Tekstil önemini kaybetmez
???????TGSD Başkanı Hadi Karasu, Türk hazırgiyimde en büyük sorunlardan birinin sürdürülebilirlik olduğunu dile getirerek, "Hazırgiyimde ikinci neslin nefesi yetmiyor. İnşaata geçişler başlıyor. Neden diye sorduğumuzda, hazırgiyim sektörünün katma değeri ve geliri 'düşük' diyorlar. Oysa öyle değil... İtalya hala daha dünyanın en büyük hazırgiyim ihracatçılarından birisi" dedi
20.06.2018 00:00:00
Kimtex'in desteği ile Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen Gelecek Satın Alma Stratejileri ve Beklentileri Paneli, küresel alım grupları ile Türkiye'nin önde gelen markalarının temsilcilerini bir kez daha buluşturdu. TGSD Başkanı Hadi Karasu, Türk hazırgiyim sektörünün küresel rekabet gücünü sürdürebilmesi ve 25 milyar dolarlık ihracat hedefi için yapması gereken ev ödevlerini bildiğini, treni bu kez kaçırmayacaklarını söyledi. Karasu, Türk moda endüstrisinin en eski sivil toplum kuruluşlarından biri olarak sektörün geleceğine yönelik öngörülerde bulunmaya çalıştıklarını dile getirerek, "2030 yılına dair öngörülerimizi ortaya koyan kitapçık hazırladık. Yarının bile ne olacağının belli olmadığı Türkiye'de bunu yaptık. Hazırgiyim, ev tekstili, ayakkabı, halı dahil 28.8 milyar dolarlık tekstil ihracatı yapıyoruz. Sorunları öne çıkarmak yerine her zaman çözüme odaklanıyor" dedi.
En büyük sorun sürdürülebilirlik
Hazırgiyimde en büyük sorunlardan birinin sürdürülebilirlik olduğunu dile getiren Karasu, "Hazırgiyimde ikinci neslin nefesi yetmiyor. İnşaata geçişler başlıyor. Neden diye sorduğumuzda, hazırgiyim sektörünün katma değeri ve geliri 'düşük' diyorlar. Oysa öyle değil... İtalya hala daha dünyanın en büyük hazırgiyim ihracatçılarından birisi" şeklinde konuştu. Karasu, yeni bir sıçrama hamlesi için üç adımdan oluşan 5 yıllık yol haritası belirlediklerini bildirerek, şöyle devam etti: "Yol haritamızın en önemli adımını 'sürdürülebilirlik' oluşturuyor. Küresel alım gruplarının beklentileri ve talepleri doğrultusunda çevreye duyarlı, ahlaki normlara uygun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarına saygıyı esas alan üretim anlayışını tüm sektöre kazandırmak için kolları sıvadık. Hazır giyim ihracatının büyük bölümünü gerçekleştiren ilk 1500 firmamız açısından zaten bu konularda ciddi bir sıkıntı yok. Bir başka ifadeyle 2023'te 25 milyar dolarlık ihracat ve küresel arenada rekabet şansımızı sürdürebilmek için yapmamız gereken ev ödevlerimizi biliyoruz. Yol haritamızın da özünü oluşturan bu ev ödevlerinin gereğini yerine getireceğiz ve treni bu kez kaçırmayacağız."
Ana pazar Avrupa
Hadi Karasu, hazırladıkları Yol Haritası'nda bir diğer önemli adımı 'sıcak temas'ın oluşturduğunu bildirdi. AB ülkelerinin yüzde 71-72 payla Türkiye hazır giyim sektörü için vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir ihracat pazarı olduğunun altını çizen Karasu, şöyle devam etti: "Ne yazık ki AB ülkelerinin Türkiye algısında son yıllarda ciddi bir bozulma oldu. Negatif algıyı kırmak için Almanya, İspanya, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelerin sivil toplum kuruluşları nezdinde aktif girişimler başlattık." Hazırgiyim sektörünün ihracatta 2018'e çok iyi bir başlangıç yaptığını belirten Karasu, ilk 5 ayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.8 artıda kapattıklarını bildirdi. Karasu, mevcut trendin devam edeceğini ve 2018'i 18 milyar doların üzerinde ihracat ile kapatmayı öngördüklerini sözlerine ekledi. Karasu, fabrikalardaki teknolojilerin eskidiğine işaret ederek, kamunun teşvikleriyle yenilenmenin şart olduğunu aktardı.
Çin devasa pazar
Kimtex CEO'su Tanzer Gözek, önümüzdeki 10 yılın Türk hazır giyim sektörü için çok önemli fırsatları barındırdığının altını çizerek, "Çin kapasitesini kaybetmeye başladı. Satıcı konumdan alıcı konuma geçiyorlar. Çin'de yerli üretici yüzde 30'luk gümrük vergisiyle korunuyor. Çinliler yılda yarım fazla pantolon alsa, 700 milyon adet pantolon eder. Çin zenginleşiyor, özgün ürünlere yönelim var. Onlara ne satabiliriz, onun üzerinde çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Öte LC Waikiki Tedarik Direktörü Şenol Dallı da, Türkiye'nin hızlı moda konusunda çok avantajlı bir konumda olduğuna işaret ederek, "Ancak kalite ve çevre konusunda istenen düzeyde değil. Mevcut pozisyonunu koruması ve iddiasını devam ettirebilmesi için Türkiye'nin kaliteyi yükseltmesi, çevre ve ekolojik standartlar konusundaki eksiklerini hızla tamamlaması gerekiyor" dedi. H&M Avrupa Bölge Müdürü Serkan Tanka da, 22 ülkede üretim yaptıklarını bildirerek, "Türkiye kalitede hep ön plandaydı ama şu an kalitede diğer rakip ülkelerin önünde değil, daha geride... Eskiden bir mağazaya gittiğimiz zaman orada en kaliteli ürünler Türk ürünleri olurdu, şu an öyle değil" şeklinde konuştu.
En büyük sorun sürdürülebilirlik
Hazırgiyimde en büyük sorunlardan birinin sürdürülebilirlik olduğunu dile getiren Karasu, "Hazırgiyimde ikinci neslin nefesi yetmiyor. İnşaata geçişler başlıyor. Neden diye sorduğumuzda, hazırgiyim sektörünün katma değeri ve geliri 'düşük' diyorlar. Oysa öyle değil... İtalya hala daha dünyanın en büyük hazırgiyim ihracatçılarından birisi" şeklinde konuştu. Karasu, yeni bir sıçrama hamlesi için üç adımdan oluşan 5 yıllık yol haritası belirlediklerini bildirerek, şöyle devam etti: "Yol haritamızın en önemli adımını 'sürdürülebilirlik' oluşturuyor. Küresel alım gruplarının beklentileri ve talepleri doğrultusunda çevreye duyarlı, ahlaki normlara uygun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarına saygıyı esas alan üretim anlayışını tüm sektöre kazandırmak için kolları sıvadık. Hazır giyim ihracatının büyük bölümünü gerçekleştiren ilk 1500 firmamız açısından zaten bu konularda ciddi bir sıkıntı yok. Bir başka ifadeyle 2023'te 25 milyar dolarlık ihracat ve küresel arenada rekabet şansımızı sürdürebilmek için yapmamız gereken ev ödevlerimizi biliyoruz. Yol haritamızın da özünü oluşturan bu ev ödevlerinin gereğini yerine getireceğiz ve treni bu kez kaçırmayacağız."
Ana pazar Avrupa
Hadi Karasu, hazırladıkları Yol Haritası'nda bir diğer önemli adımı 'sıcak temas'ın oluşturduğunu bildirdi. AB ülkelerinin yüzde 71-72 payla Türkiye hazır giyim sektörü için vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir ihracat pazarı olduğunun altını çizen Karasu, şöyle devam etti: "Ne yazık ki AB ülkelerinin Türkiye algısında son yıllarda ciddi bir bozulma oldu. Negatif algıyı kırmak için Almanya, İspanya, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelerin sivil toplum kuruluşları nezdinde aktif girişimler başlattık." Hazırgiyim sektörünün ihracatta 2018'e çok iyi bir başlangıç yaptığını belirten Karasu, ilk 5 ayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.8 artıda kapattıklarını bildirdi. Karasu, mevcut trendin devam edeceğini ve 2018'i 18 milyar doların üzerinde ihracat ile kapatmayı öngördüklerini sözlerine ekledi. Karasu, fabrikalardaki teknolojilerin eskidiğine işaret ederek, kamunun teşvikleriyle yenilenmenin şart olduğunu aktardı.
Çin devasa pazar
Kimtex CEO'su Tanzer Gözek, önümüzdeki 10 yılın Türk hazır giyim sektörü için çok önemli fırsatları barındırdığının altını çizerek, "Çin kapasitesini kaybetmeye başladı. Satıcı konumdan alıcı konuma geçiyorlar. Çin'de yerli üretici yüzde 30'luk gümrük vergisiyle korunuyor. Çinliler yılda yarım fazla pantolon alsa, 700 milyon adet pantolon eder. Çin zenginleşiyor, özgün ürünlere yönelim var. Onlara ne satabiliriz, onun üzerinde çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Öte LC Waikiki Tedarik Direktörü Şenol Dallı da, Türkiye'nin hızlı moda konusunda çok avantajlı bir konumda olduğuna işaret ederek, "Ancak kalite ve çevre konusunda istenen düzeyde değil. Mevcut pozisyonunu koruması ve iddiasını devam ettirebilmesi için Türkiye'nin kaliteyi yükseltmesi, çevre ve ekolojik standartlar konusundaki eksiklerini hızla tamamlaması gerekiyor" dedi. H&M Avrupa Bölge Müdürü Serkan Tanka da, 22 ülkede üretim yaptıklarını bildirerek, "Türkiye kalitede hep ön plandaydı ama şu an kalitede diğer rakip ülkelerin önünde değil, daha geride... Eskiden bir mağazaya gittiğimiz zaman orada en kaliteli ürünler Türk ürünleri olurdu, şu an öyle değil" şeklinde konuştu.














































































