HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 HAZİRAN 2021, CUMARTESİ

Soykırım

01.05.2021 00:00:00
'Soykırım' seslendirme dosyası:
Kristof Kolomb Amerika kıtasına ayak bastığı zaman kıtada pek çok farklı uygarlık vardı. Bunlardan Toltek, Aztek ve İnkalar çok yüksek uygarlık seviyesine erişmiş yoğun nüfuslu, halkı toprağa bağlı, tarımsal kentlere sahip devletlerdi.

Kolomb'un Hıristiyanlığı yaymak için çıktığı bu yolculuk, Haçlı seferlerinin devamı niteliğindeydi. Amerika Birleşik Devletleri'nin temelini oluşturan işgal, yağmalama ve katliam hareketleri ile sürdü. İspanyollar, zulüm ve kötülükle 40 yıl boyunca kadın erkek, yaşlı çocuk demeden 12 milyondan fazla insanı öldürdüler. Hıristiyanlık ve Hz. İsa adına büyük bir soykırım yaptılar.

İspanyolları Portekizliler ve Fransızlar takip etti. Ama Amerika yerlilerinin kaderi değişmedi. Portekizliler Brezilyayı, Fransızlar Kanada kıyılarını, İngilizler bugünkü ABD topraklarının bulunduğu bölgeyi işgal ettiler. Kolomb ve onu takip eden işgalcilerden sonra bölgede İnka, Aztek, Maya uygarlıkları tarih oldu, Kızılderililer yok olma noktasına geldi. Daha detaylı bilgiye Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler" adlı kitabında kaynaklarıyla ulaşabilirsiniz.

Temeli büyük bir soykırım üzerine atılan ABD, kıta yerlilerinin imhasının ardından 1776'da resmen kuruldu.

* * *

ABD'de gelenek değişmedi. 1619'da İngilizlerin ilk zenci köleleri kıtaya getirmesinden, 1865'te ABD'de köleliğin yasaklanmasına kadar, insanlık dışı eziyetler, çalışma şartları ile sadece ten renklerinden dolayı milyonlarca insanın insan gibi yaşama hakkı elinden alındı.

Emory Üniversitesi'nin Trans-Atlantik Köle Ticareti veri tabanına göre, 12 buçuk milyon Afrikalı, tutsak edilip zincirlenerek Amerika ve Karayip Adaları'na doğru yola çıkan gemilere bindirildi. Bunların 10,7 milyonu bu yolculuğu canlı tamamladı. Ve bu insanlar ne isyan çıkardıkları için, ne işgal ettikleri için, ne de komşularının ve çocuklarının namusuna göz diktikleri için bu yolculuğa zorlanmıştı. Tek suçları tenlerinin rengiydi.

Hala ABD'de sadece siyahi olduğu için polis tarafından öldürülen insanların haberlerini duymaya devam ediyoruz.

* * *

ABD dünya kaynaklarını eline geçirme hedefinden hiç vazgeçmedi. Kirli oyunlar oynadı. Bünyesinde teröristler yetişti.

11 Eylül 2001'de çok büyük bir terör saldırısına uğradı. Bu saldırıdan kendi ülkesinde yetişmiş olan Usame Bin Ladin'i sorumlu tuttu. Onu öldürme bahanesi ile Afganistan'a saldırdı. Yıllarca süren savaşta 50 binden fazla sivil Afganlının ölmesine sebep oldu.

* * *

20 Mart 2003 Amerika, İngiltere'nin de desteği ile Irak'ta kitle imha silahları olduğunu iddia ederek Irak'a girdi. Yıllarca süren işgalde herhangi bir kitle imha silahı bulunamadı.

Dipnot: Dönemin devlet bakanı, günümüz Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan "Irak'a ilk bomba düştüğünde 8,5 milyar dolar kasamıza girecek" sözleriyle, AKP Hükümeti de TBMM'de reddedilen tezkereye rağmen Irak işgalinde ABD'ye verdiği destekle tarihe geçti.

Bu işgalde ABD ve koalisyon güçleri tarafından 1 milyonu aşkın sivil öldürüldü. On binlerce kadın tecavüze uğradı. ABD Irak'ta büyük bir soykırım yaptı.

* * *

Dolaylı yollarla yaptıkları işlerden, bir davetle gittikleri yerlerden veya katliam derecesine gelmemiş fiillerinden bahsetmediğimiz halde ABD'nin soykırım sicili ortadadır. 

AKP Hükümeti, "Ermeni Soykırımı" iftirasını atacaklarını bildiği halde tedbir almadığı gibi, ABD Başkanı Joe Biden'ın yaptığı açıklamanın üzerinden geçen onca zamana rağmen hiçbir yaptırım uygulayamadı. Hatta Cumhurbaşkanımız milletimize iftara atan kişiye "hastalandığımda ziyaretime gelmişti" diyebildi.

Bir tarafta değişen zamanın ve başkanların değiştiremediği bir zihniyetle kendi hedeflerine doğru hiç sapmadan ilerleyen ABD var. Bir tarafta bütün devlet geleneği ve reflekslerini yerle bir eden AKP hükümeti.

* * *

Diyebiliriz ki, Bağımsız Türkiye Partisi siyasi hayatına "Ermeni Soykırımını Red ve Ulusal Bağımsızlık" mitingleri ile başladı ve siyasetini, Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Ne ABD, ne AB tam Bağımsız Türkiye" anlayışı ile şekillendirdi.

Prof. Dr. Baş "Ermeni Soykırımı" iftiraları ile ilgili olarak yapılması gerekeni daha en başında ifade etmişti. "Tarafsız bir mahkeme dünya önünde kuralım, bu olayları yargılayalım; onlar da delillerini koysunlar, biz de delillerimizi koyalım. Göreceğiz o zaman ki bunların soykırım dedikleri şey öyle Ermeni kardeşlerimizin öldürülmesi filan değil. Batı dünyasının Türk dünyası hakkında bir görüşü vardır, bu şark projesidir; Türklerin ana vatanı Anadolu değildir. Zorla buraya girdiler, burada bulunan bizim Rumları, Ermenileri.. Müslüman ederek Türkleştirdiler.. Bizim Ermeni neslimizi kuruttu, Müslüman ettiler."

Ebedi Genel Başkanımız sorunu da çözümü de açık seçik ortaya koymuştur. Bağımsız Türkiye Partisi anlayışına göre mesele hukuk yoluyla çözülmelidir.

Genel Başkanımız Av. Hüseyin Baş, 24 Nisan günü yazdığı tweet ile yine nokta atışı yapmış "Her 24 Nisan aynı gündem, ABD Başkanı felaket mi diyecek soykırım mı? Ne derse desinler, biz onların asıl derdinin Hacı Bektaş-ı Veli'nin Anadolu coğrafyasına nakşettiği Türk-İslam kültürü ile olduğunu biliyoruz. Ne deseler, ne yapsalar boş… Bu Vatan Bizimdir Bizim Kalacak" sözleri ile gerçek bir devlet adamı duruşu nasıl olur, göstermiştir.

Nitekim, ABD Başkanı Biden diğer Başkanlardan devraldığı mirası bir adım öteye taşıyıp 24 Nisan gününü "Ermeni Soykırımı" ifadeleri ile tamamladı.

Milletimiz, tarihi soykırımlarla dolu devletlerin, tertemiz kimliğimize attıkları bu iftiralara göz yummamalı, bağımsız Türkiye anlayışı ile geçmişimizi, kimliğimizi ve geleceğimizi korumalıdır.



 
Seçil Mumcuoğlu / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.