logo
23 HAZİRAN 2026

Siyasetçi 50 sene sonrasını görendir

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Meltem TV'de yayınlanan 'Gündem Özel' programında yaptığı değerlendirmede, "Siyasetçi iki sene sonrasını değil en az 50 sene sonrasını gören adamın adına denir" diye konuştu

30.06.2014 00:00:00
HABER MERKEZİBağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Meltem TV'de yayınlanan 'Gündem Özel' programına konuk oldu. Enerji Uzmanı Fuat Şengül'ün yorumlarıyla katıldığı programda araştırmacı-yazar Selim Kotil'in sorularını cevaplandıran BTP Lideri; din anlayışından ekonomi sistemine, Irak'taki IŞİD teröründen Rusya ile olan diyaloğuna kadar çok geniş bir yelpazede önemli açıklamalarda bulundu. İşte BTP Lideri'nin Gündem Özel programında yaptığı açıklamaların ilk bölümü:Soru: Dün Afganistan'da, Çeçenistan'da bambaşka bir yerde duran Rusya sizinle tanıştıktan sonra bugün İslam dünyasına destek olan bir noktada. Bu kadar kısa bir sürede böylesine radikal bir değişim nasıl oldu?Prof. Dr. Haydar Baş: Esasen bendenizin Rusya ile hiç bir alakası yoktu ama Kazan'da samimi dostlarımız vardı. Bunlar, 1980'li yıllardan itibaren kültür, inanç, medeniyet beraberliği yaptığımız arkadaşlar. Karşılıklı ziyaretlerimiz olurdu. Bu arkadaşlar sohbetlerimize katılırdı. Sohbetlerimizi daha iyi anlamaları için aynı zamanda Rusçaya çevirttik. Ben ilk defa Rus asıllı vatandaşları orada tanıdım. Kazan'dan Türkiye'ye uçmak için Moskova'ya gitmemiz gerekiyordu. Orada tanıştığımız Ruslarla aynı uçakla Moskova'ya gittik. Oraya inince bize 'size kahvaltı vermek istiyoruz' dediler. Orada kahvaltı yaptık. Her zamanda ve zemindeİslam'ı tebliğ ederimŞimdi Müslüman'a düşen vazife Yüce Allah'ın dinini insanlara tebliğ etmektir. Ben her şartta bunu yaparım. Mesela Avrupa ile iş yaptım, tüccarlarına İslam'ı tebliğ ettim. Uzakdoğu ile iş yaptım, onlara tebliğ ettim. Japona, Koreliye, Çinliye aynı şekilde dini tebliğ ettim. Her gittiğim yerde ben İslam'ı tebliğ ederim. Ben dinimle şeref bulmuş bir insanım. Ben bunun üstünde bir rütbe, makam, mevki kabul etmiyorum. Eğer biz Türk oldu isek bizi de Türk eden bu yüce dindir, İslam'dır. Bendeki din anlayışı ile millet anlayışı birbirinden ayrılmaz, bende ikiz kardeştir bunlar. İslami siyasi görüşüm, Türklük siyasi görüşüm, medeniyet algılamam, Türklük medeniyeti algılamam, maneviyat algılamam ikiz kardeşler gibidir. Onun için beni kabul eden Türk'ü kabul eder, Türk'ü kabul eden İslam'ı kabul eder. Zaten tarihte bu böyle yaşandı. Ben bununla iftihar ediyorum.Bizi Moskova'da yaptığımız kahvaltıdan sonra uçağa getirdiler. Ben de onlara müteşekkir oldum. O arkadaşa 'sizin bu yaptıklarınız medeni bir insan davranışıdır. Beni çok memnun ettiğiniz bu nezaketinizle, bilahare sizinle görüşmek isterim' dedim. Ben hiç bir zaman beni anlamaya gelenden korkmam ve çekinmem. Çünkü iyi biliyorum ki, benim maneviyatım güçlü, kültürüm, bilgim güçlü. Ben çok doluyum. Eğer bana gelen beni alacak ise hodri meydan.Rus iktisatçı nasıl Müslüman oldu?Bana gelenler bende boğulup kaldılar ama Victor Minin'in böyle bir niyeti olduğunu görmedim. Neden? Çünkü bana çok saygılı davrandı. Ona İslam'ı anlatıyorum, adam sanki bal yiyor. Bilhassa İslam'da Allah ile insan arasındaki rabıta nasıl olmalı? Bir kul Allah'ı nasıl tanıyabilir, Allah'a nasıl gidebilir? Bizim kültür yapımızda, tasavvuf dediğimiz yapıyı anlayabilecekleri tarzda bunlara aktarmaya çalıştım. Öyle bir noktaya geldiler ki, Allah'ı görür gibi bir yapıya sahip oldular. Onlara 'Tabi öyle olacak, öyle olmaz ise bulamazsın, sakın ona bir şekil verme' dedim çünkü bütün şekiller senin aklının şeklidir, aklının şekli ise senin icadındır. Neyse biz bunları bir kere de iki kere de konuşmadık. Defaatle bunları anlattık. Sonunda 'Ben Müslüman oluyorum' dedi ve Müslüman oldu. O günden buyana da biz onunla konuşmaya, görüşmeye başladık. Kendisi aynı zamanda iyi bir iktisatçı... 'Bizler de Ural- Altay kökenliyiz, sizler de dedi. Ben de bırak onu biz Hz. Adem'den birlikteyiz' dedim, onun da çok hoşuna gitti. Şimdi ateizmin hakim olduğu bir dünya Rusya. Komünizmden 1991 yılında vazgeçtiler ama orası kültür olarak maalesef bu. Onun için de verdiğiniz bilginin dozuna dikkat etmeniz lazım. Her zaman bizi dinlemek istediler, sorular sordular, cevaplar aldılar. Her defasında ileri bir noktaya geldi ve sonunda Müslüman oldu.Ruslar Milli Ekonomi Modeli ile nasıl tanıştı?Şimdi bu arkadaşlarla böyle bir geçmişimiz var. Kendisi iktisatçı olduğu için 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli'ni anlattım. Bizim de böyle bir tezimiz var, dedim. Mesela Prof. Dr. Lebedev ve Prof. Dr. Gavrilets, Putin'in danışmanıdır. Bunlar iktisat bakımından güçlü insanlar aynı zamanda da siyasette de yorum sahibi insanlar. Tamam, ben arkadaşları ikna ederim ve inşallah kongreye geliriz dedi. Çar ailesinden olmak üzere 5 tane ilim adamı İstanbul'daki ilk kongremize iştirak etmişlerdi. Ben de onları grup olarak ilk defa orada gördüm. Gavrilets ve Lebedev çok güçlü adamlar, sıradan insanlar değil bunlar. Oturup sohbet ettik onlarla. Ben ekonomi konuştuğum gibi kim olursa olsun karşımdaki Hıristiyan Papaz da olsa "Allah birdir, ehaddır, samettir. O hiç bir şeye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır" derim kısaca İslam'ı tebliğ ederim. Bu benim tabiatımdır. Benimle yolculuğa çıkarsanız bunu yaşarsınız. Bunlara da öyle yaptım. Oturduk yemek yiyeceğiz başladım bunlara İslam'ı anlatmaya. İslam'sız insanın huzur bulması mümkün değil çünkü insanın geldiği âlem ruhlar âlemidir. "Ben nefa ettim kuluma" diyor Yüce Allah, yani sende ve bende Allah'tan bir nefa var. Ondan geldik ve sonra yine ona döneceğiz. Yani çıkış da ona, gidiş de ona... Ondan geldin, ona gideceksin. Bu konular beni heyecanlandırıyor. İnsan bunları düşününce kendi iç tabiatında müthiş bir devrim yaşıyor. Ben açıkça bunlarda gördüm bunu. Evet, Ali Viktor'un dışındakiler iman etmedi ama hepsi şuanda o çizgidedir. Mesela Lisiçkin'i dinle, bu adam Müslüman dersin. Birlikte bir sohbete gidiyoruz, direk benim kanaatimi soruyor. Bu adamlar burnundan kıl aldırmaz. Her defasında, "Sende çok farklı bir ufuk var. Ben bunu kimsede bulamıyorum. Benim dedem keşiş. Ben dine saygılıydım ama ilk defa benim kalbimi açan senin yorumların. Biz kimseye gel Hıristiyan ol demiyoruz çünkü bizim elimizde anlatacak malzememiz yok ama sen bir başlayınca bitirmiyorsun" diyor. Bunlarla böyle tanıştık, beraber olduk. Sonra bizi tanıdıkça benim Milli Ekonomi Modeli sistemimin içine girmeleri kolay oldu. Sistemi tanımaları beni tanımalarından sonradır. İçine girdiler bu sefer tam şaşırdılar. Böyle bir şey olamaz diyorlar.Haydar hoca Rusçu oldu diyorlar!Lisiçkin Rusya'da Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Viladimir Jirinovski'nin danışmanıdır ve aynı zamanda Duma İhtisas Komisyonu Başkanı'dır. Prof. Dr. Lebedev ise 'iktisat ilminde benim üstüme adam  yok' diyen çok iddialı birisidir. Böyle iddialı, kendine güvenen birisi ama diyor, 'Bu tez beni durdurdu, her okuyuşta farklı bir koda rastlıyorum. Bu tez sadece günümüzü değil geleceği de programlıyor' diyor. Şimdi bu anlayıştan sonra ben de bütün gücümle onları bir noktaya taşımaya çalıştım ve Allah'a şükürler olsun ki de taşıdım, yani benim inandığım kulvarda yürümeye başladılar. Belki görünüşte biz buyuz demediler ama ben onların benim yolumda gittiklerini görüyorum. Mesela böyle bazı kıskanç insanlar "Haydar oca Rusçu oldu" diyor. Bunlar kimliksiz, kişiliksiz insanlar. Haydar Hoca sen misin, sen beni tanıyor musun? Haydar Hoca kimi kabul eder öyle kolay kolay, var mı öyle biri kabul ettiği? Kısaca şunu demek istiyorum; iyi bir yola girdik ve bu yolda devam edeceğiz çok faydalı olacağımıza inanıyorum.SORU: Kendi tanklarını bile 100 dolara satan, darmadağın olmuş ve insan hakları noktasında sınıfta kalmış bir Rusya vardı. Bugünkü Rusya ise iki farklı noktada dünyanın süper gücü. Ekonomide Milli Ekonomi Modeli ile beraber süper güç oldu aynı zamanda insan haklarında da zirveye çıktı. Bu nasıl oldu?Esasen Ruslar bir arayış içinde. Kendi öz vatandaşları içinde yüzde 20 Müslüman halk var. İçlerindeki Türkler zaten Müslüman insanlar. Dolayısıyla bu insanların bir arada yaşamaları için asgari müşterekte buluşmaları lazım. Bu ne olmalıdır? İstihbaratları da güçlü olduğu için şunu da görüyorlar; adamı aralarına alıyorlar o farklı bir milletin ve devletin ajanlığını yapıyor. Senin karşındaki enayi değil, bunu görüyor. Bunlar bu ayak oyunlarına gelecek insanlar değil. Dürüst olacaksın, samimi olacaksın. İşte benim dışarıya yansımam da tamamen samimidir. Yani ben bir insanı kendime bende yapmak istemem, kendi aklıyla eğer Haydar Hoca bir kıymet ise onu kendi tespit etsin ve benimle olsun. Ben bağımsızlık yanlısı bir insanım ve isterim ki herkes de bağımsızlık yanlısı olsun.Rusya Arap Baharı benzeri bir hareketi tavsiyelerimize uyarak anlattı Viktor Minin bize, "Hocam bize ciddi bir şekilde radikalizmi pompalıyorlar ve biz de bunun önüne geçemiyoruz ve ne yapmalıyız?" dedi. Hatta bundan önce Rusya'da aklı başında, lider çapında insanlar öldürüldü. Bunları kimin öldürdüğünü ben bilemem ama bu bir dert ve bundan kurtulmamız lazım. Bunu gerçekten kendilerine dert edinmişler. Bana biraz müsaade edin, dedim. Benim aynı zamanda Sosyal Devlet-Milli Devlet tezim var. Ben önce bir şablon hazırladım 10 sayfalık. Ondan sonra bizim arkadaşları başta Anayasa Profesörü Ünal Emiroğlu hocamızı aldım "yasalara, insan haklarına ve demokrasiye uygun bir görüş ortaya koyalım ki, gerçekten faydalı olabilelim" dedim. Önerilerimizi hazırladık bu benim Sosyal Devlet tezimin dışa yansımasıdır. Ben anladım ki biz Milli Devlet ve Sosyal Devlet tezini de sadece kendimiz için değil bütün insanlık için yazmışız, bunu anladık. Bizim önerilerimiz Jirinovski'ye, onun elinden de Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'e ulaştı. Ben onlara ısrarla şunu telkin ettim, "insan haklarına son derece ehemmiyet vereceksiniz. Dünyada tüm insanlığın merkezi olmak istiyorsanız, demokrasi ve insan haklarına saygılı olacaksınız. Artı hangi dinden olursa olsun onlara zerre kadar tavır almayacaksınız, ne isterse onu yapsın. Göreceksiniz ki onlar da aşırılıktan kendiliğinden uzaklaşacak. Özellikle Müslümanlardan olduğunu zannettiğiniz Arap Baharı benzeri hareketlerin ortaya çıktığını gördüğünüz zaman bunu kesinlikle Müslüman yapmaz, yapamaz diyeceksiniz" dedim. Putin aynısını yapmadı mı? Adam çok akıllı, baktı ki Haydar Hocanın dedikleri beni dünya devi yapıyor. Ekonomi sistemini uyguladım fırtına gibi gidiyorum, sosyal görüşleri de acayip... Hatırlarsanız bir olay oldu orada hemen din adamlarını çağırdı ve "kesinlikle bu saldırı  Müslüman'ın işi değil. Bunu bir Müslüman yapamaz" dedi. Olay kesilmiştir orada. Bir cümle ile ülkesinde planlanan Arap Baharı benzeri hareketlerin önüne geçti. Bizim sosyal açılımlarımız çok iyi benimsendi.Sorunları 24 saatte çözerizBen bu noktada bir ara cümle olarak şunu söylemek istiyorum. Bakın ekonomide adamlar bir noktaya geldi. Bunlar bizde olsa herkes ben yaptım der. Onların hiçbiri kendine mal ediyor mu, kim yaptı diyor, Haydar hoca yaptı diyor. Ben bizim milletimizi anlamıyorum. 'Biz bu işi 24 saatte yaparız' dediğimizde karşımıza geçip bizimle alay ettiler. Yine söylüyorum ben bu işi 24 saatte yaparım. Avrupa nedir yahu. En geç 1 yılda Avrupa'yı geçeriz, 2 yılda ABD'yi geçeriz, beraber oluruz demiyorum geçeriz diyorum. Hodri meydan. Şimdi biz bu gerçekleri Müslüman olduğunu zannettiğimiz kardeşlerimize anlattık bize güldüler. Onlar Hıristiyan olan dünyanın arkasından gidenlerin peşinden gittiler rezil oldular. Bak onlar şimdi İslam âlemini kasıp kavuruyorlar. Efendim, IŞİD'miş, El Nusra'ymış, El Kaide'ymiş bunlar ne yahu. Nedir bunlar, bunları sen besledin, bu noktaya sen getirdin. Biz, yarın bunlar senin başına bela olacak dediğimiz zaman bizi dinlemedin. Siyasetçi iki sene sonrasını değil en az 50 sene sonrasını gören adamın adına denir. Bunlar burnunun dibini görmüyor ama ben bunlara kabahat bulmuyorum, milletimiz nasıl bu farkı fark etmiyor, ben buna hayret ediyorum. Benden bir bardak su istiyorlar ben onlara okyanus getiriyorum aaa bu ne diyorlar. Hâlbuki sana istediğinin katlarca fazlasını getiriyoruz. Fakat bu bir sonuç değil, bir anda çözülecektir. Bakın Batının kulu kölesi olmak isteyenlerin arkasından gittik ne hale geldik. Komşularımızı kaybettik öyle değil mi? Kanlı bıçaklıyız. Sen TIR dolusu silah gönderiyorsun adamı enayi zannediyorsun hadi oradan be çocuk mu zannediyorsun dünyayı sen. Öyle uluslararası suçlar işlendi ki, Allah muhafaza eylesin. Zannediyor ki arkamda zannettiğim kişiler, devletler bana sahip çıkacak. Saddam Hüseyin'i bir bayram sabahı idam edenler, bugün olduğu gibi onu pohpohlayıp meydana sürenlerdir. Helal olsun sana Kuveyt'e gir dediler girdi, helal olsun sana İran ile kavga et dediler etti. Sonunda ne oldu? Ben Mekke'deydim bayram sabahı dediler ki Saddam infaz edildi. İşte Allah korusun bunu görmeliyiz. Sonra bu adamlar kimdir, senin nenden üstün onu söyle bana. Biz kaç defa gelin bu işi beraber yapalım halledelim dedik. Bu vatan hepimizin dedik ama dinletemedik. İnşallah halkımız biranda ayıkacak ve biz bu işi halledeceğiz. Göreceksiniz bizim görüşlerimiz Avrupa'da, Amerika'da, Güney Amerika'da, Uzakdoğu'da iktidar olacak. Tsunami gibi Türkiye'yi kuşatacak bizim görüşlerimiz." (Devam edecek...)

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.