HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2021, SALI

Tepkileri doğru değerlendirmek

10.09.2001 00:00:00
Halktan bazıları, herşeyi göze alarak, Başbakanlığın önüne geliyor ve çeşitli gösterilerde bulunuyor. Bu gelişmelere rağmen, Başbakan ve Yardımcıları "Türkiye'de sosyal patlama olmaz" diyerek, bildikleri yolda yürümeye devam ediyorlar. Bunca yürüyüşler, eylemler, intiharlar, iflaslar, hırsızlıklar ve gasplar sosyal patlamanın tezahürleri değilse, ya nedir? Hükümetin bu hali, derya içinde yaşayıp suyu bilmeyen balıkların haline benziyor.

Yoksa hükümet, sosyal patlama ile çöküşü veyahut anarşiyi birbirine mi karıştırıyor? Her neyse, her iki durumda çok kötü ve çok tehlikelidir. Hükümet üyelerinin bir an önce, bu gafletten uyanması ve sosyal patlamanın başladığını görmesi şarttır.

Hani Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, köşe bucak Anadolu'yu gezecekti? Niye gezmiyor da, televoleci iktisatçılarla Boğaz'da yemek yemeği ve rakamlara bakarak ekonomiyi değerlendirmeyi tercih ediyor? Bilmiyor mu, ekonominin nabzı pazarlarda atar. Rakamlar, hiçbir zaman halkın ne refahını, ne de çilesini tam olarak yansıtmaz.

Rakamlara bakarak ekonomiyi değerlendiren herkes, Arjantin Başbakanı gibi saçmalar. Arjantin Başbakanına ekonominin durumu sorulunca şöyle demiş: "Ekonominin durumu çok iyi fakat halkın durumu perişan". Halbuki bu konuda Andre Kostolany, çok doğru bir tesbitte bulunuyor. Diyor ki: "Ekonominin sonucu insanın ondan evine götürebildiği kısmıdır" Yalan mı, yanlış mı? Eğer bir insan evine bir şey götüremiyorsa, sizin "rakamlar çok iyi" demeniz ona küfür gibi gelir. Zira rakamlar karın doyurmuyor.

Ekonomi ile ilgilenen her kim varsa, lütfen ekonomiyi rakamlardan takip etmeyi bıraksın, çarşı ve pazara insin, esnafla sohbet etsin. Böyle yapanlar, şundan emin olsunlar, sadece ekonominin durumunu değil, sorunların çözümünü de öğrenebilirler. John G. Gurley, ekonomiyi rakamlardan anlamaya çalışanları şöyle uyarır: "İktisatçı üzerinde çalıştığı verilere ve tekniklere yeterince gömülmüş durumdaysa, doğacak toplumsal sonuçlara aldırış etmeyebilir. Dikkati başka yerde olduğu için, geniş halk kitlelerini kötü biçimde tehdit eden bir sistemi bile vicdanını rahatsız etmeksizin savunabilir."

Hükümetin feryatlara kulak tıkamasını bu çerçevede değerlendiriyor, aksini düşünmek dahi istemiyoruz.

Böyle iyi niyet taşımamız, gerçekleri görmemize ve söylememize asla mani değildir.

Gerçek odur ki, toplum tepkisini çeşitli yerlerde, çeşitli şekilerde ortaya koyuyor. Hükümet bu tepkileri nasıl değerlendirirse değerlendirsin, ama mutlaka dikkate almak zorundadır. Esasen bu tepkiler üzerinde durmaya değer, çok faydalı tepkilerdir. Demokratik ülkelerdeki devlet adamları, topluma zarar vermeyen bu çeşit tepkilerden rahtsızlık duymaz, bilakis memnun olurlar. Çünkü tepkilerden halkın sıkıntısının boyutu anlama ve yanlışlarını düzeltme imkanı elde ederler. Akıllı ve tecrübeli devlet adamları tepkilerden değil, tepkisizlikten korkarlar. Zira tepkisiz toplumlar, tepki koymaya kalkınca, mutlaka ölçüyü kaçırır. İşte, bir devlet için en büyük tehlike, o zaman başlar.

Bundan dolayı toplumun ortaya koyduğu demokratik tepkileri çok olumlu ve faydalı buluyoruz. Dileğimiz, hükümetin bu tepkileri gerektiği şekilde değerlendirmesidir.

"Türkiye'de sosyal patlama olmaz" diyerek, vurdumduymazlıkta bulunmak, devlet adamına yakışmaz. Devlet adamı, olaylar meydana gelmeden tedbirini alır. Olaylar olduktan sonra, alınacak bazı tedbirler hiçbir işe yaramayabilir. Bizden söylemesi...
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.