Hiçbir zemin müsait değilmiş!
Ne için?
Sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilanı için.
Kim söylüyor bu lafı?
İktidar partisinin ilk üç isminden biri; Bülent Arınç. Hükümet içindeki görevi nedir bilmiyorum, merak ta etmiyorum doğrusu.
Terör örgütünün geçtiğimiz aylarda yaptığı bir katliamın ardından "kalabalık gelmişler, silahları da varmış" diyen, son Bingöl saldırısı için de "terör örgütü akıllı davranmış " diyebilen bir adamın ne kimliği, ne kişiliği ne de mevcut hükümetteki görevi artık hiç önemli değildir Türk milleti için.
On seneden beri döktürdüğü incilerine bir yenisini daha ekledi muhterem; artan terör olaylarına karşı, Mehmetçiğin polisin, savcının artık şehir merkezinde kurşunlanır hale gelişi karşısında sıkıyönetim veya olağanüstü hal isteyenlere cevabı:
"Sıkıyönetim ve olağanüstü hal, anayasada yazılı kurumlar olmasına rağmen şu anda bunları uygulamak için hiçbir zemin müsait değildir".
Bu zat-ı muhtereme ve yol arkadaşlarına yüksek sesle soruyoruz; orta yerde bir zemin mi bıraktınız ki?
Siz hangi zamandan hangi zeminden bahsediyorsunuz?
Sayenizde, on seneden beri bu coğrafyada ve topyekun İslam coğrafyasında semadan yağmur yerine göz yaşı yağıyor, semadan yağmur yerine kan yağıyor, aşağıda, zeminde suların rengi kırmızıya dönüştü.
Sayenizde, İslam coğrafyasının hiçbir yerinde emniyet ve güven içinde ayak basılacak bir sağlam zemin kalmadı.
Güzelim Anadolu coğrafyasını, cennet vatanımızı on sene içinde eşkıyaya teslim ettiniz, Anadolu'da nerdeyse ağlamayan ana kalmadı, ar deyince siz ne anlıyorsunuz, haya deyince, utanmak deyince sizin aklınız ne geliyor?
Savcı evinden çıkarken tek kurşunla katlediliyor; sıkıyönetim için zemin müsait değilmiş!
Teröristler şehirler arası yollarda roket atarlarla, ağır silahlarla dolaşıp, içi asker dolu otobüsleri havaya uçuruyorlar, olağanüstü hal için hiçbir zemin müsait değilmiş!
Muhteremlerin on yıllık iktidarları döneminde şehirler teröristlerin cephaneliği haline gelmiş, metropollerde patlattıkları bombalarla kitle katliamı yapıyorlar, sıkıyönetim için zemin müsait değilmiş!
Hakikatte zulmen, nahak yere bir Müslümanın katledilmesi karşısında sema ağlar, zemin ağlar, bütün bir kainat ağlar ama günlük ortalama on vatan evladı katil sürüleri tarafından katlediliyor da bu muhteremlerin kılı bile kıpırdamıyor.
Pişkinliğin bu kadarına artık yeni bir isim bulmak lazım.
Ne için?
Sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilanı için.
Kim söylüyor bu lafı?
İktidar partisinin ilk üç isminden biri; Bülent Arınç. Hükümet içindeki görevi nedir bilmiyorum, merak ta etmiyorum doğrusu.
Terör örgütünün geçtiğimiz aylarda yaptığı bir katliamın ardından "kalabalık gelmişler, silahları da varmış" diyen, son Bingöl saldırısı için de "terör örgütü akıllı davranmış " diyebilen bir adamın ne kimliği, ne kişiliği ne de mevcut hükümetteki görevi artık hiç önemli değildir Türk milleti için.
On seneden beri döktürdüğü incilerine bir yenisini daha ekledi muhterem; artan terör olaylarına karşı, Mehmetçiğin polisin, savcının artık şehir merkezinde kurşunlanır hale gelişi karşısında sıkıyönetim veya olağanüstü hal isteyenlere cevabı:
"Sıkıyönetim ve olağanüstü hal, anayasada yazılı kurumlar olmasına rağmen şu anda bunları uygulamak için hiçbir zemin müsait değildir".
Bu zat-ı muhtereme ve yol arkadaşlarına yüksek sesle soruyoruz; orta yerde bir zemin mi bıraktınız ki?
Siz hangi zamandan hangi zeminden bahsediyorsunuz?
Sayenizde, on seneden beri bu coğrafyada ve topyekun İslam coğrafyasında semadan yağmur yerine göz yaşı yağıyor, semadan yağmur yerine kan yağıyor, aşağıda, zeminde suların rengi kırmızıya dönüştü.
Sayenizde, İslam coğrafyasının hiçbir yerinde emniyet ve güven içinde ayak basılacak bir sağlam zemin kalmadı.
Güzelim Anadolu coğrafyasını, cennet vatanımızı on sene içinde eşkıyaya teslim ettiniz, Anadolu'da nerdeyse ağlamayan ana kalmadı, ar deyince siz ne anlıyorsunuz, haya deyince, utanmak deyince sizin aklınız ne geliyor?
Savcı evinden çıkarken tek kurşunla katlediliyor; sıkıyönetim için zemin müsait değilmiş!
Teröristler şehirler arası yollarda roket atarlarla, ağır silahlarla dolaşıp, içi asker dolu otobüsleri havaya uçuruyorlar, olağanüstü hal için hiçbir zemin müsait değilmiş!
Muhteremlerin on yıllık iktidarları döneminde şehirler teröristlerin cephaneliği haline gelmiş, metropollerde patlattıkları bombalarla kitle katliamı yapıyorlar, sıkıyönetim için zemin müsait değilmiş!
Hakikatte zulmen, nahak yere bir Müslümanın katledilmesi karşısında sema ağlar, zemin ağlar, bütün bir kainat ağlar ama günlük ortalama on vatan evladı katil sürüleri tarafından katlediliyor da bu muhteremlerin kılı bile kıpırdamıyor.
Pişkinliğin bu kadarına artık yeni bir isim bulmak lazım.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026



























































