logo
12 HAZİRAN 2026

Salgında bir ilk: Milletvekili öldü

Dünya Sağlık Örgütü, şu ana kadar 2 bin 923 kişinin hayatına kaybetmesine neden olan ölümcül koronavirüs salgını için alarm seviyesini ‘yüksek’ten ‘çok yüksek’ seviyesine çıkardı. Bir milletvekilinin hayatını kaybettiği İran'da teste sokulan 100 milletvekilinden 5'inde virüs çıktı

29.02.2020 13:00:00
 Salgında bir ilk: Milletvekili öldü
 Salgında bir ilk: Milletvekili öldü
YENİ MESAJ / DETAY HABER
Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkarak dünya ülkelerine hızla koronavirüs korkutmaya devam ediyor. Çin'de ölümcül koronavirüs salgınında ölü sayısı 2 bin 837'ye çıktı. Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, Cuma günü ülke genelindeki koronavirüs vaka sayısının önceki güne göre 100 kişi artarak 427 olarak kayıtlara geçtiğini açıkladı. Vakaların sadece 4'ünün salgının merkezi olduğu düşünülen Hubei eyaletinin dışında görüldüğü belirtildi. Komisyon, ülke genelindeki toplam vaka sayısının 79 bin 251'e, taburcu edilen kişi sayısının ise 39 bin 2'ye çıktığı bilgisini verdi. Güney Kore günlük vaka sayısında Çin'i dahi geride bıraktı. Koronavirüs salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 16'ya yükseldiği Güney Kore, günlük bazda vaka sayısında art arda üç gündür Çin'i geride bıraktı. Ülkede önceki gün 594 yeni vaka kayıtlara geçerken, toplam vaka sayısı ise 2 bin 931'e çıktı. 

İran'da bir vekil hayatını kaybetti

Öte yandan İran'da can kaybı ve vaka sayılarındaki artış sürüyor. Ülkede koronavirüs salgınında ölü sayısı 43'e, vaka sayısı ise 593'e yükseldi. İran'ın kuzeyindeki Astane Eşrefiye kentinde düzenlenen 11. dönem meclis seçimlerini kazanan Dr. Muhammed Ali Ramazani koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. İran'da 100 milletvekiline koronavirüs testi yapıldığını açıklayan İran Meclis Sözcüsü Esadullah Abbasi, 5 milletvekilinin koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu. İran Sağlık Bakan Yardımcısı İreç Herirçi, Tahran Milletvekili Mahmud Sadıki, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Mücteba Zünnur ve son olarak Kadın ve Aileden Sorumlu Yardımcısı Masume İbtikar'a koronavirüs teşhisi konulmuştu. İtalya'da da ise hayatını kaybedenlerin sayısı 21'e, vaka sayısı ise 888'e çıktı. Son gelişmeler ışığında, koronavirüs Orta Doğu'da hızla artış gösterirken, Kuzey Avrupa ve Latin Amerika'da da ilk vakalar görülmeye başlandı. İsrail'de koronavirüs vakası 6'ya yükselirken, İsveç'te ülke genelinde 3 ayrı şehirde, 4 kişide koronavirüs tespit edildiği açıklandı. İsveç'te enfekte kişi sayısı ise 11 olarak açıklandı. Bahreyn'de vaka sayısı 38'e yükseldi. Lübnan'da ise vaka sayısı 4. Şu ana kadar dünya genelinde meydana gelen yeni koronavirüs salgını kaynaklı toplam can kaybı sayısı 2 bin 923'e ulaştı. Vaka sayısı ise 84 bini aştı. 

Evcil köpekte virüse rastlandı

Öte yandan Hong Kong'da, koronavirüs teşhisi konan bir kadının evcil köpeğinde de virüse rastlandı. Yetkililer evcil hayvanın tedbir amaçlı olarak 14 gün boyunca karantinaya alınacağını duyurdu. Hong Kong Tarım, Balıkçılık ve Çevre Bakanlığı, köpeğin hastalığa dair herhangi bir belirti taşımadığını açıkladı. Ancak evcil köpeğin burun ve ağzından alınan örneklerde koronavirüse rastlandı. Köpeğin sahibi 60 yaşlarındaki kadın, önceki gece koronavirüs teşhisi ile hastanede karantinaya yerleştirilmişti. Dünya genelinde binlerce insanın ölümüne neden olan virüs insandan insana hızlı bir şekilde yayılırken, bugüne kadar evcil hayvanlardan insana bulaşmasının mümkün olduğunu gösteren herhangi bir belirtiye rastlanmadı.

DSÖ alarm seviyesini yükseltti

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hızla dünya ülkelerine yayılan koronavirüs için alarm seviyesini 'yüksek'ten 'çok yüksek' seviyesine çıkardı. Örgütün Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus, Çin dışında 49 ülkede tespit edilen vaka sayısının 4 bin 351'e ulaştığını ve 67 hastanın hayatını kaybettiğini, bu nedenle salgının risk düzeyini yükselttiklerini belirtti. Ghebreyesus ancak tüm tarafların güçlü tedbirleri hayata geçirmeleri durumunda salgının kontrol altına alınabileceğini söyledi.

Avrupa ekonomisinde salgın endişesi başladı

Avrupa ülkeleri, yeni tip koronavirüs salgınının ekonomiye olası etkilerinden de endişe duymaya başladı. Özellikle İtalya'da çok sayıda vaka tespit edilmesi sonrasında, virüsün kıtaya yayılma ihtimali tüm Avrupa piyasalarında durgunluğa, bazılarında da düşüşe neden oldu. İtalya'nın kuzeyinde yer alan 12 yerleşim yerinin geçtiğimiz hafta içerisinde karantinaya alınmış olması korkuları ve endişeleri gidermiş değil. Oxford Economics firmasının başanalisti İtalyan Nicola Nobile, "Halihazırda turizmde negatif etkileri görmeye başladık. Bu da İtalyan ekonomisinin her alanını etkileyen bir sektör. Oteller boşaldı, restoranlar sinek avlıyor. Turizm dışında otomotiv gibi bazı endüstrilerde de durgunluk görüyoruz çünkü lojistik firmaları da önlemler almaya başladı" şeklinde konuştu. Ekonomistler salgının ilerleme hızına göre diğer Avrupa ülkelerinde de şok dalgaları görülebileceğini ve ekonomilerin küçülme yaşayabileceğini düşünüyor. Salgında durumun 'tam pandemik' hale dönüşmesi söz konusu olduğu takdirde önce Güney Avrupa, ardından tüm kıtada küçülme yaşanabileceği belirtiliyor.


 


 

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi

12.06.2026 12:30:00
AA
 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi
 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirdi.

Işıkhan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla 32 ilacı daha geri ödeme listesine aldık. 21'i yerli üretim olan ilaçlar ile sağlıkta yerli ve milli kapasitemizi güçlendiriyor, vatandaşlarımızın tedavi imkanlarına ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. İlaçların hastalarımıza şifa olmasını temenni ediyor, vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür diliyorum."

CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı

İstanbul'da CHP yönetimindeki Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyon düzenlendi

12.06.2026 11:07:00
Haber Merkezi
 CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı
 CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı
İstanbul'da CHP yönetimindeki Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. Soruşturma çerçevesinde Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından belediye binasında arama ve inceleme çalışması yapılırken gözaltına alınan kişilerde emniyete götürüldü.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından operasyona ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Soruşturma kapsamında; Silivri Belediyesi nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri/kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ve belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu, ayrıca belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21.522.717,40 TL kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmış olup, mevcut tespitler doğrultusunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikâp, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden soruşturma işlemlerine başlanılmıştır.

Bu kapsamda isnat edilen eylemlerin örgütlü yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ve yöneticisi konumunda bulunduğu değerlendirilen belediye başkanı Bora BALCIOĞLU ile birlikte hareket eden diğer şüphelilerin belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettikleri yönünde kuvvetli şüphe bulunması nedeniyle, şüphelilerin yakalanması ve suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla eş zamanlı operasyon icra edilmiş, arama ve el koyma işlemleri yapılmış, bu kapsamda belediye başkanı dahil toplam 17 şüpheli şahıs hakkında gözaltı kararı uygulanmış, soruşturma kapsamında delillerin toplanması, şüpheli ifadelerinin alınması ve suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerlerinin tespitine yönelik işlemler titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

MÜSLİM SARI: SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
Mutlak butlan kararının ardından yeniden Genel Başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun Parti Sözcüsü olarak görevlendirdiği Müslim Sarı, operasyona ilişkin açıklama yaptı. Sarı, "Silivri Belediyemize yönelik yürütülen soruşturma ve gözaltı sürecini yakından takip ediyoruz. Hukukun üstünlüğü, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı; demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez temel ilkeleridir. Sürecin siyasi tartışmalardan uzak, şeffaf, tarafsız ve hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor

Dünyanın giderek hızlanan şekilde ısı biriktirdiğini ve sıcaklık artışının 2025'te sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,37 dereceye ulaştığını tespit eden bilim insanları, bu seviyenin yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

11.06.2026 15:45:00
AA
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Dünya çapında 17 ülkedeki 56 kurumdan 70'in üzerinde bilim insanı tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu adına Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yürütülen Küresel İklim Değişikliği Göstergeleri raporunun temel bulguları Earth System Science Data dergisinde yayımlandı.

Rapora göre, tüm iklim sistemi hızla ısınmaya devam ediyor.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklık artışı 2025'te sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yılları ortalamasının 1,37 derece üzerine çıktı. Geçen yılki ısınma hızı kayıtlardaki en yüksek seviye oldu.

Küresel sıcaklık artışı 2016-2025 döneminde ise 1,26 derece olarak ölçüldü.

Hızlanan ısınmada sera gazı emisyonlarındaki sert yükseliş etkili oluyor. Büyük ölçüde fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları 2024'te 56,8 milyar ton karbondioksit eş değeriyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Rapordaki bulgular ayrıca 2025'in kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olduğunu teyit etti.

Bilim insanları giderek hızlanan ısınma nedeniyle küresel sıcaklık artışının yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2015'te imzalanan Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 1,5 dereceyle sınırlandırılması veya 2 derecenin altında tutulması hedefleniyor ancak bulgular bu eşiğin aşılma riskinin arttığını ortaya koyuyor.

Küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için ülkelerin 2030'a kadar karbonsuzlaşma çabalarını büyük ölçüde artırması gerekiyor.

Son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamı insan faaliyetlerinden kaynaklandı
ECMWF bünyesindeki C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, rapora ilişkin değerlendirmesinde, son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, "Bunun geçim kaynakları ve ekosistemler üzerindeki etkileri halihazırda dünyanın dört bir yanında hissediliyor ve sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe bu etkiler hızlanacak." ifadesini kullandı.

İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Bilim Uzmanı Matt Palmer da dünyadaki sera gazı salımının her zamankinden daha yüksek olduğuna işaret ederek, "Bu da daha fazla ısının atmosferde hapsolmasına ve dünyanın enerji dengesinin giderek daha fazla bozulmasına yol açıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore Pusan Ulusal Üniversitesi İklim Bilimleri Araştırma Merkezi Profesörü June-Yi Lee, denizel sıcak hava dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü dile getirdi.

Bu durumun okyanus yüzeyindeki süregelen ısınmayla tutarlı olduğunu kaydeden Lee, "Denizel sıcak hava dalgalarının yaşandığı gün sayısı, 1991 ve 2025 yılları arasında dünya genelinde üç katından fazla arttı. Bu olaylar deniz ekosistemlerine zarar verirken gıda üretimini, ekonomileri ve kıyı koruma sistemlerini de tehdit ediyor. Bu durum ayrıca okyanus-atmosfer karbon alışverişini, okyanusların asitlik ve oksijen seviyelerini bozuyor ve karalarda görülen aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendirebiliyor." ifadelerini kullandı.

Hollanda Kraliyet Deniz Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Lideri Aimee Slangen deniz seviyesindeki rekor artışa dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

"2025'te küresel deniz seviyesi, 1901'den beri toplam 23 santimetrelik yükselişle yeni bir rekora ulaştı. Bu yükseliş yılda yaklaşık 1,8 milimetrelik bir hızla gerçekleşiyor ve bu hız giderek artıyor. Bu küçük bir değişim gibi görünebilir, ancak bu düzeydeki bir yükseliş bile dünyanın birçok alçak kıyı bölgesinde kıyı taşkınlarını artırıyor, geçim kaynaklarına ve ekosistemlere zarar veriyor."

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu

11.06.2026 14:43:00
AA
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.

TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul'un, politika faizinin yüzde 37'de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi.

Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5'te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, şu ifadelere yer verildi:

"Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir."

Duyuruda, jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği vurgulanan duyuruda, Kurulun politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceği kaydedildi.

Duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir."

Kurulun politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyeceği ve kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı belirtilen duyuruda, Para Politikası Kurulu Toplantı Özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.

TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Milli Savunma Komisyonunda kabul edildi

 

11.06.2026 14:38:00
Anadolu Ajansı
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi

Teklifle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidiliyor.

Buna göre, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp ve diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilenler yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının, kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca diş hekimliği ya da hekimlik mesleklerini icra edemeyecekler. Sürelere yönelik tüm hesaplamalar gün hesabı üzerinden yapılacak.

Harcırah Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, "Askeri birliklerde harekatta harcırah" hükmü kapsamında gündelik ödenenlerden denizaltı gemilerinde yurt içi limanlarda gemide konaklama imkanı sağlanamayan personel dışındakilere "yurt içinde verilecek gündeliklere" ilişkin düzenleme uyarınca ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askeri bina olduğu için askeri mahal vasıf ve mahiyetine sahip olacak.

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubayların muvazzaf olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine alınamayacaklarına ilişkin açık hüküm bulunurken subaylara ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle değişiklik yapılıyor. Buna göre, Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar Kanun'da yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamayacaklar.

Ek ders ücreti, 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar uzatıldı

Milli Savunma Bakanlığı ve bağlılarının bünyesinde yer alan eğitim ve öğretim kurumlarında idarece belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda ve nitelikleri idare tarafından belirlenen konu ve alanlarda gerekli şartları sahip kişilerin ilgili mevzuatında yer alan şartlar dahilinde 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar geçerli olmak kaydıyla ders vermeleri karşılığında ödenen ek ders ücreti 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar uzatıldı.

Teklifle, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Milli Savunma Bakanlığı merkez, taşra, yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve bunların adayları ile Milli Savunma Üniversitesinde eğitim gören askeri öğrenci ve bunların adayları hakkında, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları hakkında, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli hakkında, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak, bu örgütlerle iltisaklı olmak gerekçeleriyle kamu görevine alınmayan veya kamu görevinden veya meslekten ayrılan veya çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerle ilgili idari davalar ve 375 Sayılı KHK'nin terör örgütlerine veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlere yönelik hükmü uyarınca tesis edilen idari işlemlere yönelik açılan idari davalar ile ilgili mevzuat uyarınca gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu söz konusu idari işleme yönelik açılan davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilecek.

Sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısı olması gerekecek

Teklifle, Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici madde ile kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacak. Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, bu düzenlemenin uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilecek. Tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden itibaren 10 yıl geçmemiş olması koşuluyla, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun'un belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilecek. Bu düzenleme kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan bedel davalarında bu düzenlemenin hükümleri uygulanacak.

Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dahil ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu hüküm, 12 Ocak 1963 tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanacak.

Bu hüküm kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri maktu olarak belirlenecek.

Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili idare adına tescil edilecek. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına kayıt tesis olunacak. Bu işlemler harca tabi olmayacak.

Teklifle, Uzman Erbaş Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. 26 Haziran 2019'da askerlik süresinin kısalması nedeniyle muvazzaflık hizmetini yapmış olan çavuş, onbaşı ve erlerin, uzman erbaş olabilmesi için "müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 27 yaşını bitirmemiş olmak" şartı yeterli olurken bu hususa yönelik düzenleme yapılması ile başta şehit yakınları olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaş olmak için müracaat edebilmeleri için düzenleme yapılıyor. Askerlik hizmetinden muaf tutulanlara yönelik yapılan pozitif düzenlemenin uzman erbaş olmak için gerçekleştirilen müracaatlarda hak kaybının önüne geçmesi hedefleniyor.

Uzman Erbaş Kanunu'na "Sicil" başlığı ekleniyor. Düzenlemeyle uzman erbaşlar hakkında sicil yılı ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsayacak.

Uzman erbaşların sözleşme imzalanıp göreve alınmalarını takip eden ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilecek. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs tarihi arasında geçen süre 3 aydan kısa ise ilk sicil belgeleri üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenecek. Müteakip sicil ise zamanında düzenlenecek. Sicil tam notu 100 olacak. Sicil üstlerinin verdikleri notların ortalaması, o yılın sicil notunu teşkil edecek. Sicilin olumlu olabilmesi için sicil notunun, sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısı olması gerekecek. Uzman erbaşlar için sicil yazmaya yetkili sicil üstleri ile ilgili hususlar ve sicil dönemi içinde sicil üstünün veya sicil alan personelin görevinden ayrılması halinde ayrılış sicili düzenlenmesine ilişkin hususlar ile verilecek sicilin şekil ve usulleri yönetmelikte düzenlenecek.

YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi

Milyonlarca adayın geleceğine yön verecek olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), bu yıl 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Büyük bir maratonun son düzlüğüne girerken, geride kalan ayların emeğini taçlandırmak artık sadece çok çalışmaya değil, mevcut birikimi doğru yönetmeye bağlı

11.06.2026 13:47:00 / Güncelleme: 11.06.2026 13:52:24
Hasan Gündoğdu
YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi
YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi
Bu kritik dönemeçte hem akademik hazırlığı zirveye taşımak hem de zihinsel dayanıklılığı korumak için izlenmesi gereken stratejik yol haritasını iki temel başlık altında ele alalım






1) Akademik ve Pratik Hazırlık: Son Virajda Doğru Hamleler

Artık sıfırdan kalın konu kitaplarına başlayıp her şeyi öğrenmeye çalışmak yerine, eldeki sermayeyi en verimli şekilde kullanma zamanıdır.

Deneme Analizi" Altın Anahtardır

Bu aşamada sadece deneme çözmek yetmez; denemeden sonra yapılacak analiz, çözme eyleminden çok daha kıymetlidir.

Hata Defteri: Yanlış yapılan veya boş bırakılan soruları tespit edip anında o konunun püf noktalarına geri dönün. Aynı hatayı gerçek sınavda yapmamak için bu soruları bir "hata defteri" veya panosunda toplayın.

Zaman Yönetimi: Denemeleri kronometre eşliğinde, tıpkı gerçek sınav saatinde (sabah 10.15) başlatarak çözün. Hangi teste kaç dakika ayırdığınızı sabitleyin ve sınav anında asla radikal bir strateji değişikliğine gitmeyin.






Nokta Atışı Tekrarlar ve MEB Kazanımları

* Büyük konu anlatımlarından ziyade formül kağıtları, kısa özetler ve kavram haritaları üzerinden hızlı turlar atın.
* Özellikle AYT kısmında net getirisinin yüksek olduğunu bildiğiniz, tam oturmamış mini konulara (örneğin biyolojide bir sistem, fizikte bir formül veya edebiyatta nokta atışı bir dönem) odaklanın.
* Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) son yıllardaki soru tarzlarını ve kazanım testlerini mutlaka gözden geçirin.

Biyolojik Saati Sınava Senkronize Etmek

Vücudun da bir hafızası vardır. Sınavdan en az 10-12 gün önce biyolojik saatinizi 20-21 Haziran sabahına uyarlamalısınız.

* Her sabah en geç 07.30'da uyanmış olun.
* Zihninizin en açık, odaklanmanızın en yüksek olması gereken 10.15 - 13.00 saatleri arasını kesinlikle masada soru çözerek ya da deneme üzerinde geçirin. Bu saatlerde uyuklama veya yayılma alışkanlığınız varsa hemen terk edin.






2) Psikolojik Hazırlık: Zihni Sınavın Hakimi Yapmak

YKS sadece bir bilgi sınavı değil, aynı zamanda bir duygu yönetimi sınavıdır. Bilgiyi kağıda dökecek olan mekanizma, sakin ve odaklanmış bir zihindir.

Kaygıyı Yok Etmeye Değil, Yönetmeye Odaklanın

Uzmanların da belirttiği gibi, kaygı beynin doğal bir alarm sistemidir ve belirli bir düzeyde olması sizi zinde tutar.

Düşünceyi Dönüştürün: Zihninize üşüşen "Bu sınavda başarısız olursam hayatım biter" gibi yıkıcı cümleleri, gerçekçi olanlarla değiştirin: "Bu sınav geleceğim için önemli bir basamak ancak benim tek varlık sebebim ve hayatımın tek belirleyicisi değil. Ben elimden gelen emeği verdim."

Gerçekçi Olun: Her düşünce bir gerçeklik barındırmaz. Felaket senaryoları yazmayı bıraktığınız an, omuzlarınızdaki yükün hafiflediğini göreceksiniz.






Sosyal İzolasyon ve Kıyaslama Tuzağı

* Sosyal medyada dolaşan "Günde 15 saat çalışıyorum", "Denemelerde 115 netin altına düşmüyorum" tarzı paylaşımlardan ve forumlardan bu dönemde tamamen uzak durun.
* Sizin tek rakibiniz, bir önceki denemede yaptığınız hatalardır. Başkalarının süreçleri sadece sahte bir yetersizlik hissi doğurur.

Nefes ve Gevşeme Egzersizleri

Deneme çözerken veya durup dururken kalbinizin hızlı çarptığını, nefesinizin daraldığını hissettiğiniz anlarda **4-4-4 tekniğini** uygulayın:

1. 4 saniye boyunca burnunuzdan derin bir nefes alın.
2. Bu nefesi 4 saniye boyunca içinizde tutun.
3. Ardından 4 saniyede ağzınızdan yavaşça üfleyerek verin.
Bu pratik, otonom sinir sisteminizi sakinleştirerek beyninize "her şey yolunda" mesajı gönderir.






Sınavdan Hemen Önceki Günler İçin Kısa Hatırlatmalar

* Ders Çalışmayı Ne Zaman Bırakmalı? Sınavdan 1-2 gün önce (genellikle Perşembe akşamı veya Cuma sabahı) yoğun akademik çalışmayı bırakın. Cuma gününü tamamen zihni dinlendirmeye, hafif yürüyüşler yapmaya ve sınav belgelerini kontrol etmeye ayırın.

* Beslenme ve Fiziksel Koruma: Daha önce hiç denemediğiniz yemekleri yemeyin. Sakatlanma riski barındıran ağır sporlardan veya fiziksel aktivitelerden uzak durun.

* Sınav Anı Taktikleri: Sınavda turlama tekniğini mutlaka kullanın. İnatlaştığınız bir soru size zaman kaybettirir ve moralinizi bozar. Soruyla kavga etmeyin; yanına bir işaret koyup geçin, vaktiniz kalırsa geri döneceksiniz.

Unutmayın; 20-21 Haziran tarihlerinde o kitapçık önünüze geldiğinde, sorulan sorular uzaydan gelmiş olmayacak. Aylardır çözdüğünüz, üzerine kafa yorduğunuz kavramların birer benzeri olacak. Kendinize, uykusuz kaldığınız sabahlara ve akıttığınız alın terine güvenin.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.