Özellikle son 15 yılda bir kitle oluştu; 'Sürdürülebilir fakirlik kitlesi'. Bu kitleyi besleyen bir de fon kuruldu. Sosyal yardım adı altında vatandaşlara yardım yapılıyordu. Hani şu özellikle seçim zamanları sıkça görüntülerine rastladığımız makarna, kömür manzaralarında başrol oynayan vatandaşlarımız.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın açıkladığı veriler, Türkiye'de her 8 kişiden birinin sosyal yardım aldığını ortaya koydu. Bakanlık verilerine göre 2016 yılında 10 milyon 610 bin kişiye sosyal yardım yapıldı.
Bir başka ifadeyle hükümet toplam seçmen sayısının yaklaşık % 20'sine yardım etti. 2016 itibariyle bu yardımın miktarı 22 milyar 499 milyon TL. Suriyelilerden az. Onlara 25 milyar dolar. Yaklaşık 90 milyar TL yardım edilmişti.
Neyse!
Ekonominin her gün daha kötüye gitmesi nedeniyle hükümet artık bu kitleye bakamayacak duruma geldi. Yani kömür, makarna, yeşil kart, özürlü ve aylık maaşı alan bu kesimin geleceği tehlikede.. Ama 'ben, sana yaptığım yardımı kesiyorum' demek de olmaz. Ya! Kılıf bulunur ve uydurulur.
Geçen yıl çıkarılan 6704 sayılı torba yasayla yapılan değişiklik sonrasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın, Sosyal Yardım Yararlanıcılarının İstihdamına İlişkin Yönetmeliği geçen hafta Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Hükümet bu yasayla sosyal yardım alan 10 milyon kişinin istihdama katılmasını planlıyor. Sosyal yardım alan bu kesime iş olanağı sağlayan şirket ve patronlara, devlet 275 liralık prim desteği sağlayacak.
Kopma noktası
Yukarıda kılıf, dedim ya! İşte o kılıf; Hükümet eliyle devletten yardım alan bu kişilere iş teklifi yapılacak ve bu kişiler teklif edilen işi kabul etmezlerse yardımlar kesilecek.
Tabi aklıma hemen 2019 seçimleri geliyor. Hükümet neden böyle bir riske giriyor, diye düşünüyorum. Diğer yandan da böyle bir kanunun zaten uygulanamayacağını ve bu yardım alanlar içinde bir temizlik harekatı olarak uygulanacağını da düşünüyorum.
Neden uygulanamaz?
Resmi kurumların açıklamalarına göre işsizlik % 12'yi geçmiş durumda. 4 milyona yakın (3 milyon 872 bin). 2016'da kapanan şirket sayısı 5 bin 526. 2017'de ise bu sayı daha da artacak.
Ülkemizde 3,5 milyondan fazla mülteci var. Başka! Sıfır komşumuz var. Başka! Bakliyat üretiminde bile dışa bağlı bir hale gelmişiz. Başka! Bölgesel politikalar yüzünden hem Rusya, hem ABD, hem de AB ülkeleriyle her an bir it dalaşı içerisindeyiz. Yatırımcılar, Türkiye'yi yatırım için riskli ilan etmiş. Kredi notumuz hep negatife gidiyor.
Hülasa ekonomi için pozitif hiçbir gelişme yok. Haliyle hükümet sosyal yardım adı altında para, kömür, makarna, yeşil kart, maaş vs. dağıttığı bu yandaş fakirlere iş verme planı uygulanamaz.
Yani 'devlet desteği alan kişileri iş sahibi yapacağız' cümlesi ekonomik ve sosyal anlamda millete verilen morfindir.
Morfin demişken! Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerine göre dünyada uyuşturucu madde bağımlılarının sayısının 29 milyona ulaştığını, Türkiye'de ise kullanım oranının 2011'den bu yana 17 kat arttığını vurguladı.
Yani millet zaten kafayı bulmuş. Vatan, millet, toprak, maden, helal-haram vs. düşünen yok. İş versen ne olur, vermesen ne!
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın açıkladığı veriler, Türkiye'de her 8 kişiden birinin sosyal yardım aldığını ortaya koydu. Bakanlık verilerine göre 2016 yılında 10 milyon 610 bin kişiye sosyal yardım yapıldı.
Bir başka ifadeyle hükümet toplam seçmen sayısının yaklaşık % 20'sine yardım etti. 2016 itibariyle bu yardımın miktarı 22 milyar 499 milyon TL. Suriyelilerden az. Onlara 25 milyar dolar. Yaklaşık 90 milyar TL yardım edilmişti.
Neyse!
Ekonominin her gün daha kötüye gitmesi nedeniyle hükümet artık bu kitleye bakamayacak duruma geldi. Yani kömür, makarna, yeşil kart, özürlü ve aylık maaşı alan bu kesimin geleceği tehlikede.. Ama 'ben, sana yaptığım yardımı kesiyorum' demek de olmaz. Ya! Kılıf bulunur ve uydurulur.
Geçen yıl çıkarılan 6704 sayılı torba yasayla yapılan değişiklik sonrasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın, Sosyal Yardım Yararlanıcılarının İstihdamına İlişkin Yönetmeliği geçen hafta Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Hükümet bu yasayla sosyal yardım alan 10 milyon kişinin istihdama katılmasını planlıyor. Sosyal yardım alan bu kesime iş olanağı sağlayan şirket ve patronlara, devlet 275 liralık prim desteği sağlayacak.
Kopma noktası
Yukarıda kılıf, dedim ya! İşte o kılıf; Hükümet eliyle devletten yardım alan bu kişilere iş teklifi yapılacak ve bu kişiler teklif edilen işi kabul etmezlerse yardımlar kesilecek.
Tabi aklıma hemen 2019 seçimleri geliyor. Hükümet neden böyle bir riske giriyor, diye düşünüyorum. Diğer yandan da böyle bir kanunun zaten uygulanamayacağını ve bu yardım alanlar içinde bir temizlik harekatı olarak uygulanacağını da düşünüyorum.
Neden uygulanamaz?
Resmi kurumların açıklamalarına göre işsizlik % 12'yi geçmiş durumda. 4 milyona yakın (3 milyon 872 bin). 2016'da kapanan şirket sayısı 5 bin 526. 2017'de ise bu sayı daha da artacak.
Ülkemizde 3,5 milyondan fazla mülteci var. Başka! Sıfır komşumuz var. Başka! Bakliyat üretiminde bile dışa bağlı bir hale gelmişiz. Başka! Bölgesel politikalar yüzünden hem Rusya, hem ABD, hem de AB ülkeleriyle her an bir it dalaşı içerisindeyiz. Yatırımcılar, Türkiye'yi yatırım için riskli ilan etmiş. Kredi notumuz hep negatife gidiyor.
Hülasa ekonomi için pozitif hiçbir gelişme yok. Haliyle hükümet sosyal yardım adı altında para, kömür, makarna, yeşil kart, maaş vs. dağıttığı bu yandaş fakirlere iş verme planı uygulanamaz.
Yani 'devlet desteği alan kişileri iş sahibi yapacağız' cümlesi ekonomik ve sosyal anlamda millete verilen morfindir.
Morfin demişken! Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerine göre dünyada uyuşturucu madde bağımlılarının sayısının 29 milyona ulaştığını, Türkiye'de ise kullanım oranının 2011'den bu yana 17 kat arttığını vurguladı.
Yani millet zaten kafayı bulmuş. Vatan, millet, toprak, maden, helal-haram vs. düşünen yok. İş versen ne olur, vermesen ne!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- ‘Barış’ adı altında Gazze’ye de çöktüler / 30.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
























































































