logo
19 NİSAN 2026

Tümgeneralin darbe uyarısı 'es' geçilmiş

Meclis Araştırma Komisyonu'nun bilgisine başvurduğu Bursa eski Jandarma Bölge Komutanı emekli Tümgeneral Seyfullah Saldık, TSK'daki Paralel Devlet Yapılanması'na mensup şahıslara ilişkin 22 Şubat'ta suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, "Ancak ne arayan ne soran oldu" dedi.

18.11.2016 00:00:00
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi, darbe ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Bursa eski Jandarma Bölge Komutanı emekli Tümgeneral Seyfullah Saldık'ın bilgisine başvurdu.

Saldık, "TSK ve Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik büyük tehdit oluşturan paralel devlet yapılanmasına mensup şahısların gerek Silahlı Kuvvetler gerekse devletimize yönelik yıkıcı faaliyetlerinin açığa çıkarılmasını, sorumluların bulunmasını, adli cezaya çarptırılmasını talep ediyorum" şeklinde 22 Şubat'ta suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, "Ancak ne arayan ne soran oldu" dedi.
Darbe gecesi evinde olduğunu, televizyonu açtığında çok tuhaf şeylerle, köprüdeki askerlerin görüntüleriyle karşılaştığını belirten Saldık, "IŞİD belası geldi, Boğaziçi Köprüsü'nü hedef aldı ki askere ihtiyaç duyuldu" diye düşündüğünü söyledi. Saldık, sonraki süreçte yaşanacakların aklına zerre kadar gelmediğini ifade etti.

Seyfullah Saldık, karargahtan sorumlu Kemal Albay'ın kendisini aradığını, "Vahim durum var, harekat merkezi beni aradı, Genelkurmaydan emir gelmiş, sıkıyönetim ilan edilmiş, Bursa'da da İl Jandarma Komutanı olan Albay Yurdakul Akkuş Bursa Sıkıyönetim Komutanı olmuş" ve "Cemaatçi grup muhtemelen darbe yapıyor" dediğini aktardı. Albaya buna asla izin vermeyeceklerini söylediğini, Jandarma Özel Harekat Taburunun (JÖH) nizamiyeye dizip mevzilendirilmesi, içeri girmeye çalışan olursa izin verilmemesi ve zorlayan olursa ateş edilmesi emri verdiğini vurgulayan Saldık, Bursa Valisi'ni aradığını kaydetti.
Nizamiyeden içeriye girdiğinde JÖH timi ile nizamiye yanındaki askerlere, gelen emri tanımadığını, içeriye kimseyi sokmayacaklarını, ihanetin parçası olmayacaklarını ifade ettiğini aktaran Saldık, JÖH taburunun, kendisine verdiği destekle darbenin önlenmesinde kilit rol oynadığını anlattı.
Silahlı askerlere, "Onu derhal tutuklayın" dediğini, sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirilen albayın nizamiyeden birkaç adım içeri girdiğini, derhal dışarı çıkardığını belirten Saldık, makam odasında bir kriz merkezi kurduğuna dikkati çekti. Erken davranmalarıyla, darbecilerin gelip silahlarına ulaşmalarını önlediklerini dile getiren Saldık, darbeci albayın yanındaki görevlinin çantasından, darbe emri ve eklerinin, 81 ilin sıkıyönetim komutanları listesinin çıktığını kaydetti.
Saldık, "Hain gruba bakıp da ordunun tamamının sanki bunlardanmış gibi algı olması bizi çok üzdü. Hava Kuvvetleri içinde bu hainler varsa, ne kadar kahramanların da olduğunu o hainlerin önlenmesinde gösterildi" diye konuştu.
'Beni de yazmışlar'
Saldık, her türlü entrikayı, kumpası yapmakta dünya ölçüsünde mahir olan bu gizli örgütün, bir yıldan bu yana kendisine Twitter üzerinden saldırdığını belirtti.
Saldık, ertesi gün saat 11.30 sıralarında Ankara'dan aldığı telefonla dünyanın başına yıkıldığını anlatarak, İçişleri Bakanlığının 37 kişilik görevden uzaklaştırma listesinin içine, gece fiilen darbeye katılan "adi ve alçakların" arasına kendisinin de yazıldığına işaret etti.
Bunu anlatırken gözleri dolan Saldık, tehdit ve tehlikenin çok büyük olduğunu ifade etti. Saldık, Valinin, İçişleri Bakanı'nı aradığını, "Orada bir yanlışlık oldu, düzelecek, dikkate almayın" dediğini, 15 gün sonra ikinci şoku yaşadığını ve kadrosuzluktan emekli edildiğini vurguladı.
Saldık, gözleri dolarak "Ne arayan ne soran oldu. Ben vatan evladıyım. Büyük Türk milletinin tüm hasletlerine sahibim. İçimizdeki yarayı çok frenleyerek, çok süzgeçten geçirerek ifade ediyorum. Bu vatanda kimse kimseyi kumpaslara getirmesin" şeklindeki görüşlerini paylaştı.
Saldık, MİT içinde, devlet kurumlarında çalışacak personele ilişkin özel teşkilatlanma yapılması gerektiğini ifade etti. Saldık, devletin, eğitim gibi temel bir alanı maalesef bu grubun safına verdiğini bildirdi.
Saldık, "Darbe olacağını zihinlerimizde bile algılayamadık. Darbe olacağını asla tahmin etmedim, edemedim" değerlendirmesinde bulundu. Saldık, emekliliğinin de kendi tercihi olmadığını vurguladı. Saldık, kendisinin evine gelip, yemeğini yiyen, misafir olan bir kişinin, daha sonra bu örgütsel karalamada başrolü oynadığını, istismar etmedikleri hiçbir insani duygu kalmadığını sözlerine ekledi. 

Psikoterapiye dair güvenilir rehber


 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

18.04.2026 21:34:00
MURAT ÇORBACI
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber

Psikoterapi kavramı günümüzde sıkça konuşulsa da ne olduğu, nasıl işlediği ve kimler için nasıl bir süreç sunduğu hâlâ pek çok kişi için belirsizliğini koruyor. Sosyal medyada, dizilerde ve gündelik söylemlerde sıkça yanlış ya da eksik biçimde temsil edilen psikoterapi; kimi zaman gizemli bir iyileşme vaadi, kimi zaman ise sıradan bir sohbet olarak algılanabiliyor. Bu bilgi kirliliği, terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı zorlaştırırken, ruh sağlığı alanında güvenilir kaynak ihtiyacını da her geçen gün artırıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

"Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu" belirsizliği gidermek ve doğru bilgiyi güvenilir bir çerçevede sunmak amacıyla hazırlandı. Kitap, terapinin ne gizemli bir sihir ne de sıradan bir sohbet olduğunu; bilimsel temellere dayanan, yapılandırılmış ve etik sınırlar içinde yürütülen bir süreç olduğunu ortaya koyarken, dizilerde, sosyal medyada ve gündelik sohbetlerde yer alan yanlış temsilleri de ele alarak terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı hedefliyor.

En çok sorulan sorulara net ve anlaşılır yanıtlar…

Alanında uzman psikologlar ve ruh sağlığı profesyonelleri tarafından kaleme alınan kitapta şu sorular bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor:
* Psikoterapi nedir, ne değildir?
* Kimler psikoterapisttir?
* Hangi terapi türleri vardır?
* Terapi sürecinde neler beklenmeli, neler beklenmemelidir?
Bunun yanı sıra; safsata terapiler, psikoterapinin etkili olduğu ve olmadığı durumlar, gizlilik ilkesi, psikolojik testlerin terapi sürecindeki yeri, aile, bağımlılık ve ilişkiler gibi başlıklar da kapsamlı biçimde inceleniyor.

Ruh sağlığı okuryazarlığını attırmayı hedefliyor

Toplumda ruh sağlığı okuryazarlığını artırmayı amaçlayan bu eser, psikoterapiyi tüm insani ve bilimsel yönleriyle görünür kılarak okuru kendi kendini tanıma yolculuğuna davet ediyor. Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu, terapiye başlamayı düşünenler için yol gösterici bir kaynak; terapi sürecinde olanlar için yaşadıklarını anlamlandırmaya yardımcı bir rehber; ruh sağlığı alanına ilgi duyan herkes için güvenilir bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.

Riskli, suça eğilimi olan öğrenciler nasıl tanınır?


 
36 yıllık öğretmen ve çok sayıda kitabın yazarı Ali Özdemir, riskli ve suça eğilimli öğrencilerin profilini şu maddelerle ortaya koydu.

18.04.2026 17:37:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Riskli, suça eğilimi olan öğrenciler nasıl tanınır?
 Riskli, suça eğilimi olan öğrenciler nasıl tanınır?

36 yıllık öğretmen ve çok sayıda kitabın yazarı Ali Özdemir, riskli ve suça eğilimli öğrencilerin profilini şu maddelerle ortaya koydu.
1. Derslerde sürekli olarak uyuklarlar.
2. Okula sık sık geç kalırlar.
3. Normalin üzerinde sayıda lavaboya giderler.

4. Sınıfta, okulda çok az kişiyle arkadaşlık ederler.
5. Sürekli olarak PC oyunlarından, çirkef sosyal medya sitelerinden bahsederler.
6. Kalem, kitap, defter, silgi gibi ders gereçlerini taşımazlar.

7. Sabahları telefonu okula teslim etmek istemezler.
8. Giyimleri hippi tarzı, dağınık ve farklıdır.
9. Diğer öğrenciler tarafından soyutlanırlar.

10. El kol hareketleri, bakışları gariptir.
11. Yazıları iri ve estetikten uzaktır.
12. Normal yemekleri değil fast-food çar çurları tüketirler.

13. Sık sık çanta, önlük, mont gibi eşyalarını kaybederler.
14. Başkaları ile çok az göz teması kurarlar.
15. Okuldaki anma, kutlama, merasim törenlerine katılmak istemezler.

16. En ufak bir sürtüşmede sınıf arkadaşlarına ve öğretmenlere sataşırlar.
17. Çoğunlukla sigara içerler.
18. Aile yapıları sorunludur.
19. Saçları çok uzun, kirli ve yağlı olur.
20. Garip aksesuarlar takarlar.
21. Çok bilinir olmayan web iletişim uygulamalarını (Roblox, Steam, Discord vb.) kullanırlar.

Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dün Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, sabah saatlerinde Erzurum'a getirildi

18.04.2026 12:51:00 / Güncelleme: 18.04.2026 12:53:58
İHA
Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi
Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi olan Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Tuncay Sonel daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Erzurum'a getirildi. Bu arada soruşturma kapsamında dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir'de Bursa'da gözaltına alınmıştı.

Soruşturma Erzurum'da yürütülecek

Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütecek. Sonel'in emniyetteki işlemlerinden sonra Erzurum Adliyesi'ne çıkarılması bekleniyor.

Saldırganı karşı sınıfında okuyan öğrenci anlattı

Kahramanmaraş'ta silahlı saldırının düzenlendiği okulda saldırganın karşı sınıfında okuyan N.S.O. (15), "Farklı bir görünüşü olduğunu herkes biliyordu. Otururken bir anda koşmaya başlayan veya değişik ses çıkartmaya başlayan bir çocuktu. Biraz farklıydı diğer insanlara göre. Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim" dedi

18.04.2026 12:42:00 / Güncelleme: 18.04.2026 12:46:59
İHA
Saldırganı karşı sınıfında okuyan öğrenci anlattı
Saldırganı karşı sınıfında okuyan öğrenci anlattı
Çarşamba günü merkez Onikişubat ilçesinin Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda 1'i öğretmen 8'i öğrenci olmak üzere 9 kişi hayatını kaybederken yaralanan 8 öğrencinin tedavileri sürüyor.

Saldırının yaşandığı okulda okuyan 8. sınıf öğrencisi N.S.O., saldırgan İsa Aras Mersinli ile karşılıklı sınıflarda okuduğunu belirterek, yaşadıklarını anlattı.



"Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim"

Saldırgan İsa Aras Mersinli'nin dış görünüş ve karakter olarak farklı birisi olduğunu söyleyen N.S.O., "Saldırgan ile hiçbir konuşmuşluğum yok ama bahçede, koridorda görmüşlüğüm var. Saçma sapan hareketleri yapıyordu. Farklı bir görünüşü olduğunu herkes biliyordu. Otururken bir anda koşmaya başlayan veya değişik ses çıkartmaya başlayan bir çocuktu. Biraz farklıydı diğer insanlara göre. Kimse ondan şüphelenmemişti. Kimse, böyle bir olay olacağını düşünmemişti. Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim. Bu olaydan önce çocuğu hiç tanımıyordum sadece adını duyup görünüşünü biliyordum. Dış görünüşü veya hareketleri farklıydı ama böyle bir şey yapacağı hiç aklıma gelmemişti" ifadelerini kullandı.



"Okulumu seviyordum"

Aynı okulda okuyan ve saldırı anında okulda bulunan 6. sınıf öğrencisi B.P. (13), "Ben olay olduğunda bir üst kattaydım. Nöbetçi öğretmen geldi bütün sınıflara 'yere yatın' dedi. Çok panik yapmaya çalışmadım ama yine de korktum. Okulumu seviyordum, hocaları seviyordum ama şimdi ne olacak bilmiyorum. Ben saldırganı tanımıyordum, hiç görmedim" diye konuştu.



Vatandaşlar da tepkili

Saldırıdan sonra okulun önüne gelip dua eden vatandaşlardan Nazife Daş, İsa Aras Mersinli'nin tutuklanan babası emniyet mensubu babası Uğur Mersinli'ye tepki göstererek, şunları söyledi:



"Bu çocuklara içim parçalandı. Emniyet müdürü böyle olmaz. İnsan çocuğuna eğitim verir, atışa götürür mü' Emniyeti temsil eden adam çocuğunu atışa götürmez. Bu masumların ne suçu vardı. Analar, babalar ağlamasın. Benim 5 yaşındaki torunum okula gitmem diyor, ne yapacağım. Allah'tan korksunlar. Vicdan istiyorum millete, bütün pislikleri Cumhurbaşkanımız temizlesin."

Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler


 
Kalp vücudun en önemli parçası…Doğduğumuz andan itibaren bir saniye bile mola vermeyen bu muazzam motor, aslında sandığımızdan çok daha hassas. Genelde o 'tekleyene' kadar varlığını unutuyoruz ancak kalbimiz bize her gün, her öğünde ve attığımız her adımda bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
 

18.04.2026 02:24:00
MURAT ÇORBACI
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, kalp sağlığına dikkat etmek için devamlılık gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kalbimizi korumanın yolunun mutfağımızdan, ayakkabı dolabımızdan ve zihnimizdeki huzurdan geçtiğini gösteriyor. Kalp sağlığı sadece yaşlılıkta düşünülecek bir konu değil; bugün attığımız küçük bir adım, yarınki 'en büyük hayat sigortamız' haline geliyor. Hastalık kapıyı çalmadan önlem almak, işin en önemli sırrı.  "Benim kalbim sağlam" deyip geçmemek gerekiyor. Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kalbinizi yormadan, daha enerjik bir ömür sürebilirsiniz.

Kalbin kuralları

Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy'a göre 10 altın kurala dikkat etmek gerekiyor. İşte o kurallar...

1. Sofradan renk eksik olmasın: Paketli gıdalar yerine pazar tezgahından beslenin. Zeytinyağı baş tacınız olsun, yeşilliği sofranızdan eksik etmeyin.
2. Üşenmeyin, hareket edin: İlla spor salonuna gitmek şart değil. Her gün yarım saat tempolu bir yürüyüş yapmak, kalbin pasını siler.

3. Tuzluğu masadan kaldırın: Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak en büyük düşmanımız. Tansiyonu zıplatmamak için tuzu hayatınızdan yavaş yavaş çıkarın.
4. Kilonuz yük olmasın: Fazla kilolar sadece dış görünüşü değil, en çok kalbinizi yorar. Kalbiniz o yükü taşırken çok zorlanıyor, ona acıyın.

5. Sigarayla vedalaşın: Kalbe en büyük ihanet sigaradır. Damarları tıkayıp kalbi nefessiz bırakır. Kendiniz ve sevdikleriniz için bu zehri bırakın.
6. Kafaya takmamaya çalışın: Biliyoruz hayat zor ama stres kalbi doğrudan vuruyor. "Can boğazdan gelir" derler ama "can huzurdan gider." Biraz sakin kalmak kalbe ilaç gibidir.

7. Uykunuzu alın: Vücudun dinlendiği tek yer uyku. Günde 7-8 saat uyumaya çalışın ki kalbiniz bir sonraki güne zinde başlasın.
8. Şekerden kaçın, tatlıyı meyveden alın: Şekerli içecekler ve ağır tatlılar damarların en büyük düşmanı. Canınız tatlı çektiğinde bir meyveyle geçiştirmeye alışın.

9. "Bir şeyim yok" demeyin: Doktora gitmek için illa ağrınızın olması gerekmez. Arada bir gidip kalbinizin sesini dinletin, 'makine' ne durumda bir bakın.
10. Rakamlarınızı bilin: Tansiyonunuz kaç, şekeriniz ne durumda? Kendi değerlerinizi bilirseniz, vücudunuzun verdiği sinyalleri daha iyi anlarsınız. RECEP BAHAR

Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu

Isparta'da sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan lise öğrencisi 16 yaşındaki Feyza Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. Yapılan incelemede genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi

18.04.2026 01:34:00 / Güncelleme: 18.04.2026 06:38:03
İHA
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Olay, Deregümü mevkii Muzaffer Türkeş Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza Keskin, en son saat 11.30 sıralarında Gölcük Yolu üzerinde bulunan Asri Mezarlık ile Mahrukatçılar Sitesi civarında elektrikli bisikletiyle ilerlerken görüldü. Bu saatten sonra kendisinden haber alınamadı.

Ekipler tarafından yürütülen arama çalışmaları sonucunda Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Feyza Keskin'in hayatını kaybettiği belirlendi.

Keskin'in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Isparta Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



Başımız sağ olsun



Konu ile ilişkin Isparta Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak taziye mesajı yayınladı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, '' Isparta Süleyman Demirel Fen Lisesi 10. sınıf öğrencimiz Feyza Keskin'in ölümü haberini üzüntüyle öğrendim. Öğrencimize Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır diliyorum. Başımız sağ olsun'' ifadeleri yer aldı.

İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu

18.04.2026 00:12:00
İhlas Haber Ajansı
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu.

Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Seçil Erzan'ın davasında istinaf mahkemesi kararını açıkladı.



İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık Erzan'a "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen hapis cezasına ilişkin incelemesini tamamladı. Yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediği, bu durumun da denetimi zorlaştırdığı belirtildi.



Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığına dikkat çekti. Bu kapsamda mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verildi.

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Devlet Hastanesi'nin Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir Bursa'da gözaltına alındı. Özdemir Tunceli'de İl Sağlık Müdürlüğü görevinde de bulunmuştu

17.04.2026 23:12:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö. dün adliyeye sevk edilmiş, G.E. ile E.E. tutuklanırken S.G. ile S.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İl Jandarma Komutanlığında işlemleri tamamlanan 9 şüpheliden 7'si bugün adliyeye sevk edildi.

Soruşturma kapsamında oğlu gözaltında bulunan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel hakkında, iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılmış ardından açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Son olarak dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi kadın doğum uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü Kom şube müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Özdemir'in Tunceli'ye gönderileceği öğrenildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Çağdaş Özdemir, 2018 ve 2021 yılları arasında Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, 2022 yılına kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştı.

Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile bir araya geldi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü
Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile bir araya geldi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'ye gelen Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile Antalya'da görüşme gerçekleştirdi.İHA

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi.
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu'nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin'in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti.

Barış içinde bir arada yaşama vurgusu
Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı.
Jiang, Çin'in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti.

"Egemenlik ihlal edilemez"
Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti.

Uluslararası hukuk ve BM vurgusu
Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti.
Çin'in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti.

Kalkınma-güvenlik dengesi
Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu'nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin'in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti.

Diplomatik temaslar sürüyor
Çin'in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin'in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti.

Türkiye ile ortak yaklaşım
Jiang, Türkiye ile Çin'in Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin'in, Türkiye'nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.