Terör, aysbergin görünen yüzüdür. Yerleşik bir devlete karşı bir eylemi uzun döneme yayılmış olarak yürütmek o devletin gücüyle boy ölçüşmek demektir. Hele o ülkenin gündemini teslim almak, zaman içinde yuvalanılan ülkeyi zayıflatmak, o ülkenin gücünden daha büyük güçlerin terörün arkasında yer aldığını gösterir.
Ülkemizde son aylarda iyiden iyiye artan terör bütün insanımızı ister istemez tedirgin etmektedir. Terör sadece Türkiye'de olsa sebebini yerel olarak arardık. Oysa terör sadece ülkemizde değil, bölgemizde yaşanıyor. Adım adım Irak’ta Afganistan'da Mısır’da Tunus'ta, Libya'da, Suriye'de hâsılı Ortadoğu coğrafyasında, kuzey Afrika’da terör tırmanıyor. Şimdi de yoğun olarak Türkiye'de yaşanıyor. Bütün bu İslam ülkelerini içine alan projenin adı BOP (Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Kuzey Afrika Projesi) değil mi? Bu kadar geniş bölgeyi içine alan terör, bölgeyi işgal etmek isteyen ABD’nin bir projesidir.
Bu kadar geniş çaplı bir coğrafyayı teslim almak iki yoldan olmaktadır. Ya yönetenler teslim alınacak ya da yönetilenlere zor gösterilecek. Çoğu zaman bu iki kartın kombinasyonlarıyla sonuca gidilmektedir. Özellikle Arap Baharı adı altında uygulamaya konan son işgal perdesinde bunu net olarak görüyoruz. Daha önce BOP kapsamındaki ülkeler kendi içlerinde birbirlerine musallat edilerek bir taşla iki kuş vurulmaktadır. Burada kazanan ABD’dir; kaybeden ise bölge ülkeleridir. Hatta PKK da kazanan taraf değildir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Batılı, Kürt’ün karakaşı kara gözü için bu projenin içinde değildir. Hatta kendi işini yaptıran batılı bunun faturasını senden tahsil etmenin hesabını yapar. Irak ve Kuveyt’in birbirine düşürülmesinin ardındaki süreçte ABD aktif yol almış, bunun maddi faturasını Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten tahsil etmiştir. Hatta söz konusu ülkeler bu faturanın altında ezilme noktasına gelmişlerdir.
Bu arada bölge ülkelerinde toplum mühendisliği de ihmal edilmiyor. Zaman gazetesinden Mümtazer Türköne’nin yazdıklarına bakalım. “PKK, bir taşeron olarak, bir maşa olarak İran'ın Suriye'nin ateşteki kestanelerini çevirip duruyor. Yanan ateş Nevruz ateşi değil; ciğerimiz yanıyor. Suriye ve İran Türkiye'ye terör ihraç ediyor. PKK bir halk savaşı vermiyor; başkaları adına aldığı ihaleyi yürütüyor; Türkiye'yi taciz ediyor" diyor. Bu yaklaşımla, bir taraftan ABD’yi hedeften düşürürken, diğer taraftan hükümeti paklarken; PKK’yı arka plana atmaktadır. Sanki PKK’nın, İran ve Suriye’den toprak talepleri yokmuş gibi, hedefin merkezine İran ve Suriye’yi koymaktadır. Günümüzde sapla saman birbirine karışmıştır. Sürekli bilgi kirliliği üretilmektedir. Sanki Suriye’nin içini karıştıran muhaliflere AKP hükümeti destek vermiyor, sanki Malatya’da ki füze rampası ile İran tehdit edilmiyor. Başkasının kapısını çalarken kendi kapımızın da çalınacağı niçin unutturulmak istenmektedir.
Türkiye’yi Suriye’ye saldırtmak isteyen güçler, kendi ellerini bulaştırmak istememektedir. Suriye’ye müdahale yeni bir dünya savaşı demektir. Çünkü Suriye’nin arkasında Rusya, İran ve Çin bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin özellikle enerji konusunda Rusya ve İran’a olan bağımlılığı hesaba katılacak olunursa AKP’nin oynadığı oyunun ülkemiz adına bir intihar girişimi olduğu anlaşılacaktır.
Terörün, ABD için kazan kazan; bölge ülkeleri için ise kaybet kaybet anlamına geldiğini görmek gerekir.
Ülkemizde son aylarda iyiden iyiye artan terör bütün insanımızı ister istemez tedirgin etmektedir. Terör sadece Türkiye'de olsa sebebini yerel olarak arardık. Oysa terör sadece ülkemizde değil, bölgemizde yaşanıyor. Adım adım Irak’ta Afganistan'da Mısır’da Tunus'ta, Libya'da, Suriye'de hâsılı Ortadoğu coğrafyasında, kuzey Afrika’da terör tırmanıyor. Şimdi de yoğun olarak Türkiye'de yaşanıyor. Bütün bu İslam ülkelerini içine alan projenin adı BOP (Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Kuzey Afrika Projesi) değil mi? Bu kadar geniş bölgeyi içine alan terör, bölgeyi işgal etmek isteyen ABD’nin bir projesidir.
Bu kadar geniş çaplı bir coğrafyayı teslim almak iki yoldan olmaktadır. Ya yönetenler teslim alınacak ya da yönetilenlere zor gösterilecek. Çoğu zaman bu iki kartın kombinasyonlarıyla sonuca gidilmektedir. Özellikle Arap Baharı adı altında uygulamaya konan son işgal perdesinde bunu net olarak görüyoruz. Daha önce BOP kapsamındaki ülkeler kendi içlerinde birbirlerine musallat edilerek bir taşla iki kuş vurulmaktadır. Burada kazanan ABD’dir; kaybeden ise bölge ülkeleridir. Hatta PKK da kazanan taraf değildir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Batılı, Kürt’ün karakaşı kara gözü için bu projenin içinde değildir. Hatta kendi işini yaptıran batılı bunun faturasını senden tahsil etmenin hesabını yapar. Irak ve Kuveyt’in birbirine düşürülmesinin ardındaki süreçte ABD aktif yol almış, bunun maddi faturasını Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten tahsil etmiştir. Hatta söz konusu ülkeler bu faturanın altında ezilme noktasına gelmişlerdir.
Bu arada bölge ülkelerinde toplum mühendisliği de ihmal edilmiyor. Zaman gazetesinden Mümtazer Türköne’nin yazdıklarına bakalım. “PKK, bir taşeron olarak, bir maşa olarak İran'ın Suriye'nin ateşteki kestanelerini çevirip duruyor. Yanan ateş Nevruz ateşi değil; ciğerimiz yanıyor. Suriye ve İran Türkiye'ye terör ihraç ediyor. PKK bir halk savaşı vermiyor; başkaları adına aldığı ihaleyi yürütüyor; Türkiye'yi taciz ediyor" diyor. Bu yaklaşımla, bir taraftan ABD’yi hedeften düşürürken, diğer taraftan hükümeti paklarken; PKK’yı arka plana atmaktadır. Sanki PKK’nın, İran ve Suriye’den toprak talepleri yokmuş gibi, hedefin merkezine İran ve Suriye’yi koymaktadır. Günümüzde sapla saman birbirine karışmıştır. Sürekli bilgi kirliliği üretilmektedir. Sanki Suriye’nin içini karıştıran muhaliflere AKP hükümeti destek vermiyor, sanki Malatya’da ki füze rampası ile İran tehdit edilmiyor. Başkasının kapısını çalarken kendi kapımızın da çalınacağı niçin unutturulmak istenmektedir.
Türkiye’yi Suriye’ye saldırtmak isteyen güçler, kendi ellerini bulaştırmak istememektedir. Suriye’ye müdahale yeni bir dünya savaşı demektir. Çünkü Suriye’nin arkasında Rusya, İran ve Çin bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin özellikle enerji konusunda Rusya ve İran’a olan bağımlılığı hesaba katılacak olunursa AKP’nin oynadığı oyunun ülkemiz adına bir intihar girişimi olduğu anlaşılacaktır.
Terörün, ABD için kazan kazan; bölge ülkeleri için ise kaybet kaybet anlamına geldiğini görmek gerekir.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Konya denince… / 27.02.2026
- Elazığ Ziyaretleri: Yeniden İnşa mı, Yeniden Kalkınma mı? / 26.02.2026
- Malatya: Depremin ardından bir şehrin ruh hâli / 25.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-10 Türkiye İçin Çıkış Yolu: Şimdi Milletin Karar Zamanı / 24.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-9 Dünya Çözüm Arıyor: Yeni Ekonomik Ufuk ve Çözüm Adresi / 23.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-8 İnsan Merkezli Ekonomi: Yeni Dönemin Anahtarı / 22.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-7 Ekonomide Bağımsızlık Arayışı ve Yeni Paradigma / 21.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-6 Üniversiteler ve Büyük Sorumluluk / 20.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-5 Artık Teori Değil: Uygulama Çağrısı / 19.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli - 4 Bir Modelden Daha Fazlası: Bir Medeniyet Perspektifi / 18.02.2026
- Elazığ Ziyaretleri: Yeniden İnşa mı, Yeniden Kalkınma mı? / 26.02.2026
- Malatya: Depremin ardından bir şehrin ruh hâli / 25.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-10 Türkiye İçin Çıkış Yolu: Şimdi Milletin Karar Zamanı / 24.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-9 Dünya Çözüm Arıyor: Yeni Ekonomik Ufuk ve Çözüm Adresi / 23.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-8 İnsan Merkezli Ekonomi: Yeni Dönemin Anahtarı / 22.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-7 Ekonomide Bağımsızlık Arayışı ve Yeni Paradigma / 21.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-6 Üniversiteler ve Büyük Sorumluluk / 20.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli-5 Artık Teori Değil: Uygulama Çağrısı / 19.02.2026
- Dünya Çözüm Arıyor: Milli Ekonomi Modeli - 4 Bir Modelden Daha Fazlası: Bir Medeniyet Perspektifi / 18.02.2026





























































