‘Türkiye adeta oyuncu cenneti’
Yönetmen Ezel Akay, sinema oyunculuğunun televizyon dizileri ve tiyatro sahnelerinden etkilendiğini belirterek, “Tiyatro sahnelerine baktığımızda ben olağanüstü yetenekli, çok genç, televizyon ve sinemada da tecrübe kazanmış, deneyim yaşamış oyuncular görüyorum” dedi
14.07.2019 00:00:00





İstanbul Medya Akademisi tarafından, gençlerin dört farklı eğitim grubuyla hem tatil yapması hem de sinema eğitimi alması için düzenlenen "Yaz Sinema Okulu" 15 Temmuz'da başlayacak.
Başvuruları devam eden etkinlikte gençler, sinemanın usta isimleriyle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Kilyos Baykuş Tesisleri'nde bir araya gelecek.
"Yaz Sinema Okulu"nda 5'er gün sürecek her atölyenin başvuruları ayrı ayrı kabul edilirken, atölyelere en fazla 20'şer öğrenci katılabilecek.
Etkinlik kapsamında 25-26 Temmuz'da "Kamera Önü Oyunculuk" eğitimi verecek olan yönetmen Ezel Akay, okulun detaylarını anlattı.
'Kamp öğrencilere konsantrasyon imkanı sağlayacak'
Akay, yaz aylarının sinema çekim mevsimi olduğunu aktararak, "Biz de o mevsimde eğitim vermeyi düşündük. Eğitim aşağı yukarı birer haftalık birkaç tane atölyeden oluşuyor. Eski Yeşilçam'ın icadı, film çekileceği zaman oyuncular, sanatçılar kaçmasın diye 'Hadi gidelim bir sahil kentinde çekelim' derlermiş. Çünkü o zaman daha hızlı çalışmak mümkün, hiç kimse evine gitmiyor. Bu kamp da aslında öğrencilere bir konsantrasyon imkanı sağlayacak. Yani burada sadece eğlenmeyecekler, aynı zamanda bir film ekibi gibi bir arada yaşamayı da deneyimlemiş olacaklar" diye konuştu.
Sinemanın bütün dünyada çok yeni bir döneme girdiğini vurgulayan Akay, "Sinema eğitimi de çok önemli yeniliklere ihtiyaç duyuyor. Biz de aslında burada çağdaş sinema eğitimlerinin ilk adımlarını denemeye çalışacağız" ifadesini kullandı.
Akay, kamp alanının oyunculuk, yönetmenlik ve senaryo çalışmaları açısından uygun olduğunu dile getirdi.
Sinema oyunculuğunu iki değişik alanın etkilediğine işaret eden yönetmen, şöyle devam etti: "Bir tanesi televizyon dizileri diğeri ise tiyatro sahnesi. Bu ikisi bambaşka türde birer jenerasyon yarattı.
Televizyon dizileri özellikle pembe dizi dediğimiz formatı henüz aşmış değil ve o formatta oyuncunun neredeyse oynaması gerekmiyor. Eğer oyuncunun kendi kabiliyetleri ve yaratıcılığı devreye girmiyorsa oyuncudan neredeyse var olması dışında hiçbir şey beklenmiyor. Çok abartıyorum, bütün diziler böyle değil."
Televizyon dizileri özellikle pembe dizi dediğimiz formatı henüz aşmış değil ve o formatta oyuncunun neredeyse oynaması gerekmiyor. Eğer oyuncunun kendi kabiliyetleri ve yaratıcılığı devreye girmiyorsa oyuncudan neredeyse var olması dışında hiçbir şey beklenmiyor. Çok abartıyorum, bütün diziler böyle değil."
'Ben burada çok umut görüyorum'
Akay, oyunculuk tarzlarındaki değişimlere işaret ederek, "Tiyatro oyunları artık bizim eski zamanlarda bir tür hakaret diye kullandığımız 'teatral oynamak, hatta devlet tiyatrosu oyuncusu gibi oynamak' dediğimiz şeyden bütünüyle koptular.
Bu ülkede çok şair var aynı zamanda çok oyuncu var. Tabii ki bu bir kültür. Bir başka oyuncuyu görerek de kendini eğitiyor oyuncular. Tiyatro sahnelerine baktığımızda ben olağanüstü yetenekli, çok genç, televizyon ve sinemada da tecrübe kazanmış, deneyim yaşamış oyuncular görüyorum. Eğitim şart değil, çünkü bu bir sanat ve bir yetenek alanı" değerlendirmesinde bulundu.
Bu ülkede çok şair var aynı zamanda çok oyuncu var. Tabii ki bu bir kültür. Bir başka oyuncuyu görerek de kendini eğitiyor oyuncular. Tiyatro sahnelerine baktığımızda ben olağanüstü yetenekli, çok genç, televizyon ve sinemada da tecrübe kazanmış, deneyim yaşamış oyuncular görüyorum. Eğitim şart değil, çünkü bu bir sanat ve bir yetenek alanı" değerlendirmesinde bulundu.
ABD, Rusya, Polonya ve Fransa gibi ülkelerin çok eski oyunculuk gelenekleri olduğuna dikkati çeken Ezel Akay, Türkiye'de eğitim ve kültürel hayatın defalarca kesintiye uğramasının sürekliliği ve özel kültüre dönüşmeyi engellediğini söyledi. AA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.