logo
15 MAYIS 2026

Trabzon hakkında

Trabzon, Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz kısmında yer alan ve tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle ünlü bir ildir

11.03.2024 10:19:00 / Güncelleme: 11.03.2024 10:21:43
Hasan Parlak
Trabzon hakkında
Trabzon hakkında
Trabzon, Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz kısmında yer alan ve tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle ünlü bir ildir.

Trabzon, Kafkaslar üzerinden gelen Orta Asya kökenli Türk kavimlerce kurulduğu yönünde görüşler mevcuttur. Kentin adına ilk kez Ksenephon'un Anabasis adlı eserinde "Trapezus" olarak rastlanmaktadır. Bu adı eski kent merkezi olan Orta ve Yukarı Hisar mevkiinin, masa formunu anımsatan bir yapıya sahip olmasından aldığı belirtilmektedir.

Trabzon, Avrupa ile Asya'nın İpek Yolu üzerindeki en önemli irtibat noktasında bulunan bir kenttir. Bu öneminden dolayı tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.

Tarihsel süreçte kentin; Miletler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Komnenos'ların egemenliği altına girdiği bilinmektedir. 13.yüzyılın başlarında kurulup 250 yılı aşkın bir süre hüküm süren Trabzon Komnenos Prensliği 26 Ekim 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet' in Trabzon'u fethiyle sona ermiştir.

Trabzon, tarihi eserleriyle, yeşilin her tonunu sergileyen bitki örtüsü ile kıymetli bir hazine gibidir. Müzeler, manastırlar, camiler, türbeler, hanlar, hamamlar, bedesten ve kenti çevreleyen surlar, sivil mimari örnekleri ve çarşılar kentin tarihi dokusuna bir nakış gibi işlenmiştir.

Batılıların "muhteşem" diye adlandırdıkları Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın doğup büyüdüğü ve 15 yaşına kadar yaşadığı kentte, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan pek çok tarihsel anıt vardır.

Trabzon'un kültürü, halk oyunları, halk müziği, giyim ve kuşamı, Trabzon halk müziği ve oyunları yönünden zengin illerden biridir. Sazla birlikte aşık tarzı da gelişmiştir. Uzun havalar ve kırık havalar yörede büyük ver tutar.

En ünlü türküler arasında Tel Sarı Zülüfü Sarı, Derenin Kenarına, Maçka'nın Yolu Taşlık sayılabilir. Horon, kemençe, tulum, davul-zurna, kaval, kemençe, kaval, tef, darbuka gibi çalgılar yöre müziğinin vazgeçilmezleridir.

Yöre halkının giyim kuşamı da renkli ve özgündür. Kadınlar, şalvar, gömlek, cepken, yelek, kuşak, başörtüsü, çorap, ayakkabı, takı gibi giysiler giyerler. Erkekler ise, şalvar, gömlek, yelek, cepken, kuşak, fes, kasket, çorap, ayakkabı, kemer, bıçak gibi giysiler giyerler.


Trabzon'un tabiatı, gölleri, akarsuları, dağları, yaylaları kenti ayrıcalıklı yapan başlıca doğal güzelliklerdir. Bol yağışlı iklimin sunduğu doğal güzelliklerin yanında, insan elinden çıkan nadide eserler görenlerin hayranlıklarını kazanacak niteliktedir.

Trabzon'un en ünlü doğal güzellikleri arasında Uzungöl, Sera Gölü, Çal Mağarası, Altındere Vadisi, Karadağ, Zigana Dağı, Hıdırnebi Yaylası, Sultan Murat Yaylası, Erikbeli Yaylası, Ayder Yaylası, Çakırgöl Yaylası, Lapazan Yaylası sayılabilir. Bu yerler, hem doğa severler hem de fotoğraf tutkunları için eşsiz manzaralar sunar.

Trabzon, sağlıklı ve lezzetli yemekleriyle de meşhurdur. Tarımsal ürünlerimizin başında gelen; tütün, fındık ve çay yöre ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.

Adına şiirler yazılmış hamsinin kent mutfağında özel bir yeri vardır. Dillere destan Trabzon tereyağı ile peyniri ve mısır unu karışımı ile yapılan kuymak yöre mutfağındaki özgün yerini hala korumaktadır. Bunların yanında, karalahana çorbası, hamsili pilav, hamsikoli, mısır ekmeği, kaygana, laz böreği, sütlaç, hoşmerim gibi yemekler de Trabzon'un lezzetleri arasındadır.

Trabzon, uluslararası ticaret merkezi olarak artan önemi ile Kafkasya, Orta Asya ve batı arasında bir köprü görevi gören bir kenttir. Ortadoğu ve Bağımsız Devletler Topluluğu ile gelişen ticarette önemli bir rol oynamaktadır.

Üniversitesi, modern limanı, uluslararası hava limanı, serbest bölgesi ve turizm potansiyeli ile aydın ve başarılı bir geleceğe doğru ilerlemektedir.

Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticarete ilişkin, "Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı

14.05.2026 23:30:00
AA
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmi ziyaret kapsamında bir otelde düzenlenen Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanış toplantısına katıldı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.

Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.

Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen milli gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."

"Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz"

Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zeka dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zeka ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum." dedi.

"Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz"

Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede işbirliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dahil yeni projelerle bu alandaki işbirliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."

"İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır"

Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."

Erdoğan, Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."

Müfredatta birçok kavram değişti

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat kapsamında tarih ve coğrafya terimlerini yeniledi. Ders kitaplarında "Mavi Vatan", "Türkistan" ve "Sömürgeciliğin Başlangıcı" gibi milli şuur odaklı yerli ifadeler resmi olarak kullanılmaya başlandı

14.05.2026 22:00:00
Haber Merkezi
Müfredatta birçok kavram değişti
Müfredatta birçok kavram değişti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişimine giderek "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında tarih, coğrafya ve sosyal bilgiler ders kitaplarındaki temel terminolojiyi tamamen güncelledi. "Milli şuur" ve "yerli bakış açısı" odaklı bu adım, yıllardır kanıksanmış batı merkezli veya dayatılmış coğrafi ve tarihi terimleri, Türk medeniyet hafızasına ve ulusal güvenlik vizyonuna uygun kelimelerle değiştirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapılan düzenlemelerin çok masum görünen ancak millet olma bilincini doğrudan etkileyen dayatmaları ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını belirtti.

Yeni müfredat doğrultusunda ders kitaplarında resmi olarak değiştirilen ve öğrencilere yeni haliyle aktarılacak olan kavramların şöyle listelendi:

Ormanlarımız - Yeşil Vatan: Türkiye'nin orman varlığı ve yeşil alanları, jeopolitik birer güç ve korunması gereken birer vatan toprağı olarak "Yeşil Vatan" konseptiyle işlenecek.

Türkiye'nin Deniz Yetki Alanı - Mavi Vatan: Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki uluslararası hukuktan doğan deniz sınırları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hakları "Mavi Vatan" öğretisiyle kalıcı hale getirilecek.

Türkiye'nin Hava Sahası - Gök Vatan: Ülkenin hava sahası üzerindeki tam egemenlik hakları, savunma doktriniyle entegre edilerek "Gök Vatan" terimiyle genç kuşaklara aktarılacak.

Ege Denizi - Adalar Denizi: Tarihi arka planı Lozan Anlaşması dönemine dayanan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında literatüre yerleşen Ege ismi yerine, coğrafyanın asıl tarihi adı olan "Adalar Denizi" ifadesi kullanılacak.

Orta Asya - Türkistan: İki kutuplu dünya düzeninin ve Sovyetler Birliği döneminin dayattığı coğrafi sınırlandırmayı kırmak amacıyla, bölge bilimsel literatürdeki asıl tarihi adı olan "Türkistan" olarak adlandırılacak.

Haçlı Seferleri - Haçlı Saldırıları: "Sefer" kelimesinin Türk literatüründeki makul ve meşru algısının aksine, bu olayların İslam dünyasına yönelik doğrudan birer istila ve saldırı olduğu gerçeği "Haçlı Saldırıları" ifadesiyle vurgulanacak.

Coğrafi Keşifler - Sömürgeciliğin Başlangıcı: Batı merkezli tarih anlayışının "keşif" olarak sunduğu dönemin, aslında küresel çapta insan ve kaynak yağmacılığına dayanan "Sömürgeciliğin Başlangıcı" olduğu öğretilecek.

Bizans - Doğu Roma: Tarihsel olarak modern dönem tarihçilerinin ürettiği yapay bir terim olan Bizans yerine, devletin kendi dönemindeki gerçek adı olan "Doğu Roma" kavramı esas alınacak.

Ermeni Meselesi - Asılsız Ermeni İddiaları: Tarih kitaplarında konunun ele alınış biçimi netleştirilerek, Türkiye'ye yönelik uluslararası tezlerin dayanaksız olduğunu vurgulamak adına terim "Asılsız Ermeni iddiaları" şeklinde güncellendi.

Pontus Meselesi - Asılsız Pontus İddiaları: Karadeniz bölgesine yönelik tarihi ve siyasi dezenformasyon faaliyetlerine karşı, iddiaların asılsızlığı doğrudan terminolojiye yansıtıldı.

Tehcir Kanunu - Sevk ve İskan Kanunu: 1915 olayları sürecindeki yasal düzenleme, dönemin arşiv belgelerindeki ve hukuk metinlerindeki orijinal adı olan "Sevk ve İskan Kanunu" olarak öğrencilere öğretilecek.

Yeni müfredat kapsamındaki bu kavramlar, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren basılacak tüm ders kitaplarında zorunlu olarak yer alacaktır.

Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok" dedi

14.05.2026 20:30:00
AA
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle Kovid-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.

Toplumdan spekülasyonlara değil, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına itibar etmelerini isteyen Memişoğlu, "Kovid-19 salgını sürecinde bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden biri olduysak, şu anda sağlık sistemimiz her türlü salgın da olsa, sağlıkla ilgili tehdit de olsa bunları önlemeye, takip etmeye muktedir bir sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Memişoğlu, hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütünün 2 Mayıs'ta bir gemide görülen ağır solunum hastalığı olduğuna dair önlem alınması gerektiğine ilişkin alarm verdiğini ve Türkiye'nin de süreci ilk andan itibaren takip ettiğini anlattı.

Uluslararası bir seyahat gemisinde 147 yolcunun bulunduğunu anımsatan Memişoğlu, yolcuların temaslı olarak değerlendirildiğini, 8 yolcuda pulmoner hastalık görüldüğünü ve bunlardan 6'sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.

Memişoğlu, Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirterek, temaslı yolcuların ülkelerine gönderilip karantinaya alınmaları için organizasyon yapıldığını, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının da tedbir amacıyla karantinaya alındığını ifade etti.

Gemideki 3 Türk vatandaşın da Türkiye'ye ait uçakla izole şekilde getirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı. 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız" bilgisini verdi.

Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Şu anda böyle bir salgın riski yok" dedi.

Hantavirüsün kemirgenlerden sıvı ile dışkılardan bulaşan bir hastalık türü olduğunun bilgisini veren Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının yalnızca hantavirüsü değil, gribal enfeksiyonlara neden olan virüsler başta olmak üzere tüm hastalıkları yakından takip ettiğini bildirdi.

"Son 1 yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldı"

Sağlıkta üretim vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, Türkiye'nin son yıllarda sağlık teknolojileri üretiminde önemli adımlar attığını söyledi.

Bakan Memişoğlu son dönemdeki yerli aşı çalışmalarına ilişkin, "Hepatit aşısını sahaya verdik. Türkiye kendi aşısını yapacak, kendi ilacını da yapacak. Sadece onları değil kendi cihazını da üretecek. 9 aşıyla ilgili de TÜSEP'te çağrıya çıktık." bilgisini paylaştı.

Memişoğlu, Türkiye'nin artık SMA ilacını da üretmeye başladığını belirterek, klinik çalışmaların sürdüğünü ve ilacın preklinik aşamanın sonuna geldiğini söyledi.

Koruyan Sağlık Vizyonu kapsamında aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belirli yaş grubuna ücretsiz kanser taramaları yapıldığını vurgulayan Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını bildirdi.

"Türkiye'de sezaryen doğum oranı yüzde 59,7"

Memişoğlu, sezaryen doğumlarla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 59,7, ilk doğumlarda ise bu oranın yüzde 30,4 seviyesinde olduğunu belirterek, anne adayları ve hekimlerle bu oranları daha sağlıklı seviyelere çekmek istediklerini söyledi.

Geçen yıl Türkiye'de ilk kez sezaryen oranlarında düşüş eğilimi görüldüğünü ifade eden Memişoğlu, bu düşüşün sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.

Memişoğlu, bütün il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ilk bebeğini bekleyen ve gebeliğinin son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini bildirdi.

Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü

Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. Meteorolojik ölçümlere göre ilçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü

14.05.2026 20:00:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Samsun'un Çarşamba ilçesinde öğle saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak yağış ve fırtına, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son uyarıların ardından başlayan gök gürültülü sağanak, kısa sürede şiddetini artırarak cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden oldu. Öte yandan yoğun yağışlar, bölgedeki su kaynaklarına da olumlu yansıdı.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesindeki Çakmak Barajı'nda doluluk oranı kısa sürede önemli ölçüde yükseldi. 2026 yılı başında yüzde 52 seviyesinde olan baraj doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yüzde 99,92 seviyesine ulaştı. Barajda halihazırda yaklaşık 71 milyon metreküp içme suyu bulunduğu bildirildi.

Meteorolojinin ölçümlerine göre Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. İlçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü.

Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü

Noter önünde arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada dayı, yeğenini silahla vurarak öldürdü

14.05.2026 17:52:00
İhlas Haber Ajansı
Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü
Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü
Antalya'da noter önünde arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada dayı, yeğenini silahla vurarak öldürdü. Olay anı ve şüphelinin olay sonrası sakin tavırlarla bölgeden ayrılması ise güvenlik kamerasına yansıdı.






Olay, sat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ömer A. (63) arazi paylaşımı sırasında 30 metre fazla hisse verildiği iddia edilen yeğeni Amine Bozkurt (40) ile noter önünde buluştu. 






Taraflar noter önünde konuşmaya başladıktan kısa süre sonra Ömer A., üzerindeki tabancayı çıkartarak yeğenine ateş etmeye başladı. Dayısının tabancasından çıkan kurşunların hedefi olan Bozkurt, karın, göğüs ve baş bölgesinden yaralandı. Yeğenini tabanca ile vuran Ömer A. ise eşi ile birlikte yaya olarak olay yerinden ayrıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Ağır yaralanan Amine Bozkurt, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla yakındaki bir özel hastaneye kaldırıldı. Ancak kadın doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 






Olay yerine gelen Cinayet Büro Amirliği ve diğer ekipler kaçan Ömer A.'nın yakalanması için bölgede araştırma başlattı. Ekiplerin çevrede yaptığı araştırmada Ömer A., olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede yakalandı. Ömer A. ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'ne götürülürken, Olay Yeri İnceleme ekipleri olayın yaşandığı noktada ve boş kovanlar üzerinde inceleme yaptı. Tüm müdahalelere rağmen vücut ve baş bölgesine aldığı kurşunlar nedeniyle hayatını kaybeden Amine Bozkurt'un cansız bedeni ise Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.









Öte yandan, olay ve olayın ardından şüphelinin kaçtığı anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ömer A. ve yeğeni Amine Bozkurt'un noter önünde buluştukları, bir süre sonra ise Ömer A.'nın yeğenine ateş ederek sakin bir şekilde olay yerinden yaya olarak ayrıldığı görüldü.

Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 263 yıla kadar hapis cezası istenen 178 sayfalık iddianameye, "Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok, hodri meydan!" sözleriyle tepki gösterdi

14.05.2026 16:31:00 / Güncelleme: 14.05.2026 18:36:15
Haber Merkezi
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında hazırlanan iddianamede 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmesinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden ilk açıklamayı yaptı.

Özcan, "Sonunda davam açılmış. Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama iddianamede şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok. Hodri meydan!" diyerek iddiaları reddetti.

İddianamenin detayları ve istenen cezalar

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "irtikap" ve "rüşvet" soruşturması kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı "müşteki kurum" sıfatıyla yer alıyor.

Savcılık, Tanju Özcan'ın şu suçlardan 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti:

6 kez "icbar suretiyle irtikap"

3 kez "irtikaba teşebbüs"

34 kez "nitelikli dolandırıcılık"

1 kez "rüşvet"

Aynı dosyada yargılanan tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 64 yıla, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede yer alan 5 ağır suçlama

Soruşturmanın en önemli delillerinden birini, BolSev Vakfı Başkanı Ali Sarıyıldız'ın cezaevindeki itirafları oluşturdu. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Marketler Olayı: Zincir marketlere belediye iştiraki olan Bolu Bel A.Ş. ile reklam sözleşmesi yapmaları için baskı uygulandığı, kabul etmeyen marketlere rutin dışı ve yoğun zabıta denetimleri yapıldığı öne sürüldü.

Ruhsat Olayı: Kentte faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep edildiği, paranın bir kısmının nakit, bir kısmının ise vakıf hesabına aktarıldığı iddia edildi.

Kurban Bağışı Dolandırıcılığı: 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde BolSev Vakfı aracılığıyla toplanan 845 bin liralık kurban bağışına rağmen kesim yapılmayarak "nitelikli dolandırıcılık" işlendiği belirtildi.

Hak Ediş Olayı: Bir şirket yetkilisinin belediyeden hak edişlerini zamanında alabilmesi için vakfa 10 milyon liralık yardım yapmaya zorlandığı iddialar arasında yer aldı.

Beton Olayı: Özcan'ın, belediye şirketinden beton almayı reddeden bir firmanın yetkilisine "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek baskı yaptığı iddia edildi.

"Kimin için yolsuzluk yapmışım?"

Hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Tanju Özcan, cezaevinden SEGBİS sistemiyle katıldığı süreçte ve avukatları aracılığıyla paylaştığı mesajda şunları kaydetti:

"Madem benim veya yakınlarımın kasasına giren tek kuruş yok, o zaman bu kadar yolsuzluğu kimin için yapmışım? Ortada bir rüşvet veya irtikap varsa menfaat nerede? Bu dava tamamen siyasi bir kumpastır ve amaç belediye çalışanlarını korkutarak iş göremez hale getirmektir."

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianame üzerindeki inceleme süreci devam ediyor.

Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da

"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı

14.05.2026 14:30:00 / Güncelleme: 14.05.2026 14:32:52
Haber Merkezi
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Yaklaşık 100 sayfalık mütalaada "Aziz İhsan Aktaş'ın ihale alma yöntemi olarak kurduğu sistemin rüşvet çerçevesinde olduğu" yer aldı.

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 27 Ocak'ta görülmüştü.

On biri tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada sanıklar suç örgütü suçlamasını reddetse de savcı, ortada bir suç örgütü olduğunu ve suç örgütünün en çok ihale alan kurumunun Beşiktaş Belediyesi olduğunu iddia etti.

"Rıza Akpolat'ın Beşiktaş Belediye Başkanlığı döneminde belediyede örgüte ait firmaların ihaleler konusunda neredeyse tekelleştiği" de savcılığın iddiaları arasında.

4 Şubat'ta hakim karşısında çıkan Akpolat ise "Cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira yoktur" diyerek tüm suçlamaları reddetmişti.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen davada mahkeme başkanı, karar duruşmasını da 15 Haziran'da yapmayı planladıklarını duyurdu.

Mütalaada Aziz İhsan Aktaş'ın Türk Ceza Kanunu'nun 220/1 maddesinden cezalandırılması istendi.

Suç örgütü kurmaya dair bu madde, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Savcılık, verdiği bilgiler nedeniyle Aktaş hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması ve cezada indirim yapılmasını talep etti.

Davaya konu olan 63 eylem için de tek tek hangi sanığa ne kadar ceza verilmesini talep ettiğini de mütalaada açıkladı.

Mütalaanın 10 sayfalık özetinin okunmasının ardından mahkeme başkanı "mütalaanın uzun olduğunu ve dinleyerek anlaşılabilir nitelikte olmadığını" söyledi, sanıklara gün içinde UYAP'a yüklenince oradan incelenebileceğini söyledi.

Savcı ise özet olarak rüşvetle suçlanan kişilerin tutukluluğunun devamını, diğer kişilerinse tahliyesini talep ettiğini belirtti.

"Hakkında verilecek ceza miktarı dikkate alındığında; sanıklar Rıza Akpolat, Oya Tekin, Celal Tekin, Ceyhan Kayhan, Özcan Zenger, Erhan Daka ve Utku Caner Çaykara'nın tutukluluk halinin devamına; Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabila Artan'ın tahliyelerine karar verilmesi kamu adına esas hakkındaki talep ve mütalaa olunur" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede başlangıçta 40'ı tutuklu 200 kişi şüpheli sıfatıyla yer alıyordu.

Duruşmalarda bazı tutuklu sanıklar için tahliye kararları alındı.

Soruşturma açıldığında CHP'de belediye başkanı olan yedi isme yönelik çeşitli suçlamalar yöneltildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, savcıların neden sonuç ilişkisini kuramadığını, iddianamenin kanıtlardan yoksun olduğunu söyledi.

Tepebaşı Belediyesine yönelik operasyonda 23 şüpheli yakalandı

Eskişehir'in Tepebaşı ilçe Belediyesine yönelik operasyonda, haklarında gözaltı kararı verilen 33'ü belediyede görevli 60 şüpheliden 23'ü yakalandı

 

14.05.2026 14:08:00 / Güncelleme: 14.05.2026 17:48:50
Anadolu Ajansı
Tepebaşı Belediyesine yönelik operasyonda 23 şüpheli yakalandı
Tepebaşı Belediyesine yönelik operasyonda 23 şüpheli yakalandı

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Kaçakçılık ve Organize Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, yapılan ihbar ve şikayetler üzerine "zincirleme suretiyle nitelikli zimmet", "evrakta sahtecilik", "213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve görevi kötüye kullanmak" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Vergi Kaçakçılığı-Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen vergi tekniği raporları, vergi suçu raporları, Sayıştay emekli denetçileri bilirkişi raporu, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tevdi raporu, polis kriminal inceleme raporu, HTS-baz analiz raporları, ihbar eden, müşteki ve tanık ifade tutanakları, farklı bankalara ilişkin kayıtlar, kripto varlık hesapları, belediye evrakları ve muhasebe kayıtlarının soruşturma evrakında yer aldığı ifade edildi.

Bu kapsamda Tepebaşı Belediyesinde yapılan bir kısım ihalelerde usulsüzlük yapılarak özellikle Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünce doğrudan temin suretiyle kiralama ve organizasyon şirketlerinden mal ve hizmet alımlarında sahte teklif mektupları, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı usulsüz belge, hizmet karşılığı olmayan ve hizmet karşılığından fazla fatura veya düzenlemek suretiyle haksız kazanç elde edilerek belediye görevlileri ve üçüncü şahıslarla birlikte iştiraken zimmet suçunun işlendiği ve bu surette kamu zararına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği belirtildi.

MASAK raporu uyarınca şüphelilerin ve şirketlerin haksız edinilen mal varlıklarına el konulduğu belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"Haklarında atılı suçlardan soruşturma başlatılan 33 belediye görevlisi ile 27'si şirket yetkilileri ve diğer şüpheliler olmak üzere toplam 60 şüphelinin yürütülen soruşturma kapsamında 14 Mayıs tarihinde eş zamanlı olarak yakalanmaları, gözaltına alınmaları, suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla ikamet ve iş yerlerinde arama ve el koyma talimatları verilmiş, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesince arama, yakalama, gözaltına alma, el koyma çalışmaları devam etmekte olup, soruşturma titizlikle yürütülmektedir."

Bu arada, polis ekipleri Tepebaşı Belediyesi'nde arama çalışması yapıyor.

Eskişehir merkezli Ankara ve Adana'da düzenlenen operasyonda 23 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcısı S.Y. ile özel kalem müdürü Ö.E'nin de olduğu öğrenildi.

Yasa dışı gelirin kripto varlık hesaplarına aktarıldığı iddiası

Şüphelilerin kurdukları şirketler üzerinden yapmadıkları iş karşılığında belediyeden para alıp kamu zararına neden oldukları, elde edilen yasa dışı geliri de kripto varlık hesaplarına aktardıkları iddia edildi.

Ataç ile Yalaz'dan açıklama

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde belediyeye yönelik operasyon yapıldığını anımsatarak, kendisinin görevinin başında olduğunu söyledi.

Polis ekiplerinin büyük bir nezaketle hareket ettiklerini kaydeden Ataç, polislere teşekkür etti.

Bir soruşturma süreci yaşandığını anlatan Ataç, şöyle konuştu:

"Bu süreçte arkadaşlarımızın haklarını düzgün olarak takip edeceğiz ve haklarının verilmesini talep ediyoruz. Bu kent, huzur kentidir. Bu operasyonun da huzur içinde yapılması en büyük dileğimiz. Bundan sonraki süreçte, 25 yıldır olduğu gibi belediyemin başında tarafsız, adil, eşitlikçi olarak belediyeyi yönetmeye devam edeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Bunu siyasi anlamda da kullanmaya kalkmasın. Tepebaşı Belediyesi her zaman olduğu gibi yoluna devam edecektir."

CHP İl Başkanı Talat Yalaz ise hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olduklarını, gözaltındaki kişiler ve aileleriyle irtibat halinde olduklarını belirtti.

Avukatlarla birlikte gelişmeleri takip ettiklerini ve hukuki sürece saygılı olduklarını ifade eden Yalaz, herkesin sürece saygılı olması gerektiğini kaydetti.

Açıklamada CHP Eskişehir milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da hazır bulundu.

Ehliyet yenilemede yeni dönem: O yaştakiler iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek

Ehliyetlere ilişkin yeni düzenlemeyle birlikte ileri yaştaki sürücüler için sağlık kontrolü ve belge yenileme süreçlerinin sıklaştırılması planlanıyor. Buna göre 65 yaş üstü sürücüler üç yılda bir, 80 yaşını aşan yurttaşlar ise iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek ehliyetlerini yenileyecek

14.05.2026 12:13:00
Haber Merkezi
Ehliyet yenilemede yeni dönem: O yaştakiler iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek
Ehliyet yenilemede yeni dönem: O yaştakiler iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek
Milyonlarca sürücüyü yakından ilgilendiren ehliyet düzenlemeleri, özellikle belirli yaş grupları için getirilen yeni kriterlerle gündemdeki yerini koruyor. Gazete Pencere'nin haberine göre; 80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara yönelik sağlık kontrolü ve sürüş yeterliliği şartlarında güncelleme yapılması planlanıyor.

Ehliyet sahipleri için yapılan düzenlemeye göre belli yaşı aşan sürücüler için yenileme süreçlerine yeni kurallar eklendi. Yaşı gelen sürücülerin belirli zaman aralıklarıyla sağlık kontrollerinden geçerek sürücü belgelerini yenileyebilecek.

Gelen son bilgilere göre 65 yaşını dolduran bireyler için ehliyet yenileme süreci daha sık hale geliyor.

Bu yaş grubundaki sürücülerin her üç yılda bir sağlık kontrolünden geçerek belgelerini yenilemeleri gerekecek

Daha ileri yaş grubundaki vatandaşlar için ise bu süre daha da kısalıyor. 80 yaşını aşan sürücüler için ehliyet yenileme aralığı iki yıla indiriliyor.

Bu uygulama yaş ilerledikçe artan sağlık risklerinin trafikte yaratabileceği tehlikeleri en aza indirme amacı taşıyor.

Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı

Ankara'da, sürücülere araçlarını koruduklarını öne sürerek haksız kazanç sağlayan ve halk arasında 'değnekçi' olarak bilenen korsan otoparkçılara yönelik düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alındı

14.05.2026 11:00:00
İHA
Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı
Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı
Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, sokak ve caddelerdeki mekanların önünde korsan otoparkçılık yapan kişileri yakalamak için çalışma başlattı. İcra edilen operasyonlarda 'değnekçi' olarak tabir edilen 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Yakalanan zanlıların, sürücülerden araçlarını korumak için para istedikleri, kendilerine ait olmayan park alanlarını kullandıkları ve bu yöntemlerle haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin alınan ifadelerinde ise sadece bahşiş aldıklarını iddia ettiklerini öğrenildi.

Öte yandan, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara benzer durumlarla karşılaşmaları halinde polise ihbarda bulunması gerektiği yönünde uyarıda bulundu.


"Sokaklar temizlenmiş oldu"



Vatandaşlar, gerçekleştirilen operasyonları olumlu bulduklarını söyledi. Furkan Yıldırım isimli vatandaş, "Burada eskisi gibi öyle kişiler kalmadı. Eskiden yol kenarında para isteyenler vardı. Artık öyle bir durum kalmadı. Sokaklar öyle kişilerden temizlenmiş oldu" dedi.

Avni Aydoğdu ise, "Artık öyle kişiler yok burada, kesildi hep. Bu durumdan gayet memnunuz. Bu şekilde devam etmesini isteriz" ifadelerine yer verdi.
Gökhan Al, isimli vatandaş ise, "Polisimize teşekkür ederiz. Allah devletimize zarar vermesin. Böyle bir şey yapmaları çok iyi oldu. İnsanları rahatsız ederek zorla bir şeyler yaptırmaya çalışıyorlardı. Şu an her şey yolunda bir sıkıntı yok" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.