logo
25 EYLÜL 2026

Trafik canavarı Kocaeli'yi sevdi

25.08.2001 00:00:00
 
Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Emin Ünal, aynı süre içinde meydana gelen 6 bin 848 kazada ise toplam 4 trilyon 987 milyar 675 milyon liralık maddi hasar oluştuğunu söyledi.

Kazaların insan hatasından kaynaklandığını belirten Ünal, "Aşırı hız, hatalı sollama, alkollü ve uykusuz araç kullanma sonucu meydana gelen kazalar, genellikle ölümle sonuçlanıyor. Kazaların nedenlerine, sürücülerin trafik ışıklarına, işaretlerine ve görevlilerine uymaması, fazla yük ve yolcu taşınması, araçların teknik eksiklik ve bakımsızlığı da eklenebilir" dedi.

DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?

10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen ve Türkiye’de en fazla sivil can kaybına yol açan terör saldırısının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen davanın firari sanıkları yönünden yargılama sürüyor. Saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti, 379 kişi yaralandı

25.09.2026 21:44:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?
DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?
10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde düzenlenen ve Türkiye'de en fazla sivil can kaybına yol açan terör saldırısının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen davanın firari sanıkları yönünden yargılama sürüyor. Saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti, 379 kişi yaralandı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davadan ayrılan dosyada 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.

Gaziantep'ten Ankara'ya uzanan güzergâh

Saldırının failleri konusunda hazırlanan iddianamede, canlı bombalardan birinin Yunus Emre Alagöz, diğerinin ise kimliği belirlenemeyen Suriye uyruklu bir kişi olduğu belirtildi.

Dava dosyasına giren bilgilere göre canlı bombaları Ankara'ya getiren araçların Gaziantep'ten hareket ettiği ve güzergâhlarına ilişkin MOBESE ile HTS kayıtlarının dosyaya dahil edildiği belirtildi.

AA'nın saldırı sonrasındaki haberlerine göre ise iki canlı bombadan biri olarak belirlenen Alagöz ile kimliği tespit edilemeyen diğer saldırganın, saldırıdan yaklaşık 12 saat önce Suriye kırsalından Türkiye'ye giriş yaptığı bilgisi yer aldı.

Saldırganların Ankara'ya Gölbaşı üzerinden giriş yaptığı ve daha sonra Gar'a ulaştığı da soruşturma kapsamında ortaya konuldu.

Asıl soru: DEAŞ ağı Türkiye'de nasıl örgütlendi?

10 Ekim katliamı tek başına gerçekleşen bir eylem değildi. İddianamede çok sayıda sanık DEAŞ yapılanmasıyla bağlantılı olmakla suçlandı. Bazı sanıklar hakkında "silahlı terör örgütü DEAŞ üyesi olmak" suçundan hapis cezaları talep edildi; bazı sanıklar hakkında ise saldırıya ilişkin çok daha ağır suçlamalar yöneltildi.

Daha da dikkat çekici olan ise saldırının, 20 Temmuz 2015'te 34 kişinin öldüğü Suruç saldırısından yalnızca 82 gün sonra gerçekleşmiş olmasıydı. DEAŞ, Suruç'un ardından Ankara Garı'nda ikinci büyük katliamını gerçekleştirdi.

Bugün davanın yeni aşamasında mahkemenin Suriye ve Irak'ta bulunup Türkiye'ye getirildiği belirtilen bazı kişilerin durumunu MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sorması dikkat çekti. Mahkeme Ömer Deniz Dündar'ın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 3 Aralık'a bıraktı.

11 yıl sonra değişmeyen soru şu:

Suriye'den Türkiye'ye giren, Gaziantep'ten Ankara'ya ulaşan ve başkentin göbeğinde 101 insanı katleden DEAŞ ağı Türkiye'de nasıl bu kadar rahat hareket edebildi? Bu ağın tüm bağlantıları gerçekten ortaya çıkarıldı mı?

Fon vurgunu da Can Holding gibi mi sonuçlanacak?

Can Holding soruşturmasında 88 milyar TL’lik şüpheli finansal hareketlilik iddiası, 121 şirket ve peş peşe gelen gözaltı ve tutuklamalar gündeme gelmişti

25.09.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Fon vurgunu da Can Holding gibi mi sonuçlanacak?
Fon vurgunu da Can Holding gibi mi sonuçlanacak?
Can Holding soruşturmasında 88 milyar TL'lik şüpheli finansal hareketlilik iddiası, 121 şirket ve peş peşe gelen gözaltı ve tutuklamalar gündeme gelmişti. Yaklaşık bir yıl sonra ise el konulan şirketlerden 33'ünün yönetimi yeniden holdinge bırakıldı.

Şimdi yüz binlerce yatırımcının parasını ilgilendiren fon soruşturmasında aynı soru soruluyor: Bugün milyarlar konuşuluyor, yarın ne olacak?

Yüz binlerce yatırımcının parasının akıbetinin tartışıldığı soruşturmada gözaltı ve tutuklama dalgaları devam ederken, kamuoyunun hafızasında yaklaşık bir yıl önceki Can Holding operasyonu da yeniden canlandı.

Çünkü iki dosyanın hukuki konusu aynı olmasa da ortaya çıkan tablo önemli bir karşılaştırmayı gündeme getiriyor: Büyük miktarda para hareketleri, şirketler, malvarlıkları, gözaltılar, tutuklamalar ve ardından tedbirlerin kaldırılması...

Peki fon dosyasının sonu da Can Holding dosyasındaki gibi mi olacak?

CAN HOLDİNG'DE NE OLMUŞTU?



Can Holding'e yönelik operasyon 11 Eylül 2025'te başlatıldı. Savcılığın açıklamalarına göre soruşturma; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma, nitelikli dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları üzerine yürütüldü.

MASAK ve mali denetim raporları doğrultusunda, şirketler üzerinden kaynağı belirsiz para girişleri yapıldığı, paranın farklı şirketler arasında dolaştırılarak izinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belgeler kullanıldığı ileri sürüldü. Bunların tamamı soruşturma kapsamında ileri sürülen iddialardır; kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmemektedir.

İlk operasyonda 121 şirketin malvarlığına el konuldu ve TMSF kayyum olarak atandı.

Habertürk ve Show TV gibi medya kuruluşlarının yanı sıra eğitim, enerji ve başka sektörlerde faaliyet gösteren şirketler de tedbir kapsamına alındı.

88 MİLYAR TL'LİK HAREKETLİLİK İDDİASI



Dosyanın en dikkat çekici rakamlarından biri ise 88 milyar TL oldu.

Soruşturma dosyasına eklenen MASAK raporunda, Can Holding ve ilişkili 121 şirketin 2020-2021 yıllarındaki banka hesaplarında toplam 88 milyar TL tutarında kaynağı belirsiz finansal hareketlilik bulunduğu belirtildi.

KİMLER GÖZALTINA ALINDI?

İlk operasyonda aralarında Can Holding yöneticilerinin de bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

İlk aşamada gözaltına alınanlar arasında Mehmet Kenan Tekdağ'ın da bulunduğu bildirildi. Daha sonraki soruşturma kapsamında Can Holding yöneticileri Kemal Can ve Mehmet Şakir Can hakkında da işlem yapıldı.

Soruşturma bununla da bitmedi. İkinci dalgada 26 şüpheli gözaltına alındı. Bunlar arasında Mehmet Kenan Tekdağ, Remzi Sanver, Şakir Can ve Murat Can'ın eşleri Betül Can ile Zühal Can'ın yanı sıra Binsat Holding yöneticileri Arafat Bingöl ve Cengiz Bingöl gibi isimler de yer aldı. İkinci dalga operasyonunda gözaltına alınan 25 şüpheliden 11'i tutuklandı.

Daha sonra Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can'ın da tutukluluğu sona erdirilerek konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye edildiği bildirildi. Bu davada tutuklu kalmadı.

FON SORUŞTURMASINDA RAKAMLAR BÜYÜYOR



Sermaye piyasalarındaki fon soruşturması büyüyor. 69 şüpheli hakkında işlem yapılırken 26 kişi tutuklandı, 25 şüphelinin gözaltı işlemleri sürüyor, 11 firari aranıyor.

Soruşturmanın merkezinde piyasa dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanması iddiaları bulunuyor. Savcılık ve MASAK tarafından çok sayıda şirket yöneticisinin para ve kripto varlık hareketleri inceleniyor.

Mali tedbirlerde ise dikkat çeken rakamlar ortaya çıktı. 387 milyon TL'nin üzerindeki para dondurulurken, yaklaşık 362 milyon TL için de el koyma tedbiri uygulandı. Ayrıca yaklaşık 2,5 milyar TL'lik işlem teşebbüsünün durdurulduğu bildirildi.

Soruşturma kapsamında 2 özel jet, 1 lüks yat ve 5 lüks araca da el konuldu. SPK ise bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarında tasfiye süreci başlattı.

Vatandaş aynı soruyu soruyor: Fon dosyasının sonu da Can Holding gibi mi olacak?

Bugün sert operasyonlar, gözaltılar ve tutuklamalarla başlayan süreç, yarın bazı şirket ve varlıkların sahiplerine geri verilmesiyle mi sonuçlanacak?

SPK bu işlemleri neden daha önce tespit edemedi?

Fonlardaki para hareketleri ve şirketler arasındaki transferler neden zamanında fark edilmedi?

Riskli işlemler hangi tarihten beri biliniyordu?

Maliye Bakanlığı'na bağlı MASAK'ın daha erken devreye girmesini gerektiren herhangi bir işaret yok muydu?

Bu iş nasıl bu kadar büyüdü ve neden daha önce durdurulmadı?

Bakan Gürlek fon soruşturmasında son bilançoyu açıkladı

Milyarlarca liralık finansal manipülasyon ve dolandırıcılık iddialarıyla çalkalanan "fon soruşturması" kapsamında adli ve mali tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen çok yönlü operasyonlarda bugüne kadar 45 şüphelinin tutuklandığını açıklarken, fon sahipleri ile yöneticilerinin mal varlıklarına el konulduğunu ve birinci derece yakınlarının varlıklarının dondurulduğunu duyurdu

25.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Bakan Gürlek fon soruşturmasında son bilançoyu açıkladı
Bakan Gürlek fon soruşturmasında son bilançoyu açıkladı
Türkiye sermaye piyasalarını sarsan ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi kapsamında yaptığı suç duyurularıyla başlayan devasa fon soruşturmasında son durum netleşti. Yaklaşık 455 bin yatırımcıyı doğrudan etkileyen ve milyarlarca liralık vurgun iddialarını barındıran süreçte, devletin adli ve mali mekanizmaları topyekûn harekete geçti.

Bakan Gürlek'ten güncel bilanço ve mali abluka

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonundaki operasyonların güncel bilançosunu paylaştı. MASAK ve emniyet birimlerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda toplam 76 şüpheliye adli işlem yapılırken, 45 kişi tutuklandı, 5 şüpheliye adli kontrol verildi ve 12 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Gözaltındaki 14 şüphelinin işlemleri ise sürüyor.

Soruşturma kapsamında fon yöneticileri ve sahiplerinin mal varlıklarına el konulurken, birinci derece yakınlarının hesapları donduruldu. Bakan Gürlek, asıl amaçlarının kaçırılan fonları geri getirerek mağdur vatandaşların haklarını karşılamak olduğunu vurgulayarak hukukun üstünlüğü vurgusu yaptı.

İş dünyasından isimler ve sosyal medya tedbirleri

Soruşturma sürecinde iş ve finans dünyasından holding patronları ile yöneticilerin de aralarında bulunduğu pek çok isim adliyeye sevk edilerek tutuklandı.

Öte yandan, piyasalarda panik yaratan paylaşımlar yaptığı belirlenen 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da yakından takip edildiği ifade ediliyor.

MASAK’ta deprem: Cumhurbaşkanı'nı adım adım takip etmişler

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MASAK'ın Entegre Mali İstihbarat Sistemi'ne (EMİS) yönelik yürütülen casusluk soruşturmasında 22 şüpheli hakkında işlem başlatıldığını duyurdu. Koruma sistemini devre dışı bırakarak Cumhurbaşkanı ve bakanları sorgulayan FETÖ bağlantılı şebekeye ait iki şirkete el konulurken, 3 eski MASAK başkanı da ifadeye çağrıldı

25.09.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
MASAK’ta deprem: Cumhurbaşkanı'nı adım adım takip etmişler
MASAK’ta deprem: Cumhurbaşkanı'nı adım adım takip etmişler
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) altyapısına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında eski Başkan Yardımcısı Faruk Eliyeyioğlu'nun da olduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

İstanbul merkezli operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alınırken, yurt dışındaki 16 kişi için yakalama kararı çıkarıldı.

Koruma sistemi kapatıldı ve veriler sorgulandı

2012-2018 yıllarında Entegre Mali İstihbarat Sistemi'nde (EMİS) usulsüzlükler tespit edildi. FETÖ'nün bilişim yapılanmasının, üst düzey siyasilerin verilerini koruyan "Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi"ni (PEP) devre dışı bıraktığı belirlendi.

Bu sayede Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı bakanların mali verilerinin illegal olarak sorgulandığı saptandı. İz bırakmamak için sistem log kayıtlarının silindiği veya tutulmadığı anlaşıldı.

Konunun hassasiyetine dikkat çeken Adalet Bakanı Gürlek, bu durumun kritik mali altyapılara sızıldığını gösteren ciddi bir tablo olduğunu vurguladı

Şirketlere kayyum atandı ve eski başkanlar çağrıldı

Yazılımı geliştiren AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş.'nin mahrem yapılanmalarla bağı belirlenerek bu şirketlere TMSF kayyum olarak atandı. Ayrıca 2012-2018 döneminde görev yapan eski MASAK başkanları Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli ifadeye çağrıldı.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 8 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 8'i tutuklandı

25.09.2026 02:00:00 / Güncelleme: 25.09.2026 11:30:03
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 8 şüpheli tutuklandı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 8 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 21 şüphelinin savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Şüpheliler, Ali Rıza İncekaya, Haldun Saffet İnal, Erhan Kilimci, Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Nilgün Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Sezai Bekgöz, Ahmet Özcan, Mehmet Ziya Gökalp, Sibel Gökalp, Tamer Akbal, Abdullah Yusuf Yarız, Selim Dağbaşı, Özdemir Ataseven, Gökhan Ataseven ve Hamza Kablan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik, sevk edilen şüphelilerden Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya ve Ahmet Özcan'ın tutuklanmasına karar verdi.

Nilgün Sarıçalı ve Sezai Bekgöz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Şüphelilerden 11'inin hakimlikteki işlemleri devam ediyor.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da dün adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in de tutuklanmasına karar verilmişti. 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedilmişti.

Böylece, soruşturmada tutuklananların sayısı 26'ya ulaşmıştı. 

Bodrum Liman Başkanı tutuklandı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen rüşvet operasyonunda gözaltına alınan Liman Başkanı tutuklandı, diğer zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

24.09.2026 20:05:00
Anadolu Ajansı
 
Bodrum Liman Başkanı tutuklandı
Bodrum Liman Başkanı tutuklandı

Bodrum Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Büro Amirliğine başvuran acente sahibi T.Ş, Rus bir iş insanına ait lüks yatın ilçeye her girişinde Liman Başkanı T.A'nın kendisinden 2 bin avro talep ettiğini öne sürdü.

T.Ş. müracaatında, yatın 2026 yılı yaz sezonunda ülkeye 6 kez giriş yapması nedeniyle T.A'nın toplam 12 bin avro istediğini, işlemlerin aksamaması için ödemeyi kabul ettiğini belirtti.

Şüpheli T.A'nın geçmişte çocuğunun sünnet masraflarını da kendisine karşılattığını ileri süren T.Ş, 2025'te ise yönlendirildiği bir tekneden aldığı 500 bin lirayı Liman Başkanlığı personeli Ö.Ç'nin evine götürerek T.A'ya ilettiğini iddia etti.

Şikayet üzerine nöbetçi cumhuriyet savcısının talimatıyla sulh ceza hakimliğinden alınan teknik ve fiziki takip kararı doğrultusunda ekipler harekete geçti.

Müşteki T.Ş'nin seri numaraları tespit edilen paralarla T.A'nın makam odasına girerek teslimat yapmasının ardından düzenlenen operasyonda, Liman Başkanı T.A. yakalandı. Olayla iltisaklı olduğu değerlendirilen Bodrum Liman Başkanlığı çalışanı Ö.Ç. de ekiplerce gözaltına alındı.

Şüphelilerin iş yerleri, ikametleri ve araçlarında yapılan aramalarda 66 bin 280 avro, 440 pound, 660 dolar, 52 bin 200 lira ele geçirildi.

Aramalarda 9 mm çapında 1 ruhsatsız tabanca, 138 tabanca fişeği, 4 kesici alet ile 8 dijital materyale el konuldu.

Gözaltındaki şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan Liman Başkanı T.A, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, Ö.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olay

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Bodrum Büro Amirliği ekipleri, dün akşam saatlerinde Bodrum Liman Başkanlığında rüşvet iddiaları üzerine bir süre teknik ve fiziki takip yürütmüş, şüpheliler T.A. ve Ö.Ç. ekiplerce yakalanmıştı. 

Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi

Milyarlarca liralık fon skandalına ilişkin yürütülen soruşturmada dalga genişliyor. Son olarak, aralarında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'nin de bulunduğu 3 yeni isim tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

24.09.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki usulsüz işlemler ve milyarlarca liralık fon vurgununa yönelik yürütülen dev soruşturmada sıcak bir gelişme yaşandı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci, Ali Rıza İncekaya ve Haldun Saffet İnal, savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma derinleşiyor, tutuklu sayısı artıyor

Piyasalarda yaşanan likidite ve temerrüt krizinin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 131 fonun tasfiyesine karar verilmesiyle başlayan süreç, adli makamların operasyonlarıyla derinleşiyor.

Dün adliyeye sevk edilen ve aralarında holding yöneticilerinin de bulunduğu 20 şüpheliden 17'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Son operasyonlar ve alınan kararlarla birlikte dosyadaki toplam tutuklu sayısı 26'ya yükselirken, gözaltına alınan yeni isimlerin de eklenmesiyle adli süreç hız kazandı.

Kritik isimler kıskaçta

Yürütülen soruşturmada daha önce finans ve sigorta dünyasından tanınan Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, akademisyen yazarlar Emre Alkin ve Kerem Alkin ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı gibi profili yüksek çok sayıda isim tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci ve beraberindeki iş insanlarının da dosyaya şüpheli olarak dahil edilmesi, soruşturmanın bürokrasi ve finans ayağında çok daha geniş bir etki yaratacağını gösteriyor. Savcılık, şüphelilerin yurt dışı para transferleri, kripto varlık hareketleri ve piyasa dolandırıcılığı iddiaları üzerindeki incelemelerini titizlikle sürdürüyor.

Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

24.09.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi
 Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi
Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20'si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

20 Eylül'de düzenlenen dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 

Savcılık sorguları ardından 22 şüpheli tutuklama, 3 şüpheli adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

20 şüpheli tutuklanırken, 5 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Örgüte yönelik soruşturma; yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamalarıyla yürütülüyor.

SORUŞTURMA HAKKINDA BİLİNENLER

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, soruşturmanın dini faaliyetlerle ilişkisinin bulunmadığının altını çizmişti.

Başsavcılığın açıklamasında da soruşturmanın şüpheli mali işlemler üzerinden yürütüldüğü belirtilmişti. Suç örgütü adı verilen yapıyla mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edilmişti.

Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer aldı.

Yurt dışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da iddia edilirken MASAK incelemelerinde, 100 milyar TL'yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi.

İLK DALGA OPERASYON

Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 32 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmişti. Kuriş soruşturmasında gözaltına alınan şüpheliler, 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edilmişti. Mahkeme aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sini tutuklamıştı.

Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor

Adalet Bakanlığı tarafından 175 ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen yazıyla adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kurulacağı bildirildi

24.09.2026 14:17:00
İHA
 
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Dijital suçlarla mücadelede yeni yapılanma

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, siber alanda suçla mücadelenin daha hızlı, etkin ve koordineli hale getirilmesi amacıyla adliyelerde yeni büroların kurulacağı belirtildi. Çocukları ve gençleri suça, şiddete ve istismara yönlendiren; vatandaşların özel hayatını, kişilik haklarını, can ve mal güvenliğini hedef alan dijital içeriklere karşı adli kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi.

Suç içerikleri yakından izlenecek

Yeni yapılanmayla dijital mecralardaki suç içerikleri ve suça teşvik eden faaliyetlerin uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarınca yakından izleneceği bildiren Bakan Gürlek, bu kapsamda şüphelilerin tespiti, gerekli adli işlemlerin başlatılması ve hukuka aykırı içeriklere müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesinin amaçlandığını kaydetti.

Dezenformasyonla mücadelede koordinasyon güçlendirilecek

Gürlek, kamuoyunu kasıtlı şekilde yanıltan, toplum huzurunu ve kamu düzenini bozmaya yönelik suç niteliğindeki dezenformasyon faaliyetleriyle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğini ifade etti. Adalet Bakanlığının, çocukları koruyan, vatandaşların haklarını güvence altına alan, kamu düzenini ve hukukun üstünlüğünü dijital alanda da hâkim kılan adalet anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.

Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"

Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, depreme karşı en etkili önlemin yüksek katlı yapılardan vazgeçerek düşük katlı ahşap ve çelik yapılara dönmek olduğunu söyledi

24.09.2026 13:32:00 / Güncelleme: 24.09.2026 13:34:45
İHA
 
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, bugün meydana gelen depremin ardından açıklamada bulundu. Çelik, tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, bir daha böyle bir afetin yaşanmamasını temenni etti. Depremin ne zaman olacağının kimse tarafından bilinemeyeceğini belirten Çelik, bu nedenle vatandaşların korkuya kapılmaması gerektiğini söyledi. Çelik, depreme karşı alınabilecek önlemlere ilişkin şunları kaydetti:

"İnsanoğlu ölüm dışında her şeye çözüm üretmiştir. Devletimiz ve mühendislerimiz elektriğe çözüm buldu, bugün elektrik kimseyi çarpmıyor. Biz jeoloji mühendisleri ve bilim adamları olarak depreme de çözüm bulmak zorundayız."



Çelik, çözümün düşük katlı ve dayanıklı yapılara geçişten geçtiğini vurgulayarak, "Kesinlikle yüksek katlı yapılardan vazgeçmemiz gerekiyor. İki, üç katlı ahşap ve çelik evlere dönmemiz lazım. Türkiye'de ortalama 20 yılda bir büyük deprem yaşıyoruz. Bu süreyi dikkate alarak yapılaşmamızı buna göre planlarsak, Allah'ın izniyle depremlerde can kaybı yaşanmaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin farklı sismik bölgeleri olduğunu dile getiren Çelik, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinde meydana gelebilecek bir depremin geniş bir alanı etkileyebileceğini belirtti.

Çelik, yüksek katlı yapılara karşı mücadelesini sürdüreceğini sözlerine ekledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.