logo
05 EKİM 2026

Sakarya'da hasarlı binalar yıkılıyor

06.04.2006 00:00:00
 
Sakarya'nın Kaynarca İlçesi'nde, belediye tarafından depremde ağır hasar gören binaların yıkımı için çalışma başlatıldı Kaynarca İlçesi'nde 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremde ağır hasar görmesine rağmen oturulmaya devam edilen veya harabe görünümünde olan tüm binalar, oluşturulan özel ekipler tarafından tek tek tespit edildi. İnşaat mühendislerinin verdiği raporlar doğrultusunda onarılamayacak ve oturulmasında sakınca görülen 15 binanın yıkılması için çalışma başlatıldı. Vatandaşlar binalardan çıkmaları için uyarılırken, uyarılara uymayanların önce suları ardından elektrikleri kesildi. Tahliye için süre verilen vatandaşların binaları boşaltmasının ardından kepçe ve dozerlerle ağır hasarlı binalar tek tek yıkılırken, çıkan malzemeler ise işçiler tarafından toplanarak kamyonlara yüklendikten sonra bina sahiplerine veriliyor. Hiçbir ücret almadan yıkım işlemlerini gerçekleştiren belediye, yıkılan binaların yerine bina yapmak isteyenlere imar planları doğrultusunda izin veriyor. Belediye, bina yapacak durumu olmayan vatandaşlar içinse belediye parsellerinde yer gösteriyor. Yıkılan binaların yerine bina yapılmazsa belediye boşalan bölgeleri otopark, yeşil alan veya sosyal alan olarak değerlendirecek. 

Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,8 ve 4,9, Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde ise 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

04.10.2026 17:07:00
AA
 
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 14.19'da 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Saimbeyli olan 4,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 7,99 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.


Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

4,9 büyüklüğünde ikinci deprem
AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, 14.36'da yine merkez üssü Saimbeyli olan 4,9 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 8,67 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Adana Valisi Mustafa Yavuz, AA muhabirine kentte iki depremin ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

Olumsuz ihbar almadıklarını belirten Yavuz, "Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezine gelen olumsuz ihbar yok. Ekiplerimiz saha taramalarını sürdürüyor. Vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' diliyorum." dedi.

"Gelişmeler yakından takip edilmektedir"
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Saimbeyli ilçesindeki sarsıntıların ardından Osmaniye'nin Sumbas ilçesi merkezli 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Meydana gelen depremler sonrasında an itibarıyla olumsuz herhangi bir durum bulunmamakta olup 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşan olumsuz bir ihbar yoktur. AFAD ile ilgili ekiplerimiz tarafından saha tarama çalışmaları devam etmekte, gelişmeler yakından takip edilmektedir. Depremlerden etkilenen tüm vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' dileklerimizi iletiyoruz."

Osmaniye'de 5,2 büyüklüğünde deprem
AFAD, merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini bildirdi.

Depremin yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, yazılı açıklamasında, depremden etkilenen vatandaşlara "geçmiş olsun" dileğinde bulundu.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi veren Serdengeçti, "İlimizde hissedilen deprem sonrası ilgili kurumlarımızla ivedilikle koordinasyon sağlanmış olup şu an itibarıyla herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Yüce Mevla milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerini kullandı.

Sumbas Kaymakamı Hakan Kara da AA muhabirine, sarsıntının hemen ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

İlçede olumsuzluk yaşanmadığını belirten Kara, "Şu ana kadar bize gelen herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. Ekiplerimiz sahada tarama çalışmalarını sürdürüyor. Tüm hemşehrilerime 'geçmiş olsun' dileklerimi iletiyorum." dedi.

Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?

Türkiye’de son dönemde belediyelerden hastanelere, emniyetten finans sektörüne kadar farklı alanlarda rüşvet, zimmet, usulsüz ihale ve kamu zararına ilişkin soruşturmalar gündeme gelirken, bu kez adres Yalova Adliyesi oldu

04.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?
Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?
Türkiye'de son dönemde belediyelerden hastanelere, emniyetten finans sektörüne kadar farklı alanlarda rüşvet, zimmet, usulsüz ihale ve kamu zararına ilişkin soruşturmalar gündeme gelirken, bu kez adres Yalova Adliyesi oldu.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Adliye İdari İşler Müdürü E.A. ile aynı birimde görev yapan F.B. tutuklandı.

Dosyanın 2023-2026 yılları arasındaki bazı satın alma ve ödeme işlemlerine ilişkin olduğu bildirildi. Soruşturmanın merkezinde, bazı ürün ve malzemelerin adliyeye teslim edilmediği halde teslim edilmiş gibi gösterildiği ve bu işlemlere ilişkin faturalar üzerinden kamu bütçesinden ödeme yapıldığı iddiaları bulunuyor.

Şüpheliler hakkında "zimmet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi. İki personelin soruşturma başlamadan önce İstanbul'a tayinlerinin çıktığı da öğrenildi. Kamu zararının oluşup oluşmadığı ve oluştuysa miktarının belirlenmesine yönelik inceleme ise sürüyor.

ŞÜPHELERİN ADRESİ DEĞİŞİYOR, SORU SİSTEME YÖNELİYOR

Yalova'daki soruşturma tek başına değerlendirildiğinde, elbette iki kişinin yargılandığı bir adli dosyadır. Ancak son aylarda farklı kamu kurumlarında ortaya çıkan benzer soruşturmalar, kamu kaynaklarının ve görev yetkisinin denetlenmesi meselesini yeniden gündeme taşıyor.

Örneğin Erzurum Şehir Hastanesi'nde "kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "rüşvet" iddiaları kapsamında 22 kişi hakkında gözaltı işlemi yapılmıştı.

Antalya'da ise rüşvet iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında iki emniyet şube müdürü, bir komiser ve bir avukatın da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklandı.

Belediyeler cephesinde de çok sayıda yolsuzluk ve rüşvet soruşturması yürütülüyor. Örneğin Etimesgut Belediyesi soruşturmasında 44 şüpheli tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.

Sermaye piyasalarında yürütülen soruşturmalarda da Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 26 Eylül'de yaptığı açıklamaya göre 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı donduruldu; 37 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

ASIL SORU: NEDEN BU KADAR ÇOK DOSYA ÇIKIYOR?

Burada birbirinden tamamen farklı soruşturmaları tek bir "yolsuzluk ağı" olarak görmek doğru olmaz. Her dosyanın delili, şüphelisi ve hukuki niteliği ayrı.

Fakat kamuoyunun sorması gereken daha geniş bir soru var: Kamu kurumlarında usulsüzlük iddiaları neden bu kadar sık gündeme geliyor?

Bir kamu kurumunda ürün teslim edilmeden ödeme yapılabildiği iddia ediliyorsa, bunun yalnızca işlemi yapan personelin kişisel sorumluluğu olarak görülmesi yeterli mi?

Kontrol mekanizmaları nerede?

İç denetim ne yaptı?

Harcama yetkilileri neyi kontrol etti?

Satın alma süreçlerinde hangi mekanizmalar devreye girdi?

Ve en önemlisi: Bir kamu kurumunda yıllarca devam ettiği ileri sürülen usulsüzlükler neden daha erken fark edilemedi?

KAMU VİCDANINDAKİ EN BÜYÜK SORU

Devletin kurumları yalnızca bina, makam ve personelden oluşmuyor.

Adliye adaleti, hastane sağlığı, emniyet güvenliği, belediye ise vatandaşın günlük yaşamını temsil ediyor.

Bu nedenle kamu görevinin kişisel menfaat için kullanıldığı iddiası, yalnızca ekonomik bir suçlama değildir. Aynı zamanda vatandaşın devlete duyduğu güven açısından da ciddi bir meseledir.

Yalova dosyasında suçluluk konusunda nihai kararı mahkeme verecek. Ancak soruşturmanın bundan sonraki aşamasında yalnızca iki personelin ne yaptığı değil, bu işlemlerin nasıl denetlendiği ve başka kişilerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı da ortaya çıkarılmalı.

Çünkü mesele sadece "iki kişi yaptı mı?" sorusu değildir.

Asıl mesele, kamu sisteminin bunu neden zamanında göremediğidir.

Ve Türkiye'nin bugün cevaplaması gereken soru tam da burada:

Kurumları çürüten şey birkaç kişinin kişisel çıkar arayışı mı, yoksa bu kişilere fırsat veren denetim zafiyeti mi?

Bu sorunun cevabı verilmeden, her yeni operasyon yalnızca bir sonraki dosyanın habercisi olmaktan öteye geçemez.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

04.10.2026 06:00:00
AA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Gündoğdu'nun avukatlarından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğince, görevi kötüye kullanma ve tehdit suçları yönünden savcılığın tutuklama talebi reddedilmiş, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu yönünden ise tutuklama tedbirine başvurulmuştur.

Adli süreç, vekilleri olarak tarafımızca titizlikle takip edilmekte olup, müvekkilin masumiyetine ve yakın zamanda özgürlüğüne kavuşacağına inancımız tamdır.

Bununla birlikte; Türkiye Futbol Federasyonunun devam eden soruşturma sürecinde yıpratılmaması, adli sürecin işleyişine zarar gelmemesi adına, müvekkilimiz Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden 03.10.2026 tarihi itibarı ile istifa etmiş ve istifa dilekçesi tarafımızca Türkiye Futbol Federasyonuna iletilmiştir." 

Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!


 
Mersin'deki yolsuzluk soruşturmasında bir adreste yüklü miktarda döviz ve altın ele geçirildi. Ele geçirilenlerin yaklaşık piyasa değeri 51 milyon lira.

03.10.2026 18:06:00
AA
 
Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!
Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında bir şüphelinin adresinde yüklü miktarda döviz ve altın ele geçirildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyükşehir Belediyesi ile Mezitli ve Yenişehir belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmaları kapsamında şüpheli Ali Ö'nün evinde polis ekiplerince arama yapıldı.

Aramalarda, 257 bin 600 Euro, 25 bin 120 dolar, 64 bin 100 İngiliz paundu, 4 kilogram külçe altın, 116 tam cumhuriyet altını, 8 yarım altın, 5 çeyrek altın, 2 gram altın, ruhsatsız tabanca, 3 şarjör, 60 fişek ve ihale dokümanları ele geçirildi. Aramalarda ele geçirilenler, polis kamerasınca kaydedildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyükşehir Belediyesi ile Mezitli ve Yenişehir belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmaları kapsamında 1 Ekim'de eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit'in de aralarında bulunduğu 59 şüpheli gözaltına alınmış, Büyükşehir Belediyesi dosyasında yer alan Doğukan Uyan ve 3 kişinin önceki operasyonda tutuklandıkları belirtilmişti.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında "Hukuka Aykırı Olarak Kişiler Verileri Kaydetmek" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, hakimlikteki savunmasında telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirterek, "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum" dedi. Gündoğdu, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı

03.10.2026 11:59:00
İHA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında savunma yapan Gündoğdu, hakkındaki suçlamayı anladığını ve kollukta verdiği ifadesini aynen tekrar ettiğini söyledi. Telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirten Gündoğdu, "Ben o kaydın telefonumda olduğunun farkında bile değilim, bana gösterildiğinde hatırlamadım bu yüzden cevap da veremedim. Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum. Twitter'a düştükten sonra ben de öğrendim. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ederim" dedi.

"Kişisel verilerin hakem atamalarında kullanıldığı" değerlendirmesi

Hakimlik kararında, Gündoğdu ve MHK üyesi Yunus Yıldırım hakkında tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için yeterli kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil ve olguların bulunduğu belirtildi.

Kararda, dosyada yer alan deliller kapsamında şüphelilerin hakem atamalarında kişisel gelişim ve liyakat esasını bir kenara bırakarak hakemlerle ilgili bazı kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydettikleri ve kaydedilen bu verilerin hakem atamalarında kullanıldığı kanaatine varıldığı ifade edildi.

Hakimlik, söz konusu verilerin kullanılmasının bazı hakemlerin kamu görevi yapmasının da önüne geçtiği değerlendirmesinde bulundu.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve Yunus Yıldırım'ın ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildi.

Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510) kapsamında eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesiliyor. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında; boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan veya olmayan (hileli boşanma) tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekti

03.10.2026 11:50:00 / Güncelleme: 03.10.2026 11:56:11
İHA
 
Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber
Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber
Son yıllarda sırf babadan kalma yetim maaşı almak için resmen boşanmalarına rağmen birlikte yaşayan çiftlere yönelik hem SGK hem de yargı yaptırımları hız kazandı. Yargıtay son kararında samimi ya da hileli boşanan çiftlerin birlikte yaşamalarına devam etmesinin af edilemez olduğuna hükmetti. İş Mahkemesi'nin yolunu tutan genç kadın, 2002 yılında vefat eden babası Kurum sigortalısı İlhan I.'ndan ötürü yetim aylığı aldığını, eşi Ahmet H.'dan 2001 tarihinde boşandığını, SGK'nın eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile 26.10.2008 tarihinde aylığını kestiğini ve yersiz ödemeleri borç kaydettiğini iddia edip İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu.

SGK işleminin iptali amacıyla açılan dava reddedildi. 2022 senesinde yeniden SGK kapısını çalan genç kadın, olumsuz cevap alınca İş Mahkemesi'ne müracaat etti. Ret işleminin iptali ve SGK'ya yapılan başvuru tarihi itibariyle ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı Kurum, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, Kurum işleminin doğru olduğunu, davanın yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savundu.

İş Mahkemesi, davanın kabulüne, davacının babası üzerinden bağlanmasını talep ettiği yetim aylığı ödenmesi başvurusunun reddine dair 12.08.2022 tarihli Kurum işleminin iptaline, yetim aylığının 19.07.2022 olan başvuru tarihinden itibaren ödenmeye devam edilmesine hükmetti. Başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen her ay için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verildi.

Davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf isteminin esastan reddine karar verdi. SGK avukatı kararı temyiz edince dava dosyası Yargıtay 10. Hukuk Dairesi gündemine geldi.

Boşanmanın samimi olup olmadığını araştırmak yargının görevi değil

Adeta ültimatom niteliğindeki kararda eşlerin samimi olup olmadıklarını tespitinin yargı görevi olmadığı vurgulandı. Yasada; oldukça yalın olarak "eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" ibareleri yer aldığı hatırlatıldı.

Kararda; "Kanun koyucu tarafından örneğin; 'sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan', 'hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan', 'gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan' veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiştir. Maddede boşanma amacına-saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken; eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin-samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalıdır. Boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma-irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle, kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan 'boşanma' hukuki durum ve sonucunun eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı ortadadır. Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır'' denildi.

Karar bozuldu

Davacı tarafından davalı Kuruma 22.07.2022 tarihinde başvuru yaparak yeniden yetim aylığı bağlanmasını talep ettiğini ancak Kurumun 12.08.2022 tarihli işlemi ile önceki araştırmacı raporu esas alınarak talebini reddettiği hatırlatıldı. Kararda şu ifadelere yer verildi:

''Kurum işleminin iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yaptırılan emniyet araştırması ve dinlenen tanık anlatımları ile de davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının ve boşandığı eşinin nüfus kayıt sistemindeki adres kayıtları getirtilerek, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının ve boşandığı eşine ait nüfusta kayıtlı adreslerinde birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Her bir adreste kimlerin yaşadığı kolluk vasıtasıyla araştırılarak ve muhtar, komşu, kapıcı, yönetici gibi kişiler dinlenerek tespit edilmeli, birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında da araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.''

Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı

Son 10 günde 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 714 şüpheli tutuklandı, 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

03.10.2026 11:44:00 / Güncelleme: 03.10.2026 11:47:56
İHA
 
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
İçişleri Bakanlığı tarafından son 10 günde 75 ilde düzenlenen operasyonlara ilişkin açıklama yapıldı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "75 ilde 'Uyuşturucu Madde Satıcılarına' yönelik Polisimiz tarafından son 10 günde düzenlenen operasyonlarda; 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bin 297 şüpheli yakalandı. 714'ü tutuklandı. 179'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

"Zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"

Operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince yapıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Toplam 75 ilde bin 945 ekip, 4 bin 863 personel, 18 hava aracı ve 45 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; çocuklarımızın istikbalini, gençlerimizin geleceğini ve ailelerimizin huzurunu korumak için zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Narkotik Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklandı

03.10.2026 09:38:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Hakimlik, savcılığın talebi doğrultusunda Ali Serhat Tüzün, Ali Yöney, Alper Tunga Sagu Burak, Burak Sevindik, Fırat Kerim Ersoy, Gökhan Koçyiğit, Gürsel Akça, İdris Çakır, Jeremy Etienne Debost, Tahir Fatih Mutlu, Mücahit Acaralp, Nil Özalp, Tuncer Köklü, Yasemin Yavuz Koçyiğit, Ali Göl, Hüseyin Emre Güner, İhsan Çimen, Mesut Yalım, Osman Sungur ve Erol Demirbaş'ın tutuklanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi istenmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi talep edilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.

Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 53 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 65'e ulaşmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli de dün İstanbul Adliyesine sevk edilmişti.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!


 
Türkiye'de her 4 kişiden birinde insülin direnci görülüyor. İnsülin direnci, kendini bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle gösteriyor.

03.10.2026 00:49:00
Murat Çorbacı
 
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!

İnsülin direnci, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalmasıyla ortaya çıkıyor. Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve fazla kilo gibi nedenlerle ülkemizde her 4 kişiden birinde insülin direnci görüldüğünü belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, "İnsülin direnci çoğu zaman sessiz ilerleyen bir sorun olsa da, bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle de kendini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına insülin direncinin kanıtı olmadığı için, kişinin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü erken tanı ve tedavi, ileride gelişebilecek tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir" dedi. Dr. Turunç, insülin direncinin 6 sinyalini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bel çevresiniz genişliyorsa

Göbek çevresinde yağlanma, insülin direnci açısından dikkate alınması gereken önemli işaretlerden biridir. Özellikle iç organların çevresinde biriken yağ dokusu metabolik açıdan daha fazla risk taşır. Kilo artışıyla birlikte bel çevresinde genişleme, hareketsiz yaşam ve ailede diyabet öyküsü de varsa, metabolik durumunuzun değerlendirilmesi gerekir. Ancak bel çevresi tek başına tanı koydurmaz; diğer risk faktörleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız

Bazı kişiler insülin direnciyle birlikte öğünlerden kısa süre sonra yeniden acıktıklarını ve gün içerisinde daha sık yemek yeme ihtiyacı duyduklarını ifade edebiliyorlar. Porsiyonlarınız yeterli olmasına rağmen sürekli açlık hissediyorsanız, özellikle yoğun karbonhidrat içeren öğünlerin ardından açlık hissiniz tekrarlıyorsa bu durumu önemsemek gerekir.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa…

Yemek sonrasında hafif rehavet çoğumuzun yaşadığı normal bir durum olabilir. Özellikle ağır ve yüksek kalorili öğünlerden sonra bu durum daha fazla hissedilebilir. Ancak her öğünden sonra belirgin halsizlik, uyku hali ve enerji düşüklüğü yaşanması; özellikle kilo artışı, sık acıkma veya kan şekeri yüksekliği gibi başka bulgular da varsa dikkate alınmalıdır.

Tatlıya karşı koyamıyorsanız

Tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik yoğun istek, insülin direncinde en sık dile getirilen yakınmalardan biridir. Ancak uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek, yetersiz uyumak, stres gibi etkenler de tatlı isteğini artırabilir. Bu nedenle tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik aşırı tüketim isteği sadece insülin direncine bağlanamaz. Sık acıkma, kilo artışı ve bel çevresinde genişleme gibi başka belirtiler de eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. 

Boyun ve koltuk altınız koyulaştıysa

Cilt değişikliği, insülin direnci açısından diğer yakınmalara göre daha dikkat çekici bulgulardan biridir. Boyun, koltukaltı veya kasık bölgesinde cildin koyulaşması ve kalınlaşması şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle fazla kilolu kişilerde böyle bir değişiklik fark edildiğinde kan şekeri metabolizmasının değerlendirilmesi gerekir.

Kan yağlarınız yüksekse

İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değildir. Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol (iyi kolesterol) düşük olması, yüksek tansiyon ve bel çevresinde yağlanma bir arada görülebilir. Kilonuz, bel çevreniz, tansiyonunuz, kan şekeriniz ve kan yağlarınızın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Birden fazla risk faktörünün aynı anda bulunması, metabolik açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir. 

'Şekerim sınırda' deniyorsa

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, insülin direncinin uzun süre kan şekeri normalmiş gibi görünerek ilerleyebildiğini ancak zamanla prediyabetin ortaya çıkabildiğini belirterek, şunları söyledi: "Zamanla pankreasın artan insülin ihtiyacını karşılaması zorlaştığında kan şekeri yükselmeye başlayarak prediyabet ortaya çıkabilir. Bu nedenle açlık kan şekeri veya üç aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c değerlerinin prediyabet aralığına gelmesi önemli bir uyarıdır. Prediyabet, 'henüz diyabet değilim, dolayısıyla sorun yok' anlamına gelmez. Tam tersine diyabet riskinin ufukta görünmeye başladığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun takip ile müdahale edilmesi gereken kritik bir dönemdir."

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

03.10.2026 00:20:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Zanlılar sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesine getirildi.

Sevk edilen 20 şüphelinin isimleri şöyle:

"Ali Serhat Tüzün, Ali Yöney, Alper Tunga Sagu Burak, Burak Sevindik, Fırat Kerim Ersoy, Gökhan Koçyiğit, Gürsel Akça, İdris Çakır, Jeremy Etienne Debost, Tahir Fatih Mutlu, Mücahit Acaralp, Nil Özalp, Tuncer Köklü, Yasemin Yavuz Koçyiğit, Ali Göl, Hüseyin Emre Güner, İhsan Çimen, Mesut Yalım, Osman Sungur ve Erol Demirbaş"

Savcılıktaki ifadeleri tamamlanan şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.

Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 53 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 65'e ulaşmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.