logo
28 EYLÜL 2026

Son dakika... Sarıgül CHP'den istifa etti

Mustafa Sarıgül, CHP'den istifa etti. Eski Şişli Belediye Başkanı Sarıgül, istifa kararını resmi internet sitesinden duyurdu.

23.01.2019 00:00:00
 
Son dakika... Sarıgül CHP'den istifa etti
Son dakika... Sarıgül CHP'den istifa etti
Mustafa Sarıgül, CHP'den istifa ettiğini bildirdi. Mustafa Sarıgül, "mustafasarigul.com" internet sitesinden yaptığı duyuruda, yerel seçimlerin 31 Mart'ta yapılacağını hatırlatarak, 4 yıldır hazırlandığı seçimlere iki ay kalmasına rağmen CHP'nin hala bazı adaylarını açıklamadığını savundu.

Adının Şişli yerine başka ilçelerle anılmasının kendisini yorduğunu ve kırdığını aktaran Sarıgül, "Bütün yaptıklarıma rağmen, CHP'den vefa görmedim. CHP'ye, partili yurttaşlarıma değil, parti yönetimine kırgınım, tepkiliyim. Kararsızlıklarına, açık olmamalarına, hala adayları netleştirmemelerine ve bana karşı vefasız davranmalarına tepkiliyim" ifadelerini kullandı.

Bir karar aldığını belirten Sarıgül, şunları kaydetti: "CHP'nin daha çok yıpranmaması için veya kendi içlerinde ya da benimle ne hesapları olduğunu bilmediğim CHP yönetimini ve Sayın Kılıçdaroğlu'nu rahatlatmak adına yıllarımı verdiğim, içinde olmaktan onur duyduğum ve hep duyacağım CHP'den üzülerek istifa ediyorum."

Mustafa Sarıgül, siyaseti bırakmadığını, Şişli'de belediye başkanlığına aday olacağını bildirdi.
 
İşte Sarıgül'ün istifa açıklaması:
 
Yerel seçim öncesi genel değerlendirmelerimi ve almış olduğum
 
çok önemli bazı kararları sizinle paylaşmak; Şişli'de oturan yurttaşlarımı ve bütün Türkiye'yi bilgilendirmek isterim.
 
Yıllardır gece gündüz çalışmaktan yorulmayan ben, dört yıldır gece gündüz Şişli'de yerel seçimlere hazırlanan ben, seçimlere sadece ve sadece iki ay kalmasına rağmen yaşadığımız belirsizlikten, beklemekten ve bekletilmekten yoruldum!
 
Ben Mustafa Sarıgül;
 
Cumhuriyet Halk Partisi içinde siyaset yapan halkına hizmet eden en tecrübeli siyaset insanlarından biriyim.
 
Bugüne kadar; gerek ülke meselelerine gerekse parti içindeki sorunlara, gençliğimde, siyaset ustalarından öğrendiğim "siyasi nezaket" ve "parti disiplini" kuralları çerçevesinde yaklaştım.
 
"siyasi nezaket" ve "parti disiplini" gün olur, sabır taşınızı test eder.
 
Gün olur, parti yararına susmanızı gerektirir.
 
Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nde tüm yaşananlara,
 
Ecevit ve arkadaşlarından aldığım; öğrendiğim "siyasi nezaket" kuralları içinde yaklaştım.
 
Ben, Türkiye siyasetine damga vuran Ecevit'in, Demirel'in, Erbakan'ın, Özal'ın bulunduğu Türkiye siyaset dünyasında çok tecrübe edindim.
 
Hepimiz biliyoruz ki ülkemiz için hayati önem taşıyan önümüzdeki yerel seçimler 2 ay sonra yapılacak.
 
Neredeyse yarın!
 
Ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak adaylarımızı bile bir türlü belirleyemedik.
 
Oysa yerel seçimler hayati önem taşır.
 
5 yıl önce yapılan yerel seçimlere dönelim.
 
Hepimiz hatırlarız ki;
 
5 yıl önce yapılan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı bendim.
 
Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu ve parti üst yönetimi İstanbul için beni aday göstermek istediklerini, Şişli'de başardıklarımın tüm İstanbul'da ses getirdiğini, oluşturduğum "Yerel Yönetimlerde Şişli Modeli"ni tüm İstanbul'a yaymamı istediklerini söylediler.üstlendim ve bunu tüm İstanbul'a ve Türkiye'ye duyurmak; hayalimdeki projeleri paylaşmak için bir basın toplantısı düzenledim.
 
Ama o süreçte büyük hayal kırıklığı yaşadım; kimselere söyleyemedim!
 
Çoğunuz hatırlarsınız;
 
Ben İstanbul'un Avrupa yakasında "Cumhuriyet Halk Partisi resmi adayı" olarak basın toplantısı yaparken o dönemde Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel sekreteri olan ve yakından tanıdığım bir sevgili arkadaşım da kendi adaylığını aynı gün İstanbul'un Asya yakasında açıkladı!
 
Düşünebiliyor musunuz?
 
Cumhuriyet Halk Partisi, beni resmi aday olarak görevlendiriyor;
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel sekreteri de aynı gün adaylığını açıklıyor.
 
benim ne parti anlayışıma ne de mantığıma sığmayacak bir yaklaşımdır.
 
Parti yönetiminin haberi olmadan bunun olması mümkün mü?
 
Ben siyasi terbiyem gereği sustum, içime attım! Çalışmalarımı sürdürdüm.
 
5 yıl önceki İstanbul seçimlerinde başta Şişli'de yaşayan yurttaşlarımın verdiği büyük destek ve moralle İstanbul'un yüzde yüzünü kucakladım.
 
Gecemi gündüzüme kattım, çalıştım.
 
Sıkmadığım el kalmadı, girmediğim ev kalmadı.
 
Çalışma arkadaşlarımla dev projeler hazırladım,
 
İstanbul'a ulaşıp anlattım.
 
Ben, o seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul oyunu 1 milyon dörtyüzbin arttırarak… Cumhuriyet Halk Partisi'nin en yüksek oy oranına ulaştım; %41.
 
Bu oranda
 
HDP desteği yoktu; kendi adaylarını çıkarmışlardı.
 
O zaman İyi Parti de yoktu.
 
O dönem Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin eksiksiz desteği olsaydı eğer;
 
biz istanbul'u beş yıl önce almıştık.
 
Bugün -herşeye rağmen- Cumhuriyet Halk Partisi'nin bana geçmişte verdiği görevleri, parti disiplinine tam uyarak yaptığımı büyük bir huzurla söyleyebiliyorum.
 
Sizi daha geriye götürmek isterim.
 
Mayıs 2010
 
Biliyorsunuz…
 
2008 Türkiyesinde değişimin şart olduğunu görerek büyük bir "değişim hareketi" başlattık.
 
Çünkü yurttaşlarımızda, mevcut partilerle değişimin mümkün olmayacağı düşüncesi vardı.
 
Bu düşünce doğruydu da!
 
Biz de öyle düşünüyorduk!
 
Yaptığımız araştırmalarla da bunu tesbit etmiştik.
 
Çünkü o dönemde Sayın Baykal yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi vatandaşa umut vermiyordu.
 
Zaten başka bir alternatif de yoktu!
 
ülke küllerinden doğmayı bilen bir ülkedir.
 
Bu inancımı hiçbir zaman kaybetmedim.
 
Ben ve arkadaşlarım yeni bir umutla "Türkiye Değişim Hareketi"ni başlattık.
 
Hatırlarsınız; değişime olan talep çığ gibi yükseldi ve Türkiye Değişim Hareketi %16'lara ulaşan bir oy potansiyeline yükseldi.
 
Her partiden seçmenler bize büyük ilgi gösterdiler.
 
Çünkü ben, siyasete başladığım günden bugüne kadar, vatandaşlarımın hep yüzde yüzünü kucakladım.
 
hiçbir zaman partilerine, dinlerine, inançlarına, kökenlerine göre yaklaşmadım.
 
Türkiye Değişim Hareketi, her partiden seçmenlerin desteği ile çığ gibi büyürken,
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 2010 yılı mayıs ayında şok gelişmeler oldu.
 
Baykal, görevden ayrılmak zorunda kaldı.
 
Yerine Sayın Kılıçdaroğlu geldi.
 
Biz, TDH olarak, tam o aylarda "Türkiye Değişim Hareketi"ni "Türkiye Değişim Partisi" olarak değiştirmek ve tüm Türkiye'yi kucaklayacak bir parti olmak sürecindeydik.
 
Sayın Kılıçdaroğlu genel başkan olunca, halkımızda değişim adına bir heyecan, bir umut oluştu.
 
Ben ve arkadaşlarım o dönemde çok gerçekçi bir değerlendirme yaptık.
 
Baktık, Sayın Kılıçdaroğlu'nun halkta bir karşılığı oluştu.
 
Yıllardır sürdürdüğüm değişim hareketine tereddütsüz nokta koydum.
 
Yaptığım bir basın toplantısı ile bu kararımı açıkladım. O basın toplantısı metninde de yazar:
 
Biz hareketimizi, halkımızın Sayın Kılıçdaroğlu'na o dönemde verdiği desteğe katkı sağlamak için durdurduk.
 
Çünkü ben, "mesele memleketse gerisi teferruattır" fedakarlığını Ecevit ve arkadaşlarından öğrendim.
 
Ayrıca art niyetlilerin de "bir bölen" demesine fırsat vermedim.
 
Aldığım bu kararla yol arkadaşlarımı, bize güç veren yurttaşlarımı kırdığımı biliyorum.
 
Ama mesele memleketti! Derdimiz değişimdi!
 
Biz de devam etseydik Sayın Kılıçdaroğlu'na o dönemde verilen desteğe zarar verebilirdik.
 
Bugün düşünüyorum;
 
gerçekten çok büyük fedakarlıklar yapmışız.
 
Bugün düşünüyorum;
 
bu fedakarlığın vefa anlamında Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir kıymeti yokmuş.
 
Bunu 2016 yılında bir kez daha gördüm; kontenjandan seçime katılma imkanım olduğu halde, aldığım siyasi disiplin nedeniyle, kendi isteğimle önseçime katıldım.
 
Seçilecek yerdeydim; önüme dört kontenjan adayı birden koydular.
 
Dedim ya;
 
Bize öğretilen siyasi terbiye "gün olur; parti yararına susmanızı gerektirir."
 
Parti yararına sustum.
 
Bütün bu yaşananlara rağmen, ben Mustafa Sarıgül,
 
çok kararlı ve çok huzurluyum.
 
Huzurluyum çünkü;
 
Sayın Kılıçdaroğlu partinin başına gelince, partileşmek üzere olan hareketimi durdurarak büyük fedakarlık yaptım.
 
"Mesele memleket" dedim.
 
Huzurluyum çünkü;
 
Halk Partisi bana gelip büyükşehir belediye başkan adaylığı görevini verdi. Ama aynı gün partimin genel sekreteri de adaylığını açıkladı. Sustum içime attım.
 
"Mesele memleket" dedim.
 
Gece gündüz çalışıp istanbul'da %41 oy alarak tarihi bir sonuca ulaştım.
 
Huzurluyum çünkü;
 
Sayın Kılıçdaroğlu'na yüzyüze görüşmemizde söz vermiştim;
 
Kendisine her türlü desteği verecektim. Eksiksiz verdim.
 
Bugüne kadar her gün her dakika arkasında yanında durdum.
 
Bunu kendisi de söyler; yakınları da!
 
Bir siyasetçi daha ne yapsın?
 
Halkıma karşı, Şişli'de yaşayan yurttaşlarıma karşı daha vereceğim hizmetler vardı. Şişli'de dolaştıkça gördüm ki, benim marka yaptığım Şişli'nin göz göre göre -ne yazık ki yine Cumhuriyet Halk Partisi'nin görevde olduğu dönemde- ışığı söndü.
 
Türkiye markası olan Nişantaşı taşra oldu, çöpler toplanmaz, sokaklar bakılmaz oldu.
 
Şişliden her kesimden yurttaşlarım bana geldiler;
 
"Yeniden göreve" dediler!
 
"Niye bıraktın bizi?" dediler!
 
Kamuoyu yakından izliyor;
 
Ben dört yıldır Şişli için Şişli'de Cumhuriyet Halk Partisi adına rekor oy almak için alacağım rekor oyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanması için gece gündüz çalışıyorum. Tam dört yıldır!
 
Esnafla sabahları kepengi açıyorum.
 
duraklarında çay demliyorum.
 
Bir yandan da çalışma arkadaşlarımla "Şişli'yi nasıl eski yüksek enerjili günlerine taşırız? "
 
Nasıl "Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın çekim alanı yaparız" diye çalışıyorum.
 
 
 
Bunları yaparken, zaman hızla geçiyor; ama seçimler yine 31 martta yapılacak.
 
Ben 4 yıldır hazırlanıyorum.
 
Seçimlere 2 ay kaldı, Cumhuriyet Halk Partisi hala adaylarını açıklamıyor, açıklayamıyor.
 
Oysa 2019 yerel seçimlerinin 31 Mart tarihinde yapılacağı beş yıl önce belliydi. Muhalefet partilerinin bu seçimlere hazırlanması için önlerinde beş yıl vardı. Ama ana muhalefet olan Cumhuriyet Halk Partisi, iki ay kalan seçimler için adaylarını hala netleştirmedi.
 
Vatandaş haklı olarak buna tepkili!
 
dört yıl gece gündüz çalıştım yorulmadım.
 
Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin kararsızlığı parti kulislerinde beni, büyüdüğüm, yaşadığım, siyasete girdiğim, siyasette geliştiğim ve yıllarca hizmet verdiğim, mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı bildiğim Şişli yerine, hepsine söz verdiğim Şişli'de yaşayan yurttaşlarıma hizmet yerine, başka semtlerle adımın anılması beni yordu daha önemlisi kırdı.
 
Bir önceki seçimde İstanbul'u bana emanet eden Cumhuriyet Halk Partisi'nin hala Şişli adayını açıklamaması beni kırdı.
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 31 Mart İstanbul adayı tanıtılırken, önceki seçimde %41 oy almış ve birçok tecrübe yaşamış önceki aday olarak benim davet edilmemem beni kırdı.
 
"Sen nasıl başardın da %41 oy aldın, nasıl bunun üstüne çıkarız?" diye bana sorulmaması beni kırdı.
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nden yetkili ve ilgili hiç kimsenin beni bilgilendirmemesi;aramaması, beni kırdı.
 
Ben siyasette hayli tecrübeliyim, siyaset tuzaklarına düşmem ve ucuz oyunlara gelmem.
 
Bugüne kadar sessiz kalmam parti terbiyemden gelir; farkında olmadığımdan değil.
 
Ben Sayın Kılıçdaroğlu aday olduğunda, kendi hareketimi durdurmuşum;
 
Hata mı yapmışım; hayır!
 
memleket meseleydi.
 
Bugün olsa yine aynısını yaparım.
 
"İstanbul adayı ol" dendiğinde görevdir dedim, görevi aldım.
 
Mesele memleket meseleydi.
 
Benim istanbul adayı olduğum seçimde, bugünkü gibi ittifak filan olmadan %41 rekor oy aldım.
 
5 yıl boyunca genel başkana her türlü desteği verdim.
 
Bir gün bana kimse saygısızlık yaptın diyemez. Kendisi de bunu biliyor ve söylüyor.
 
Sözün özü şudur;
 
Ben hep, Ecevitlerden eski siyaset ustalarımdan öğrendiğim parti disiplini ve nezaket sınırları içinde kaldım.
 
Ama ben ahde vefaya çok inanırım.
 
Bütün yaptıklarıma rağmen,
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nden vefa görmedim.
 
Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil…
 
Partili yurttaşlarıma asla değil…
 
Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine kırgınım, tepkiliyim.
 
Kararsızlıklarına, açık olmamalarına, hala adayları netleştirmemelerine ve bana karşı vefasız davranmalarına tepkiliyim.
 
Tepkimi de hep bahsettiğim siyasi nezaket kuralları içinde kalarak veririm.
 
Ben bugünkü yönetim anlayışıyla…
 
Bu kararsızlıkla…
 
Bu iç hesaplaşmayla…
 
Bu iç iktidar kavgasıyla…
 
Kaybedilen aylar nedeniyle 31 mart seçimlerinde alınacak sonuçtan endişeliyim.
 
Vatandaş endişeli… vatandaş tepkili.
 
Bütün bu anlattıklarımı alt alta koyduğum zaman ortaya çıkan tablo şudur;
 
Cumhuriyet Halk Partisi ya kazanmak istemiyor; ya da umut olmayı beceremiyor.
 
Çok üzgünüm ;
 
Ben CHP gençlik kollarında başkanlık yaptım,
 
mecliste en genç milletvekili oldum,
 
yıllarca Şişli'de hizmet verdim;
 
parti yönetiminin beni desteksiz bırakmasına rağmen,
 
%41 gibi rekor oy alan İstanbul Büyükşehir adayı oldum.
 
Ben aslanlar gibi 5 yıl boyunca genel başkana ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne sahip çıktım.
 
Üstüme düşen herşeyi yaptığıma inanıyorum.
 
Bugün Şişli'ye hizmet vermek için yeniden adayım; karşımda muhatap bulamıyorum.
 
Geçmişi başka partilere dayanan adaylar büyükşehir adayı yapılırken, CHP'nin öz evladına, -doğrudan diyemiyorlar- dolaylı yoldan başka ilçelere işaret ediyorlar.
 
Bu en azından siyasi nezakete uymaz…
 
Bu en azından Şişlililere saygısızlıktır!
 
Buna tepkisiz kalamazdım.
 
Küçük kurnazlıklara teslim olamazdım.
 
Bugün bir karar aldım.
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nin daha çok yıpranmaması için ve
 
ya kendi içlerinde ya da benimle ne hesapları olduğunu bilmediğim
 
CHP yönetimini ve Sayın Kılıçdaroğlu'nu rahatlatmak adına
 
Yıllarımı verdiğim, içinde olmaktan onur duyduğum
 
ve hep duyacağım Cumhuriyet Halk Partisi'nden üzülerek
 
istifa ediyorum.
 
Bu kararımın başta Şişli'de yaşayan yurttaşlarım olmak üzere ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.
 
CHP yönetimine ve Sayın Kılıçdaroğlu'na en kısa sürede tüm Türkiye'deki adayları aynı anda açıklamalarını ve Cumhuriyet Halk Partili seçmenleri daha fazla üzmemelerini öneriyorum.
 
Akıllara bazı sorular gelebilir.
 
Bazı olası sorulara cevap vererek mektubumu bitirmek isterim.
 
Diyebilirsiniz ki;
 
Sarıgül siyaseti bırakıyor mu?
 
Cevabım net; Hayır!
 
Şişli'ye ve Türkiye'ye vereceğim daha çok hizmetler var.
 
Diyebilirsiniz ki;
 
Sarıgül başka bir partiye mi geçiyor?
 
Cevabım net;
 
Bu kararı aldığım bugün için hayır. Kendimi bugünden itibaren Şişli'de yaşayan yurttaşlarıma emanet ediyorum. Huzuru onların arasında buluyorum. Onların göstereceği yolda yürüyeceğim.
 
Diyebilirsiniz ki;
 
Sarıgül Şişlide Başkanlığa aday olacak mı?
 
Cevabım net:
 
Evet!
 
Yarından itibaren çizeceğim yol haritamı Şişlililer ile birlikte belirleyeceğim.
 
Ben çok kararlı ve huzurluyum.
 
Gelişmeler hakkında sizlere sürekli bilgi aktaracağız.
 
Saygılarımla
 
 
 
Mustafa Sarıgül

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Milyarlık iddia yanıtsız kaldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti

27.09.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti. Kaya, hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla görevlerinden ayrıldığını belirtti.

Ancak istifanın ardından gözler, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin ortaya attığı milyarlık iddialara çevrildi.

Emre, Kaya'nın 8 Nisan'da yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunun için yaklaşık 63 milyon 359 bin lira yatırdığını ve hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak 1 milyar 344 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Emre, Kaya'nın eşi İlyas Kaya için de benzer işlemler yapıldığı ve yaklaşık 826 milyon lira çekildiği iddiasında bulundu.

Emre ayrıca işlemlerin fon soruşturmasının kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildiğini savunarak, paraların eylül ayında peş peşe çekildiğini iddia etti.

Şamil Tayyar: "Doğruysa hemen istifa etmeli"

İddiaların ardından AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların "çok vahim" olduğunu belirterek, iddialar doğruysa istifa edilmesi gerektiğini, doğru değilse de iddiaların derhal yalanlanarak hukuki yollara başvurulması gerektiğini söyledi.

Tayyar ayrıca kamuoyuna yansıyan iddialara o aşamada Kaya ve eşinden açıklama gelmemesine dikkat çekerek, "Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim" ifadelerini kullandı.

Tayyar'ın değerlendirmesinin ardından Kaya'nın istifa etmesi dikkat çekti.

"Neden ayrıntılı açıklama yapılmadı?"

Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kaya'nın ilk aşamadaki yanıtı ise ayrıntılı bir açıklama yerine "Müsait değilim" şeklinde oldu. Kaya'nın daha sonra yaptığı istifa açıklamasında da Emre'nin gündeme getirdiği 63 milyon liralık alım, 1 milyar 344 milyon liralık çekim ve işlem tarihleri gibi somut iddialara tek tek yanıt verilmedi.

Dolayısıyla kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular arasında, hisse alım-satımlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve iddialarda belirtilen para transferlerinin doğru olup olmadığı bulunuyor.

Öte yandan iddialar şu aşamada Zeynel Emre'nin açıklamalarına dayanıyor; kamuoyuna açık MKK veya aracı kurum kayıtlarıyla bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ayrıca SPK'nın 25 Eylül tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ancak Kaya ve eşinin isimlerinin bu kararda yer almadığı bildirildi.

Ömer Çelik: "Tavizsiz mücadele"

İstifanın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise fon tartışmasına ilişkin açıklamasında, "Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir" mesajını verdi.

Çelik ayrıca fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesinin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ilk andan itibaren partinin yetkili kurumlarınca takip edildiğini söyledi.

Kaya'nın istifasıyla siyasi sorumluluk tartışması yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunda milyarlık hisse işlemi iddialarının belgeleri ve ayrıntıları konusunda yapılacak açıklamalar bekleniyor.

Vücudunuz kışa hazır mı?

Mevsim geçişlerinde ani sıcaklık dalgalanmaları bağışıklık sistemini zorluyor. Yapay takviyelere sarılmadan önce, bilimin ışığında vücudunuzu bir kalkana dönüştürecek en etkili doğal yöntemleri ve uzman tavsiyelerini bir araya getirdik

27.09.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Vücudunuz kışa hazır mı?
Vücudunuz kışa hazır mı?
Mevsim geçişleri, hava sıcaklıklarındaki dalgalanmalar ve azalan güneş ışığı nedeniyle bağışıklık sistemimizin en çok zorlandığı dönemlerin başında geliyor.

Uzmanlar, enfeksiyon riskine karşı hazır olmak için bağışıklık sistemini destekleyecek doğal yöntemlerin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Yapay takviyeler yerine doğru beslenme, kaliteli uyku ve stres yönetimi gibi temel yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, vücudun savunma mekanizmasını kalıcı olarak güçlendiriyor.

İşte son bilimsel araştırmalar ve uzman tavsiyeleri ışığında, mevsim değişikliklerinde hastalıklardan korunmanızı sağlayacak en etkili ve doğal formüller:

Renkli beslenin: Tabaklarınızı antioksidanlarla doldurun

Bağışıklık sisteminin hücresel düzeyde savaşabilmesi için antioksidanlara ve vitaminlere ihtiyacı vardır. Tek bir mucizevi besine odaklanmak yerine, beslenmenizde çeşitlilik yaratmak en doğru yaklaşımdır.

• C Vitamini Depoları: Portakal ve mandalina gibi klasik narenciyelerin yanı sıra kivi, kuşburnu, kırmızı kapya biber ve brokoli gibi yüksek oranda C vitamini içeren besinleri günlük diyetinize ekleyin.

• Mor ve Kırmızı Meyveler: Yaban mersini, böğürtlen ve mürdüm eriği gibi koyu renkli meyveler, hücre hasarını önleyen güçlü bileşenler (antosiyaninler) içerir.

• Doğal Antibiyotikler: Sarımsak, soğan ve zencefil içerdikleri kükürtlü bileşikler ve aktif maddeler sayesinde antimikrobiyal özellik gösterir.

Bağırsak sağlığı: Savunma hattı burada başlıyor

İnsan bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 70'i bağırsaklarda yer alır. Güçlü bir mikrobiyota, virüs ve bakterilere karşı en büyük kalkanınızdır.

• Fermente Gıdalar: Ev yapımı yoğurt, kefir, lahana turşusu (sauerkraut) ve tarhana gibi probiyotik zengini besinler bağırsaktaki dost bakterileri artırır.

• Prebiyotik Desteği: Dost bakterileri beslemek için pırasa, enginar, kereviz, muz ve yulaf gibi lifli gıdalara sofranızda daha fazla yer açın.

Uyku ve stres yönetimi: Görünmez kahramanlar

Yetersiz uyku ve kronik stres, bağışıklık sistemini doğrudan baskılayarak vücudu enfeksiyonlara açık hale getirir.

• Kaliteli Melatonin Salgısı: Vücudun kendini yenilediği ve bağışıklık hücrelerinin üretildiği 23.00 ile 03.00 saatleri arasında derin uykuda olmaya özen gösterin.

• Kortizol Seviyesini Düşürün: Kronik stres, kortizol hormonunu artırarak bağışıklık yanıtını zayıflatır. Gün içinde yapacağınız 15-20 dakikalık yürüyüşler veya nefes egzersizleri bu yükü hafifletir.

Bitki çaylarının gücünden faydalanın

Doğru demlenen bitki çayları, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir duvar örebilir.

• Ekinezya ve Adaçayı: Ekinezya bitkisinin bağışıklık hücrelerini aktive ettiği bilinmektedir. Adaçayı ise ağız ve boğaz mukozasını koruyan antiviral bileşenler içerir.

• Ihlamur ve Karanfil: Göğsü yumuşatan ıhlamuru, karanfil ve bir çay kaşığı ham bal ile tatlandırarak tüketebilirsiniz.

Mevsim dönümlerinde vücudunuzun sesine kulak vermek ve bu basit ama etkili alışkanlıkları hayatınıza dahil etmek, sizi kış aylarındaki salgınlardan korumanın en güvenli yoludur.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.