HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 KASIM 2021, SALI

Saltanat cumhuriyet kavgası-4

16.03.2021 00:00:00
'Saltanat cumhuriyet kavgası-4' seslendirme dosyası:

Osmanlı'da imtiyaz sahibi en etkin grup azınlıklardır. Yani gayrimüslim cemaatlerdir. Osmanlı'nın son döneminde ciddi bir nüfusa sahip olan azınlıklar, ekonomik olarak ve eğitim açısından da oldukça öndedir. Bu konunun irdelenmesi ile milli mücadelede yaşananları, Atatürk'ün yaptıklarını ve Atatürk sonrası yaşananları ve hatta bu gün yaşadıklarımızı çok daha iyi anlamlandıracağımıza inanıyorum. Bu sebepler Osmanlı'daki ticari imtiyaz sahiplerini yani azınlıkları Meşrutiyet döneminden Cumhuriyete geçiş sürecinde ve milli mücadele deki duruşlarını daha da detaylandırmak ve bu güne ışık tutmak istiyorum. 

4. Ticari imtiyaz sahipleri: Azınlıklar

Osmanlı'da ticaret azınlıkların elindeydi. 

Bir örnek vereyim Cumhuriyet kurulduğunda 10 kişiden fazla işçi çalıştıran işyeri sayısı 280 idi. Bunun 250 tanesi gayrimüslümlere aitti. İstanbul'da, İzmir'de, Trabzon'da en güzel yerler, hep azınlıkların elinde. Yine Cumhuriyetin kuruluşunda Türk milletinin hiçbir şeyi yok. Yiyecek ekmeği yok. Ama azınlıkların sahip olduğu varlığı o kadar çok ki, kendilerine/çoluk çocuklarına yetecek miktardan çok fazla, ya da soyu devam etmeyen azınlık zenginler var. İşte bu malların Türklerin eline geçmemesi için vakıflar kurdular. Azınlık vakıflarının sahip olduğu varlıklar yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütçesinden fazlaydı. 

Atatürk, ticari imtiyazı Türk milletine veriyor. Bu azınlık vakıflarının mallarına da devlet olarak el koyuyor. Türk milletinin kullanımına tahsis ediyor. Azınlık vakıflarının malları konusu AKP iktidarına kadar dış devletlerin gündemindeydi. Her meselede önümüze koyuyorlardı. AKP bu sorunu da vererek çözdü. Azınlıklar konusunda Atatürk'ün yaptıkları kesinlikle haksızlık değil. Yüzyıllardan bu tarafa haksızlığa uğrayan bir millete hakkını vermek, adaleti sağlamaktır. Bu konunun anlaşılması için, Osmanlı'da azınlıkların nasıl bu zenginliği elde ettiğini ve Türklerin nasıl bir haksızlığa uğradığını detaylandırmak istiyoruz. Önümüzdeki hafta yayınlanacak yazılarımda bu konuya eğileceğiz. Ancak konunun dağılmaması için azınlıklar ve Atatürk'ün dinsiz gösterilmesi meselesine devam edelim. 

Azınlıklar dahi Atatürk'ü dinsizlikle suçladılar. Nasıl olur demeyin. 

Bir örnek vereceğim.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı'nın son dönemlerinde Anadolu'daki azınlıklar başkaldırmaya başlamıştı. Herkes kendi devletini kurmanın hesabı içine girmişti. Ermeniler bir yandan, Rumlar diğer yandan ayaklandılar. Rize'de Potamya Deresi vardır. 1918'de ora merkezli Rum azınlık Potamya Rum Devleti'ni kuruluyor. Bu devlet Rum devleti olarak kurulunca bölgedeki Müslüman halk bunlarla savaşıyor. 1922 yılında bölge halkı başta olmak üzere Osmanlı askerlerinin bir bölümü de mücadele ediyor ve isyan bastırılıyor. Bu devletin hüküm sürmesine izin verilmiyor.

Cumhuriyet kurulduktan sonra 1925'te Atatürk mübadele yapıyor. Anadolu'da yaşayan azınlıkları ülke dışına gönderiyor, orada yaşayan Müslüman Türkleri Anadolu'ya getiriyor. Yaklaşık 1.5 milyon gayrimüslim Balkanlara, orada yaşayan yaklaşık 800 bin Müslüman Türk Anadolu'ya gelip yerleşiyor. Mübadelede Atatürk ırka değil tamamen inanca bakıyor. Öyle ki; mübadelede Konya-Karaman bölgesinde 8 bin civarında Hıristiyan Türk'ü de Balkanlara gönderiyor. Mübadele döneminde din değiştiren ya da gizleyen büyük bir bölüm var. Bunu rakamlarla daha sonra anlatacağız. Ancak konumuza devam edelim.

1925 yılında yine Rize'de, sözüm ona dini bir isyan başlıyor: Şapka giymek istemiyoruz, vergi vermek istemiyoruz. Yani 1918-1922 döneminde Rum devleti olarak ortaya çıkıp bu isyanı başlatıp Rum devletini kurmaya çalışanlar bakıyorlar ki millet Rum devletine izin vermiyor. O zaman 1925'te bu sefer güya İslam adına, dini gerekçelerle ayaklanıyorlar. Yıllarca o bölgede 'şapka giymiyor diye Rize meydanında 8 tane din adamı asıldı' diye konuşulup durdu. Ama bakıyoruz o din adamı denilen insanların geçmişlerine, hepsinin kökü aynı yere dayanıyor. 

Yani azınlıklar da güya din adına Mustafa Kemal'e karşı çıktılar. Ve din adına Halife efendimize sarıldılar! 

Aslında hepsinin karın ağrısı şu: Biz Osmanlı'da imtiyaz sahibiydik, Türk milleti köleydi, her türlü hak ve yetki bizim elimizdeydi. Cumhuriyet kuruldu bu ayrıcalıklar elimizden alındı. İsyanları buna. 

Cumhuriyete ve Mustafa Kemal'e düşmanlıkları bu yüzden.

 
Lütfullah Önder / diğer yazıları
- Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız? / 18.11.2021
- Sistem yanlış / 11.11.2021
- Liberalizm sebep, yoksulluk sonuçtur / 10.11.2021
- Hakikatin önemsizleşmesi / 23.08.2021
- Yalanın siyaseti / 17.08.2021
- Atatürk’ten dersler / Lozan Zaferi / 26.07.2021
- Atatürk’ten dersler: Feda etmeyi göze almadan başarı gelmez / 23.06.2021
- Atatürk’ten dersler / 16.06.2021
- Kleptokrasi / 04.05.2021
- Yolsuzluk ve yoksulluk / 03.05.2021
- Soygun bu sistemin doğasında var / 26.04.2021
- Hırsızı koruyan sistem / 20.04.2021
- Devletlerin kanserli hücresi: Yolsuzluk / 19.04.2021
- Oyun içinde oyun / 14.04.2021
- İyi polis, kötü polis / 12.04.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 10 / 06.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet Kavgası - 9 / 05.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 8 / 31.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 7 / 30.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 6 / 23.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 5 / 22.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası-4 / 16.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - III / 15.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - II / 09.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası / 08.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu - 2 / 03.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu / 02.03.2021
- Demokratik devlet, kurumların güçlü olduğu devlettir / 25.02.2021
- Demokratik krallık / 24.02.2021
- Sığınılacak liman kalmadı / 22.02.2021
- Demokratik anayasa demokratik şartlarda yapılır / 16.02.2021
- Anayasa ve hukuk devleti / 15.02.2021
- Türkiye'nin geleceği, Geleceğin Türkiye'si / 08.01.2021
- 2020’nin ardından / 07.01.2021
- Hüseyin Baş / 27.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! / 18.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - V / 17.04.2020
- Gösterdiği yolda koşmaya devam edeceğiz / 16.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV / 15.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - III / 14.04.2020
- Sayın hükümet, istifa edebilir misiniz! / 13.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - II / 12.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - I / 11.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 2 / 09.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 1 / 08.04.2020
- Karanlığın hükmü aydınlığa kadardır! / 07.04.2020
- İstismar / 28.04.2019
- Mezardaki seçmen / 13.04.2019
- Seçim mi dediniz! / 30.06.2018
- Bu seçimde kime oy verelim? / 21.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Taklitler aslını yaşatır- / 06.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -İktibas ve iltibasçılar borsası- / 05.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -İltibas ve iktibasta son nokta- / 04.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Döviz artışının sebebi ve çözümü- / 03.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Dış ticarette milli para- / 02.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Milli Para ve tercüme para- / 01.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -40 yıllık emek- / 31.05.2018
- Nisan yağmuru / 30.05.2018
- Filistin ve samimiyet / 18.05.2018
- Talih dönerse; yel götürür, sel götürür el götürür / 01.05.2018
- Yalana teslim olmak / 20.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-II / 02.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-I / 01.04.2018
- Ehline sorun / 17.02.2018
- Terörü kararlılık bitirir / 16.02.2018
- Mehteran / 15.02.2018
- 'Doğru ama yaptırmazlar' / 14.02.2018
- Kan kaybeden adalet / 06.01.2018
- Ah! Osmanlı! / 25.05.2017
- Türk milleti olarak minnettarız / 23.05.2017
- Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş / 18.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 05.05.2017
- İnsanca yaşamak ve asgari ücret / 04.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 25.04.2017
- At ve Üsküdar / 19.04.2017
- Türkiye'nin önünde iki örnek / 11.04.2017
- Ölçüsüzlük / 02.08.2016
- Fırıldak / 30.07.2016
- Piyon / 26.07.2016
- Rota değişikliği / 01.07.2016
- Saltanat ve Cumhuriyet / 02.06.2016
- Çare ve çözümün adresi BTP / 25.05.2016
- 31 Mart: Karanlık gün / 04.04.2015
- Omurgasız siyaset / 02.10.2014
- Somadaki faciada, Hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu / 18.05.2014
- Başbakan, 'Ben devleti yönetemiyorum' diyor / 01.03.2014
- Çatırdayan devlet ve istiklal mücadelesi / 28.12.2013
- Değişim ve dönüşüm - II / 15.12.2013
- Dönüşüm ve yıkım / 14.12.2013
- Saddam'dan ders almak / 17.11.2013
- Dini nikah ve zina / 08.11.2013
- Tünelden önceki son çıkış / 24.09.2013
- Tuz kokarsa / 19.09.2013
- Kara leke / 14.09.2013
- Kazanmak yok savaşmak var / 01.09.2013
- Haçlı Safına asker toplayan Müslüman (!) / 31.08.2013
- Öküz öldü, ortaklık bozuldu / 21.07.2013
- Tayyip 'Teyyip' oldu / 15.06.2013
- Orantısız güce karşı orantısız zeka / 13.06.2013
- Türk baharının sonbaharı / 12.06.2013
- Uyuyan medya halkı uyutmak için uyandı / 06.06.2013
- Federasyonu millete hazmettirme süreci / 05.03.2013
- Terörle mücadele, AKP ve Apo / 04.03.2013
- Şifre: Atatürk ve din / 15.02.2013
- BTP’nin aldığı oy + İman, kaç eder? / 14.02.2013
- Müslüman Türk milletini Hıristiyan olmaktan kim kurtardı? / 25.01.2013
- Binlerce Müslüman-Türk din değiştirdi / 23.01.2013
- Ateistti, nurcu oldu, şimdi başpastör… / 13.01.2013
- “AKP’nin dine hizmeti(!)” yazısındaki bilgilere nasıl ulaştım? / 11.01.2013
- AKP; nereden nereye… / 10.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!)-III / 07.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!) - II / 06.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-II / 04.01.2013
- / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-I / 03.01.2013
- Şeb-i Arus / 21.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak -VI / 12.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-V / 11.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-IV / 10.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-III / 08.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-II / 07.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-I / 06.12.2012
- İmam Hüseyin’in safında olabilmek… / 29.11.2012
- Bölenler ve birleştirenler / 26.11.2012
- Hem laik, hem müslüman / 15.02.2012
- Yazıklar olsun! / 25.01.2012
- Dava adamı Denktaş / 21.01.2012
- Yanlışta ısrar / 19.01.2012
- Hukuk devleti / 16.01.2012
- Viraj / 12.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

16.03.2020, 16.03.2019, 16.03.2018, 16.03.2017, 16.03.2016, 16.03.2015, 16.03.2014, 16.03.2013, 16.03.2012, 16.03.2011, 16.03.2010, 16.03.2009, 16.03.2008, 16.03.2007, 16.03.2006, 16.03.2005, 16.03.2004, 16.03.2003, 16.03.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.