HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 MAYIS 2021, PAZARTESİ

Su yine dünya gündeminde

06.09.2001 00:00:00
Dünyanın gündemi ile Türkiye'nin gündemi çok kere örtüşmez. Daha doğrusu kartel medyası, özellikle böyle bir örtüşmeye engel olur. Zaten kartel medyasının en önemli görevi de bu olsa gerek. Yani eller Mersin'e giderken, Türk halkını tersine götürmek. Bu görev, belli oranda başarı ile sürdürülüyor.

Son yıllarda dünyanın gündeminden düşmeyen bir konu var: Su. Bu konuda birçok toplantılar yapılıyor, kitaplar ve makaleler yayımlanıyor. Dikkatler suyun önemine ve öneminden dolayı çıkması muhtemel olan savaşlara çekiliyor. Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi'nin (NIC) hazırladığı bir raporda, su savaşlarının merkezi olarak Ortadoğu, Ortadoğu'da da Türkiye gösteriliyor. Böyle olmasına rağmen su, yine gündemimizde yer almıyor.

Hükümet, dünya kıstaslarına göre, su zengini sayılmayan Türkiye'nin suyunu, İsrail'e satmanın hesabını yapıyor. İsrail Sular Müdürü Şimol Tal, "İsrail tarihinin en kötü su krizini yaşıyor, içme suyu rezervleri en düşük seviyede" diyor. İsrail su sorunu çözerse, dışarıdan, özelikle de Rusya'dan 1.5 milyon Yahudi göçmen almayı planlıyor. Demek ki, Manavgat suyunu İsrail'e satmak, onun Ortadoğu'da nüfusunun artmasına imkan sağlamak demektir.

Popolation Action International'ın (PAI) bir araştırmasının sonuçları, halen 505 milyon kişi olan su sıkıntısını çekenlerin sayısının, 2025 yılında 2.4 ile 3.2 milyar kişiye çıkacağını ortaya koymuştur. Yine bu araştırmaya göre, su sıkıntısın, en şiddetli Ortadoğu'da ve Afrika kıtasının çoğu kesiminde geçecektir.

Maalesef, Ortadoğu'da su konusunda ileriye dönük planı olan tek ülke İsrail'dir. Aslında, İsrail'in kutsal topraklarını Nil ve Fırat nehirleri arasında çizmesi, suya verdiği önemi göstermesi bakımından ilginçtir. Daha ilginç olanı, muharref Tevrat'ta suların, Arz-ı Mevud'dan ayrı zikredilmesidir. Onun için İsrail, vaadedilmiş toprakları elde etmeden, o topraklardaki sulara kavuşmanın peşindedir. Başka bir deyişle, Türkiye'nin para olarak gördüğü Manavgat suyu, İsrail için kutsal bir amaçtır.

Su savaşları kaçınılmaz mı? Stockolm'da 13-18 Ağustos 2001 tarihinde toplanan su uzmanlarına göre, "su israfı önlenirse, su savaşı çıkmaz". Bu toplantıda suları arıtıp tarım alanında kullanılacak hale getiren Japon Prof. Takashi Asano'ya, bu başarısından dolayı "2001 Su Ödülü" verildi. Ödülü alan Prof. Asano, "Eğer tarımda arıtılan suyu kullanırsak, içme suyu kaynakları herkese yeter" diyor. Prof. Asano israfı önlemek için de şu teklifte bulunuyor: "Su pahalı olmalı ki, israf edilmesin. Harcayan da parasını ödesin". Dünya Su Konseyi Vizyon Komisyonu Başkanı William Crosgrove de şöyle diyor: "Su politikası insanlığın devamı için şarttır".

Kendi ülkesinin geleceği için politika üretemeyen politikacılarımız, insanlığın geleceği için politika üretebilir mi? Üretemezler, nitekim üretemedikleri de cümlenin malumu. Halbuki politika yapmaktan daha önemli, politika üretmektir. Politika üretemeyen, daha doğrusu, sorunlara çözüm getiremeyen politikacılarımız, onun için hep gündem dışı kalmışlar, değil dünyanın gündemini, Türkiye'nin gündemini bile takip edemez duruma düşmüşlerdir. Eğer Türkiye'nin gündemini takip edebilseydiler su, dünyanın gündeminde olduğu için değil, bu yaz yaşadığımız kuraklık sebebiyle, onların da gündemine girerdi. Ama girmedi, gireceği de yok. Su, milli bir konudur. O da, bütün milli konulur gibi, tek Kuvay-ı Miliyecilerin gündeminde yer almaktadır.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.