HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Sözün kıymetini bilene...

29.05.2022 00:00:00
Söz gümüş ise, sükût altındır derler ya…
Konuşulanların hangisi lakırdı, hangisi dedikodu, hangisi öngörü veya gerçek ayırt etmekte zorlanıyoruz.  
Sanal dünya hakimiyetinde ise çoğunlukla kontrol dışı bilgi paylaşımı yaygın.  Bir bilgiyi bir diğer kaynaktan kontrol etmeden kullanmamak çok önemli.
Gönül dostlarının dilinden dökülen inci taneleri son derece değerli. Varlığımızı sorguladığımız kısıtlı zaman diliminde sadece geçmişin bilgilerine değil, geleceğin gizemlerine de ilgi duymak son derece normal.  
Artan dünya nüfusunun üzerinde yaşadığı dünya; su, enerji, tarım, orman gibi kaynakların hızla tükenmesine, medeniyet diyerek hayatımızı paylaşan araç ve gereçler beraberinde yeni sorunların ortaya çıkmasına yol açıyor. 
Doğal beslenme kavramı artık sona erdi. 
Bugün çok iyi bildiğimiz ve üzerinde yıllarca gezip nimetlerinden yararlandığımız Uludağ'ın bile su kaynakları, dereleri, pınarları kurudu.  Her yol başında bulunan çeşmeler yok oldu.  Şimdi şişe suyu ile yürümek zorunda kalıyorsunuz. 
Paket ve dondurulmuş yiyecekler buzdolaplarındaki yerlerini aldılar.  Meyveler tane veya dilimle satılır oldu. Ekmekler küçüldü. Dertler ise büyüdü. İnsanlar; kendi yiyeceklerini üretecek küçük çiftlik ve köy evlerinin peşine düştüler. Birkaç sene sonra bu tür yerleri bulmak bile hayal olacak. 
O nedenle şimdiden sözün kıymetini bilmek gerekiyor. Yaşamak için, başarılı olmak için, gelecek için sözlerin eyleme dönüşmesine ihtiyaç var. Sadece sanal ortamda paylaştıklarımız veya seyrettiklerimizin hayatımızı düzenlemesine izin vermemeliyiz. 
Cahil toplumlar yüzünden en modern yönetim şekilleri ve dinler yeterince anlaşılamamıştır.  Gezdiğimiz pek çok ülkede kiliselerin vitraylarını seyretmeye gelenlerin sayısının ayinlere katılanlardan daha fazla olduğunu gördük. Bizde ise heybetli bir camiye Cuma namazına gelenlerin sayısı ne yazık ki Fatiha suresinin anlamını bilenlerden daha fazla…
Mehmet Akif Ersoy yıllar önce bu gerçeği görmüş, cehaletin en modern dini bile uyuşukluk dini haline getirdiğini belirtmiştir.  Bilmek istediğimiz gerçeklere ulaşmanın tek yolu okumak, araştırmak ve sorgulamaktan geçiyor. 
Öyle önemli sözler vardır ki, doğruluğu tartışma götürmez. Veya her dinleyenin farklı yorumlarda bulunmasına izin vermez. Sözler; düşüncelerin meyvesidir. Düşünceler ağaçlara benzer. Kökleri olmalıdır. Bazıları kavaklar gibi uzar gider ama meyve vermez. En küçük bir fırtınada yıkılırlar. 
Ancak kıymetini bileceğimiz sözler, güçlü ağaçlar gibidir. Tıpkı çınarlar gibi… Meyve vermez ancak gölgesinde insanları, dallarında kuşları barındırır. Güçlü yağmurlara, fırtınalara direnirler. Hatta yıldırım düşse de yaralanırlar ama asla yıkılmazlar. Yüz yıllara meydan okurlar. 
Her önüne gelenin sözüne kıymet vermektense; geçmişe kulak kabartmak gerekir. Eski çağlarda yaşamış düşünürlerin, başarılı olmuş; başkalarının hayatlarına dokunmuş olanların sözlerini arayıp bulmalı, deyişlerinden ders almalıyız. 
Dünya üzerinde hiçbir söz yoktur ki, daha önce söylenmemiş olmasın… Zaman nasıl bir öncekinin tekrarı ise, insanlar ve olaylarda bir öncekinin taklididir. 
Buğday başakları olgunlaştığında, rüzgârın sağanakları ile bir o yana, bir bu yana sallanırlar. Uzaktan baktığınızda ufukta gördüğünüz dalgalı bir denize benzetirsiniz. Düşünceler de öyledir. Dalgalanabilir. Ancak kelimelere dönüştüğünde kalıcı ve anlamlı olurlar. 
İlham denilen şey, söyleyen ile söyleten arasındaki bir köprünün tezahürüdür.  Sırrına eremediğimiz bu evrenin bilmediğimiz köşelerinden söyleten tarafından söyleyene aktarılan mesajlardır.  O mesajlar, insanlığın ortak düşünce sistemi ve başarı için sermayesidir. 
O nedenle, bugün bile isimlerini andığımız düşünürleri, sözleri kaybolmayan dünya insanlarını,  dillerine ve dinlerine bakmadan dinlemeye; bize ne gibi mesajlar verdiklerini çözmeye çalışmalıyız. 
Bazen aklınıza takılan bir düşünceyi, sözü, deyişi günlerce düşünme pahasına da olsa…
İnsan aklı oyunbazdır. Düşünceler ise özgür…
 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Yere düşen para… / 29.06.2022
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

29.05.2021, 29.05.2020, 29.05.2019, 29.05.2018, 29.05.2017, 29.05.2016, 29.05.2015, 29.05.2014, 29.05.2013, 29.05.2012, 29.05.2011, 29.05.2010, 29.05.2009, 29.05.2008, 29.05.2007, 29.05.2006, 29.05.2005, 29.05.2004, 29.05.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.