Skolyoz hastalığında en önemli husus nedir
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Klinik Koordinatörü Prof. Dr. Evrim Coşkun önemli bilgiler paylaştı





Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Klinik Koordinatörü ve aynı zamanda Skolyoz Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Evrim Coşkun da, Skolyoz Farkındalık Ayı'nda bu hastalıkta mücadelede nelerin yapılması gerektiğini anlattı. Prof. Dr. Coşkun, skolyoz hastalığında en önemli şeyin hastalığın tanısında geç kalmamak olduğunu söylerken, "Skolyozdan korkmayın, geç kalmaktan korkun" ifadelerini kullandı.

"Skolyoz sadece bir duruş bozukluğu değildir. Kitaplara baktığımızda skolyozun önden bakıldığında veya arkadan bakıldığında kişinin omurgalarında sağ tarafa veya sol tarafa doğru eğrilmesi olarak ifade edilir. Aslında bu tanım çok yeterli bir tanım değildir.
Skolyoz aynı zamanda omurganın öne ve arkaya doğru da eğimlenmesi veya omurga gövdelerinin sağa ya da sola dönmesiyle karşımıza çıkabilmektedir. Türkiye'de büyüme çağındaki her 100 çocuktan 3'ünde skolyoz olduğu tespit edildi. Burada en çok üzüldüğümüz nokta bu tespit edilen çocukların ne kendilerinin ne de ailelerinin yüzde 95 gibi çok büyük bir oranda Skolyoz'u olduğunun farkında olmaması" diye konuştu.
"Tüm dünyada da bu böyle. Skolyozda tanıda bir gecikme vardır. O zaman dünya, her yılın Haziran ayını Skolyoz Farkındalık Ayı olarak belirleyelim ve her Haziran ayının 3'üncü Cumartesi'ni Skolyoz Farkındalık Günü olarak kutlayalım demiş. Skolyoz'un rengi yeşil olarak belirlenmiş. Bu sene de Skolyoz Derneği olarak Karayolları Genel Müdürlüğü'yle yaptığımız bir iş birliği sonucunda 26 Haziran Cumartesi akşamı saat 21.00 ile 22.00 arasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yeşil renk ile aydınlatıldı" şeklinde konuştu.

"Hekimler olarak biz mutlaka çocuklarınızı çıplak olarak önden ve arkadan gözlemleyin diyoruz. Sırttan baktığımız zaman baş her iki omuzun ortasında simetrik olarak duruyor mu? Omuza baktığımızda omuzun bir tanesi yukarıda, aşağıda, önde ya da arkada duruyor mu? Kürek kemiklerinden bir tanesi çıkıntı veya küçük mü? Bunlara bir bakmak lazım.
En çok bizim farkındalığımızı sağlayacak alanlar cilt kıvrımlarının simetrik ve aynı büyüklükte olduğuna bakmak. Dirsek ve ön kol bölgelerinden gövdeyle olan mesafelerin aynı mı diye sırtından izlememiz gerekmektedir. Halk arasında leğen kemiği olarak bilinen Pelvis Kemiği aynı şekilde duruyor mu yoksa bir taraf öne bir taraf arkaya doğru mu? diye bakmak lazım" dedi.
"Her tespit edilen skolyoz cerrahi mi olmak zorunda? Hayır, değil. Konservatif tedavi dediğimiz egzersizle veya korseyle de tedavisi olabilmektedir. Bazen çok daha ilerlemiş durumlarda ise cerrahi müdahale düşünülebilmektedir. Skolyozdan korkmayın, geç kalmaktan korkun" şeklinde konuştu.













































































