Siyasette, medyada, dini alanda toplum önüne geçenlerin sıradan bir insandan daha duyarlı, söz, fiil ve hareketlerinde daha hassas olması gerektiğini herkes vurgular.
İslam'ın emri de bu şekildedir. Ama sahaya bakınca tam tersi bir durum söz konusu. Yazılarımda, konuşmalarımda defalarca: Toplumu yönlendiren kişi ve yapılar yaptıklarından sorumlu tutulmayacaklar mı? Hesap verme korkunuz yok mu? Yoksa sizden kalem kaldırıldı da mı böyle davranıyorsunuz' gibi nice serzenişlerde bulundum.
Ama maalesef her gelen gün bir önceki günden daha vahim söz, fiil, duruş ve icraatlara tanık olduk, oluyoruz.
Her alanda toplumun önüne geçen kişi ve anlayışlar bırakın (!) maddi-manevi, siyasi, sosyal, tarihi gerçekleri duruma göre kendilerini bile yalanlayan bir duruma düştüler.
Bir de yapay zekaya, 'toplum önüne geçenler, toplumu yönlendirenler neden illegal yollara kayar' diye sordum.
Meğer hasta imişler. Evet, yapay zeka bu konuda psikologların tespitlerini sıraladı. Bazılarını aktarayım:
1- Siyasete girip 3-4 yıl yüksek makamda kalanların % 60'ndan fazlasının kibir sendromuna, narsisizm ve Makyavelizm anlayışı kapıldıkları ifade ediliyor.
2- Araştırmalar ortalama siyasetçinin narsisizm puanının genel nüfusa göre 2-3 kat yüksek olduğunu gösteriyor. Güç bu özellikleri patlatıyor.
3- Mutlak güç, kibir, empati kaybı, gerçeklikten kopma.
4- Devlet kaynaklarını kişisel mal varlığı gibi görme.
5- Yarın gidersek elimizde bir şey kalmaz, korkusu.
6- Yargı üzerinde kontrol, medya susturma gücü, HSK, savcı, hakim atama yetkisi birleşince bana kimse dokunamaz hissi.
7- Tarihe geçmem lazım, çocuklarımın geleceğini garantiye almam lazım, düşüncesi.
Siyasete girenlerin çoğunda zaten yüksek narsisizm ve Makyavelizm var
Narsist siyasetçinin temel özellikleri:
Kendini aşırı önemli, üstün ve eşsiz görme.
Sürekli hayranlık ve övgü ihtiyacı.
Hak etme duygusu çok yüksek.
Empati eksikliği.
Kıskançlık, başkalarını küçümseme.
Eleştiriye karşı aşırı öfke veya intikam arzusu.
Başkalarını sadece kendi çıkarları için kullanma.
Makyevelist siyasetçinin temel özellikleri
İnsan ilişkilerini satranç tahtası gibi görür, herkes onun için bir piyondur.
Duyguları önemsemez. Onun için sadece çıkar vardır.
Çok iyi yalan söyler, rol yapar, ikna eder.
Vicdan azabı ya çok azdır ya hiç yoktur.
Güç ve para için her şeyi yapar, sonra iyi insan profili çizer.
Güvenilmez, sözünde durmaz ama bunu çok iyi gizler.
Seçimde başka, iktidarda başka konuşur.
Dün düşman olduğu kişiyle bugün kol kola girer.
Rüşvet, ihale, kumpas, şantaj gibi araçları hiç tereddüt etmeden kullanıyor.
Dini ve milli kavramlarla yaptıklarına, haklılık sağlar."
Teşhis belli…
İslam'ın emri de bu şekildedir. Ama sahaya bakınca tam tersi bir durum söz konusu. Yazılarımda, konuşmalarımda defalarca: Toplumu yönlendiren kişi ve yapılar yaptıklarından sorumlu tutulmayacaklar mı? Hesap verme korkunuz yok mu? Yoksa sizden kalem kaldırıldı da mı böyle davranıyorsunuz' gibi nice serzenişlerde bulundum.
Ama maalesef her gelen gün bir önceki günden daha vahim söz, fiil, duruş ve icraatlara tanık olduk, oluyoruz.
Her alanda toplumun önüne geçen kişi ve anlayışlar bırakın (!) maddi-manevi, siyasi, sosyal, tarihi gerçekleri duruma göre kendilerini bile yalanlayan bir duruma düştüler.
Bir de yapay zekaya, 'toplum önüne geçenler, toplumu yönlendirenler neden illegal yollara kayar' diye sordum.
Meğer hasta imişler. Evet, yapay zeka bu konuda psikologların tespitlerini sıraladı. Bazılarını aktarayım:
1- Siyasete girip 3-4 yıl yüksek makamda kalanların % 60'ndan fazlasının kibir sendromuna, narsisizm ve Makyavelizm anlayışı kapıldıkları ifade ediliyor.
2- Araştırmalar ortalama siyasetçinin narsisizm puanının genel nüfusa göre 2-3 kat yüksek olduğunu gösteriyor. Güç bu özellikleri patlatıyor.
3- Mutlak güç, kibir, empati kaybı, gerçeklikten kopma.
4- Devlet kaynaklarını kişisel mal varlığı gibi görme.
5- Yarın gidersek elimizde bir şey kalmaz, korkusu.
6- Yargı üzerinde kontrol, medya susturma gücü, HSK, savcı, hakim atama yetkisi birleşince bana kimse dokunamaz hissi.
7- Tarihe geçmem lazım, çocuklarımın geleceğini garantiye almam lazım, düşüncesi.
Siyasete girenlerin çoğunda zaten yüksek narsisizm ve Makyavelizm var
Narsist siyasetçinin temel özellikleri:
Kendini aşırı önemli, üstün ve eşsiz görme.
Sürekli hayranlık ve övgü ihtiyacı.
Hak etme duygusu çok yüksek.
Empati eksikliği.
Kıskançlık, başkalarını küçümseme.
Eleştiriye karşı aşırı öfke veya intikam arzusu.
Başkalarını sadece kendi çıkarları için kullanma.
Makyevelist siyasetçinin temel özellikleri
İnsan ilişkilerini satranç tahtası gibi görür, herkes onun için bir piyondur.
Duyguları önemsemez. Onun için sadece çıkar vardır.
Çok iyi yalan söyler, rol yapar, ikna eder.
Vicdan azabı ya çok azdır ya hiç yoktur.
Güç ve para için her şeyi yapar, sonra iyi insan profili çizer.
Güvenilmez, sözünde durmaz ama bunu çok iyi gizler.
Seçimde başka, iktidarda başka konuşur.
Dün düşman olduğu kişiyle bugün kol kola girer.
Rüşvet, ihale, kumpas, şantaj gibi araçları hiç tereddüt etmeden kullanıyor.
Dini ve milli kavramlarla yaptıklarına, haklılık sağlar."
Teşhis belli…
Akın Aydın / diğer yazıları
- Ben, senin gibi değil Mezhep İmamlarımız gibi Sünni’yim / 30.03.2026
- Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’in rolüne mi soyundu? / 29.03.2026
- Bu savaş, ABD-İsrail ile İslam’ın savaşıdır / 27.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026
- İran’ı kınayanlar, kınanacakları günden habersiz mi? / 23.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -2- / 22.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -1- / 21.03.2026
- Müslümanlardan saklanan ayet ve hadisler / 20.03.2026
- Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’in rolüne mi soyundu? / 29.03.2026
- Bu savaş, ABD-İsrail ile İslam’ın savaşıdır / 27.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026
- İran’ı kınayanlar, kınanacakları günden habersiz mi? / 23.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -2- / 22.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -1- / 21.03.2026
- Müslümanlardan saklanan ayet ve hadisler / 20.03.2026

























































