Sofraların vazgeçilmezi kaynak tuzu hasat için gün sayıyor
Sivas'ta yer alan ve birçok ilden talep gören kaynak tuzu, hasat için gün sayıyor. Yerin 50 metre altından çıkarılan ve havuzlarda bekletilerek elde edilen tuz, ekim ayında hasat edilerek sofralarla buluşturulacak
29.08.2026 12:00:00
İHA
İHA





Sivas kent merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Bingöl köyünde yer alan tuzla, geleneksel üretim yöntemi ile adından söz ettiriyor. İçerisinde yaklaşık 84 farklı mineral barındıran tuzlu su, su pompaları yardımıyla tuz havuzlarına dolduruluyor. Havuzlara doldurulan tuzlu su, güneşin suyu buharlaştırmasıyla tuzun ortaya çıkmasını sağlıyor. Havuzlarda biriken tuz, insan gücü ile hasat edilerek çeşitli işlemlerin ardından sofralara ulaşıyor.

Birçok il ve ülkeden talep gören tuzun üretimini yapan Fikri Çiçek, yıllardır kullandıkları üretim metodunu değiştirdiklerini söyledi. İşçilik maliyetlerini azaltarak daha fazla verimi amaçladıklarını ifade eden Çiçek, "Sistemimizi değiştirmemizin öncelikli sebebi işçilik. İşçi bulamadığımız için sistemimizi komple değiştirdik ve daha çok makineleşmeye geçtik. Makineleşmeye geçmemizin birinci sebebi işçilik, ikincisi ise üretimimizi artırmak. Her biri 3 bin ila 4 bin metrekare olan havuzlarımız var. Bu havuzlarda buharlaşmayı daha hızlı hale getirdik. Rüzgarın esmesi ve güneşin etkisiyle üretimimiz daha da arttı" dedi.

"Şu anda hasat için gün sayıyoruz"
Tuz üretim aşamalarını anlatan Çiçek, "Öncelikle yağmurların ve soğuk havanın geçmesini bekleriz. Yağmurlar geçtikten sonra havuzlarımızın temizliği ve bakımı başlar. Daha sonra yerin 50 metre altındaki tuzlu suyumuzu bu havuzlara tekrar veririz. Bu suyun yüzde 25'i tuz, yüzde 75'i ise ham sudur. Ham suyu buharlaştırarak geriye kalan yüzde 25'lik kısmın tabana çökmesini sağlarız. Burada da ekim ayının 15'i gibi hasada giriyoruz. Bu sistem sayesinde hem işçilikten tasarruf ettik hem de üretimimizi artırdık. Bu yönde işlerimiz de daha kolay hale geldi. Hasat açısından beklentimiz ise yağışların nasıl geçeceğiyle yakından ilgili. Yaz döneminde yağış olması bizim için çok önemli. Eğer yazın yağışlar devam ederse hasadımız ve üretim oranımız düşüyor. Havaların çok sıcak ve kurak geçmesi ise üretimimizi artırıyor. Örneğin geçen sene kurak geçti ve mevsim bizim açımızdan güzel geçti. Ancak bu sene, bildiğiniz üzere, geçen hafta Sivas'ta aşırı yağış oldu. İki gün sonra da yağış bekleniyor. Bu yağışlardan sonra üretimimizin düşeceğini öngörüyoruz. Geçen sene yaklaşık bin ton ile bin 500 ton arasında tuz üretimimiz oldu. Ancak bu sene ne kadar üretim yapacağımızı henüz bilmiyoruz. Nasibimizde ne varsa onu alacağız inşallah. Şu anda hasat için gün sayıyoruz" ifadelerine yer verdi.

Üreticisinden iyot uyarısı
Tuzlarda bulunan iyotun sonradan eklendiğini söyleyen Fikri Çiçek, "Hasadımızı aldıktan sonra tuzu fabrikamıza getiriyoruz. Fabrikada tuzun yıkama işlemi yapılıyor. Ardından kurutma, kırma ve öğütme işlemlerinden geçiriliyor. Son olarak paketleme yapılıyor. Müşterinin isteğine göre tuzu ince, kalın veya elenmiş şekilde hazırlayarak vatandaşların hizmetine sunuyoruz. Bizim tuzlarımız kaynak tuzu. Kaynak tuzlarında iyot bulunmaz. İyot ayrı bir maddedir ve sonradan tuzun içerisine ilave edilir. Bu da kimyasal bir üründür. Doktorlarımız, iyot ihtiyacının tuzdan karşılanması gerektiğini söylüyor. Ancak burada bilinen bir yanlışlık var. İyot, bildiğiniz üzere deniz ürünlerinde ve bazı doğal ürünlerde bulunuyor. Tuzdaki iyot ise sonradan eklenen bir maddedir. İyot, uçucu bir maddedir. Fabrikasyon tuzlarda iyot, tuzun içerisine püskürtülerek ekleniyor. Torbanın ağzı açıldığında ve tuz sıcak bir ortamda beklediğinde iyot uçabiliyor. Geriye ise kimyasal madde kalıyor. Vatandaş da bunu bilmeden alıyor. İyot ihtiyacımızı doğal ürünlerden karşılamamız gerekiyor. Kimyasal madde ekleyerek doğal tuzumuzu bozmayalım" şeklinde konuştu.




Birçok il ve ülkeden talep gören tuzun üretimini yapan Fikri Çiçek, yıllardır kullandıkları üretim metodunu değiştirdiklerini söyledi. İşçilik maliyetlerini azaltarak daha fazla verimi amaçladıklarını ifade eden Çiçek, "Sistemimizi değiştirmemizin öncelikli sebebi işçilik. İşçi bulamadığımız için sistemimizi komple değiştirdik ve daha çok makineleşmeye geçtik. Makineleşmeye geçmemizin birinci sebebi işçilik, ikincisi ise üretimimizi artırmak. Her biri 3 bin ila 4 bin metrekare olan havuzlarımız var. Bu havuzlarda buharlaşmayı daha hızlı hale getirdik. Rüzgarın esmesi ve güneşin etkisiyle üretimimiz daha da arttı" dedi.

"Şu anda hasat için gün sayıyoruz"
Tuz üretim aşamalarını anlatan Çiçek, "Öncelikle yağmurların ve soğuk havanın geçmesini bekleriz. Yağmurlar geçtikten sonra havuzlarımızın temizliği ve bakımı başlar. Daha sonra yerin 50 metre altındaki tuzlu suyumuzu bu havuzlara tekrar veririz. Bu suyun yüzde 25'i tuz, yüzde 75'i ise ham sudur. Ham suyu buharlaştırarak geriye kalan yüzde 25'lik kısmın tabana çökmesini sağlarız. Burada da ekim ayının 15'i gibi hasada giriyoruz. Bu sistem sayesinde hem işçilikten tasarruf ettik hem de üretimimizi artırdık. Bu yönde işlerimiz de daha kolay hale geldi. Hasat açısından beklentimiz ise yağışların nasıl geçeceğiyle yakından ilgili. Yaz döneminde yağış olması bizim için çok önemli. Eğer yazın yağışlar devam ederse hasadımız ve üretim oranımız düşüyor. Havaların çok sıcak ve kurak geçmesi ise üretimimizi artırıyor. Örneğin geçen sene kurak geçti ve mevsim bizim açımızdan güzel geçti. Ancak bu sene, bildiğiniz üzere, geçen hafta Sivas'ta aşırı yağış oldu. İki gün sonra da yağış bekleniyor. Bu yağışlardan sonra üretimimizin düşeceğini öngörüyoruz. Geçen sene yaklaşık bin ton ile bin 500 ton arasında tuz üretimimiz oldu. Ancak bu sene ne kadar üretim yapacağımızı henüz bilmiyoruz. Nasibimizde ne varsa onu alacağız inşallah. Şu anda hasat için gün sayıyoruz" ifadelerine yer verdi.

Üreticisinden iyot uyarısı
Tuzlarda bulunan iyotun sonradan eklendiğini söyleyen Fikri Çiçek, "Hasadımızı aldıktan sonra tuzu fabrikamıza getiriyoruz. Fabrikada tuzun yıkama işlemi yapılıyor. Ardından kurutma, kırma ve öğütme işlemlerinden geçiriliyor. Son olarak paketleme yapılıyor. Müşterinin isteğine göre tuzu ince, kalın veya elenmiş şekilde hazırlayarak vatandaşların hizmetine sunuyoruz. Bizim tuzlarımız kaynak tuzu. Kaynak tuzlarında iyot bulunmaz. İyot ayrı bir maddedir ve sonradan tuzun içerisine ilave edilir. Bu da kimyasal bir üründür. Doktorlarımız, iyot ihtiyacının tuzdan karşılanması gerektiğini söylüyor. Ancak burada bilinen bir yanlışlık var. İyot, bildiğiniz üzere deniz ürünlerinde ve bazı doğal ürünlerde bulunuyor. Tuzdaki iyot ise sonradan eklenen bir maddedir. İyot, uçucu bir maddedir. Fabrikasyon tuzlarda iyot, tuzun içerisine püskürtülerek ekleniyor. Torbanın ağzı açıldığında ve tuz sıcak bir ortamda beklediğinde iyot uçabiliyor. Geriye ise kimyasal madde kalıyor. Vatandaş da bunu bilmeden alıyor. İyot ihtiyacımızı doğal ürünlerden karşılamamız gerekiyor. Kimyasal madde ekleyerek doğal tuzumuzu bozmayalım" şeklinde konuştu.

























































































































