Galatasaray her ne kadar sadece 2 gol atarak kazanmış olsa da bu skor oyunu tam olarak yansıtmıyor.
Galatasaray maç boyunca oyunun tek hakimiydi. Şutlar ortalar pozisyonlar hepsi vardı. Fakat Galatasaray farkı açamadı.
Bunun tek nedeni Ankaragücü kalecisi Bahadır'ın muazzam performansıydı. Bahadır kaç kurtarış yaptı ben sayamadım.
Belki 20'den fazla kurtarış yaptı. Şimdi tabii Galatasaray hak ederek ve büyük emek sarf ederek karşılaşmayı kazandı.
Fakat bazı hususları yazmak da gerek çünkü Galatasaray'ın önünde çok önemli bir Şampiyonlar Ligi maçı var.
Böyle bir maçtan sonra eleştiri yazılır mı diyebilirsiniz. Fakat bu gerekli.
İlk yarı 0-0 bitti. Neden böyle oldu? Bunun tek izahı Ankaragücü kalecisi Bahadır'ın iyi performansı değil. Başka nedenler de var.
İlk olarak şunu söylemek lazım. Galatasaray ilk yarı organize futbol oynayamadı.
Nedenini hep yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim.
Genelde futbolda ama özelde futbolumuzda tempo veya hızlı oyun ile organize takım oyunu arasında ters ilişki var.
Bu ikisini birlikte yapabilmek her zaman mümkün değil. Hele bir maçın bütün 90 dakikası yapabilmek hiç mümkün değil.
Böyle bir maç yoktur herhalde. Galatasaray ilk yarı yüksek tempoda organize oyun oynayamadı.
Üstün oynamak ve rakibinize top göstermemek organize bir takım oyunu oynadınız anlamına gelmez.
İlk yarı Galatasaray'ın çok organize bir oyun oynadığını söyleyemeyiz ve dolayısıyla fazla net pozisyonu yoktu. Sadece şutlar ve ortalar.
İşin pas yanı oldukça zayıf kaldı. İkinci husus Kerem Aktürkoğlu 10 numara pozisyonu idareten dahi oynamamalı.
Galatasaray'ın elinde Mertens dışında 10 numara oynayacak bir oyuncu yok.
Her halde Kerem'in Icardi ile iyi anlaştığını gören Okan Buruk, Kerem'i Icardi'yi paslarıyla oynatsın diye 10 numara pozisyonunda kullandı.
Fakat ne o paslar vardı ne de etkili gol pozisyonları. Kerem sıklıkla merkezi bıraktı ve alışkın olduğu sol kenara geldi.
Halbuki olması gereken yer 2. bölge merkezi olmalı idi. Kerem'in 10 numara olarak pozisyon bilgisi zayıf.
Kerem sıklıkla kalabalıkta kayboldu. Dolayısıyla Galatasaray'ın pas oyunu zayıf kaldı.
Bu kadar zayıf pas oyunu ile Old Trafford'da topa sahip olamazsınız.
İkinci yarı takım oyunu olarak Galatasaray daha bir derli toplu idi.
Fakat 2 hatadan dolayı ilk golü bulan Ankaragücü oldu.
İlki stoper Kaan Ayhan topla koşu yaparak oyun kurmaya çalıştı ve mevkiini terk etti.
Kaan'nın taşıdığı top Kerem Demirbay'a geldi fakat o da topu kaptırdı.
Cephas'ın kontrası da golle sonuçlandı. Şimdi bakın Galatasaray'ın ikinci golü ne demek istediğimi anlatıyor.
Şöyle ki. Galatasaray'ı öne geçiren golün atılmasında Torreira'nın küçük ama önemli katkısı var.
Torreira topu önce Tete'den aldı ve sonra yine Tete'ye iletti. Tete'nin ilk pası bilinçli değil.
Ama Torreira'nın atılan pası koşu ile alışı ve yeniden Tete'ye iletişi bilinçli ve golün oluşma nedeni.
Torreira'nın bu katkısı organize futbol. Bilerek oynuyor.
Tete'nin Boey'e topu iletişi de yani asisti de bilinçli. Bu da bilerek.
Yani takım oyunu. Ben buna iyi futbol derim. Yoksa çılgınlar gibi koşup koskoca bir devre gol atmadan kapatmak iyi futbol değil.
Galatasaray'ın ilk golünde sert ve düzgün bir şutla golü atan Zaha kabul etmek gerekir ki rakibine klas bir çalım attı.
Bu golden önce Ankaragüçlü oyuncu Mert'in Kerem Aktürkoğlu'nun kendisine faul yaptığı itirazı doğru değil.
Kerem'in bir faulü yok. Tete'nin 59'da bütün zor hareketlerin ardından boş kaleye atamadığı pozisyondan önce Zaha'nın verdiği pas da çok klas.
Zaha gün geçtikçe açılıyor. İlk maçlarında ayağında top çok tutsa da Ankaragücü maçında bu hatayı yapmadı.
Şimdi çok önemli bir maç var. Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United ile oynayacak.
Galatasaray bu maçı kazanmak zorunda. Bu sadece kendi taraftarlarına yönelik bir sorumluluk değil aynı zamanda tüm futbol severlere karşı bir görev.
Galatasaraylı futbolcular ve Okan Buruk'un bunun bilincinde olduklarını biliyorum. Galatasaray kazanacaktır.
Galatasaray maç boyunca oyunun tek hakimiydi. Şutlar ortalar pozisyonlar hepsi vardı. Fakat Galatasaray farkı açamadı.
Bunun tek nedeni Ankaragücü kalecisi Bahadır'ın muazzam performansıydı. Bahadır kaç kurtarış yaptı ben sayamadım.
Belki 20'den fazla kurtarış yaptı. Şimdi tabii Galatasaray hak ederek ve büyük emek sarf ederek karşılaşmayı kazandı.
Fakat bazı hususları yazmak da gerek çünkü Galatasaray'ın önünde çok önemli bir Şampiyonlar Ligi maçı var.
Böyle bir maçtan sonra eleştiri yazılır mı diyebilirsiniz. Fakat bu gerekli.
İlk yarı 0-0 bitti. Neden böyle oldu? Bunun tek izahı Ankaragücü kalecisi Bahadır'ın iyi performansı değil. Başka nedenler de var.
İlk olarak şunu söylemek lazım. Galatasaray ilk yarı organize futbol oynayamadı.
Nedenini hep yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim.
Genelde futbolda ama özelde futbolumuzda tempo veya hızlı oyun ile organize takım oyunu arasında ters ilişki var.
Bu ikisini birlikte yapabilmek her zaman mümkün değil. Hele bir maçın bütün 90 dakikası yapabilmek hiç mümkün değil.
Böyle bir maç yoktur herhalde. Galatasaray ilk yarı yüksek tempoda organize oyun oynayamadı.
Üstün oynamak ve rakibinize top göstermemek organize bir takım oyunu oynadınız anlamına gelmez.
İlk yarı Galatasaray'ın çok organize bir oyun oynadığını söyleyemeyiz ve dolayısıyla fazla net pozisyonu yoktu. Sadece şutlar ve ortalar.
İşin pas yanı oldukça zayıf kaldı. İkinci husus Kerem Aktürkoğlu 10 numara pozisyonu idareten dahi oynamamalı.
Galatasaray'ın elinde Mertens dışında 10 numara oynayacak bir oyuncu yok.
Her halde Kerem'in Icardi ile iyi anlaştığını gören Okan Buruk, Kerem'i Icardi'yi paslarıyla oynatsın diye 10 numara pozisyonunda kullandı.
Fakat ne o paslar vardı ne de etkili gol pozisyonları. Kerem sıklıkla merkezi bıraktı ve alışkın olduğu sol kenara geldi.
Halbuki olması gereken yer 2. bölge merkezi olmalı idi. Kerem'in 10 numara olarak pozisyon bilgisi zayıf.
Kerem sıklıkla kalabalıkta kayboldu. Dolayısıyla Galatasaray'ın pas oyunu zayıf kaldı.
Bu kadar zayıf pas oyunu ile Old Trafford'da topa sahip olamazsınız.
İkinci yarı takım oyunu olarak Galatasaray daha bir derli toplu idi.
Fakat 2 hatadan dolayı ilk golü bulan Ankaragücü oldu.
İlki stoper Kaan Ayhan topla koşu yaparak oyun kurmaya çalıştı ve mevkiini terk etti.
Kaan'nın taşıdığı top Kerem Demirbay'a geldi fakat o da topu kaptırdı.
Cephas'ın kontrası da golle sonuçlandı. Şimdi bakın Galatasaray'ın ikinci golü ne demek istediğimi anlatıyor.
Şöyle ki. Galatasaray'ı öne geçiren golün atılmasında Torreira'nın küçük ama önemli katkısı var.
Torreira topu önce Tete'den aldı ve sonra yine Tete'ye iletti. Tete'nin ilk pası bilinçli değil.
Ama Torreira'nın atılan pası koşu ile alışı ve yeniden Tete'ye iletişi bilinçli ve golün oluşma nedeni.
Torreira'nın bu katkısı organize futbol. Bilerek oynuyor.
Tete'nin Boey'e topu iletişi de yani asisti de bilinçli. Bu da bilerek.
Yani takım oyunu. Ben buna iyi futbol derim. Yoksa çılgınlar gibi koşup koskoca bir devre gol atmadan kapatmak iyi futbol değil.
Galatasaray'ın ilk golünde sert ve düzgün bir şutla golü atan Zaha kabul etmek gerekir ki rakibine klas bir çalım attı.
Bu golden önce Ankaragüçlü oyuncu Mert'in Kerem Aktürkoğlu'nun kendisine faul yaptığı itirazı doğru değil.
Kerem'in bir faulü yok. Tete'nin 59'da bütün zor hareketlerin ardından boş kaleye atamadığı pozisyondan önce Zaha'nın verdiği pas da çok klas.
Zaha gün geçtikçe açılıyor. İlk maçlarında ayağında top çok tutsa da Ankaragücü maçında bu hatayı yapmadı.
Şimdi çok önemli bir maç var. Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United ile oynayacak.
Galatasaray bu maçı kazanmak zorunda. Bu sadece kendi taraftarlarına yönelik bir sorumluluk değil aynı zamanda tüm futbol severlere karşı bir görev.
Galatasaraylı futbolcular ve Okan Buruk'un bunun bilincinde olduklarını biliyorum. Galatasaray kazanacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe Galatasaray'ı örnek almalı / 01.06.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025

































































































