logo
07 MART 2026


Sıra Türkiye’de mi?

07.03.2026 00:00:00
Cevabını ABD ve İsrail siyasetçileri çoktan verdiği sorulardan birisi de bu. Eksik olan ise bu soru, ABD-İran savaşı sonrası gündeme gelmedi. Bu soru ve cevabı bin yıldır sahada cevaplanıyor.

Bu milletin önüne geçenler bu hedefi gördüklerinde ayağı kalktık, yedi cihanı dize getirdik, bu gerçeği görmezden gelip bu zihniyetlerle iyi geçinmek adına teslimiyet gösterdiğimiz zaman hep kaybettik, kaybetmeye de devam ediyoruz.

Dünya yeni bin yıla girdiğinden bu yana çeyrek asır geçti. Ülkemizde AKP iktidarı bu sure zarfında karar verme konumundaydı, hala aynı konumda.

Bu süreçte ne hazindir ki özellikle dini söylemlerle halkın desteğini alan AKP iktidarı, Afganistan'da batının yanında durdu.

Irak, Libya, Yemen, Mısır, Tunus, Suriye'de yine batının (ABD'nin) safında yer aldı. İşte Gazze! ABD ne derse o, oluyor.

Tarih tekerrür ediyor, iktidar görmüyor. İnsanımız unuttu ama 2003 1 Mart tezkeresini için Sayın Erdoğan, 'tezkere hayır, demek bana hayır demektir' diyordu. 'BOP eş başkanıyım' diyordu.

'Irak'ta düşülen hataya Suriye'de düşmek istemiyoruz. Ben 1 Mart tezkeresinin yanındaydım, karşı olanlar bunu açıkça söylemediler. Birileri de gizli kulisler attılar' diyordu.

'Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak'ta başarılı olmasını samimiyetle arzu etmektedir. Çok yönlü destek de olmaktadır. İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır" diyordu.

Ülkemize bakalım

AKP iktidarı döneminde Kıbrıs'ta en pasif pozisyona düştük. Yunanistan, ülkemizi hiç bu kadar direk hedef alamamış, tehdit edememişti.  

Dost-müttefik dediğimiz ABD-AB-NATO sayesinde bunları yaşadık, yaşıyoruz. Baksanıza! Artık Akdeniz'de gaz bile arayamıyoruz!

Suriye-İran sınırlarımız dün güvenliydi bugün tehdide çok açık.

Irak sınırı ve Kuzey Irak yönetimi ülkemiz için açık tehditti. Terörle mücadelede Mehmetçiğimiz destek yazdı ama hükümet, Barzanilerle iyi ilişki politikaları ile bataklığın kurutulmasına izin vermedi.

Ardın Kuzey Irak yönetimi, Suriye'deki SDG, İran'daki PJAK ülkemiz için açık tehdit. Bu tehdidi oluşturanlar ise AKP'nin dost-müttefik dediği ABD-AB-NATO.

Rusya-Ukrayna ile savaşıyor. Bu savaş her an ülkemize tehdit olarak dönüşebilir.

En büyük tehdidimiz ise ekonomi. ABD doları ile ülke yönetiliyor. Peki, dolar yoksa ne olur, neler olabilir?

Neticede Erdoğan iktidarları maalesef dış politikada da dost-düşman ayırımını yanlış yapmış, yerli ve milli bir siyaset üretememiş, böyle bir gayret içine girmemiştir.

Şimdi dünyaya eşkıyalık yapan ABD ve katil İsrail, İran'ı ele geçirmek istiyor.

Evet, Sayın Erdoğan yaşananları kınıyor, yapılanları kabul edilemez, diye tarif ediyor ama yine direk isim vermiyor. Kurmaylarının açıklamaları ise ABD'nin elini güçlendirecek şekilde.

İktidarın artık gerçeği görmesi lazım

Nedir o gerçek? Yeni bir dünyanın çoktan kurulduğu gerçeğidir. ABD-İsrail şimdi İran ile savaşıyor. Perde arkasındaki savaş ise Çin'dir, Rusya'dır tüm dünya devletleridir.

Dünya nüfusunun yarından fazlası bu coğrafyadadır. Dünya enerji kaynaklarının çoğu yine bu coğrafyadadır. Dünyanı doğal kaynaklarının çoğu da yine bu coğrafyadadır.

Yani Türkiye'nin ABD'ye, AB'ye ihtiyacı yoktur. Bu topraklarda, bu coğrafyada gözü olmayan devletlerle iyi ilişkiler kurmaya ihtiyacı vardır.

Yeni dünyada BİRİCS vardır, Şanghay vardır, güney Asya ülkeleri vardır, Türk cumhuriyetleri vardır, Afrika vardır.

Doların saltanatını yıkın Milli Ekonomi modeli vardır.

Neden 'baş' olmak yerine birilerine ayak, emir eri veya jandarma olmayı tercih ediyoruz?

Neden gerçeği kabul etmiyorsunuz?

Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız yıllarca siyaset arenasında: "Devletimizin bekası, kuruluşundaki 'iç siyasette ve dış ilişkilerde tam bağımsızlık' ilkesi ile mümkündür. Tam bağımsız Türkiye, ezilen halklar için örnek olmaya devam eder…

Ne AB ne ABD; tam bağımsız Türkiye! Atatürk'ün dış politika aklını, Yeniden Kuvay-ı Milliye ruhunu esas almalıyız. Her ne şartta olursa olsun içeriden veya dışarıdan gelecek müdahaleye izin vermemeliyiz…

Biz hiçbir menfaatimizin olmadığı bu politikada ısrar ederken, safında yer aldığımız Haçlı âlemi bize 'senin bu medeniyette yerin yoktur' diyor…

Ey Türk gençliği, Atatürk'ün size armağan ettiği bayramı ilham kaynağı görün; aynı milli heyecanı taşıyın. Bu toprakları haçlı ordusunun çizmeleri altında ezdirmeyeceğim diye haykıran Gazi Mustafa Kemal gibi bağımsızlık aşkını alevlendirin!...

Dolar hegemonyasına karşı milli paralarla ticaret yapmalıyız. Rusya, Çin, Hindistan ve İran'ın birleşerek ABD'ye karşı ittifakı doğru yoldur; biz de bu dengeye katılmalıyız."

"BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi oluşumlar dolar dışı ticareti gerçekleştiriyor; bizim de öngördüğümüz budur. Batı'ya haraç ödemeden kalkınmalıyız."

Gerçek bu değil mi? Yapılması gereken bu değil mi? Neden yapmıyorlar?

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.