logo
08 EKİM 2026

Sivas'ta patates sökümü için gözler 29 Ekim'e çevrildi

Sivas'ta ilkbahar aylarında toprakla buluşan patatesler hasat için gün sayıyor. Yaklaşık 100 bin dekar alanda ekilen patatesler için 29 Ekim tarihinde başlayacak söküm işlemi, ülke genelinde yılın son sökümü olacak

08.10.2026 12:11:00
İHA
 
Sivas'ta patates sökümü için gözler 29 Ekim'e çevrildi
Sivas'ta patates sökümü için gözler 29 Ekim'e çevrildi
Türkiye'de en çok patates üretiler illerden Sivas'ta, her yıl olduğu gibi bu yılda söküm işleminin 29 Ekim tarihinde başlaması planlanıyor. Sivas'ta 100 bin dekar alanda ekimi yapılan patateste geçtiğimiz yıl 460 bin ton ürün elde edilirken, bu yıl ön görülen rekolte artışı ile 500 bin tonun üzerinde ürün alınması hedefleniyor. Sökümün geç yapılması Sivas patatesinin; kaliteli, kışa dayanıklı ve güçlü aromaya sahip olmasını sağlıyor.






Patates üretiminde Sivas'ın söz sahibi olduğunu söyleyen Sivas Ziraat Odası Başkanı Hacı Çetindağ, "Patates hasat zamanı yaklaştı. Sivas patates konusunda Türkiye'de en sözü geçen illerden bir tanesi. Sivas'ın patatesi, hem organik hem de gece ve gündüzün sıcaklık farkından dolayı kış soğuğuna dayanıklı ve aroması güçlü oluyor. Sivas'ta bu sene yaklaşık 100 bin dekar üzerinde ekilen patateste rekolte 450 bin ile 500 bin ton arasında olacak bu da çok büyük bir rakam. Çiftçimizin ürettiği ürün para ettiği sürece patates üretilmeye devam edecek. Sivas'ta hasadı yapılacak patates için havaların biraz daha soğuması lazım, kışa dayanıklı olması için kabuğunun kalınlaşması lazım, aromasının güçlü lazım. Her yıl Sivaslı çiftçiler büyük bir emekle çalışarak ülke ekonomisine önemli bir katkıda bulunuyorlar. Biz patates konusunda dışarıya bağlı olmamak adına kendimize yetecek şekilde üretimini yapıyoruz. İnşallah bu sene de fiyatlar çiftçimizin yüzünü güldürür. Sökülen patatesin ardından bir sonra ki sene için ekilen patatesin hazırlıklarına başlanacak. Durmak yok üretmeye devam" dedi.








Patates üreticisi Mehmet Doğan, 29 Ekim tarihinde ki hasadın bgeçmişten gelen gelen bir usül olduğunu ifade ederek, "Bu sene yağışların bol olması sebebiyle verim daha yüksek. Biz her sene kalitesi yüksek patates üretmeye çalışıyoruz. Yetişen patatesten memnunuz. Sivas patatesimiz gerçekten kaliteli çok büyük emekle yetiştirdiğimiz bir ürün. Henüz söküm işlemine başlamadık, büyüklerimiz "29 Ekim'den önce patates sökülmez" derdi. Bizde o tarihi bekliyoruz. Havalarda güzel olursa güzel bir hasat dönemi olmasını istiyoruz" diye konuştu.













Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon

Binalarda korozyon, betonarme yapıların içerisinde bulunan taşıyıcı çelik donatıların (inşaat demirlerinin) çevre faktörleri, nem ve kimyasal etkilerle reaksiyona girerek kimyasal ve elektrokimyasal yollarla aşınması, paslanması ve işlevini kaybetmesi olayıdır

08.10.2026 12:36:00
Hasan Gündoğdu
 
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Beton, yüksek pH derecesi (yaklaşık 12,5 - 13,5) sayesinde normal şartlarda içerisindeki çeliği paslanmaya karşı koruyan pasif bir alkali tabaka oluşturur. Ancak bu koruyucu tabaka bozulduğunda veya beton içerisine su ve gaz girişi yaşandığında korozyon süreci başlar.






Binalarda Korozyonun Temel Nedenleri

Korozyon tek bir sebebe bağlı olmaktan ziyade, malzeme kalitesizliği ile çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle tetiklenir:

Su ve Nem Teması: Su, korozyon reaksiyonunun gerçekleşmesi için en temel iletkendir. Yalıtımsız temeller, sızdıran çatı ve tesisatlar ile nemli bodrum katları demirin oksitlenmesini hızlandırır.

Karbonatlaşma: Havadaki karbondioksit gazı, betonun gözeneklerinden içeri sızarak betonun alkali yapısını bozar ve pH değerini 9'un altına düşürür. Bu durum demiri koruyan pasif tabakayı ortadan kaldırır.






Klorür İyonu Saldırısı: Deniz kenarındaki yapılarda tuzlu rüzgarlar, deniz kumu kullanılan binalar veya kışın buz çözücü tuzların kullanıldığı alanlar klorür iyonlarının betona nüfuz etmesine yol açar. Klorür, çelikte yerel ve derin çukurlaşma tipi korozyona neden olur.

Pas Payı (Beton Örtüsü) Yetersizliği: Demirin betonun dış yüzeyine çok yakın yerleştirilmesi (< 2-3 cm), dış etkenlerin doğrudan ve hızlı şekilde çeliğe ulaşmasına imkan tanır.

Betondaki Segregasyon ve Gözenekler: Uygun şekilde sıkıştırılmayan, yerleştirilmeyen veya kalitesiz betonlarda oluşan boşluklar nem ve havanın donatıya ulaşmasını kolaylaştırır.






Korozyon Binalara Nasıl Zarar Verir?

Korozyon sadece demirin renginin değişmesi değil, yapının statik dengesini bozan zincirleme bir tahribat sürecidir:

Kesit Kaybı: Demir paslandıkça incelir. Kesit alanı küçülen donatı, üzerine düşen çekme gerilmelerini taşıyamaz hale gelir.

Hacim Genişlemesi ve Betonun Çatlaması: Demir paslandığında oluşan demir oksit, orijinal çelik hacminin yaklaşık 2 ila 6 katı büyüklüğe ulaşır. Bu hacim artışı beton içten dışa doğru devasa bir çekme gerilmesine maruz bırakır.

Beton Kabuk Atması: İçten genleşen beton zamanla çatlar ve donatının üzerindeki beton parçalar halinde dökülür. Demirin dış ortamla teması tamamen açık hale gelir ve korozyon katlanarak hızlanır.

Aderans (Yapışma) Kaybı: Beton ile çeliğin birlikte hareket etmesini sağlayan sürtünme ve tutunma kuvveti (aderans) tamamen kaybolur. Bu durum yapının bütünselliğini yok eder.






Korozyon Sebebiyle Bina Yıkılabilir mi?

Evet, korozyon binaların kendiliğinden veya hafif bir depremde dahi aniden yıkılmasına yol açabilen ana faktörlerden biridir.

Binalarda kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlar, üzerlerindeki yükü çelik ve betonun ortak çalışmasıyla taşır. Korozyon nedeniyle taşıyıcı kapasitesi %30 ile %50 oranında azalan bir kolon, binanın kendi ölü yükünü taşıyamaz hale gelebilir.

Türkiye'deki geçmiş deprem incelemelerinde (1999 Gölcük, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremleri) yıkılan veya ağır hasar alan yapılarda korozyonun taşıyıcı donatı kesitlerini ciddi oranda incelttiği tespit edilmiştir. 10-15 yıl boyunca yoğun su temasına maruz kalmış yalıtımsız bir binada, donatı çapının fısıltı gibi eriyerek yarı yarıya düştüğü vakalar sıkça görülmektedir.






Korozyona Karşı Alınması Gereken Önlemler

Korozyonla mücadele hem yapım aşamasında hem de mevcut yapılarda doğru adımların atılmasını gerektirir:

İnşaat Aşaması: Su Yalıtımı (Su Yalıtım Membranları). Temel, perde duvar ve ıslak hacimlerde kesintisiz su yalıtımı yapılmalıdır.

Malzeme Seçimi: Düşük Geçirgenlikli Beton (W/C Oranı). Su/çimento oranı düşük (<0,45), kaliteli ve durabilitesi yüksek hazır beton kullanılmalıdır.

Uygulama: Yeterli Pas Payı (Beton Örtüsü). Donatının dış etkenlerden korunması için projesine uygun pas payı elemanları (pas payı klipsi) kullanılmalıdır.

Kullanılan Donatı: Nervürlü ve Kaliteli Çelik. Deniz kumu ve klorür içeren agregalar kullanılmamalı, korozyona dayanıklı çelik tercih edilmelidir.

Mevcut Binalar: Korozyon Onarımı & Güçlendirme. Paslı demirler kumlama ile temizlenmeli, korozyon önleyici astar sürülmeli ve yapısal tamir harçları kullanılmalıdır.

Korozyon, belirtileri dışarıya vurana kadar içten içe ilerleyen sinsi bir süreçtir. Yapılarda temel yalıtımına özen gösterilmesi, su sızıntılarının anında giderilmesi ve düzenli bina bakımının aksatılmaması yapının ömrünü ve deprem güvenliğini doğrudan belirler.

"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı

Yeşilçam'ın "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy, İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı

07.10.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı
"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı
Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden olan ve Türk sinemasında 'Altın Çocuk' lakabıyla hafızalarda yer edinen usta oyuncu Göksel Arsoy, 90 yaşında hayatını kaybetti. Arsoy için Levent Barbaros Paşa Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Göksel Arsoy'un oğlu Gökhan Arsoy, kızı Aşkım Arsoy, sinema camiasından Serdar Gökhan, Halil Ergün, yakınları ve hayranları katıldı. Arsoy ailesi törende taziyeleri kabul etti. Arsoy için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törenin ardından Arsoy'un cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.






"Bir efsanemizi daha kaybettik"

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise, "Bir efsanemizi daha kaybettik. Gerçekten öyle bir jenerasyon ki bize böyle derin izler bıraktı ki, öyle duygular yaşattılar ki bize. Gerçekten bize bir hazine bıraktılar. Çok kıymetli bir arşivimiz var. Onun üzerine inşa ettiğimiz çok büyük endüstriye sahibiz. Türkiye gerçekten büyük bir sinema ülkesi ve biz bunu onlara borçluyuz. Gerçekten tüm yokluklara rağmen ortaya koydukları eserler var. Bugün çok yüksek bir teknolojiye sahibiz; dünyanın en iyi kameraları bizde, en güzel ışıklar bizde, montaj setlerimiz de, yapay zekamız var. Ama Yeşilçam'ın bizim üzerimizde oluşturduğu duyguya maalesef ulaşamıyoruz. Bence büyük üstatların değeri her geçen gün daha da artacaktır diye düşünüyorum. Paha biçilmez bir hazine üzerinde oturuyoruz. Hepsinin mekanları cennet olsun, Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsınlar" dedi.








"Özel doğmuş, kendini yetiştirmiş ve özel olmuş"

Göksel Arsoy'un oğlu Gökhan Arsoy ise, "Çok erken gitti babam. Çok büyük bir değer kayboldu. Sadece sinema değil, aynı zamanda sahne sanatçısıydı. Öyle anılmayı istedi. 'Ben sadece sinema değil, sinema ve sahne sanatçısıyım' derdi. Yıllarca Yeşilçam'da emek verdi. Yeşilçam'dan geçenler arasında uzun yıllar sahnede yer aldı. Çok özel bir insandı. Özel doğmuş, kendini yetiştirmiş ve özel olmuş, çok büyük bir karakterdi babam. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.








"Bir yıldız daha kaydı"

Serdar Gökhan ise açıklamasında "Sanatçı büyük filmler, çok filmler yaptı. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun diyorum. Hepimiz üzgünüz, bir yıldız daha kaydı. Kendisiyle 2 ay önce görüşmüştük. Görüştük, konuştuk. İyi çok, öyle bir ağır bir hastalık gibi yoktu ama bir anda yani öldü. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Yeşilçam'ın üzüntüsü bu.
Halil Ergün ise Göksel Aksoy'un çok özel bir insan olduğunu belirtirken, yakınlarına başsağlığı diledi.






Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı

Sakarya'nın 2 ilçesinde jandarma ekiplerince tefecilik suçu işlediği belirlenen 3 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda çok sayıda senet, çek ve çamaşır makinesi içinden ruhsatsız silah ele geçirildi

07.10.2026 12:42:00
İHA
 
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Hendek ve Adapazarı'nda tefecilik yaptıkları belirlenen 3 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.






Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 40 senet, 2 çek, 1 araç satış sözleşmesi, 1 alacak ve verecek belgesi, 3 cep telefonu, 2 ruhsatsız 9 milimetre tabanca, 3 tabanca şarjörü, 50 tabanca fişeği ve 1 ruhsatsız av tüfeği bulundu.








Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.






Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi

Çanakkale'de polis ve sahil güvenliğin 2 aylık teknik takip sonucu Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı organize eden suç örgütüne Çanakkale merkezli İstanbul, İzmir ve Edirne'de eş zamanlı operasyonlarla çökertildi. Operasyonlarda organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı

07.10.2026 12:40:00
İHA
 
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı tarafından, Çanakkale üzerinden Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı faaliyetini organize eden suç örgütlerinin tespit edilmesi, bağlantılarının ortaya çıkarılması ve faaliyetlerinin engellenmesine yönelik 2 ay süren planlı bir çalışma yürütüldü.






Göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik, Çanakkale merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir ve Edirne illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda 20 şüpheli gözaltına alındı.








Organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı. 4'ü hakkında adli kontrol kararı verildi. 1'i ise serbest bırakıldı.






Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...

Adana'da çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle başlayan tartışma zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavgaya dönüştü. Olayda aynı aileden 3 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 3 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Kavga anları ise güvenlik kamerasına yansıdı

06.10.2026 14:32:00
İHA
 
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Olay, 12 Eylül'de merkez Seyhan ilçesi Yeni Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Serpil Ulusoy, sokakta oynayan komşularının çocuklarını çıkardıkları gürültü nedeniyle uyardı. Bunun üzerine çocukların aileleri ile karşı taraf arasında tartışma çıktı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle taraflar sakinleştirildi.






Ancak ertesi gün S.K., N.K. ve H.İ.Ö.'nün de aralarında bulunduğu aile üyeleri, ellerinde zincir, keser, sopa ve bıçaklarla Serpil Ulusoy'un yaşadığı evin önüne geldi. Burada taraflar arasında yeniden tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü.








Çıkan kavgada Serpil Ulusoy, Mehmet Ulusoy ve Emre Ulusoy yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Hastanede tedavileri yapılan Ulusoy ailesi, darp raporu aldıktan sonra polis merkezine giderek şüphelilerden şikayetçi oldu. Polis ekiplerince gözaltına alınan S.K., N.K. ve H.İ.Ö., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.









Öte yandan zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavga anları çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

Saldırıya uğrayan Emre Ulusoy, karşı tarafın evlerini bastığını söyleyerek, "Evimize zincir, bıçak, keserlerle geldiler. Kafama keserle vurdular, anneme zincirle vurdular. Bu adamlar ertesi gün serbest kaldı adalet istiyoruz" dedi.









Mehmet Ulusoy ise eşini baygınken bile darp etmeye devam ettiklerini belirterek, "Benim çocuğumun kafasına keserle vurdular. Benim çocuğum ölebilirdi. Köyden geldiler gece bu olayı organize ettiler sabah yaptılar. Bizi kameraya çektirdiler. Benim çocuğum, eşim ölse kim verecek hesabını. Ben adalet istiyorum" diye konuştu.








Serpil Ulusoy da hasta olduğu için çocukları sessiz olmaları konusunda uyardığı kaydederek, "Olayın ardından karşımıza gelip gülüyorlar. Devletin adaletini istiyoruz. Evimi bastılar. Bıçakları zincirleri sallayarak üstümüze geliyorlar. Ben baygınken beni dövdüler. Biz o gün ölebilirdik" dedi.






Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu

Türkiye genelinde halihazırda görev yapan valilerin memleketleri üzerinden hazırlanan dağılımda Adana ve Erzurum, 5'er valiyle listenin zirvesini paylaştı. Bürokrasiye kazandırdığı vali sayısıyla dikkat çeken Erzurum, Adana ile birlikte Türkiye'nin en fazla vali çıkaran illeri arasında ilk sırada yer aldı

06.10.2026 14:27:00
İHA
 
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Erzurumlu valiler

Verilen listeye göre Erzurumlu valiler arasında Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Edirne Valisi Yunus Sezer, İstanbul Valisi Davut Gül, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer yer alıyor.






Zirveye yakın iller de dikkat çekti

Valilerin memleketlerine ilişkin dağılımda Erzurum ve Adana'nın ardından Ankara, Elazığ ve Kayseri öne çıktı. Söz konusu üç ilden 4'er ismin valilik görevinde bulunması dikkat çekerken, Antalya, Sinop, Trabzon, Çorum, Malatya, Bitlis ve Ordu da birden fazla vali yetiştiren iller arasında yer aldı.









Valiler ve memleketleri

Adana Valisi Mustafa Yavuz: Elazığ
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük: Sivas
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş: Trabzon
Ağrı Valisi Önder Bozkurt: Hatay
Aksaray Valisi Murat Duru: Niğde
Amasya Valisi Önder Bakan: Tekirdağ
Ankara Valisi Yakup Canbolat: Çorum
Antalya Valisi Hulusi Şahin: Ankara
Ardahan Valisi Ömer Hilmi Yamlı: Bitlis
Artvin Valisi Turan Ergün: Sinop
Aydın Valisi Osman Varol: İzmir
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu: Düzce
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer: Rize
Bingöl Valisi Cahit Çelik: Ağrı
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya: Kastamonu
Bolu Valisi Abdulaziz Aydın: Mardin
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan: Ağrı
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: Giresun
Çanakkale Valisi Ömer Toraman: Erzurum
Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş: Sivas
Çorum Valisi Ali Çalgan: Malatya
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger: Konya
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu: Trabzon
Edirne Valisi Yunus Sezer: Erzurum
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu: Ordu
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu: Bitlis
Erzurum Valisi Aydın Baruş: Edirne
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz: Adana
Gaziantep Valisi Kemal Çeber: Tokat
Giresun Valisi Mustafa Koç: Adana
Gümüşhane Valisi Cevdet Atay: Elazığ
Hakkâri Valisi İbrahim Taşyapan: Kayseri
Hatay Valisi Mustafa Masatlı: Çorum
Isparta Valisi Abdullah Erin: Mardin
Mersin Valisi Atilla Toros: Bitlis
İstanbul Valisi Davut Gül: Erzurum
İzmir Valisi Süleyman Elban: Kırşehir
Kars Valisi Ziya Polat: İzmit
Kastamonu Valisi Meftun Dallı: Sinop
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek: Kocaeli
Kırklareli Valisi Uğur Turan: Giresun
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek: Adana
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş: Erzurum
Konya Valisi İbrahim Akın: Çorum
Kütahya Valisi Musa Işın: Bingöl
Malatya Valisi Seddar Yavuz: Eskişehir
Manisa Valisi Vahdettin Özkan: Muş
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer: Erzurum
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun: Elazığ
Muğla Valisi İdris Akbıyık: Malatya
Muş Valisi Avni Çakır: Aksaray
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök: Konya
Niğde Valisi Nedim Akmeşe: Sinop
Ordu Valisi Muammer Erol: Kayseri
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş: Malatya
Sakarya Valisi Rahmi Doğan: Sivas
Samsun Valisi Orhan Tavlı: Ordu
Siirt Valisi Kemal Kızılkaya: Eskişehir
Sinop Valisi Mustafa Özarslan: Adana
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek: Antalya
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk: Sakarya
Tokat Valisi Abdullah Köklü: Ankara
Trabzon Valisi Tahir Şahin: Kayseri
Tunceli Valisi Şefik Aygöl: Batman
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak: Çanakkale
Uşak Valisi Serdar Kartal: Balıkesir
Van Valisi Ozan Balcı: Ardahan
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan: Ankara
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu: Trabzon
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan: Kayseri
Karaman Valisi Hayrettin Çiçek: Elazığ
Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim: İstanbul
Batman Valisi Ekrem Canalp: Bolu
Şırnak Valisi Birol Ekici: Antalya
Bartın Valisi Nurtaç Arslan: Amasya
Iğdır Valisi Fırat Taşolar: Kahramanmaraş
Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta: Antalya
Karabük Valisi Oktay Çağatay: Kırşehir
Kilis Valisi Ömer Kalaylı: Kahramanmaraş.













Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı

Manisa'da 3 yıl önce çalıştığı inşaatta ölü bulunan ve dosyası takipsizlikle sonuçlanan iş güvenliği teknikeri Naile Büşra Sarıgül'ün (23) ölümüyle ilgili dava, İzmir'deki Mihriban Yılmaz (26) cinayeti soruşturmasında ortaya çıkan yeni delillerin ardından yeniden açılarak Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı

06.10.2026 14:24:00
İHA
 
Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı
Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı
Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan Toyo Matbaa Mürekkep A.Ş. firmasına ait üretim fabrikası inşaatında iş güvenliği teknikeri olarak görev yapan Naile Büşra Sarıgül, 3 Ağustos 2023 tarihinde inşaat alanında yüksekten düşmüş halde bulundu ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından hazırlanan 16 Ekim 2023 tarihli otopsi raporunda ölüm nedeninin kalp krizi olduğu belirtildi. Soruşturma sürecinde alınan 24 Nisan 2024 tarihli DNA analiz raporunda ise maktulde şüpheli Fatih İnan'a ait DNA profili tespit edildi. Ancak İnan'ın ifadesinde Sarıgül ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu iddia etmesi ve ölümün otopsi raporunda kalp krizine bağlanması nedeniyle, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verilerek dosya kapatıldı.






Cinayet soruşturmasındaki mesajlar dosyayı yeniden açtı

Söz konusu takipsizlik kararı, İzmir'de 29 Aralık 2025'te kaybolan Mihriban Yılmaz'ın öldürülmesine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Mihriban Yılmaz cinayetini itiraf eden Fatih İnan'ın, kardeşi Ömer İnan ile amcası Kerem İnan arasındaki telefon yazışmaları polis ekiplerince incelemeye alındı. İddianamede, amca Kerem İnan'ın mesajlarında yer alan "Eskisinden korkmuyorum - bundan korkuyorum" ve "İnşallah bundan bir şey çıkmaz da, eskisi sıkıntı değil" şeklindeki ifadelere Ömer İnan'ın "Ses etmeyin" yanıtını verdiği, bu görüşmelerdeki 'eski' olayın Sarıgül'ün ölümü olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.









Yeni iddianame kabul edildi

Elde edilen deliller ışığında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Eylül 2026 tarihinde yeni bir iddianame hazırlandı. İddianamede, sanık Fatih İnan'ın Naile Büşra Sarıgül'e cinsel saldırıda bulunduğu, ardından bu durumu gizlemek ve olaya iş kazası görünümü vermek amacıyla maktulü yüksekten iterek düşürdüğü iddia edildi. Fatih İnan'ın "nitelikli cinsel saldırı" ve "nitelikli kasten öldürme" suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği dosyada, kardeşi Ömer İnan hakkında ise "yargı görevini yapanı etkileme" suçundan kamu davası açıldı. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan duruşma, sanık savunmalarının alınması ve tanıkların dinlenmesinin ardından dava 12 Ocak 2027 tarihine ertelendi.









Duruşma sonrası aile ve avukatından "adalet" çağrısı

Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasının ardından maktul Naile Büşra Sarıgül'ün ailesi ve avukatı adliye önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Sarıgül ailesinin avukatı Aleyna Altar, 2023 yılında meydana gelen olayın ardından tüm itirazlarına rağmen dosyanın kapatıldığını hatırlatarak, Mihriban Yılmaz dosyasında ortaya çıkan yeni deliller ışığında yargılamanın bugün yeniden başladığını belirtti.

İlk duruşmada sanık Fatih İnan'ın tutukluluk halinin devamına karar verildiğini aktaran Altar, sanığın savunmasındaki iddialara tepki gösterdi. Altar, "Sanık tarafından rızai bir cinsel birliktelikten bahsedildi ancak bugün sunulan tanık beyanlarıyla da ifade edildiği üzere geriye dönük böyle bir birliktelik olmadığı ortaya kondu. Konuyla ilgili beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Dosyaya yazılı olarak gerekli itirazlarımızı yapacağız. Ortaya çıkamayan bazı gerçekler var, süreci takip ediyoruz ve adaletin tecelli etmesini bekliyoruz" diye konuştu.









"Kızım hayat dolu biriydi"

Anne Seher Yaldız (54) ise kızıyla ilgili ortaya atılan iddiaları reddederek, suçluların cezalandırılmasını talep etti. Yaldız, "Benim kızım çok neşeliydi. 'Aile sorunları varmış' dediler, hiçbir şey yoktu. Hayat dolu biriydi. Adaletin yerini bulmasını ve suçluların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Kızını kaybetmenin acısını yaşayan baba Ercan Yaldız (58) da hukuki süreçte yaşananlara sitem etti. Evladını kaybettikten sonra dosyanın önce kapatılıp ardından tekrar açıldığını hatırlatan baba Yaldız, "Bir baba olarak, bir ana olarak ne düşünebiliriz' Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Hakimlerin, savcıların görevini yapmasını bekliyoruz" dedi.

Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler

Trabzon'un Maçka ilçesinde bulunan T2 Tüneli'nde bugün öğle saatlerinde beton mikseri ile bir otomobilin çarpışması sonrasında otomobil alev aldı 

05.10.2026 15:02:00
İHA
 
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Kaza sonrası Trabzon'dan Gümüşhane istikametine ulaşım dururken, tünel içinde yangın söndürme çalışması başlatıldı.






Alınan bilgiye göre, bugün saat 14.00 sıralarında Maçka ilçesi T2 Tüneli Gümüşhane istikametinde bir beton mikseri ile otomobilin çarpışması sonrasında kaza meydana geldi. 






Kaza nedeniyle otomobil alev alırken, tünelde ulaşım durdu. Yapılan ihbar üzerine bölgeye jandarma trafik ve itfaiye ekipleri sevk edilirken, yolda uzun araç kuyrukları oluştu. 






Yanan otomobilde bir kişinin bulunduğu öğrenilirken, yangın söndürme çalışmaları sürüyor.













Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt

Bursa'da mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi

05.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi.






Bursa-İzmir kara yolu Başköy mevkisinde mobilya üretimi yapılan fabrikada saat 06.05'te yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 20 itfaiye aracı ile BUSKİ, Park ve Bahçeler, Tarım A.Ş. ve Nilüfer Belediyesine ait 10 su tankeri ile 1 kepçe sevk edildi. AFAD'a bağlı KBRN ekibi de tedbir amacıyla olay yerine gönderildi.







Ekiplerin yaklaşık 2,5 saat süren müdahalesinin ardından alevler kontrol altına alınırken, yangının ardından fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının bilançosu dron görüntülerine de yansıdı. Fabrikanın çatısının ve bazı bölümlerinin yangından zarar gördüğü görülürken, ekiplerin bölgede soğutma çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.







Öte yandan, yangın sırasında yükselen yoğun siyah dumanlar Bursa-İzmir kara yolunun birçok noktasından görüldü. Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor.

TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı

Bolu'da TEM Otoyolu Çaydurt mevkisinde kişisel bakım ürünleri yüklü tırın dorsesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Yangında dorse kullanılamaz hale geldi

03.10.2026 12:06:00
İHA
 
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı
Yangın, sabah saat 06.00 sıralarında TEM Otoyolu'nun Bolu geçişi Çaydurt mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan Ö.K. idaresindeki 81 FK 144 plakalı, kişisel bakım ürünleri yüklü tırın dorsesinde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.






Alevleri fark eden sürücü, tırı yol kenarına çekerek 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. 






Alev alev yanan dorseye itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangın, ekiplerin çalışmasıyla kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Yangında tırın dorsesi kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.