastırmasa bitirmeyeceklerdi.

Sidiki'nin arkasından salladılar, bize demediklerini bırakmadılar. Sattıkları rakamlar ortada. Kasaya sayesinde para koydular.







Aldığımız Kante ve Guendouzi olmasa orta sahaya da transfer yapamazlardı. Ertan (Torunoğulları) 'İsterlerse hemen satarım' dedi, duymazdan geldiler."

Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro

Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı

16.09.2026 10:21:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro
Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro
Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı. Sonunda ikisi de elde kaldı. TFF'ye tescil edilmedikleri için sezon sonuna kadar sadece Türkiye Kupası maçlarında oynayabilecek iki oyuncu için kasadan en az 4-5 milyon euro ödeme çıkacak.






Trabzonspor yönetimi Fatih Tekke'nin prensi olarak gelen ancak hayal kırıklığı yaşayan Benjamin Bouchouari ile Tekke'nin geçen sezon kiralık olarak gönderilmesini istediği Batista Mendy'yi kadroya yazmadı. İki oyuncu ancak yeni gelen teknik direktör Thomas Reis'in istemesi durumunda Türkiye Kupası maçlarında forma giyebilecek.






İşin ilginci ise Mendy'yi yaz transfer döneminde Sevilla geri istedi... Ancak Trabzonspor yönetimi Sevilla ile geçen sezon yapılan kiralama sözleşmesinde yer alan "opsiyonun" altına düşmedi.






Sevilla da o boşluğu Galatasaray ve Beşiktaş'ın istediği Youssouf Fofana'yı alarak doldurdu, defteri kapattı. Trabzonspor, Mendy ile baş başa kaldı.






Benzer bir durum Bouchouari konusunda yaşandı... Geçen sezon St. Etienne'den 4 milyon euroya alınan Faslıyı Nice istedi. Başkan Ertuğrul Doğan pazarlıklara devam ederken Fransız ekibi transferden vazgeçti. Bouchouari de Mendy gibi elde kaldı.






Bordo-mavili yönetim sadece Türkiye Kupası'nda oynamaları için iki oyuncuya bu yıl toplamda 4-5 milyon euro arasında maaş ödemesi yapacak. Kiralık gönderilip belki de en azından maaş yüklerinin bir kısmı eritilebilirdi. Ayrıca Mendy gibi gittiği takımda parlama ihtimali de olabilirdi.

Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi


 
Beşiktaş’ta 4 Ekim’de yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde Serdal Adalı’nın yönetim kurulunda ciddi bir revizyona gitmesi bekleniyor. Yönetime girecek isimler konusunda pek çok iddia var... Kimlerin kesik yiyeceği ise henüz netleşmiş değil. Ancak belki de en büyük sürpriz Hakan Daltaban'la olacak.

15.09.2026 12:22:00
Haber Merkezi
 
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi

Beşiktaş'ta Serdal Adalı "beklenen" ama açıklandığı gün itibarıyla 'baskın' olarak anılan seçimle ilgili süreç yerine oturmaya başladı. Şu anki İkinci Başkan Hakan Daltaban'ın derneklerden sorumlu yönetici pozisyonuna kaydırılabileceği; İkinci Başkanlık koltuğu içinse Murat Kılıç veya Emre Tezmen isimlerinin tartışıldığı camiada yüksek sesle konuşuluyor.







Mete Düren dönüyor

Geçmiş dönemlerde de kulüpte görev almış tecrübeli yönetici Prof. Dr. Mete Düren'in yeni listede yer almasına kesin gözüyle bakılıyor.
Adalı'nın daha önceki dönemlerde birlikte çalıştığı bir diğer isim olan Doğan Küçükemre'nin de yeni yönetimin önemli isimleri arasında olabileceği konuşuluyor.
Fırat Fidan, Kemal Erdoğan, Vedat Kumuşoğlu, Mahir Kaplan, Süleyman Eren ve Coşkun Kaya listeye dahil edilmesi düşünülen isimler arasında geçiyor.







Gidecekler belirsiz

Henüz ismi doğrudan "kara listeye" alınan veya basına çizik yediği kesinleşen yöneticilerin listesi netleşmiş değil. Ancak yeni katılacak 4-5 ağır top isim nedeniyle, mevcut yönetimdeki pasif veya operasyonel yükü az olan bazı asil ve yedek üyelerin liste dışı kalacağı konuşuluyor.

Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın

Marsilya fokur fokur kaynıyor… Ancak topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme

15.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Marsilya fokur fokur kaynıyor… Belki Beşiktaş yenerse Teknik Direktör Bruno Genesio gider bile... Ancak Fransız ekibi öyle "Amaan!" denecek bir takım değil. Topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden fokur fokur kaynayan sularında yanmalarını beklerken aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme.






Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde perşembe gecesi İstanbul'da Marsilya'yı konuk edecek... Maç öncesinde siyah-beyazlı ekipte işler yolunda. Fransız ekibi ise fokur fokur kaynıyor.






BEŞİKTAŞ MAĞLUBİYETİ MARSİLYA'YI KARIŞTIRIR

Alınacak bir yenilgi sonrasında belki de Teknik Direktör Bruno Genesio'nun sonu bile gelebilir. Bu durum ise çok ironik olur; çünkü Van Bronckhorst kovulduğunda siyah-beyazlı yönetim takımın başına Fransız teknik direktörü getirmek istemişti. Ancak Genesio o dönemde sezon devam ederken takım almak istemediğini ileterek teklifi reddetmişti. Peki, Genesio'nun Marsilya'sının Beşiktaş'ı korkutacak silahları neler olacak?






KRİTİK UYARILAR

Marsilya, yüzde 60.8 topa sahip olma oranı ve maç başına yüzde 90 isabetle yaptığı 564 pas ile oyunu domine etmeye çalışan bir takım. Özellikle rakip yarı sahadaki yüzde 86.2'lik pas isabet oranı, Beşiktaş'ın kendi birinci bölgesinde uzun süreler savunma yapmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor.






SAVUNMA GÜVENLİĞİ

Maç başına 9 dripling sayısı oldukça yüksek. Marsilya'nın birebirde adam eksilten, Beşiktaş savunma hattının dengesini çabuk bozabilen yetenekli hücum silahları var.






Maç başına 48.5 top geri kazanma ve ürettikleri 8 kontratak; kaybettiği topu şok presle hemen geri alıp rakibi hazırlıksız yakalama üzerine kurulu bir geçiş tercihini ortaya koyuyor.

Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı

Beşiktaş'ın sahadaki pas kalitesini ve oyun aklını skora dönüştürdüğü takdirde Marsilya karşısında UEFA Avrupa Ligi'nde sahasında 3 puanla tanışması hiçten bile değil. Italiano'nun UEFA Avrupa Ligi'ndeki Marsilya eşleşmesine yönelik kurabileceği oyun planı ve stratejik şifreleri ise gazetemiz editörleri derledi

15.09.2026 11:31:00 / Güncelleme: 15.09.2026 11:44:56
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Marsilya'yı yenip UEFA Avrupa Ligi'ne iddialı bir başlangıç yapmak isteyen Beşiktaş'ın planları hakkında gazetemiz editörlerinin bazı fikirleri var. Vincenzo Italiano'nun fikirlerini, oyun planını bilemeyiz tabii ki ama en azından Marsilya ve Beşiktaş'ın (liglerindeki) istatistikleri üzerinden bazı fikirler yürütebiliriz.






Italiano'nun takımı, pas kalitesi ve topa sahip olma konusunda Marsilya'dan geride değil. Beşiktaş rakipten çekinip tamamen geriye çekilmek yerine, oyunu kendi yarı sahasında ve orta blokta kontrollü yönlendirip topu tutarak Marsilya'nın ön alan baskısının direncini kırabilir.






Marsilya, kat edilen toplam mesafeden ziyade patlayıcı deparlarla ve dikine hızlı hücumlarla ivme kazanan bir takım. Beşiktaş'ın savunma arkasına sarkmalara önlem alması ve kendi hızlı kanat organizasyonları ile geçiş hücumları üzerinden Marsilya'yı gafil avlaması gerekiyor.






Beşiktaş'ın ceza sahası dışından attığı verimsiz şutlar yerine set hücumlarını ceza sahasının içine kadar taşıması şart. Italiano, hücum hattına "daha sabırlı olma" ve net pozisyon yaratma talimatı verecektir.

Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği

Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda

15.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Ugochukwu'nun sahada kaldığı 38 dakikada tamamen "hata yapmama" psikolojisiyle oynaması, top kaybetmemek adına sadece yan ve geri paslara yönelmesi, ancak pozisyonu gereği yapması gereken top kazanma, baskı kırma ve fiziksel üstünlük kurma işlevlerini yerine getirememesi Galatasaray'da soru işaretlerinin tavan yapmasına neden oldu. Chelsea ve Rennes'in gördüğü potansiyeli parçalı forma ile henüz gösterememesi oldukça dikkat çekici.






Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda... Okan Buruk'un "Bunu nereden buldun?" diye eleştirildiği Nijeryalı oyuncu, 3 maçta sadece 38 dakika sahada kalabildi; maç başına aldığı süre 38 dakikayı bile bulmadı. Bu durum akıllara "Chelsea neden bu kadar yatırım yaptı?" ve "Rennes nasıl Camavinga'nın ikamesi olarak gördü?" sorularını getirdi.






UGOCHUKWU GALATASARAY'DA ETKİSİZ BAŞLADI

İlk 5 haftada sadece 38 dakika forma giyen Ugochukwu, Galatasaray taraftarının aklında neler bıraktı bilinmez ama istatistikler pek çok şeyi anlatıyor.







Belki de sahada çok kısa sürelerde kaldığı için %93 pas isabeti ve kendi yarı sahasında %100 isabetle oynaması, topu aldığında riske girmekten korktuğunun göstergesi. Çünkü sanki tek işi topu en yakınındaki arkadaşına aktarmakmış gibi hareket etti. 0 kilit pas ve 0 uzun top ile hücuma katkı sağlamak kafasında yok gibi.






Bunun yanına bir de ön libero pozisyonundaki bir oyuncu için 38 dakikada 0 top çalma, 0 pas arası ve 0 hava topu mücadelesi eklenince "Acaba soruların arkası boş değil mi?" düşüncesi akıllara oturuyor.






0.05 xG ve 0.02 xA beklentileri ile ceza sahası çevresinde ya da duran toplarda da skora etki edecek bir tehdit yaratamamış. Maç başına sadece 11 topla buluşma ve 29.8 km/s maksimum hız, oyuncunun maç ritminden uzak olduğunu ve henüz takımın temposuna adapte olamadığını da aslında net bir şekilde gösteriyor.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

Samsunspor ne oldu?

Geçtiğimiz sezonun flaş takımlarından Samsunspor hem taktiksel esnekliğini hem de fiziksel gücünü kaybetti. Acil bir fiziksel yükleme ve reaksiyon gösterilmezse Karadeniz ekibinin düşüşü durdurulamaz hâle gelecek

14.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Samsunspor ne oldu?
Samsunspor ne oldu?
Son dönemin en popüler takımlarından birisi Samsunspor'du… Sadece başkanı Yüksel Yıldırım'ın yaptığı "aykırı" çıkışlarla değil; sahaya koyduğu oyun, aldığı skorlar ve özellikle geçen sezon ritim bozulana kadar Konferans Ligi'nde aldıkları skorlarla parmak ısırtıyordu.






Aynı Karadeniz ekibi bu sezona facia bir başlangıç yaptı. Dün de Çorum FK'ya sahasında 5-1 yenilmesi "Arıza nerede?" dedirtti. Bu durum, sadece teknik direktör değişikliğinin değil; pek çok konuda Samsunspor'un değişim geçirmesi gerektiğinin işareti gibi.






Samsunspor'un bu sezona yaptığı kâbus başlangıcın ve Çorum FK karşısındaki 5-1'lik ağır yenilginin ana nedeni; takımın fiziksel kapasitesindeki dramatik çöküş ile geçiş oyunu kimliğini tamamen kaybetmesi. Topla oynama oranı kâğıt üzerinde artmış görünse de takımın koşu mesafeleri, depar sayıları ve savunma direnci serbest düşüşe geçmiş durumda.






Geçen sezon yakalanan başarının temeli yüksek tempo ve ön alan presiydi. Bu sezon ise maç başına katedilen mesafe 97,3 km'den 79,8 km'ye, depar sayısı ise 151,5'ten 84,8'e geriledi. Takım neredeyse yarı yarıya daha az depar atıyor. Temposuzluk, rakip takımlara sahayı çok rahat katetme imkânı tanıyor.






Maç başına top çalma 15,9'dan 12,4'e düşerken kalecinin yapmak zorunda kaldığı kurtarış sayısı 2,3'ten 4,6'ya fırladı. Rakibe verilen rahat pozisyonlar yüzünden maç başına yenilen gol ortalaması 1,3'ten 2,2'ye yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.