logo
28 EYLÜL 2026

Siyasetçi 50 sene sonrasını görendir

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Meltem TV'de yayınlanan 'Gündem Özel' programında yaptığı değerlendirmede, "Siyasetçi iki sene sonrasını değil en az 50 sene sonrasını gören adamın adına denir" diye konuştu

30.06.2014 00:00:00
 
HABER MERKEZİBağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Meltem TV'de yayınlanan 'Gündem Özel' programına konuk oldu. Enerji Uzmanı Fuat Şengül'ün yorumlarıyla katıldığı programda araştırmacı-yazar Selim Kotil'in sorularını cevaplandıran BTP Lideri; din anlayışından ekonomi sistemine, Irak'taki IŞİD teröründen Rusya ile olan diyaloğuna kadar çok geniş bir yelpazede önemli açıklamalarda bulundu. İşte BTP Lideri'nin Gündem Özel programında yaptığı açıklamaların ilk bölümü:Soru: Dün Afganistan'da, Çeçenistan'da bambaşka bir yerde duran Rusya sizinle tanıştıktan sonra bugün İslam dünyasına destek olan bir noktada. Bu kadar kısa bir sürede böylesine radikal bir değişim nasıl oldu?Prof. Dr. Haydar Baş: Esasen bendenizin Rusya ile hiç bir alakası yoktu ama Kazan'da samimi dostlarımız vardı. Bunlar, 1980'li yıllardan itibaren kültür, inanç, medeniyet beraberliği yaptığımız arkadaşlar. Karşılıklı ziyaretlerimiz olurdu. Bu arkadaşlar sohbetlerimize katılırdı. Sohbetlerimizi daha iyi anlamaları için aynı zamanda Rusçaya çevirttik. Ben ilk defa Rus asıllı vatandaşları orada tanıdım. Kazan'dan Türkiye'ye uçmak için Moskova'ya gitmemiz gerekiyordu. Orada tanıştığımız Ruslarla aynı uçakla Moskova'ya gittik. Oraya inince bize 'size kahvaltı vermek istiyoruz' dediler. Orada kahvaltı yaptık. Her zamanda ve zemindeİslam'ı tebliğ ederimŞimdi Müslüman'a düşen vazife Yüce Allah'ın dinini insanlara tebliğ etmektir. Ben her şartta bunu yaparım. Mesela Avrupa ile iş yaptım, tüccarlarına İslam'ı tebliğ ettim. Uzakdoğu ile iş yaptım, onlara tebliğ ettim. Japona, Koreliye, Çinliye aynı şekilde dini tebliğ ettim. Her gittiğim yerde ben İslam'ı tebliğ ederim. Ben dinimle şeref bulmuş bir insanım. Ben bunun üstünde bir rütbe, makam, mevki kabul etmiyorum. Eğer biz Türk oldu isek bizi de Türk eden bu yüce dindir, İslam'dır. Bendeki din anlayışı ile millet anlayışı birbirinden ayrılmaz, bende ikiz kardeştir bunlar. İslami siyasi görüşüm, Türklük siyasi görüşüm, medeniyet algılamam, Türklük medeniyeti algılamam, maneviyat algılamam ikiz kardeşler gibidir. Onun için beni kabul eden Türk'ü kabul eder, Türk'ü kabul eden İslam'ı kabul eder. Zaten tarihte bu böyle yaşandı. Ben bununla iftihar ediyorum.Bizi Moskova'da yaptığımız kahvaltıdan sonra uçağa getirdiler. Ben de onlara müteşekkir oldum. O arkadaşa 'sizin bu yaptıklarınız medeni bir insan davranışıdır. Beni çok memnun ettiğiniz bu nezaketinizle, bilahare sizinle görüşmek isterim' dedim. Ben hiç bir zaman beni anlamaya gelenden korkmam ve çekinmem. Çünkü iyi biliyorum ki, benim maneviyatım güçlü, kültürüm, bilgim güçlü. Ben çok doluyum. Eğer bana gelen beni alacak ise hodri meydan.Rus iktisatçı nasıl Müslüman oldu?Bana gelenler bende boğulup kaldılar ama Victor Minin'in böyle bir niyeti olduğunu görmedim. Neden? Çünkü bana çok saygılı davrandı. Ona İslam'ı anlatıyorum, adam sanki bal yiyor. Bilhassa İslam'da Allah ile insan arasındaki rabıta nasıl olmalı? Bir kul Allah'ı nasıl tanıyabilir, Allah'a nasıl gidebilir? Bizim kültür yapımızda, tasavvuf dediğimiz yapıyı anlayabilecekleri tarzda bunlara aktarmaya çalıştım. Öyle bir noktaya geldiler ki, Allah'ı görür gibi bir yapıya sahip oldular. Onlara 'Tabi öyle olacak, öyle olmaz ise bulamazsın, sakın ona bir şekil verme' dedim çünkü bütün şekiller senin aklının şeklidir, aklının şekli ise senin icadındır. Neyse biz bunları bir kere de iki kere de konuşmadık. Defaatle bunları anlattık. Sonunda 'Ben Müslüman oluyorum' dedi ve Müslüman oldu. O günden buyana da biz onunla konuşmaya, görüşmeye başladık. Kendisi aynı zamanda iyi bir iktisatçı... 'Bizler de Ural- Altay kökenliyiz, sizler de dedi. Ben de bırak onu biz Hz. Adem'den birlikteyiz' dedim, onun da çok hoşuna gitti. Şimdi ateizmin hakim olduğu bir dünya Rusya. Komünizmden 1991 yılında vazgeçtiler ama orası kültür olarak maalesef bu. Onun için de verdiğiniz bilginin dozuna dikkat etmeniz lazım. Her zaman bizi dinlemek istediler, sorular sordular, cevaplar aldılar. Her defasında ileri bir noktaya geldi ve sonunda Müslüman oldu.Ruslar Milli Ekonomi Modeli ile nasıl tanıştı?Şimdi bu arkadaşlarla böyle bir geçmişimiz var. Kendisi iktisatçı olduğu için 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli'ni anlattım. Bizim de böyle bir tezimiz var, dedim. Mesela Prof. Dr. Lebedev ve Prof. Dr. Gavrilets, Putin'in danışmanıdır. Bunlar iktisat bakımından güçlü insanlar aynı zamanda da siyasette de yorum sahibi insanlar. Tamam, ben arkadaşları ikna ederim ve inşallah kongreye geliriz dedi. Çar ailesinden olmak üzere 5 tane ilim adamı İstanbul'daki ilk kongremize iştirak etmişlerdi. Ben de onları grup olarak ilk defa orada gördüm. Gavrilets ve Lebedev çok güçlü adamlar, sıradan insanlar değil bunlar. Oturup sohbet ettik onlarla. Ben ekonomi konuştuğum gibi kim olursa olsun karşımdaki Hıristiyan Papaz da olsa "Allah birdir, ehaddır, samettir. O hiç bir şeye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır" derim kısaca İslam'ı tebliğ ederim. Bu benim tabiatımdır. Benimle yolculuğa çıkarsanız bunu yaşarsınız. Bunlara da öyle yaptım. Oturduk yemek yiyeceğiz başladım bunlara İslam'ı anlatmaya. İslam'sız insanın huzur bulması mümkün değil çünkü insanın geldiği âlem ruhlar âlemidir. "Ben nefa ettim kuluma" diyor Yüce Allah, yani sende ve bende Allah'tan bir nefa var. Ondan geldik ve sonra yine ona döneceğiz. Yani çıkış da ona, gidiş de ona... Ondan geldin, ona gideceksin. Bu konular beni heyecanlandırıyor. İnsan bunları düşününce kendi iç tabiatında müthiş bir devrim yaşıyor. Ben açıkça bunlarda gördüm bunu. Evet, Ali Viktor'un dışındakiler iman etmedi ama hepsi şuanda o çizgidedir. Mesela Lisiçkin'i dinle, bu adam Müslüman dersin. Birlikte bir sohbete gidiyoruz, direk benim kanaatimi soruyor. Bu adamlar burnundan kıl aldırmaz. Her defasında, "Sende çok farklı bir ufuk var. Ben bunu kimsede bulamıyorum. Benim dedem keşiş. Ben dine saygılıydım ama ilk defa benim kalbimi açan senin yorumların. Biz kimseye gel Hıristiyan ol demiyoruz çünkü bizim elimizde anlatacak malzememiz yok ama sen bir başlayınca bitirmiyorsun" diyor. Bunlarla böyle tanıştık, beraber olduk. Sonra bizi tanıdıkça benim Milli Ekonomi Modeli sistemimin içine girmeleri kolay oldu. Sistemi tanımaları beni tanımalarından sonradır. İçine girdiler bu sefer tam şaşırdılar. Böyle bir şey olamaz diyorlar.Haydar hoca Rusçu oldu diyorlar!Lisiçkin Rusya'da Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Viladimir Jirinovski'nin danışmanıdır ve aynı zamanda Duma İhtisas Komisyonu Başkanı'dır. Prof. Dr. Lebedev ise 'iktisat ilminde benim üstüme adam  yok' diyen çok iddialı birisidir. Böyle iddialı, kendine güvenen birisi ama diyor, 'Bu tez beni durdurdu, her okuyuşta farklı bir koda rastlıyorum. Bu tez sadece günümüzü değil geleceği de programlıyor' diyor. Şimdi bu anlayıştan sonra ben de bütün gücümle onları bir noktaya taşımaya çalıştım ve Allah'a şükürler olsun ki de taşıdım, yani benim inandığım kulvarda yürümeye başladılar. Belki görünüşte biz buyuz demediler ama ben onların benim yolumda gittiklerini görüyorum. Mesela böyle bazı kıskanç insanlar "Haydar oca Rusçu oldu" diyor. Bunlar kimliksiz, kişiliksiz insanlar. Haydar Hoca sen misin, sen beni tanıyor musun? Haydar Hoca kimi kabul eder öyle kolay kolay, var mı öyle biri kabul ettiği? Kısaca şunu demek istiyorum; iyi bir yola girdik ve bu yolda devam edeceğiz çok faydalı olacağımıza inanıyorum.SORU: Kendi tanklarını bile 100 dolara satan, darmadağın olmuş ve insan hakları noktasında sınıfta kalmış bir Rusya vardı. Bugünkü Rusya ise iki farklı noktada dünyanın süper gücü. Ekonomide Milli Ekonomi Modeli ile beraber süper güç oldu aynı zamanda insan haklarında da zirveye çıktı. Bu nasıl oldu?Esasen Ruslar bir arayış içinde. Kendi öz vatandaşları içinde yüzde 20 Müslüman halk var. İçlerindeki Türkler zaten Müslüman insanlar. Dolayısıyla bu insanların bir arada yaşamaları için asgari müşterekte buluşmaları lazım. Bu ne olmalıdır? İstihbaratları da güçlü olduğu için şunu da görüyorlar; adamı aralarına alıyorlar o farklı bir milletin ve devletin ajanlığını yapıyor. Senin karşındaki enayi değil, bunu görüyor. Bunlar bu ayak oyunlarına gelecek insanlar değil. Dürüst olacaksın, samimi olacaksın. İşte benim dışarıya yansımam da tamamen samimidir. Yani ben bir insanı kendime bende yapmak istemem, kendi aklıyla eğer Haydar Hoca bir kıymet ise onu kendi tespit etsin ve benimle olsun. Ben bağımsızlık yanlısı bir insanım ve isterim ki herkes de bağımsızlık yanlısı olsun.Rusya Arap Baharı benzeri bir hareketi tavsiyelerimize uyarak anlattı Viktor Minin bize, "Hocam bize ciddi bir şekilde radikalizmi pompalıyorlar ve biz de bunun önüne geçemiyoruz ve ne yapmalıyız?" dedi. Hatta bundan önce Rusya'da aklı başında, lider çapında insanlar öldürüldü. Bunları kimin öldürdüğünü ben bilemem ama bu bir dert ve bundan kurtulmamız lazım. Bunu gerçekten kendilerine dert edinmişler. Bana biraz müsaade edin, dedim. Benim aynı zamanda Sosyal Devlet-Milli Devlet tezim var. Ben önce bir şablon hazırladım 10 sayfalık. Ondan sonra bizim arkadaşları başta Anayasa Profesörü Ünal Emiroğlu hocamızı aldım "yasalara, insan haklarına ve demokrasiye uygun bir görüş ortaya koyalım ki, gerçekten faydalı olabilelim" dedim. Önerilerimizi hazırladık bu benim Sosyal Devlet tezimin dışa yansımasıdır. Ben anladım ki biz Milli Devlet ve Sosyal Devlet tezini de sadece kendimiz için değil bütün insanlık için yazmışız, bunu anladık. Bizim önerilerimiz Jirinovski'ye, onun elinden de Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'e ulaştı. Ben onlara ısrarla şunu telkin ettim, "insan haklarına son derece ehemmiyet vereceksiniz. Dünyada tüm insanlığın merkezi olmak istiyorsanız, demokrasi ve insan haklarına saygılı olacaksınız. Artı hangi dinden olursa olsun onlara zerre kadar tavır almayacaksınız, ne isterse onu yapsın. Göreceksiniz ki onlar da aşırılıktan kendiliğinden uzaklaşacak. Özellikle Müslümanlardan olduğunu zannettiğiniz Arap Baharı benzeri hareketlerin ortaya çıktığını gördüğünüz zaman bunu kesinlikle Müslüman yapmaz, yapamaz diyeceksiniz" dedim. Putin aynısını yapmadı mı? Adam çok akıllı, baktı ki Haydar Hocanın dedikleri beni dünya devi yapıyor. Ekonomi sistemini uyguladım fırtına gibi gidiyorum, sosyal görüşleri de acayip... Hatırlarsanız bir olay oldu orada hemen din adamlarını çağırdı ve "kesinlikle bu saldırı  Müslüman'ın işi değil. Bunu bir Müslüman yapamaz" dedi. Olay kesilmiştir orada. Bir cümle ile ülkesinde planlanan Arap Baharı benzeri hareketlerin önüne geçti. Bizim sosyal açılımlarımız çok iyi benimsendi.Sorunları 24 saatte çözerizBen bu noktada bir ara cümle olarak şunu söylemek istiyorum. Bakın ekonomide adamlar bir noktaya geldi. Bunlar bizde olsa herkes ben yaptım der. Onların hiçbiri kendine mal ediyor mu, kim yaptı diyor, Haydar hoca yaptı diyor. Ben bizim milletimizi anlamıyorum. 'Biz bu işi 24 saatte yaparız' dediğimizde karşımıza geçip bizimle alay ettiler. Yine söylüyorum ben bu işi 24 saatte yaparım. Avrupa nedir yahu. En geç 1 yılda Avrupa'yı geçeriz, 2 yılda ABD'yi geçeriz, beraber oluruz demiyorum geçeriz diyorum. Hodri meydan. Şimdi biz bu gerçekleri Müslüman olduğunu zannettiğimiz kardeşlerimize anlattık bize güldüler. Onlar Hıristiyan olan dünyanın arkasından gidenlerin peşinden gittiler rezil oldular. Bak onlar şimdi İslam âlemini kasıp kavuruyorlar. Efendim, IŞİD'miş, El Nusra'ymış, El Kaide'ymiş bunlar ne yahu. Nedir bunlar, bunları sen besledin, bu noktaya sen getirdin. Biz, yarın bunlar senin başına bela olacak dediğimiz zaman bizi dinlemedin. Siyasetçi iki sene sonrasını değil en az 50 sene sonrasını gören adamın adına denir. Bunlar burnunun dibini görmüyor ama ben bunlara kabahat bulmuyorum, milletimiz nasıl bu farkı fark etmiyor, ben buna hayret ediyorum. Benden bir bardak su istiyorlar ben onlara okyanus getiriyorum aaa bu ne diyorlar. Hâlbuki sana istediğinin katlarca fazlasını getiriyoruz. Fakat bu bir sonuç değil, bir anda çözülecektir. Bakın Batının kulu kölesi olmak isteyenlerin arkasından gittik ne hale geldik. Komşularımızı kaybettik öyle değil mi? Kanlı bıçaklıyız. Sen TIR dolusu silah gönderiyorsun adamı enayi zannediyorsun hadi oradan be çocuk mu zannediyorsun dünyayı sen. Öyle uluslararası suçlar işlendi ki, Allah muhafaza eylesin. Zannediyor ki arkamda zannettiğim kişiler, devletler bana sahip çıkacak. Saddam Hüseyin'i bir bayram sabahı idam edenler, bugün olduğu gibi onu pohpohlayıp meydana sürenlerdir. Helal olsun sana Kuveyt'e gir dediler girdi, helal olsun sana İran ile kavga et dediler etti. Sonunda ne oldu? Ben Mekke'deydim bayram sabahı dediler ki Saddam infaz edildi. İşte Allah korusun bunu görmeliyiz. Sonra bu adamlar kimdir, senin nenden üstün onu söyle bana. Biz kaç defa gelin bu işi beraber yapalım halledelim dedik. Bu vatan hepimizin dedik ama dinletemedik. İnşallah halkımız biranda ayıkacak ve biz bu işi halledeceğiz. Göreceksiniz bizim görüşlerimiz Avrupa'da, Amerika'da, Güney Amerika'da, Uzakdoğu'da iktidar olacak. Tsunami gibi Türkiye'yi kuşatacak bizim görüşlerimiz." (Devam edecek...)

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.