logo
10 MART 2026


Taklit ürün piyasası 1 milyar TL

Tescilli Markalar Derneği Başkanı Tahsin Özlenir, Türkiye’nin taklitle mücadelede dünyanın en önde gelen ülkesi olduğunu, buna rağmen yıllık 1 milyar dolarlık taklit ürün piyasası oluştuğunu açıkladı

10.04.2013 00:00:00
YENİ MESAJ / İSTANBUL
Tescilli Markalar Derneği (TMd) Başkanı Tahsin Özlenir, Türkiye’nin taklitle mücadelede çok önemli bir yol aldığını ve dünyada bu alanda en çok çaba gösteren ülke olduğunu belirterek, bütün bu yoğun mücadeleye karşın yıllık 1 milyar dolarlık taklit ürün pazarı oluştuğunu bildirdi. Tahsin Özlenir, dernek üyesi marka sahiplerinin açtığı ve halen yürüyen dava sayısının 4 bin civarında bulunduğunu açıkladı. Dernek üyesi olmayanlarla birlikte Türkiye’de taklit mallara karşı açılan dava sayısının 7-8 bin dolaylarında bulunduğunu belirten Tahsin Özlenir, dünya ticaretinin yüzde 17’sinin taklit mallardan oluştuğunu, bunun parasal boyutunun da 350 milyar doları bulduğunu kaydetti.

Türkiye ikinci sırada
Türkiye’nin taklitle mücadeleye büyük zaman ve para harcadığını kaydeden Özlenir’in verdiği bilgiye göre, Türkiye Çin’den sonra taklit markalı ürün sayısında ikinci sırada bulunuyor. Özlenir, “İkinci sırada bulunmamızın nedeni dava açarak, mücadele ederek taklidi ortaya çıkarmamızdan kaynaklanıyor. Bu konuda mücadele etmeyen ülkeler var” dedi.
Yurtdışından çok sayıda taklit ürün geldiğini, gümrüklerin bu konuda uyarıldıklarını anlatan Özlenir şöyle konuştu, şunları söyledi: “Bizim temsil ettiğimiz marka olarak günde ortalama 2 operasyon yapıyoruz taklit ürünlerle ilgili. Taklitle mücadele pahalı bir iş. Uzun süredir çıkmasını arzuladığımız bir kanun değişikliği var. Taklit suçunun şikâyete bağlı olmaktan çıkarılması ve emniyet güçlerinin re’sen hareket geçmesini istiyoruz. Gelen istihbarat anında değerlendirilemediği zaman zaaf ortaya çıkıyor. Türkiye’ye oldukça fazla taklit ürün giriyor. Taklit ürün satmak organize suç olarak görülüyor. Bu iş bir-iki kişinin yapabileceği bir iş değil. Organize çeteler kuruluyor bununla ilgili. Taklit ürün suç olduğuna göre, yardım ve yataklık da suç. Bu ürünlerin turistik yerlerdeki satışları daha çok yerel yönetimlerden kiralanan yerler. Yerel yönetimlerle de temasa geçerek bu konuda önlem almalarını isteyeceğiz.”

Türkiye markalı ürünlerin çöplüğü
Özlenir, yerel yönetimlerle işbirliğine giderek taklit ürün satışını azaltmayı hedeflediklerini belirterek, “1 milyar dolarlık taklit ürün pazarında çalışanların tamamı da sosyal güvenlik kapsamı dışında. Burada emek de sömürülüyor. Kayıtsız bir ekonomi var. Çalışan kaybediyor. Ülke vergi kaybına uğruyor. Kayıtlı ticaret yapan, tanıtıma para harcayan dürüst işadamları kaybediyor. Kazanan sadece kanunsuz iş yapanlar” diye konuştu.
Toplantıda konuşan TMd Başkan Yardımcısı Mehmet Eren de, yapılan çalışmaların tamamının tüketiciyi korumaya yönelik olduğunu, taklit ürünlerle savaşın da indirim yasasının da tüketiciyi korumaya hizmet ettiğini söyledi. Eren, “Markalı ürünlerin çöplüğü haline geldik. Buna karşı mücadele etmek gerekiyor” dedi.
Özlenir, e-ticaret sitelerinin ortaya çıkmasından sonra taklit ürünlerde ciddi bir artış
olduğuna işaret etti. 

AVM’lerdeki ortak alan giderleri büyük sorun
(TMD) Başkanı Tahsin Özlenir, AVM’lerdeki ortak alan giderlerine de değinerek, bu konuda çok şikâyet almaya başladıklarını belirterek, şöyle dedi: “5 katlı bir apartman da 500 mağazalı AVM de kat mülkiyeti kanunu ile yönetiliyor. Bu kanunla AVM yönetilemez. Adaletsizlikleri ortadan kaldırabilmek için yeni bir yasal düzen gerekiyor. Sektörde bu konuyla ilgili ciddi bir rahatsızlık var. Hızla bir adım atılması gerekiyor. AVM’lerde bütün giderleri kiracılar ödüyor. Ama ortak alan giderlerinin nasıl karşılanması gerektiği konusunda söz sahibi değiller ve yükün eşit dağıldığını da
söyleyemeyiz.”

Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor


 
 
İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. 

10.03.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor

İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Evde egzersiz yapma alışkanlığının son yıllarda yaygınlaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, kontrolsüz uygulamaların sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi.

Baskan, "Poliklinik başvurularında kas-iskelet sistemi yaralanmalarında yaklaşık yüzde 30'luk bir artış gözlemliyoruz. Ekranda görülen eğitmenin vücut yapısı, biyomekaniği ve spor geçmişi kişiden tamamen farklı olabilir. Bu durum 'dijital illüzyon' olarak tanımladığımız bir risk oluşturur" dedi. Evde yapılan egzersizlerde en sık karşılaşılan problemin hareketin doğru formda uygulanmaması olduğunu belirten Baskan, yanlış kinematik yapının eklem üzerindeki yükü ciddi şekilde artırdığını ifade etti.

Özellikle 'squat-çömelme' ve 'lunge-ileriye adım atıp diz bükme' gibi hareketlerde dizin öne fazla çıkmasının diz eklemi üzerindeki yükü yüzde 50'den fazla artırabildiğini söyleyen Baskan, bunun uzun vadede kıkırdak hasarına ve diz problemlerine yol açabileceğini vurguladı. Evde güvenli egzersiz için bazı temel kurallara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Baskan, egzersiz öncesinde 5-10 dakikalık dinamik ısınmanın sakatlanma riskini azalttığını söyledi. Egzersiz yapılan zeminin orta sertlikte olması gerektiğini belirten Baskan, çok sert yüzeylerin eklem şokunu artırdığını, çok yumuşak zeminlerin ise dengeyi bozabildiğini ifade etti. Egzersiz sırasında nefesin tutulmaması gerektiğini de vurgulayan Baskan, bunun kan basıncını artırabileceğine dikkat çekti. Egzersizin doğru uygulandığında en güçlü tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, yanlış teknik ve dozajla uygulandığında ise sakatlanmalara yol açabileceğini ifade etti.

Gerçek yaşınız bağırsaklarınızda yazıyor


 
 
Son yıllarda öne çıkan 'bağırsak yaşı' kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor.

10.03.2026 00:30:00
MURAT ÇORBACI
Gerçek yaşınız bağırsaklarınızda yazıyor
Gerçek yaşınız bağırsaklarınızda yazıyor

Son yıllarda bilim dünyası, sağlıklı yaş almanın anahtarını şaşırtıcı bir şekilde bağırsak sisteminde arıyor. Yaşa bağlı hastalıkların arkasındaki sessiz biyolojik süreç mikrobiyotamız olabilir. Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer, bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın dengesinin bozulmasının, kalp hastalıklarından diyabete, unutkanlıktan bağışıklık sorunlarına kadar birçok tabloyla ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tamer, sağlıklı yaşlanmanın anahtarının sindirim sisteminde gizli olduğunu vurguluyor ve bağırsakları genç tutmanın yollarını anlatıyor.

Yaşlanmanın temeli bağırsaklarda!

Yaşlanmayı çoğu zaman aynadaki görüntümüzle ya da takvim yaşımızla ilişkilendiririz; oysa gerçek biyolojik yaşımızın önemli bir kısmı bağırsaklarımızda saklıdır. Prof. Dr. İsmet Tamer, "Bağırsaklar adeta dinamik bir ekosistem oluşturuyor. Genç ve sağlıklı bireylerde bu mikroorganizmalar çeşitlilik gösterir ve dengeli bir uyum içinde çalışır. Ancak yaş ilerledikçe bu denge bozulur; faydalı bakterilerin azalması ve iltihap artırıcı türlerin çoğalmasıyla ortaya çıkan bu tablo, tıpta "disbiyozis" olarak adlandırılır ve sağlıksız yaşlanmanın temel biyolojik zeminlerinden biri olarak kabul edilir" dedi.

Bağırsaklar nasıl güçlü tutulur?

Mikrobiyota ile ilişkili sorunların bir kader olmadığını belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, "Sağlıklı yaşlanan ve ileri yaşına rağmen aktif yaşamını sürdüren bireylerin mikrobiyota profilleri incelendiğinde, bakteri çeşitliliğinin büyük ölçüde korunduğu görülüyor. Longevity araştırmaları da benzer biçimde, sağlıklı yaş alan bireylerin ortak özelliklerinden birinin zengin ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotası olduğunu ortaya koyuyor. Science dergisinde yayımlanan çalışmalarda 90 yaş üzerindeki sağlıklı bireylerde bile bu çeşitliliğin korunabildiği bildiriliyor" şeklinde konuştu. "Üstelik bunun için karmaşık ya da mucize çözümlere ihtiyaç yok" diyen Prof. Dr. İsmet Tamer, bağırsak yaşının genç kalmasına katkı sağlayan 5 maddeyi sıraladı:
1. Liften zengin sebze ve meyvelerle beslenmek,
2. Yoğurt ve kefir gibi fermente gıdaları tüketmek,
3. Düzenli hareket etmek,
4. Kaliteli uyumak
5. Gereksiz antibiyotik ve ilaç kullanımından kaçınmak. 

Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü

Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmen hayatını kaybetti 

09.03.2026 14:45:00
İhlas Haber Ajansı
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'nın Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmenin hayatını kaybettiği açıklandı. Olaya ilişkin Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır" dedi.

Vali Şahin, Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında saat 06.00 sıralarında içlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu düzensiz göçmenlere ait bot tespit edildiğini belirterek, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Botta kalan düzensiz göçmenlerden bir kısmı ise acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyacak şekilde kıyıya ulaşmıştır. Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır. Sahil Güvenlik Komutanlığımız ile Jandarma Komutanlığımıza bağlı ekipler karadan, denizden ve havadan arama kurtarma çalışmalarını sürdürmektedir. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli, Valiliğimiz tarafından idari tahkikat başlatılmıştır" dedi.

Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı

Denizli'de sabah saatlerinde meydana gelen depremin ardından bölgede incelemeler yapan Vali Yavuz Selim Köşger, açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı. Vali Köşger, "Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor" dedi

09.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:49:33
İHA
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Denizli'de sabah saat 9.21 ralarında Buldan ilçesi Yenicekent Mahallesi merkezli 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından Yenicekent Mahallesi'ndeki eski özellikle yapılarda hasar oluştu. Depremin ardından AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, itfaiye ekipleri depremin yaşandığı Buldan ilçesinde ve çevre ilçelerde teyakkuza geçti.

Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger'de ilk olarak Buldan ilçe merkezine ardından Yenicekent Mahallesine gelerek incelemelerde bulundu, kurum amirlerinden bilgi aldı. Hasar gören yapıları ziyaret ederek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Köşger, deprem hakkında açıklama yapacağı sırada 3.0 büyüklüğünde artçı sarsıntıya yakalandı.



"Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır"

Depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, bölgede özellikle eski yapılarda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Eski yapıların duvarlarında çatlaklar, iş kısımlarında çökmelerin meydana geldiğini söyleyen Vali Köşger, "Bazı binaların iç dizaynında çökmeler var. Bir kurum binasında ise kolon ve taşıyıcı sistemlerde hasar tespit edildi. Şu anda bütün ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. AFAD ve jandarma ekiplerimiz bölgede incelemelerini yapıyor. Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı ekipler de hasar tespit çalışmalarına başladı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüzün ekipleri de bölgede. Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor. Şu an itibarıyla okullarımızda da herhangi bir ciddi sıkıntı görünmüyor. Sadece bir okulumuzda yüzeysel sıva çatlakları var. Sadece o okul tahliye edildi. Arkadaşlarımız sahada tespit çalışmalarını yapıyorlar. Şu an için okullarımızda önemli bir hasar söz konusu değil. Bu nedenle okulların tatil edilmesi gibi bir durum da yok" dedi.

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

İBB Davası başladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB davasının duruşması öncesinde, "Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır" dedi

09.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:10:52
Haber Merkezi
İBB Davası başladı
İBB Davası başladı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB davasının duruşması için Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne geldi. Özel, şunları söyledi:

"9 Mart, 9 Mart, işte geldi 9 Mart. Tayyip Bey diyordu ki insan içine çıkamayacaklar. Son üç günde beş şehirde insan içine çıktık. Bugün de insanların arasından geldik. Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar diyordu. Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır. Çünkü Türkiye'de bir daha seçim kazanamayacağını bilmektedir. Kendisinden sonraki Hükümete ve Cumhurbaşkanına darbe girişimi yapmıştır. Darbe milletin vicdanından püskürmüştür. Darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak için davaya geldim."

402 sanık var

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 106'sı tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün başlıyor. 

Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No'lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda isim hâkim karşısına çıkacak. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor. 

Silivri Kaymakamlığı, 1 Mart'tan itibaren duruşmaların görüleceği Marmara Kapalı Cezaevi'nin çevresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi tüm etkinliklerin 31 Mart tarihine kadar yasakladı. Salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılmasın planlanıyor. İmamoğlu'nun, savunması için ayrıntılı hazırlık yaptığı, 143 eylem ve 17 suçlamaya tek tek cevap vereceği belirtiliyor.
 
İddianame yaklaşık 3 bin 900 sayfa
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütüldü. Soruşturma 237 gün sonra tamamlandı ve yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım'da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından adliyede görevli muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. İddianamede 106'sı tutuklu, 170'i adli kontrollü ve 7'si yakalama kararıyla aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer aldı.

İddianamede sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi 17 ayrı suçlama yöneltiliyor. Dosyada 143 farklı eyleme ilişkin değerlendirme bulunduğu belirtiliyor. 

Bu suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma ve verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu'na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu'na muhalefet yer aldı.

Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı

İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı

09.03.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği, olayla ilgili 15 şüphelinin yakalandığını bildirdi.



Açıklamada, "Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçısı zehir tacirlerine yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.



Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca yürütülen istihbari çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda; 198 kilogram esrar, 112 kilogram metamfetamin, 10 kilogram eroin uyuşturucu maddesi ele geçirildi. 15 şüpheli zehir taciri yakalandı. Uyuşturucuya yönelik operasyonlarımız ülke genelinde etkin şekilde sürdürülmektedir. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Çanakkale'de 39 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince lastik bot içerisinde 16'sı çocuk 39 kaçak göçmen yakalandı

08.03.2026 15:57:00
İhlas Haber Ajansı
Çanakkale'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince lastik bot içerisinde 16'sı çocuk 39 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğunu tespit etti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-76' tarafından hareketli lastik bot durduruldu.

Durdurulan lastik botta 16'sı çocuk olmak üzere 39 kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine teslim edildi.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?


 
 
Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, “Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir” dedi.

07.03.2026 06:35:00
MURAT ÇORBACI
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?

Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, "Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir" dedi.

Kefirin protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Dyt. Aydoğdu, bilimsel çalışmaların kefirin bağırsak florasını güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve laktoz intoleransı olan bireylerde süte göre daha iyi tolere edildiğini gösterdiğini aktardı. Aydoğdu, "Bu özelliğiyle kefir, Ramazan'da mideyi yormayan, besleyici bir ara öğün ya da sahur desteği olabilir" diye konuştu.

Kefirin faydalı olmasına rağmen ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, "Sağlıklı bireyler için günde 1 su bardağı (200-250 ml) kefir yeterlidir. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir. İlk kez tüketmeye başlayan kişiler yarım bardakla başlayıp zamanla artırmalıdır" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.