Avrupa balonunu Fransa'da Türkiye patlattı. Hollanda'daki "hayır" kararı da, patlayan balona uzatılan bir mikrofon oldu, bu sayede patlama sesini tüm dünya işitti. "ABD, Türkiye'nin AB üyeliğini neden ısrarla istiyor" sorusunun cevabını merak edenler, bu son gelişmelerden sonra meraklarını gidermişlerdir herhalde. Yıllar önce bu soruyu sık sık dile getirmiş ve cevap olarak da, "ABD Türkiye'yi, parçalamak için AB'ye sokmak istiyor" demiştik. Fakat sadece AB'yi parçalamak değil, aynı zamanda Türkiye'yi de parçalamak için. Bir taşla iki kuş. Hem AB, hem Türkiye parçalanacak, ABD ise zevkten dört köşe olacak. Bazen gizli, bazen açık ABD ile AB arasında ciddi ve derin bir güç mücadelesi bulunuyor. Siyasi cüceliğine rağmen AB hızla ilerleme kaydeden ve ileride ABD'ye rakip olabilecek potansiyele sahip. ABD de çıbanın başını, büyümeden ezmek istiyor. İngiltere, İtalya, İspanya, ve Polonya gibi ülkelerle birliğin içine sızan ABD, son ve en etkili darbeyi Türkiye ile vurmak niyetindeydi. Başarılı da oldu. Hem Fransa'da, hem de Hollanda'da çıkan "hayır"ın en önemli gerekçesi Türkiye'ye verilen müzakere tarihi. Avrupa halkı, Müslüman Türkiye'nin 15 yıl sonra da olsa birliğin içinde olabilme ihtimaline tahammülsüzlüğünü açık bir şekilde ifade etti. Geleceğin rüyası olarak takdim edilen Avrupa Birliği de bir gecede kâbusa dönüşüverdi. Avrupalı diplomatlar artık "hayaller Avrupa"sından değil, Avrupa cenazesinden bahsediyor ve cenazeyi kaldıracak kimsenin olmayışından yakınıyor. Avrupalı devlet adamları ABD ile giriştikleri derin mücadelede kritik hatalar yaptılar. Birliğin ABD tarafından çevrelenmesine engel olunamadığı gibi, AB hiperaktif bir çocuk misali bir anda elini her yöne uzatmaya başladı, gereğinden fazla genişlemeyi, tek strateji haline getirdi. Küresel güç olma yolunda Türkiye'nin kesinlikle ABD'ye kaptırılmaması gerektiğinin ve fakat o Türkiye'nin birliğin içinde de birliği darmadağın edecek potansiyele sahip olduğunun farkında olarak Türkiye ile temasa geçildi. Yalnız bu temasta sonuç kesinlikle tam üyelik olmayacaktı ama Türkiye'ye tam üyelik havası verilecekti. İşte bu noktada kendi halklarını inandıramadılar ve Türkiye'nin birliğe üye olabilme ihtimaline karşı yükselen isyan sesleri Fransa'dan, Hollanda'ya, oradan da tüm Avrupa'ya yayıldı. Yıllardır üzerinde çalışılan ve Avrupa'nın omurgası anlamına gelen Anayasa da bu uğurda çöpe gitmiş oldu. Kendine haddinden fazla güvendiği için böyle durumlarda başvurmak üzere hazırlanmış bir B planı da olmadığı için tek rotalı Avrupa Birliği gemisi karaya oturmuş oldu. "Pimi çekilmiş Türkiye bombası" Avrupa'nın tam göbeğinde, Paris'te patladı?Liderler düzeyinde Türkiye'ye karşı açık açık cephe alamayan Avrupa'da halk, bu açığı referandumdaki tepkisiyle kapattı. Avrupalı, Türkiye karşıtlığını bağıra bağıra tüm dünyaya ilan etti. Peki tüm dünyanın duyduğu "Türkiye'yi istemiyoruz" çığlığını Türkiye Hükümeti neden duymadı? İşte orası çok vahim. Sağır sultanların kulak zarlarını patlatan bu çığlığı duymamak için- ya da duymamış gibi davranmak için- AKP hükümeti akıllara ziyan bir çaba sarfetti. Çünkü başka çareleri yok, tek hedefleri, tek planları, tek stratejileri Avrupa Birliği. The New York Times gazetesinin 1 Haziran tarihli başyazısının sonunda Avrupa'daki gelişmelerin ardından Türkiye ile müzakere tarihinin ertelenebileceği belirtildikten sonra şöyle bir ifade kullanılıyor: "Türkiye'nin, üyeliliğine yönelik bu aleni karşıtlığa öfkeleneceği kesin."Hükümet bırakın öfkelenmeyi, Avrupa'da olup bitenleri dahi algılayamıyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012


























































