Savunma ihracatı 8.5 milyar dolara çıktı
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, zirvedeki konuşmasında, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatının 18 Aralık 2025 itibariyle bu yıl 8.5 milyar dolara ulaştığını açıkladı.
Haber Merkezi





İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve SAHA İstanbul tarafından Türkiye savunma sanayisinin milli ve yerli yapısına katkı sunmak amacıyla 7'nci kez düzenlenen Savunma Sanayii Buluşmaları İstanbul'da sektörü bir araya getirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, zirvedeki konuşmasında, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatının 18 Aralık 2025 itibariyle bu yıl 8.5 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Savunma Sanayi Başkanlığı bünyesinde 9 kümelenme olduğuna işaret eden Görgün, özetle şunları söyledi: "Sektörde 3500'den fazla şirket faaliyet gösteriyor. Halen 1400'den fazla proje devam ediyor. Savunma sanayisinde doğrudan istihdam 100 bini aştı. Bir aile ortamı içinde geliştiremeyeceğimiz bir şey yok. Savunma sanayi aynı zamanda diplomasi enstrümanı olmuştur. Ülkemiz yapay zekada kural koyucu geliştirici konumdadır."
Savunma sanayinde üç öncelikleri olduğunu dile getiren Görgün, bunları şöyle sıraaldı:
"1. Sistemsel tam bağımsızlık
2. Yüksek teknolojiyi yüksek yeteneklerle desteklemek
3. Dijital harp ortamına uygun güvenlik protokolleri geliştirmek."
Türkiye'nin stratejik gücü de pekişiyor
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da konuşmasında savunma sanayisinin gelişiminin yalnızca Türkiye'nin savunma kapasitesini artırmakla kalmadığını, aynı zamanda stratejik gücünü de pekiştirdiğini belirtti. Bahçıvan, şunları söyledi: "Bu sektöre yapılan yatırımlar ve artan başarılar yerli sanayimizin gelişimine, yenilikçi çözümlerin ortaya çıkmasına ve nitelikli iş gücünün yetişmesine büyük katkılar yapıyor. Savunma sanayinin yüksek teknoloji, mühendislik ve inovasyon gereksinimleri, otomotivden elektroniğe, yazılımdan ileri mühendislik alanlarına kadar geniş bir yelpazede yerli üretim kapasitesini güçlendiriyor. Bu gelişmeler, aynı zamanda bu teknolojilerin sivil sektörlerimize de uygulanabilir hale gelmesini sağlayarak tüm sanayi alanlarına pozitif etki yaratıyor. Son yıllarda, yerli ve milli üretim kapasitemizin artırılması, ülkemizin savunma sanayisinde attığı en önemli adımlardan birisi olmuştur. Bu adım, yalnızca savunma sanayisini değil, tüm sanayi sektörlerimizi doğrudan etkilemiş ve Türkiye'nin küresel ekonomik konumunu da güçlendirmiştir."






















































































