logo
10 EYLÜL 2026

Trafik stresinden nasıl kurtulacağız?

07.07.2006 00:00:00
 
Birçok hastalığa davetiye çıkaran ve sıkışık trafikte doruğa çıkabilen stresin artık kontrol altına alınabildiği bildiren uzmanlar, sıkışık trafikte stres kontrolüyle ilgili yapılması gerekenler hakkında önemli bilgiler veriyor

Trafik sıkışıklığını günümüzün en önemli stres kaynaklarından biri olarak değerlendiren uzmanlar, stresin hem fiziksel hem de psikolojik sağlığımız üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu hatırlatıyor. Sağlığınız için kendinize hakim olmayı öğrenmelisinizAraştırmalar, fiziksel ve psikolojik sağlık problemlerinin yüzde 8085'inin bir şekilde stresle bağlantısının olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, günlük hayatımızın hangi bölümünde olursa olsun stresi kontrol edebilmek, genel sağlığımız için son derece yararlı. Günümüzün önemli problemlerinden biri olan trafik stresi de buna dahil. Ayrıca, sıkışık durumlarda psikolojik sorunlar yaşayanlar kişiler, söz gelişi panik atak hastaları, trafikte daha fazla zorlanabileceklerinden, bu konuda bilişsel, duygusal ve davranışsal olarak ne yapılması gerektiği konusunda profesyonel yardım almaları gerekiyor. Uzmanlar, sıkışık trafikte araç içindekilerin yapması gereken önemli hususları birkaç maddeyle açıklıyor. Öyle ki uzmanlara göre, klasik müzik dinlemek sakinleşmek için çok önemli, ancak trafikte canlı ve eğlenceli müzik dinlemek daha doğru. Trafik sıkışıklığı günlük hayatın bir parçası Bununla birlikte yavaş ve derin nefes alarak, gevşemeyi sağlamak gerekmektedir. İçinde bulunulan durum için algılamayı değiştirmek, yani trafiği olumsuz adlandırmaktansa daha nötr hale getirmek de stresi kontrol edebilmek için önemli bir yere sahip. Trafik sıkışıklığından yakınmak yerine, bunun günlük hayatın bir parçası olduğunu kabullenmek daha yatıştırıcı olabilir. Dikkati daha olumlu şeylere çevirmek de etkili bir yöntem. Söz gelişi, radyoda bir program belirlemek ve günlük olarak takip etmek veya arabada bulunan yolcularla ilginç konularda sohbet etmek, yolculuğu daha zevkli bir hale getirebilir. Hafif birşeyler atıştırabilirsinizUzmanlar, stres anında ağız kuruluğu yaşanabileceğinden, arabada su bulundurulması gerektiğini belirtiyor. Bununla birlikte, açlığı kısa süreli bastırmak için yiyecek de bulundurulmalı, ancak araç kullanmaya engel olmayacak, meyve gibi kolay yenilen yiyecekler tercih edilmeli. Uzmanlara göre, otomatik vitesli araç kullanmak, manuel vitese göre daha kolay ve bu nedenle stres anında rahatlatıcı bir etki sağlayabilir. Ancak stres sırasında performans düşeceğinden, aracın otomatik vitesli olması kesinlikle hata yapılmayacağı anlamına gelmez. Bu yüzden sürücüler, stres durumlarında daha dikkatli olmaya çalışmalı. Araç içindeki çocuklara dikkatUzmanlara göre, araç içindeki çocuklar trafikten daha olumsuz etkilenebilir, özellikle de açlık, susuzluk ve sıkılma gibi sorunlar yaşayabilir. Bu yüzden annebabaların, yanlarında su ve yiyecek bulundurmanın yanı sıra, çocuklarının dikkatini oyuncaklar veya oyunlarla trafikten uzaklaştırmaları gerekiyor.

İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu

Edirne'de internet üzerinden çiçek siparişi vermek isteyen bir vatandaş, iletişime geçtiği kişinin hesabına farklı zamanlarda toplam 33 bin 400 lira gönderdi. Siparişin ardından karşı tarafa ulaşamayan vatandaş, dolandırıldığını belirterek şikayetçi oldu

10.09.2026 12:24:00
İHA
 
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
Edinilen bilgiye göre olay, 9 Eylül'de meydana geldi. İddiaya göre vatandaş, internet üzerinden çiçek siparişi vermek amacıyla F.M. isimli kişiyle iletişime geçti.

Şüphelinin yönlendirmesiyle farklı zamanlarda ödeme yapan vatandaş, toplam 33 bin 400 lirayı hesaba yatırdı.

Bir süre sonra sipariş ve satıcıya ulaşamayan vatandaş, şahıs veya şahıslardan şikayetçi oldu.

Olayla ilgili Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince inceleme başlatıldı.

Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi

İstanbul'da organize suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında kırmızı bülten bulunan ve yurt dışında firari olduğu belirtilen Sarallar Silahlı Suç Örgütü mensubu Yakup Kerem Saral'ın, Sedat Şahin'e yönelik öldürme eylemi hazırlığında olduğu iddia edildi. Soruşturma kapsamında yakalanan 7'si İran uyruklu toplam 19 şüpheli tutuklandı. Öte yandan ağaçlar ile saksıların arasına gizlenen silah ve mühimmat ele geçirildi

10.09.2026 12:16:00
İHA
 
Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi
Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şehirlerde yapılanan ve silahlı organize suç faaliyetlerinde bulunduğu değerlendirilen suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin koordineli çalışması sonucu dikkat çeken bir saldırı hazırlığı ortaya çıkarıldı.

Kadıköy'de yakalanan 3 şüpheli soruşturmanın seyrini değiştirdi

Soruşturmanın 31 Ağustos 2026 tarihinde Kadıköy'de durdurulmak istenen bir araçtan kaçmaya çalışan 3 şüphelinin yakalanmasıyla derinleştirildiği öğrenildi. Şüphelilerin yakalanmasının ardından yapılan incelemelerde 1 tabanca ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Şüphelilerin yakalanması sonrasında açık ve kapalı kaynaklardan elde edilen bilgiler ile yapılan analiz ve istihbarat çalışmaları sonucunda ekipler, Beykoz'da peyzaj alanı olarak kullanılan bir adresi tespit etti.

Peyzaj alanından cephanelik çıktı

Dedektör köpekleriyle gerçekleştirilen aramalarda, peyzaj alanındaki ağaç ve saksıların arasına gizlenmiş çok sayıda silah ve mühimmat bulundu. Aramalarda 1 roketatar, 3 roketatar sevk fişeği, 3 anti-tank roket mühimmatı, 2 Kalaşnikof (AK-47) marka uzun namlulu silah ve 2 MP5 otomatik silah ele geçirildi. Aramalarda ayrıca silahlara ait çok sayıda şarjör ve fişek, 1 çalıntı motosiklet ile saldırıda kullanılacağı değerlendirilen yabancı plakalı 1 BMW otomobil ele geçirildi. Soruşturma kapsamında, silah ve mühimmatların peyzaj alanına peyderpey getirildiği ve ağaçlar ile saksıların arasına gizlendiği belirlendi.

Silahlar saldırıdan bir gün önce konteynıra taşındı

Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, ele geçirilen suç unsurlarının Sedat Şahin'e yönelik planlanan öldürme eyleminde kullanılmasının planlandığı ve silah ile mühimmatların operasyonun düzenlenmesinden bir gün önce alandaki konteynıra taşındığı öne sürüldü. Soruşturmanın odağındaki Yakup Kerem Saral'ın ise yurt dışından eylemin organizasyonunu yaptığı değerlendirildi.

Sedat Şahin'in fotoğrafları ve katılacağı organizasyonlar incelendi

Şüphelilerden ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle saldırı hazırlığına ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. İncelemelerde Sedat Şahin'in fotoğraflarının yanı sıra katılacağı davet ve organizasyonlara ilişkin bilgilerin bulunduğu, bu programlara yönelik keşif faaliyetleri gerçekleştirildiği tespit edildi. Dijital materyallerde ayrıca çok sayıda tabanca ve uzun namlulu silaha ait fotoğraflar, uyuşturucu madde görüntüleri ve uyuşturucu madde ticaretine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.

Saldırının ardından yurt dışına kaçış planı

Soruşturma kapsamında yapılan dijital incelemelerde, saldırının ardından eylemi gerçekleştirecek şüphelilerin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmasının planlandığı ve bu kişiler için yüklü miktarda ödeme yapılmasının öngörüldüğü iddia edildi.

Eyleme iştirak ettiği değerlendirilen 7'si İran uyruklu, 1'i adli süreçteki çocuk olmak üzere toplam 19 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda ise 1 UTAŞ marka silah ve çok sayıda fişek ele geçirildi.

19 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından 19 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 19 şüpheli tutuklandı.
Soruşturma kapsamında, Sedat Şahin'e yönelik eylem hazırlığında olduğu değerlendirilen şüphelilerin keşif faaliyetleri yürüttüğü, saldırıda kullanılması planlanan ağır silah ve mühimmatların hazırlandığı ve eylem sonrasında şüphelilerin yurt dışına çıkarılmasına yönelik planlama yapıldığı tespit edildi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi. Yavaş, Erdoğan'dan AKP'ye katılım yönünde bir davet gelmediğini belirterek, YENİ Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaları da kesin bir dille yalanladı

10.09.2026 12:14:00 / Güncelleme: 10.09.2026 12:18:43
Haber Merkezi
 
 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi
 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği zirvenin ardından başlayan siyasi tartışmalara ve parti değiştireceği yönündeki senaryolara karşı açıklama yaptı. Yavaş'ın açıklaması, bugüne kadar hakkındaki iddialara en kapsamlı yanıt oldu.

Görüşme talebini Ahlat dönüşü bizzat ilettiğini ve zirvenin tek gündeminin Ankara olduğunu belirten Yavaş, kendisini sevenleri kıracak bir tutum içinde olmayacağını ifade ederken, gerçeği yansıtmayan kulis haberlerini yayan gazetecileri de sert bir dille eleştirdi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe'de gerçekleştirdiği görüşmenin ve ardından medyada yer alan kulis iddialarının ardından sosyal medya hesabından detaylı bir kamuoyu duyurusu paylaştı.

Görüşmenin gerçekleşme sürecini ve masadaki ana konuları aktaran Yavaş, randevu talebini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında bizzat ilettiğini açıkladı. Yavaş, Beştepe'deki zirvenin içeriğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin tek gündemi Ankara'dır. Görüşmede Ankara'nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık. Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır. Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm."

Külliye ziyaretinden siyasi sonuçlar çıkarılmaya çalışılmasına ve parti değiştireceğine dair üretilen senaryolara tepki gösteren Yavaş, durduğu yeri koruduğunu vurguladı: "Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim: Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz. Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun hem de Sayın Özgür Özel'in bilgisi vardı."

BELEDİYE MECLİSİ VURGUSU: BİZ FİRE VERMEDİK
Belediye meclislerindeki hassas siyasi dengelere işaret eden Yavaş, yerel yönetimlerde izlediği sağduyulu denge politikasının olumlu sonuç verdiğini dile getirdi: "Üsküdar'da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde meclis toplanamadı. Ankara'da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve YENİ Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum."

'TARAF OLMAYACAĞIM, SAĞDUYUNUN OLDUĞU YERDEYİM'
Tabandaki öfke ve kırgınlık ortamında cepheleşmeyi büyütmeyeceğini bildiren Yavaş, genel merkezlerin rahatsızlık duyması halinde gereğini yapmaktan çekinmeyeceğini belirtti: "Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem. Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir."

TV YAYINCILARINA SERT TEPKİ: YALAN SÖYLEMEKTEN BIKMADINIZ
Açıklamasının son bölümünde kulis bilgisi adı altında televizyon ekranlarında hakkında iddialar ortaya atan gazetecilere seslenen Mansur Yavaş, "Biz sizi yalanlamaktan bıktık, siz yalan söylemekten bıkmadınız. Siyasette ne düşündüğümü öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz" ifadelerini kullandı.

KÜLLİYE'DEKİ GÖRÜŞMEDE NE KONUŞULDU
Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara'nın ulaşım projelerini gündeme getirdiklerini ifade etmişti.

Görüşmede metro yatırımları başta olmak üzere devam eden projeler hakkında bilgi sunduklarını aktaran Yavaş, başkente yönelik yatırımlara verilen destek ile NATO Zirvesi'nin Ankara'da düzenlenmesi konusundaki iradesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ettiğini belirtmişti.

Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı

Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde bir ikametin kurşunlanması olayıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli, adliyeye sevk edilerek tutuklandı

10.09.2026 12:09:00 / Güncelleme: 10.09.2026 12:11:50
İHA
 
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Gazi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Metin Sokak üzerinde 4 Eylül gecesi meydana gelen ikamet kurşunlama olayının ardından Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Yürütülen çalışmalar sonucunda olayın şüphelileri olduğu değerlendirilen M.U.B., Y.T. ve R.Ç., Çorlu ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı.



Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, sabah saatlerinde Asayiş Büro Amirliği ekiplerince geniş güvenlik önlemleri altında Çerkezköy Adliyesi'ne sevk edildi.

Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinden sonra mahkemeye çıkarılarak tutuklandı.

Dava bugün başlıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak

10.09.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dava bugün başlıyor
Dava bugün başlıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak.

'Çoklu cinsel birliktelik', 'uyuşturucu' suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen ve liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen 'Mehmet Akif Suç Örgütü' davasının ilk celsesi bugün görülecek. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek olan duruşmada, aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak. Bugün başlanacak davada, sanıkların savunmalarının alınması bekleniyor. Duruşma, ilerleyen saatlerde başlayacak.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 11 kadın, mağdur olarak yer aldı. İddianamede Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise şüpheli olarak yer aldı. 11 eylemin yer aldığı 96 sayfalık iddianamede 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarda Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarını, Mehmet Akif Ersoy'un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları şeklindeki ihbara istinaden Mehmet Akif Suç Örgütü'ne yönelik soruşturma işlemlerine başlanıldığı kaydedildi.

"Cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandı"

Eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği belirtilen iddianamede, örgüt lideri Mehmet Akif'in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı belirtildi.

"Doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak mağdurların çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladılar"

Mehmet Akif Ersoy'un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi.

"Şüpheliler işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla mağdurlara kokain sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledi"

11 eylemin yer aldığı iddianamenin değerlendirme kısmında şüpheliler Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in tam bir işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla, Mehmet Akif Ersoy liderliğinde suç örgütü kurdukları ve bu kapsamda mağdurlara kokain maddesi sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledikleri belirtildi

İddianamede, şüpheli Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemede şüpheli Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olarak verilerin elde edilmesi üzerine Cebeci, Savcı ve Saran hakkında ayırma kararı verilerek ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

286 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında 'suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ve 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Diyarbakır merkezli 2 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 31 şüpheliden 17'si tutuklandı

10.09.2026 07:00:00
AA
 
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Ergani Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ergani İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince şüphelilerin yasa dışı sanal bahis ve sanal kumar oynanmasına imkan sağladıkları, vatandaşlardan temin ettikleri banka hesaplarını kullanıp bu paraları kripto hesaplarına aktararak akladıkları tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından hazırlanan raporda, 40 şüphelinin banka hesap hareketleri incelendiğinde 6,2 milyar liralık işlem gerçekleştirildiği belirlendi.

Diyarbakır ve Gaziantep'te gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 31 şüpheli yakalandı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 17'si çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 11'i adli kontrol şartıyla olmak üzere 14'ü serbest bırakıldı.

Yapılan aramalarda, 2 tabanca, 2 şarjör, 61 gram kubar esrar, 3 hassas terazi, 28 cep telefonu, 37 sim kart, 26 farklı kişiye ait banka kartı, 2 bilgisayar, 1 tablet, 1 USB bellek ve 6 çarşaf tütün sarma kağıdı ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında 9 zanlının da yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor. 

Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı

İstanbul Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011 yılında ölümü şüpheli olarak değerlendirilen Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi

09.09.2026 14:23:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma genişletiliyor. Bu kapsamda Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi.

Önümüzdeki günlerde Kozinoğlu'nun Ümraniye'deki kabrinin açılması ve uzman ekipler tarafından örnek alınması bekleniyor.

Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi

Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi

09.09.2026 11:51:00
AA
 
 Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi
 Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, güvenlik güçleri, insan sağlığını tehdit eden sahte içkilerin üretilmesinin ve tüketiciye ulaştırılmasının engellenmesi amacıyla ülke genelinde operasyonlarını sürdürüyor.

Ağır zehirlenmelerin yanı sıra kalıcı görme kaybı, koma ve ölüme yol açabilen sahte ve kaçak alkollü içkilerin üretim ve dağıtımının önlenmesi amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı birimleri tarafından saha çalışmaları aralıksız yürütülüyor.

Yasa dışı imalathane ve depolar ile satışın gerçekleştirildiği iş yerleri tespit edilerek söz konusu içkilerin piyasaya sürülmesi engelleniyor.

Operasyon sayısı 5 bin 634 artarak 27 bin 706'ya yükseldi
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, kaçakçılıkla mücadelede 1 Ocak-31 Ağustos 2025 döneminde 22 bin 72 operasyon gerçekleştirilirken, bu yılın aynı döneminde operasyon sayısı 5 bin 634 artarak 27 bin 706'ya yükseldi.

1 Ocak-31 Ağustos 2025 arasında düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüpheli sayısı 31 bin 353 olurken, bu yıl aynı dönemde 35 bin 950 şüpheli gözaltına alındı.

Bu yıl 8 ayda gerçekleştirilen operasyonlarda 4 milyar 562 milyon liralık vergi kaybı önlenirken, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi.

Aynı dönemde, kaçak sigara yakalamalarındaki artış da dikkati çekti.

Geçen yılın 8 ayında 7 milyon 302 bin 908 paket kaçak sigara ele geçirilmişti. Bu yılın aynı döneminde söz konusu miktar yüzde 54,6 artarak 11 milyon 287 bin 897 pakete ulaştı.

Operasyonlarda ayrıca 3 milyon 547 bin 965 litre kaçak akaryakıt, 265 bin 185 elektronik sigara ve 1 milyar 174 milyon 711 bin 141 makaron ele geçirildi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin aralarında şirket ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı

09.09.2026 00:10:00
AA
 
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşma, dosyaya gelen belgeler ile görevli ve eski belediye çalışanı 5'i tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin okunmasıyla başladı.

Söz verilen tutuklu sanık eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden sonra göreve geldiğini, söz konusu işletmeye eski belediye başkanı döneminde ruhsat verildiğini, kendisinin, işletmenin adres değişikliği nedeniyle yenilenen ruhsatı imzaladığını söyledi.

Temiz, imza için getirilen dosyanın içeriğini incelemek gibi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, işletme sahiplerini tanımadığını, daha önce hiç aynı ortamda bulunmadığını belirtti.

Ruhsatı imzalarken yangının meydana geldiği bina hakkında yıkım kararı olduğunu bilmediğini öne süren Temiz, tahliyesini talep etti.

Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü ve Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Hüseyin Öztürk, görev yaptığı dönemde 264 kaçak bina için yıkım kararı verdiklerini, Dilovası'nda 40 yılı aşkın süredir biriken kaçak yapı dosyaları nedeniyle mevcut belediye yönetiminin ve sanık olarak yargılanan memurların gerçekleştirilemeyen yıkımlardan sorumlu tutulmasını doğru bulmadığını savundu.

Belediyenin yıkımları karşılayabilecek ekonomik ve sosyal güce sahip olmadığını ve mevcut kaçak yapıların 10 yılı aşkın sürede dahi yıkılamayacağını iddia eden Öztürk, yangının çıktığı işletmeye ruhsat verildiği dönemde kaçak yapıyı tespit edip yıkım kararı alarak Fen İşleri Müdürlüğüne yönlendirdiklerini ancak yıkımın gerçekleştirilmediğini kaydetti.

Öztürk, gerçekleşmeyen yıkımdan dolayı mülkiye müfettişlerinin kendisini sorumlu tuttuğunu ancak 2016'da belediye meclisinde kaçak yapılara yönelik alınan karardaki görevlerini yerine getirdiğini belirterek, yıkım kararını verdikten sonraki süreçten sorumlu olmadığını savundu, tahliyesini istedi.

Eski Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Cihan Sorgucu ise bilirkişi raporunun teknik açıdan problemli olduğunu savundu.

Davaya konu yapının yapıldığı ve yangının meydana geldiği tarihte görevde olmadığına değinen Sorgucu, bütçe eksikliği nedeniyle görev süresi içerisinde yıkım ihalesi düzenlemeye vaktinin olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde tüm kaçak yapıları ilgili yerlere bildirdiğini, yaptığı iş ve işlemlerde görevi kötüye kullanma veya ihmal olmadığını iddia etti.

Dilovası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Muammer Telli de yanan binanın inşaatının başladığı tarihte belediyede çalışmadığını, yıkım kararının çıktığı tarihlerde yapı kontrol müdürü olmadığını söyledi.

Göreve 2024'ün nisan ayında başladığını belirten Telli, ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkım ihalesini gerçekleştirebilmek için müdürlüğün 2024'te 3,5 milyon lira olan bütçesini 2025'te yaklaşık 85 milyon liraya çıkardığını ifade etti.

Telli, 2025'in nisan ayında ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkımı için ihale dosyası hazırladığını, aynı yılın temmuz ayında 250 milyon lira bedelle yapılan ihalenin katılımcı olmaması nedeniyle iptal edildiğini aktararak, kaçak yapıları belediyenin kendi imkanlarıyla yıkmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili tutuklu sanık Selim San ise 5,5 aylık kısa bir süre görevde kaldığını, bu süreçte yangının çıktığı işletmeyle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ifade etti.

Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö.A. ve Ö.Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Ayrıca, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevli ve eski belediye çalışanı 7 kişi hakkında hazırlanan ve mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor. 

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı

Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece’de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı

08.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece'de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu büyütüyor: Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya girebilen miktar ne kadar?

Asıl tablo!

İstanbul'da narkotik ekiplerinin Esenyurt ve Küçükçekmece'de düzenlediği operasyon, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelesindeki çarpıcı tabloyu bir kez daha gündeme taşıdı.

İki adres ve bir araca düzenlenen baskınlarda 26 kilo 200 gram metamfetamin ele geçirildi. 3 şüpheli gözaltına alındı. Ele geçirilen maddenin 4 kilo 950 gramı kristal, 4 kilo 600 gramı kristalleşmeye başlamış sıvı ve 16 kilo 650 gramı sıvı halde bulundu.

Ancak İstanbul'daki bu operasyonu asıl çarpıcı hale getiren, Türkiye genelindeki rakamlar.

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu!

İçişleri Bakanlığı'nın 7 Eylül'de açıkladığı bilançoya göre, son 10 günde 71 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda:

2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu madde 4 milyon 34 bin 459 uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda 894 şüpheli yakalandı.

Bu 10 günlük tablo bile Türkiye'deki uyuşturucu piyasasının boyutunu tartışmaya açmaya yetiyor.

Üstelik bundan birkaç ay önce açıklanan başka bir haftalık bilançoda, 69 ilde sadece 7 günde 1 ton 916 kilo uyuşturucu ve 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirilmiş; 974 şüpheli yakalanmış ve 381 kişi tutuklanmıştı.

Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya ulaşabilen miktar ne kadar?

Bu sorunun cevabı ortaya konulmadan Türkiye'nin uyuşturucu sorununu gerçekten çözdüğümüzü söylemek mümkün değil.

26 kilo metamfetaminin yakalanması haberin sonu değil; Türkiye'nin uyuşturucu ekonomisinin büyüklüğünü sorgulamak için başlangıç noktasıdır.

Çünkü mesele artık sadece uyuşturucu yakalamak değil; Türkiye'nin neden uyuşturucu tacirleri için bu kadar büyük bir pazar haline gelebildiğini açıklamaktır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.