Telafer'de, sınırımızın hemen dibinde soykırım üstüne soykırım yaşanıyor, insanlar katlediliyor, tecavüze uğruyor, evleri yıkılıyor, göçe zorlanıyor, kaçırılıp işkence yapılıyor, ama siyasilerimiz, medyamız vurdumduymazlığına da devam ediyor.Bütün yaşananlara rağmen, bu zulümleri yapanlara da hala stratejik müttefik diyoruz, hatta onlarla yeni maceralara atılmak için gizli gizli adımlar atıyoruz.Bunlar hiç de hayra alamet değil.İşgal güçleri ABD ve peşmergeler daha önce 6 defa soykırıma tabi tuttuğu Telafer'de, 7. soykırımına da dünyanın gözü önünde devam ediyor.200'den fazla Türkmen öldürüldü, binlercesi yaralandı, 100'ün üzerinde ev yıkıldı, binlerce Türkmen gözaltına alındı bunların 200'ü gözaltındayken kayboldu, 25 bin Türkmen zorla göç ettirildi.Türkmen şehri Telafer'de 7. kez akla hayale gelmeyen katliamlar devam ediyor ve bizler görmemeye, duymamaya devam ediyoruz. Nereye kadar? Bizler de aynı halle karşılaştığımız zaman dostlarımız tarafından böyle bir muamele görmek ister miyiz?İsrail'e yapılan saldırılarla ilgili Hamas'ı suçlayan, ya da uyarı üzerine uyarı gönderen Dışişleri, bu katliam karşısında niçin sessiz durmaya devam ediyor? Batılı efendiler için bir oraya bir buraya taşeronluk yapanlar, Telafer'de kendi canımızdan bir parça olan mazlum kardeşlerimizin feryatlarına niçin duyarsız kalıyor?Telafer'de işgal güçlerinin hesabı belli. Kuzey Irak'taki peşmergeleri Suriye'dekilerle birleştirmek için aradaki engel olan Türkmenleri ortadan kaldırmak. Bazıları katlediliyor, bazıları kaçırılıyor, bazıları da göç ettiriliyor. Hemen ardından da peşmergeler boşalan yerlere yerleştiriliyor.Hedef sadece peşmergelere vatan bulmak mı? Hayır, onlar sadece ilerideki hedefler için taşeron. ABD Telafer'e 6 kilometrelik bir pist yaptı ve üs kurmaya çalışıyor. Burada kurulan üs kimi vurmak için, ne amaçla kuruluyor, düşünülmesi gereken önemli bir konu. Biz yine yapılan konumuza dönelim.Telafer'de bir önceki soykırımda, iletişimin kesilmesi için tel örgü çekildi, kimyasal gaz kullanıldı, Türkmenler boşaltılarak çöle sürüldü, insani yardımların çölde mahsur kalan onbinlerce Türkmen'e ulaşması engellendi, Kızılay'ın araçlarına saldırılar yapıldı ve daha neler neler.Yaşanan Telafer katliamı için Kızılay Genel Bakanı Tekin Küçükali'nin sözleri oldukça düşündürücüydü: "Buradaki insanlar yerlerinden yurtlarından edildi. Oradaki dram anlatırken zorlanıyorum. Çocukların durumu vahim. İnsanlar ölüyor kurtuluyor, geride kalanlar ise zor şartlarda yaşıyor."Irak Türkmen Demokrat Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kasım Ömer, bu katliamla ilgili şunları söylemişti: "ABD'nin Yugoslavya ve son olarak Irak işgali sırasında kullandığı seyreltilmiş uranyum ve napalm, Telafer'e yönelik son saldırıda da kullanıldı"Kasım Ömer devamında, "Amerikan saldırısı hem Şii hem Sünni kutsal mekanlarını hedef alıyor. Şiilerin kutsal İmam Saad Türbesi yerle bir edildi. Bektaş Baba Tekkesi ile Sarı Saltuk Tekkesi de tahrip edildi. Sünnilerin camilerinin çoğunluğu da saldırıların hedefi oldu ve yıkıldı. Bu saldırı, Amerika'nın Telafer'i Türksüzleştirme politikasının bir uygulamasıdır" ifadelerini kullanmıştı.Evet. Önemine binaen tekrar ediyorum, "Amerika'nın Telafer'i Türksüzleştirme politikasının bir uygulamasıdır".Bu arada Batı ülkelerinin asırlardan beridir hayalleri ve hedefleri olan "Anadolu'yu Türksüzleştirme" projesini de yine hatırlatmak isterim. Bu hedeflerine ulaşmak için neler yapabilecekleri de Telafer ve Bosna örneğinde açık ve net olarak ortada. Her fırsatta Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in "oyun Türkiye üzerine oynanıyor" ifadelerini hatırlamakta geleceğimiz açısından büyük faydalar var.Ülkemizin savunmasının Telafer ve ötesinden başladığını asla unutmamalıyız.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
























































