Millî Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenen bir balistik mühimmatın Irak ve Suriye hava sahalarını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiğini açıkladı.
Bu füze, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma sistemleri tarafından tespit edilip etkisiz hale getirildi. Füzenin parçaları Hatay, Dörtyol civarına düştü.
İran Silahlı Kuvvetleri, "Türkiye'ye yönelik herhangi bir füze ateşlemediklerini, Türkiye'nin egemenliğine saygı duyduklarını" belirtti.
Medyada ise 'füzenin asıl hedefinin Güney Kıbrıs'taki bir üs olabileceğini, rotasından saptığını' öne sürdü.
NATO hemen devreye girdi
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: 'Bizim, NATO topraklarının her karışını savunacağımıza dair açık bir kanıt' derken NATO Sözcüsü Allison Hart: "İran'ın, Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran'ın bölgedeki ayrım gözetmeyen saldırılarına devam etmesi karşısında NATO, Türkiye dahil tüm müttefiklerinin yanında kararlı şekilde duruyor' dedi.
Oyun çok açık. 10 bin kilometreden gelip İslam coğrafyasını kana bulayanlar şimdi 'İran'ı, bölgeye savaş yaymak' ile suçlayarak NATO kartı ile hem Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmek hem de ABD-İsrail, İran savaşını aynen Ukrayna örneğinde olduğu gibi başka bir evreye dönüştürmek istiyorlar.
NATO'yu bir hatırlayalım
NATO nedir, sorusun en kısa cevabı; "NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üye ülkelerin özgürlük ve güvenliklerini korumak amacıyla kurulmuş, uluslararası askeri bir ittifak kuruluşudur.
29 ülke üyedir NATO'ya. Her ne kadar siyasilerimiz itiraf etmeseler de İsrail ve Rum kesimi de NATO'nun resmi olmayan üyeleridir. Çünkü bu iki ülke, NATO toplantılarına katılır, askeri tatbikatlarında yer alırlar. Türkiye tepki gösterir. Sonra unutulur, gider.
NATO'nun kuruluşu
2. Dünya savaşı sonrasında ABD askeri varlığını Avrupa'dan çekmesi üzerine Avrupa'nın en büyük gücü Rusya olmuştur.
Rusya 1947'de Polonya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Doğu Almanya'yı yanına alarak doğu bloğunu oluşturmuştu. Asya'da, Çin ve kuzey Kore ile zaten doğal müttefikti.
Bu yapılanmaya karşı 1949'da 13 Avrupa ülkesinin Bürüksel, 'batı Avrupa paktı' kurmuş ve daha sonra bu pakta ABD ve Kanada'da dahil olmuş, paktın adı da NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) değişmişti. Evet, NATO kısaca bu.
Türkiye'nin NATO'ya girişi
Atatürk'ün kurduğu tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin kollarına 47 ve 48'de Truman Doktrini ve Marshall Planı adı altında kelepçeler takılmıştı.
O dönem devleti yöneten İsmet İnönü idi. Türkiye Cumhuriyetinin prangalanması ise Menderes'in 1952'de NATO'ya attığı imza ile gerçekleşmiştir.
NATO'nun hedefi
Rusya, Çin, K. Kore'den gelebilecek tehditlere karşı bir savunma örgütü olarak kurulmuş olan NATO'nun soğuk savaşın bitmesiyle bu gerekçesi de fiilen sonlanmıştır.
NATO'nun asıl hedefi Türkiye'dir, İslam coğrafyasıdır.
Atatürk'ten sonra bu ülkede sözde Atatürkçüsü de solcusu da milliyetçisi de en muhafazakar-dinci anlayışlarda iktidara geldi.
Ama hiç birisi ne NATO'yu tartıştı, ne AB'yi ve ne de resmi olmasa da fiili olarak ABD mandası oluşumuzu! Hepsi ABD'ye sadakat, AB'ye teslimiyet ve de NATO'ya kapı kolu olmayı kabul ettiler.
Oysa NATO'nun hedefi Türkiye'dir, İslam Coğrafyasıdır. Bu hedeflerinin inançlarından alırlar.
İşte Irak, işte Libya, işte Yemen, işte Suriye işte Filistin, işte Kıbrıs, işte Akdeniz, işte Ege… Büyük hedefleri ise İran ve Türkiye'dir.
Çocuklar bile bu basit denklemi çözerek bu örgüt, Türkiye'nin yanında değil tam aksine karşısında bir tehdittir, der.
Ama ülkemizi yönetenler, 'biz, NATO'nun güney sınırıyız, Avrupa'nın güvenliğini biz sağlıyoruz' diyerek bu Haçlı birliğine sadakat gösterisinde bulunuyorlar.
NATO'suz bir Türkiye istiyoruz
Türkiye'nin hiçbir şekilde NATO'ya ihtiyacı yoktur. Prof. Dr. Haydar Baş yıllardan beri millet ve devleti idare edenlere, 'Türkiye'nin Asya'ya yüzünü dönmesi gerektiğini' ifade ederek, 'devletimizin bu topraklarda gözü, hedefi olmayan devletlerle ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini' vurgulamaktadır.
Sayın Baş devamlı olarak, 'Rusya'nın bu topraklarda gözü var mı? Çin'in, İran'ın, Suriye'nin bu coğrafyada hesapları var mı? Yok.
Peki, ABD'nin, Avrupa ülkelerinin, İsrail'in bu coğrafyada hesapları var mı? Var.
Peki, Türkiye neden ABD, AB ile dost olup diğer komşu ülkeleri karşısına alıyor?"
Evet, cevap hakkı sizde. Biz neden Rusya, Çin, Suriye, İran, Pakistan gibi ülkelerle müttefik, stratejik ortak değiliz de ABD ile müttefikiz?
Bu füze, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma sistemleri tarafından tespit edilip etkisiz hale getirildi. Füzenin parçaları Hatay, Dörtyol civarına düştü.
İran Silahlı Kuvvetleri, "Türkiye'ye yönelik herhangi bir füze ateşlemediklerini, Türkiye'nin egemenliğine saygı duyduklarını" belirtti.
Medyada ise 'füzenin asıl hedefinin Güney Kıbrıs'taki bir üs olabileceğini, rotasından saptığını' öne sürdü.
NATO hemen devreye girdi
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: 'Bizim, NATO topraklarının her karışını savunacağımıza dair açık bir kanıt' derken NATO Sözcüsü Allison Hart: "İran'ın, Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran'ın bölgedeki ayrım gözetmeyen saldırılarına devam etmesi karşısında NATO, Türkiye dahil tüm müttefiklerinin yanında kararlı şekilde duruyor' dedi.
Oyun çok açık. 10 bin kilometreden gelip İslam coğrafyasını kana bulayanlar şimdi 'İran'ı, bölgeye savaş yaymak' ile suçlayarak NATO kartı ile hem Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmek hem de ABD-İsrail, İran savaşını aynen Ukrayna örneğinde olduğu gibi başka bir evreye dönüştürmek istiyorlar.
NATO'yu bir hatırlayalım
NATO nedir, sorusun en kısa cevabı; "NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üye ülkelerin özgürlük ve güvenliklerini korumak amacıyla kurulmuş, uluslararası askeri bir ittifak kuruluşudur.
29 ülke üyedir NATO'ya. Her ne kadar siyasilerimiz itiraf etmeseler de İsrail ve Rum kesimi de NATO'nun resmi olmayan üyeleridir. Çünkü bu iki ülke, NATO toplantılarına katılır, askeri tatbikatlarında yer alırlar. Türkiye tepki gösterir. Sonra unutulur, gider.
NATO'nun kuruluşu
2. Dünya savaşı sonrasında ABD askeri varlığını Avrupa'dan çekmesi üzerine Avrupa'nın en büyük gücü Rusya olmuştur.
Rusya 1947'de Polonya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Doğu Almanya'yı yanına alarak doğu bloğunu oluşturmuştu. Asya'da, Çin ve kuzey Kore ile zaten doğal müttefikti.
Bu yapılanmaya karşı 1949'da 13 Avrupa ülkesinin Bürüksel, 'batı Avrupa paktı' kurmuş ve daha sonra bu pakta ABD ve Kanada'da dahil olmuş, paktın adı da NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) değişmişti. Evet, NATO kısaca bu.
Türkiye'nin NATO'ya girişi
Atatürk'ün kurduğu tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin kollarına 47 ve 48'de Truman Doktrini ve Marshall Planı adı altında kelepçeler takılmıştı.
O dönem devleti yöneten İsmet İnönü idi. Türkiye Cumhuriyetinin prangalanması ise Menderes'in 1952'de NATO'ya attığı imza ile gerçekleşmiştir.
NATO'nun hedefi
Rusya, Çin, K. Kore'den gelebilecek tehditlere karşı bir savunma örgütü olarak kurulmuş olan NATO'nun soğuk savaşın bitmesiyle bu gerekçesi de fiilen sonlanmıştır.
NATO'nun asıl hedefi Türkiye'dir, İslam coğrafyasıdır.
Atatürk'ten sonra bu ülkede sözde Atatürkçüsü de solcusu da milliyetçisi de en muhafazakar-dinci anlayışlarda iktidara geldi.
Ama hiç birisi ne NATO'yu tartıştı, ne AB'yi ve ne de resmi olmasa da fiili olarak ABD mandası oluşumuzu! Hepsi ABD'ye sadakat, AB'ye teslimiyet ve de NATO'ya kapı kolu olmayı kabul ettiler.
Oysa NATO'nun hedefi Türkiye'dir, İslam Coğrafyasıdır. Bu hedeflerinin inançlarından alırlar.
İşte Irak, işte Libya, işte Yemen, işte Suriye işte Filistin, işte Kıbrıs, işte Akdeniz, işte Ege… Büyük hedefleri ise İran ve Türkiye'dir.
Çocuklar bile bu basit denklemi çözerek bu örgüt, Türkiye'nin yanında değil tam aksine karşısında bir tehdittir, der.
Ama ülkemizi yönetenler, 'biz, NATO'nun güney sınırıyız, Avrupa'nın güvenliğini biz sağlıyoruz' diyerek bu Haçlı birliğine sadakat gösterisinde bulunuyorlar.
NATO'suz bir Türkiye istiyoruz
Türkiye'nin hiçbir şekilde NATO'ya ihtiyacı yoktur. Prof. Dr. Haydar Baş yıllardan beri millet ve devleti idare edenlere, 'Türkiye'nin Asya'ya yüzünü dönmesi gerektiğini' ifade ederek, 'devletimizin bu topraklarda gözü, hedefi olmayan devletlerle ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini' vurgulamaktadır.
Sayın Baş devamlı olarak, 'Rusya'nın bu topraklarda gözü var mı? Çin'in, İran'ın, Suriye'nin bu coğrafyada hesapları var mı? Yok.
Peki, ABD'nin, Avrupa ülkelerinin, İsrail'in bu coğrafyada hesapları var mı? Var.
Peki, Türkiye neden ABD, AB ile dost olup diğer komşu ülkeleri karşısına alıyor?"
Evet, cevap hakkı sizde. Biz neden Rusya, Çin, Suriye, İran, Pakistan gibi ülkelerle müttefik, stratejik ortak değiliz de ABD ile müttefikiz?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026


























































