logo
09 EYLÜL 2026

Şehitlerimize hazin tören

15.07.2006 00:00:00
 
Bitlis'te, PKK tarafından yola döşenen mayına çarpan askeri araçta şehit olan 5 askerin cenazesi, düzenlenen törenle gözyaşları arasında memleketlerine uğurlandı.

 

 

İl Jandarma Komutanlığı'nda düzenlenen törene, Bitlis Valisi Mevlüt Atbaş, Muş Valisi İbrahim Özçimen, AK Parti Bitlis Milletvekili Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Zeki Ergezen, Bitlis Belediye Başkanı Cevdet Özdemir, Emniyet Müdürü Fahrettin Coşkun, belediye başkanları, ilçe kaymakamları, daire amirleri, şehitlerin yakınları ve silah arkadaşlarıyla çok sayıda vatandaş katıldı. Şehitlerin cenazeleri, gece kaldırıldıkları Tatvan Askeri Hastanesi'nden ambulansla Bitlis'e getirildi. Şehit ailelerinin gözyaşları arasında başlayan törende, şehitler için saygı duruşu yapıldı. Şehitlerin özgeçmişi okunmasının ardından konuşan İl Jandarma Komutanı Albay Zafer Cengiz, ülkenin her karış toprağında şehitlerin kanı olduğunu belirtti. Cengiz, bu topraklarda bir tane bile terörist kalmayıncaya kadar geceli gündüzlü mücadele etmeye devam edeceklerini ifade ederek, "Şehit anne ve babalar 'Bir Mehmet gider ve yerine bin Mehmet göndeririz, yeter ki vatan sağolsun' diyor. İşte Türk milletini yüceliği ve onun bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kahramanlığının kaynağı, bu iman ve inançtır. Bundan dolayıdır ki Türk milleti ay yıldızlı bayrağı altında tarih boyunca hür yaşamış ve sonsuza dek hür yaşayacaktır. Sizlerin kanıyla yoğrulan bu vatan toprağı için siz görevinizi sonuna kadar yaptınız. Ruhunuz şad olsun. Vatan sağ olsun" dedi. Şehitler için edilen duaların ardından, cenazeler memleketlerine uğurlandı. Uğurlama sırasında terör örgütü aleyhine, 'Şehitler ölmez vatan bölünmez', 'Kahrolsun PKK' sloganları atıldı. Gözyaşlarının hakim olduğu törene yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Ambulanslarla Jandarma Onbaşı Erdal Kavalli'in cenazesi memleketi Sivas'a ve Nurdoğan Zorgin cenazesi de Karamanmaraş'a gönderildi. Şehit kıdemli astsubay Hakan Toydemir (Ankara), Uzman Çavuş Hayrettin Karabıyık (Balıkesir) ve Jandarma Er Ramazan Okur'un (Samsun) cenazeleriyse askeri helikopterle Van'a oradan da uçakla Ankara ve İstanbul'a gönderileceği bildirildi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin aralarında şirket ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı

09.09.2026 00:10:00
AA
 
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşma, dosyaya gelen belgeler ile görevli ve eski belediye çalışanı 5'i tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin okunmasıyla başladı.

Söz verilen tutuklu sanık eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden sonra göreve geldiğini, söz konusu işletmeye eski belediye başkanı döneminde ruhsat verildiğini, kendisinin, işletmenin adres değişikliği nedeniyle yenilenen ruhsatı imzaladığını söyledi.

Temiz, imza için getirilen dosyanın içeriğini incelemek gibi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, işletme sahiplerini tanımadığını, daha önce hiç aynı ortamda bulunmadığını belirtti.

Ruhsatı imzalarken yangının meydana geldiği bina hakkında yıkım kararı olduğunu bilmediğini öne süren Temiz, tahliyesini talep etti.

Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü ve Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Hüseyin Öztürk, görev yaptığı dönemde 264 kaçak bina için yıkım kararı verdiklerini, Dilovası'nda 40 yılı aşkın süredir biriken kaçak yapı dosyaları nedeniyle mevcut belediye yönetiminin ve sanık olarak yargılanan memurların gerçekleştirilemeyen yıkımlardan sorumlu tutulmasını doğru bulmadığını savundu.

Belediyenin yıkımları karşılayabilecek ekonomik ve sosyal güce sahip olmadığını ve mevcut kaçak yapıların 10 yılı aşkın sürede dahi yıkılamayacağını iddia eden Öztürk, yangının çıktığı işletmeye ruhsat verildiği dönemde kaçak yapıyı tespit edip yıkım kararı alarak Fen İşleri Müdürlüğüne yönlendirdiklerini ancak yıkımın gerçekleştirilmediğini kaydetti.

Öztürk, gerçekleşmeyen yıkımdan dolayı mülkiye müfettişlerinin kendisini sorumlu tuttuğunu ancak 2016'da belediye meclisinde kaçak yapılara yönelik alınan karardaki görevlerini yerine getirdiğini belirterek, yıkım kararını verdikten sonraki süreçten sorumlu olmadığını savundu, tahliyesini istedi.

Eski Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Cihan Sorgucu ise bilirkişi raporunun teknik açıdan problemli olduğunu savundu.

Davaya konu yapının yapıldığı ve yangının meydana geldiği tarihte görevde olmadığına değinen Sorgucu, bütçe eksikliği nedeniyle görev süresi içerisinde yıkım ihalesi düzenlemeye vaktinin olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde tüm kaçak yapıları ilgili yerlere bildirdiğini, yaptığı iş ve işlemlerde görevi kötüye kullanma veya ihmal olmadığını iddia etti.

Dilovası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Muammer Telli de yanan binanın inşaatının başladığı tarihte belediyede çalışmadığını, yıkım kararının çıktığı tarihlerde yapı kontrol müdürü olmadığını söyledi.

Göreve 2024'ün nisan ayında başladığını belirten Telli, ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkım ihalesini gerçekleştirebilmek için müdürlüğün 2024'te 3,5 milyon lira olan bütçesini 2025'te yaklaşık 85 milyon liraya çıkardığını ifade etti.

Telli, 2025'in nisan ayında ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkımı için ihale dosyası hazırladığını, aynı yılın temmuz ayında 250 milyon lira bedelle yapılan ihalenin katılımcı olmaması nedeniyle iptal edildiğini aktararak, kaçak yapıları belediyenin kendi imkanlarıyla yıkmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili tutuklu sanık Selim San ise 5,5 aylık kısa bir süre görevde kaldığını, bu süreçte yangının çıktığı işletmeyle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ifade etti.

Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö.A. ve Ö.Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Ayrıca, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevli ve eski belediye çalışanı 7 kişi hakkında hazırlanan ve mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor. 

Oyuncu Serhat Kılıç'a veda


 
 
"Ezel", "Seksenler" ve "Kuruluş Osman" gibi yapımlarda canlandırdığı karakterlerle izleyicinin gönlünde yer edinen oyuncu Serhat Kılıç'ın cenazesi, Ankara'da toprağa verildi.
 

08.09.2026 16:01:00
AA
 
 Oyuncu Serhat Kılıç'a veda
 Oyuncu Serhat Kılıç'a veda

İstanbul Kağıthane'deki evinde 51 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Serhat Kılıç için, Ankara'da Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazını müteakip düzenlenen törene, Kılıç'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, sanatçı dostları, meslektaşları ve vatandaşlar katıldı. Törende, Kılıç'ın ailesi ve yakınları taziyeleri kabul etti.

Karadağlı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kılıç'ın vefatından büyük üzüntü duyduğunu belirterek, "Hepimizin başı sağ olsun, Çok zamansız bir gidiş oldu. Çok yetenekli, enerji dolu, çok sevilen bir oyuncu arkadaşımızdı, kardeşimizdi. Benim okulumdan, ben onun abisiyim. Allah gani gani rahmet eylesin" dedi.

Kılınan cenaze namazının ardından Kılıç'ın cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedildi.

Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?


 
Güne başlarken ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimiz de sağlık açısından önemli. Günlük yaşam temposu, geç saatlere kadar süren uyku, vardiyalı çalışma veya yoğun iş programı nedeniyle günün ilk öğünü kimi zaman öğle saatlerine kadar ertelenebiliyor. Son yıllarda beslenme alanında yapılan çalışmalar ise öğün saatlerinin vücudun biyolojik ritmi ve metabolik süreçlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
 

08.09.2026 15:48:00
Murat Çorbacı
 
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, beslenmenin yalnızca günlük alınan enerji ve besin içeriği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Vücudumuz gün boyunca aynı metabolik koşullarda çalışmıyor. Uyku, uyanıklık, hormonların salınımı ve metabolik süreçler belirli bir günlük ritim içerisinde ilerliyor. Bu nedenle öğünlerin zamanlaması da beslenme düzeninin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardan biri" dedi.

İlk öğünün saati neden önemli?

Yakın zamanda 40 yaş ve üzerindeki 31 binden fazla yetişkinin verileri kullanılarak gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir çalışmada, günün ilk ve son öğün saatleri ile uzun dönemli sağlık sonuçları arasındaki ilişki incelendi. Bulgular, ilk öğününü daha geç saatlerde tüketen kişilerde tüm nedenlere ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin daha yüksek seyrettiğini gösterdi. Ancak bu sonuçların "geç kahvaltı erken ölüme neden oluyor" şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Bu tür çalışmalar bize önemli ilişkiler gösterir ancak tek başına neden-sonuç ilişkisi kurmamızı sağlamaz. Geç saatte ilk öğün tüketen bir kişinin uyku düzeni, fiziksel aktivitesi, çalışma koşulları, mevcut hastalıkları ve genel beslenme alışkanlıkları da sonuçlar üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle tek bir öğün saatinden hareketle kişinin sağlık riski hakkında kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

En uygun zaman ne zaman?

Araştırmada ilk öğününü 07.00–08.00 arasında tüketenlerle karşılaştırıldığında, ilk öğün saati ilerledikçe bazı sağlık risklerinin de kademeli olarak yükseldiği görüldü. Bununla birlikte bu sonuç, herkesin belirli bir saatte kahvaltı yapması gerektiği anlamına gelmiyor. Uyku ve uyanma saati, kişinin çalışma düzeni, günlük enerji gereksinimi, yaş, fiziksel aktivite düzeyi ve mevcut sağlık durumu uygun öğün zamanlamasını değiştirebilir. Gece vardiyasında çalışan bir bireyin beslenme düzeni ile sabah erken saatlerde güne başlayan bir kişinin öğün planının aynı olması beklenmez. Beslenmede tek bir doğru saatten söz etmek yerine kişinin uyku-uyanıklık düzeniyle uyumlu bir plan oluşturmak daha doğru bir yaklaşım olur.

Akşam yemeği için de net bir saat yok

Gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının uyku düzeni, toplam enerji alımı ve kişinin günlük yaşam biçimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Akşam yemeği konusunda da herkese uygulanabilecek kesin bir saat vermek yerine kişinin yatış saati ve günlük düzeni dikkate alınmalıdır. Özellikle gün boyunca yeterince beslenmeyip enerji alımının büyük bölümünü gece saatlerine bırakmak, sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninin kurulmasını zorlaştırabilir" dedi.
Son yıllarda belirli saat aralıklarında beslenmeye dayanan yaklaşımların yaygınlaşmasıyla birlikte "yeme penceresi" kavramı da daha sık gündeme geliyor. Ancak gün içinde kaç saat yemek yenildiği, beslenme düzeninin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Öğünlerin hangi saatlerde tüketildiği kadar bu öğünlerin içeriği, günlük enerji ve besin ögesi gereksiniminin karşılanması, sebze ve meyve tüketimi, yeterli protein ve lif alımı, uyku düzeni ve fiziksel aktivite de genel sağlık açısından önem taşıyor.

Avcılar'da facia yaşanabilirdi


 
 
Avcılar'da İBB'ye bağlı asfalt kamyonu virajı alamayarak alt geçit yoluna düştü. Kaza sırasında alt geçitte araç olmaması büyük bir faciadan dönülmüş oldu.
 

08.09.2026 07:53:00
AA
 
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi

Avcılar'da virajı alamayan İBB'ye bağlı asfalt kamyonunun alt geçit yoluna düşmesi sonucu sürücü yaralandı. Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan yolunda seyreden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı 23 LF 218 plakalı asfalt kamyonu, virajı alamayarak sürücüsünün kontrolünden çıktı.

Yoldan çıkan kamyon, Avcılar Ambarlı Alt Geçidi'nin yoluna düşerek yan yattı. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan sürücü, sağlık ekiplerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaza nedeniyle alt geçit yolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.

Kamyonun kaldırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

Vatandaşların kişisel verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada gözaltına alınan 27'si avukat 31 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

08.09.2026 06:00:00
AA
 
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 31 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan 27'si avukat 31 şüpheli, adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik talep doğrultusunda tüm şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır" başlığıyla yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta haline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşların mağdur edilmesinin asla kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek, "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini aktarmıştı.

Gürlek, incelemeler sonucu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığının tespit edildiğini belirterek, "Bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşları, kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak 'borcunuz yasal takibe düştü', 'uzlaşma sürecini kaçırdınız', 'hakkınızda haciz işlemi başlatıldı' gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur ettiği anlaşılmıştır." ifadelerini kullanmıştı.

Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldıkları tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığını, ardından soruşturmanın genişletildiğini belirten Gürlek, şunları kaydetmişti:

"Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kar kalmayacaktır."'''''''
 

Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Antalya'nın Serik ilçesinde ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor

08.09.2026 02:00:00
AA
 
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Deniztepesi ve Sarıabalı mahallelerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.

Bölgedeki evler tahliye edilirken, 5 ev ve bazı seralar yangında kullanılamaz hale geldi.

Yanan bir evde bulunan engelli 3 kişi dumandan etkilendi.

Engelliler İbrahim, Hatice ve Kiraz Karaca, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi.

Kazada yaralanan sürücü, hastaneye götürüldü.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması devam ediyor.


 

Mersin'de uyuşturucu operasyonu: 6 milyon boş kapsül ve 1 ton 250 kilo ham madde ele geçirildi

Mersin'de uyuşturucu madde ticareti ve üretimi yaptığı değerlendirilen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, bir depoda yaklaşık 6 milyon boş kapsül ile 1 ton 250 kilogram sentetik uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi

08.09.2026 00:10:00
İHA
 
Mersin'de uyuşturucu operasyonu: 6 milyon boş kapsül ve 1 ton 250 kilo ham madde ele geçirildi
Mersin'de uyuşturucu operasyonu: 6 milyon boş kapsül ve 1 ton 250 kilo ham madde ele geçirildi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kentte yüklü miktarda uyuşturucu madde ticareti ve üretimi yaparak dağıtımını gerçekleştiren şüphelilerin deşifre edilmesine yönelik çalışma başlatıldı.

Yürütülen çalışmalar kapsamında, Ömür T. K.'nin kullanımında olduğu değerlendirilen Mezitli ilçesi Eski Mezitli Mahallesi'ndeki bir adreste bulunan depoya operasyon düzenlendi.

Depoda yapılan aramada, 120 koli içerisinde yaklaşık 6 milyon boş kapsül ile 50 varil içerisinde toplam 1 ton 250 kilogram toz halinde sentetik uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi.

Şüphelinin, hırsızlık, kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet gibi suçlardan toplam 11 suç kaydının bulunduğu belirtildi.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması

Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi

07.09.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.

Karar, Türkiye'de gazetecilere ve kamuoyunca tartışmalı isimlere yönelik yargı uygulamalarında "çifte standart" eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, 7 Eylül Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Ateş hakkında uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Mahkemenin ilk duruşmada tahliye kararı vermesi, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Türkiye'de özellikle siyasi iktidarı eleştiren gazeteciler hakkında yürütülen soruşturma ve davalarda tutukluluk kararlarının uzun sürmesi, buna karşılık iktidara yakın olduğu değerlendirilen isimler açısından verilen daha hızlı tahliye kararları, uzun süredir muhalefet ve basın örgütleri tarafından eleştiriliyor.

"Aynı hukuk, farklı uygulama mı?"

Tartışmanın merkezinde ise aynı suçlama karşısında sanığın kimliği ve siyasi çevresi yargı kararlarının uygulanmasında etkili oluyor mu, sorusu var.

Bir tarafta yazdıkları, söyledikleri veya yaptıkları nedeniyle tutuklanan ve aylarca hatta yıllarca tutuklu kalan gazeteciler bulunurken, diğer tarafta siyasi iktidara yakınlığıyla bilinen bazı isimlerin daha kısa sürede tahliye edilmesi kamuoyunda "hukuk herkese eşit mi uygulanıyor?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonunda verilen karardan ibaret değildir. Adalet, aynı durumda bulunan herkes için aynı ölçünün uygulanmasıdır.

Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012’de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı

07.09.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012'de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı. Olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 şüpheli gözaltında, 1 şüpheli ise yurt dışında firari durumda.

15 yıl sonra perde yeniden açıldı

Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok tartışılan cezaevi ölümlerinden biri yeniden soruşturuluyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlandı. Hastaneye sevk edilen Kozinoğlu'nun, Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştırıldığında hayatını kaybettiği tespit edildi.

O dönemde yürütülen soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler ve tanık ifadeleri incelendi. Cezaevi personeli, jandarma ve sağlık görevlilerinin yanı sıra koğuş arkadaşlarının ve Kozinoğlu'nun eşinin ifadeleri alındı.

Ancak soruşturma 10 Nisan 2012'de takipsizlik kararıyla kapatıldı. Şimdi o dosya yeniden açılıyor.

"Kapandı" denilen dosya yeniden masada



Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelediğini açıkladı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirmesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos tarihli kararıyla takipsizlik kaldırıldı. Böylece 15 yıl önce kapatılan soruşturmanın kapısı yeniden aralandı.

Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınırken, olayın bütün yönleriyle araştırılması amacıyla özel bir ekip oluşturuldu.

11 şüpheli, 10 gözaltı



Soruşturmadaki en çarpıcı gelişme ise cezaevi personeline yönelik adli işlemler oldu. Olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 kişi gözaltına alınırken, 1 kişinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu belirlendi.

Bu gelişme, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yıllardır cevapsız kalan soruların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

ŞİMDİ EN KRİTİK SORU: O GECE NE OLDU?

Kozinoğlu'nun cezaevinde rahatsızlanmasından hastaneye ulaştırılmasına kadar geçen süreç yeniden mercek altında.

Kamera kayıtları, sağlık belgeleri, cezaevi uygulamaları, görevli personelin işlemleri ve daha önce alınan ifadelerin yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Soruşturmanın sonucunda, Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir ihmal, kusur veya başka bir sorumluluk bulunup bulunmadığı ortaya konulmaya çalışılacak.

Şimdilik hiçbir şüpheli hakkında kesinleşmiş bir suçluluk hükmü bulunmuyor. Ancak 15 yıl sonra soruşturmanın yeniden açılması, dosyanın üzerindeki soru işaretlerini bir kez daha Türkiye'nin gündemine taşıdı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul'da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi

07.09.2026 16:04:00 / Güncelleme: 07.09.2026 16:08:04
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) camiası, İstanbul'da düzenlenen düğün töreninde bir araya geldi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın yeğeni, BTP MYK Üyesi Mustafa Hayri Baş'ın kızı Banu Sultan ile BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi'nin oğlu Emirhan Terzi, düzenlenen törenle dünya evine girdi.

Avcılar'daki düğüne ailelerin ve yakınlarının yanı sıra BTP teşkilatından çok sayıda isim de katıldı.

Düğün öncesinde gerçekleştirilen nikâh merasiminde genç çiftin nikâh şahitlerinden biri de BTP Lideri Hüseyin Baş oldu.
Hüseyin Baş, nikâhın ardından genç çifti tebrik ederek bir ömür boyu mutluluk ve aile saadeti diledi.

Hüseyin Baş düğünde renkli görüntülere eşlik etti

Düğün töreni, nikâhın ardından renkli görüntülere sahne oldu.
Hüseyin Baş, düğünde seslendirilen şarkılara eşlik ederken, davetlilerle birlikte horon ve halay çekti.


Yoğun katılımın olduğu düğünde BTP teşkilat mensupları da genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.