logo
11 MART 2026


Türkiye fakirliğe mahkûm edildi

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Emin olun bu yaşanan kriz eğer bizim 10 tane daha Sümerbank'ımız olsaydı yaşanmayacaktı, biz bu krizi 2030'da yaşayacaktık. Ama bugün yaşanan şey şu, sata sata bugün hiçbir şey bırakmadılar ve dolayısıyla bugün ülkeyi bir çıkmaza terk etmiş oldular.

13.01.2022 11:20:00
Türkiye fakirliğe mahkûm edildi
Türkiye fakirliğe mahkûm edildi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Uçankuş TV'de gazeteci Aydın Özdalga'nın Canlı Masa programına konuk oldu.
BTP lideri programda ekonomi başta olmak üzere gündeme ilişkin sorulara cevap verdi.
Sosyal medya hesabından yaptığı, özelleştirmelere ilişkin paylaşımlara dikkat çeken Hüseyin Baş,  "Son 10 gündür her gün özelleştirme twiti atıyorum. Çok somut bir şekilde rakamları da veriyorum, 'Şu özelleştirme yapıldı geri alacağım, şu fabrika kapatıldı geri açacağım' diyorum. Bu özelleştirmeler yapıldı ve Türkiye bir fakirliğe mahkûm edildi. Bu özelleştirmeler neden yapıldı? Şu sebepten yapıldı. Dünyada uygulanan bir liberal ekonomi sistemi vardır. Liberal ekonomi devletlere şunu dayatır; devlet fabrika kuramaz, devlet istihdam yapamaz, devlet piyasaya müdahale edemez... Serbest piyasa adı altında sermayeye ezdirilen ve sömürülen bir ekonomik düzen anlatılır.  Liberal ekonomi budur, hele Neoliberalizm dediğimiz kavram da bugün Türkiye'de yaşanandır. Dolayısıyla bugün hükümet olanlara , 'Kardeşim sen fabrika mabrika ne iş yapacaksın' dendi." ifadelerini kullandı.

"Sata sata ülkeyi bir çıkmaza soktular"

Programda özelleştirme yoluyla elden çıkarılan değerlere örnekler de veren Hüseyin Baş şunları söyledi, "Mesela bizim Sümerbank dediğimiz Sümer Holding tekstil üretirdi. Benim projelerimden biridir; kışın çocuğa, 'Okula git' diyorsun. Anadolu'da veya İstanbul'da ana babanın mont alacak parası yok. Nasıl gidecek bu çocuk okula? Eğitim devletin vermesi gereken bir hizmet de eğitimi oluşturan şartları da devlet sağlamak zorunda değil mi? Bütün çocuklara devlet bir mont- bir bot verecek dedim. Bugün hükümet olsam ben bunu yapacağım. Şunu yapacağım, bunu yapacağım diyerek milletten oy almaya çalışan bir adam olduğum için bunu söylemiyorum. Bir mantık var burada. Bu mantık nedir? Bir mont- bir bot vereceğim. Bu bir mont fabrikası, bir de bot fabrikası demek. Bunlar istihdam demek, istihdam demek üretim demek, üretim demek büyüme demek, büyüme demek ihracat demek. Türkiye onlarca dünya markası çıkarır. Sümer Holding bu işi yapıyordu. Devlet tekstilci mi dediler ve sattılar, kapattılar. SEKA'ları, ETİ'leri sattılar sattılar... Bu mantıkla birlikte siz her şeyi satın dediler. Şimdi her şey satıldı. Emin olun bu yaşanan kriz eğer bizim 10 tane daha Sümerbank'ımız olsaydı yaşanmayacaktı, biz bu krizi 2030'da yaşayacaktık. Ama bugün yaşanan şey şu, sata sata bugün hiçbir şey bırakmadılar ve dolayısıyla bugün ülkeyi bir çıkmaza terk etmiş oldular."

"Milli Ekonomi Modeli ışığında ben bu ekonomiyi çözerim"

Mevcut iktidarın Türkiye'yi bu ekonomik krizden çıkarmasının mümkün olmadığını ifade eden BTP lideri "Bugün herhangi bir muhalefet partisinin başa geldiğini düşündüğünüzde de liberal bakış çerçevesinde yapabileceği tek şey yine devletin belli kaynaklarını, kazanımlarını yok etmek üzerine olacaktır. Bu art niyetten değil, bilinen başka bir ekonomik program yok." dedi ve çözümün tek adresinin BTP olduğunu ifade etti. Hüseyin Baş, "Bizim burada temel bir farkımız var. Milli Ekonomi Modeli dediğimiz model dünyada birçok ülkede kabul görmüş, dünyadaki birçok ekonomistin onayladığı, tasdik ettiği ve 'uygulanmalıdır' dediği bir model. Biz buna sahibiz. Bu model ışığında ben bu ekonomiyi çözerim. Ben vatandaşıma geçinebileceği bir ücreti sağlayabilirim." dedi.

Asgari ücretin nasıl 10 bin lira olacağını açıkladı

Ülke kaynaklarının yabancıya ve yandaşa peşkeş çekilmesi yerine devlet – millet ortaklığı ile işletilmesi durumunda hem devletin hem milletin zenginleşeceğini ifade eden BTP lideri asgari ücret örneği verdi. Baş, "Biz , 'Asgari ücret 10 bin lira olacak' diyoruz. Bize gülerek bakarlar. Ben diyorum ki, 'Bugün bunun 4250 lirasını işveren veriyor mu, bunun vergisi vs. de bin küsür lira. Ne çıkıyor cebinden işverenin yaklaşık 5,5 bin lira. Bunu kabul etti mi, etti. Tamam sen bunun aynısını ver, üstünü ben devlet olarak tamamlayacağım. Nasıl vereceksin, nereden vereceksin. Ben bu özelleştirmeleri tek tek geri alacağım. Benim burada alt alta sıraladığım özelleştirmelerden yapılan zararlar trilyon dolara yakın, yüzlerce milyar dolar. Yüzlerce milyar dolar ne demek biliyor musunuz? Bizim belki de 30 sene boyunca bütün asgari ücretlilerin seviyesini 10 bin liraya çıkarmak demek. Burada savurganlık var bunun yanısıra işbilmezlik var. Bugün muhalefet noktasında söylemeye çalıştığım şey de bu. Gelsin başkası yapacak bir şeyi yok çünkü liberal ekonomik modelin, kapitalist bakışın dayattığı şey bu zaten." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'nin tekel olduğu bor, toryum gibi madenlerin neden borsası yok"

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş dikkat çekici bir açıklama da Türkiye'nin dünyada tekel konumunda olduğu madenler ve ürünler konusunda yaptı.
"İlk defa bu programda söylüyorum, çok farklı bir bakış açısı, bunu hiçbir partiden duyamazsınız çünkü bilmezler bunu." diyen Baş şöyle devam etti,  "Nedir bu? Şimdi dünyada spekülatif piyasalarda belli değerli metaller ve ürünler vardır. Mesela altın, platin, gümüş, bakır, kakao, kahve vs. vardır. Al sat ile birlikte bunlara değer kazandırılır. Mesela altının ons fiyatı 1800 dolar peki altının çıkarma maliyeti kaç dolar? Altının çıkarma maliyeti yaklaşık 120 dolardır. 120 dolara çıkarılan ürün 1800 dolar. Niye? Spekülatif piyasalarda bunun değeri ile oynanıyor. En çok altın rezervi olan ülke dediğimiz zaman karşımıza İngiltere ve ABD çıkar. Bir örnek daha verelim; petrol. Petrolün bugün satış fiyatı 80 dolar civarında ama çıkarma maliyeti 6,5 dolar. Peki spekülatif piyasalarda bor niye yok, toryum niye yok, fındık neden yok, çay niye yok mesela? Ben iktidar olayım Türkiye'ye trilyon dolar sokacağım sırf bu yolla. Ben diyeceğim ki,  'Bundan sonra bor, toryum, çay, fındık spekülatif borsalarda…' Ben fındığı iyi bilirim. Bizim oranın ürünüdür. Her şeyi bana ait ama fiyatını Hamburg'ta belirliyorlar, çikolata sanayisi belirliyor çünkü borsası orada. Ben şimdi diyeceğim ki - mesela bu sene belirlenen fiyat 28 lira-  'Vermiyorum 28 liraya' Şimdi spekülatif borsaya açtığınız anda zaten bu kaç be kat değer kazanıyor. Bugün mesela Apple'nin değeri 3 trilyon dolar olarak açıklandı, dünyadaki bütün Apple ürünlerini toplayın 50 milyar dolar etmez ama değerine bakıyorsun 3 trilyon dolar. Şimdi para piyasaları böyle dönüyor. Böyle bir piyasada neden bor, toryum, fındık gibi ürünler yok sorusunun tek cevabı Türkiye'nin bu ürünlerde tekel olmasıdır. İşte biz bunu yapacağız.

Antalya'dan orman yangınlarına karşı yeni model

Antalya İli Yangın Önleme Projesi Tanıtım Toplantısı, Orman Bölge Müdürlüğü Binası Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıda, Antalya'da orman yangınlarının önlenmesine yönelik yürütülecek çalışmalar ile projenin detayları paylaşıldı

10.03.2026 15:06:00 / Güncelleme: 10.03.2026 15:09:35
İHA
Antalya'dan orman yangınlarına karşı yeni model
Antalya'dan orman yangınlarına karşı yeni model
Toplantıda konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya'nın Türkiye'de orman varlığı açısından birinci sırada bulunduğunu, ancak bu durumun aynı zamanda büyük bir riski de beraberinde getirdiğini söyledi. Şahin, "Antalya, orman varlığı açısından Türkiye'nin birinci sıradaki şehridir. Türkiye'nin toplam orman varlığının yüzde 5'i Antalya'dadır. Aynı zamanda bu zenginlik büyük bir riski de beraberinde getiriyor. Nitekim her yıl orman yangınları nedeniyle büyük miktarda alanımızı kaybediyoruz. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını da 2021 yılında Antalya'nın Manavgat ilçesinde çıktı ve 60 bin hektar ormanlık alanı kaybettik" ifadelerini kullandı.

"Esas olan, yangının çıkmadan önlenmesi"

Orman yangınlarının söndürülmesinin hem ekonomik hem de insani açıdan çok ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Şahin, asıl hedefin yangınların çıktıktan sonra söndürülmesi değil, hiç meydana gelmeden önlenmesi olduğunu vurguladı. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verildiğini hatırlatan Şahin, her yıl benzer acıların yaşandığını ifade ederek, "Orman yangınlarının söndürülmesi çok büyük zahmet, çok büyük maliyet; hem ekonomik hem de insan maliyetine sebebiyet veriyor. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verdik. Her yıl benzeri durumlar oluyor. Dolayısıyla esas olan, orman yangınlarının söndürülmesinden ziyade orman yangınlarının hiç oluşmadan önlenmesi. Bunu başardığınız zaman çok daha az maliyetle bu meseleyi çözmüş oluyorsunuz" dedi.



Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi

Vali Şahin, meslek hayatının 40 yılını orman yangınlarıyla mücadelede geçiren, Orman Genel Müdür Yardımcılığı görevinden emekli Nurettin Doğan'ın fikir babalığı ve proje yöneticiliğinde yürütülen çalışma kapsamında Antalya Orman Yangınlarını Önleme Projesi'nin hazırlandığını söyledi. Proje kapsamında bir önleme planının da oluşturulduğunu belirten Şahin, bu planın kitapçık haline getirilerek tüm paydaşlara sunulduğunu kaydetti. Projede öncelikle "alan daraltma" yönteminin benimsendiğini ifade eden Şahin, 20 bin kilometrekarelik bir şehirde her noktada aynı düzeyde tedbir alınamayacağını belirterek, riskli alanların tespitine yönelik titiz bir çalışma yürütüldüğünü anlattı.
Şahin, "Son beş yılda Antalya'da çıkan tüm orman yangınları tespit edildi ve haritaya işlendi. Böylece yangın yönünden kritik alanlar ortaya çıktı. Bunun yanında bölgede görev yapan, geçmişte görev yapmış, bölgede yaşayan ve bölgeyi bilen herkesle de aylardır görüşülüyor. Böylece kritik yerler net şekilde tespit edildi ve bunları paydaşlarımızla paylaştık" diye konuştu.

Riskli zamanlar da ayrıca belirlendi

Sadece riskli alanların değil, yangın açısından tehlikenin arttığı dönemlerin de belirlendiğini aktaran Şahin, tehdidin yaz aylarının tamamını kapsamadığını, özellikle kuzeyli rüzgarların kuvvetli estiği ve havayı kuruttuğu dönemlerde riskin yükseldiğini söyledi. Şahin, "Orman yangını açısından riskli alanların belirlenmesinden sonra riskli zamanları da çalıştık. Hangi dönemlerde risk oluşuyor, buna baktık. Gördük ki bunlar yaz aylarının tamamını kapsamıyor. Özellikle kuzeyli rüzgarların fazlaca estiği, fırtına seviyesine ulaştığı ve havayı çok kuruttuğu dönemlerde risk artıyor. Bu dönemlerde, bu yerlerde tedbir aldığımızda meselenin önemli kısmını çözmüş olacağız" dedi.



Muhtar, çiftçi, imam, öğretmen ve kamu personeli sisteme dahil edilecek

Projenin bilinçlendirme ayağına da dikkat çeken Şahin, belirlenen riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların yanı sıra muhtarlar, çiftçiler, sulama kooperatifleri, cami imamları, okul müdürleri, öğretmenler ve bölgede görev yapan kamu personelinin sistemin bir parçası olacağını söyledi. Vali Şahin, bu kişiler için planlı bir farkındalık ve hazırlık mekanizması kurulacağını belirterek, "Böylece o bölgelerde yaşayan insanlarımız, muhtarlarımız, çiftçilerimiz, sulama kooperatifleri, cami imamlarımız, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve o bölgede görev yapan tüm kamu kuruluşlarının personeli bu sistemin içinde olacak" ifadelerini kullandı.

"Bir acil kodu yayınlandığında hepsi teyakkuza geçecek"

Vali Şahin, belirlenen riskli dönemlerde ilgili kişilerin "acil kod" sistemiyle uyarılacağını, bu uyarının ardından herkesin plan dahilinde hareket edeceğini belirtti. Şahin, "Bir acil kodu yayınlandığında hepsi bu plan dahilinde teyakkuza geçecek, tedbirli olacak ve yangın ile ilgili risk teşkil eden faaliyetlerden hem uzak duracak hem de başkalarını uzak tutacak. Yani kendisi de uzak duracak, tedbirini de ona göre alacak" dedi. Yangınları önlemekten sorumlu kurumların da önlemlerini yine bu riskli alanlarda yoğunlaştıracağını dile getiren Şahin, böylece sınırlı kaynakların hedef odaklı şekilde kullanılacağını söyledi. Şahin, "Böylece biz spesifik noktalarda, spesifik dönemlerde müteyakkız olacağız. Bunu başardığımız zaman elimizdeki mahdut kaynaklarla hedef odaklı bir faaliyet yapmış olacağız" diye konuştu.

Amaç, yangın mevsimi başlamadan hazırlığı tamamlamak

Uygulamanın orman yangını mevsimi başlamadan önce devreye alınacağını belirten Şahin, hazırlıkların önceden tamamlanacağını, mevsim başladığında ise ilgili birimlere acil kodun ulaştırılarak tedbirlerin plan dahilinde hayata geçirileceğini ifade etti. Şahin, "Bu çalışma orman yangını mevsimi öncesinde yapılacak ve herkes hazırlıklı olacak. Mevsim başladığı zaman ise hazırlığını yapmış olduğumuz vasıtalarla bu acil kod ilgili birimlere ulaştırılacak ve tedbirler plan dahilinde harekete geçirilecek" dedi.

"Başarılırsa Türkiye'ye model olacak"

Antalya'da uygulanacak projenin başarıya ulaşması halinde Türkiye için örnek bir model haline gelebileceğini vurgulayan Şahin, her ağacın korunmasının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. Vali Şahin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özetle Antalya ili orman yangınlarını önleme planı bu. Eğer önümüzdeki yangın mevsiminde uygulayacağımız bu projeyi başarıyla gerçekleştirebilirsek, bu aynı zamanda Türkiye için de bir model olacaktır. Ben bunu başaracağımıza inanıyorum. Her bir ağacı kurtarmak bizim için büyük bir zafer demektir. Bunun için çalışıyoruz."

Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı

MSB, hava sahasının korunması için bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya'ya konuşlandırıldığını bildirdi

10.03.2026 12:41:00
Anadolu Ajansı
Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı
Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), hava sahasının korunması için bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya'ya konuşlandırıldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye ve vatandaşların güvenliğini sağlamada kararlı olduğu belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliği için gerekli tedbirler alınmakta, NATO ve müttefiklerimizle danışmalarda bulunulmaktadır. Milli düzeyde aldığımız tedbirlere ilave olarak NATO tarafından hava ve füze savunma tedbirleri artırılmıştır. Bu kapsamda, hava sahamızın korunmasına destek sağlamak üzere görevlendirilen bir Patriot Sistemi Malatya'da konuşlandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik kapasitesini en üst düzeyde muhafaza eden ülkemiz, NATO ve müttefiklerimizle işbirliği ve istişare içinde gelişmeleri değerlendirmeye, bölgesel barış ve istikrar için gayret göstermeye devam edecektir."

İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 13 gözaltı

İstanbul'da küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün güncel propaganda faaliyetlerini yürüten ve sosyal medya kanalları aracılığıyla örgüt propagandası yaptığı tespit edilen 13 şüpheli yakalandı

10.03.2026 11:32:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 13 gözaltı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 13 gözaltı
İstanbul'da küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün güncel propaganda faaliyetlerini yürüten ve sosyal medya kanalları aracılığıyla örgüt propagandası yaptığı tespit edilen 13 şüpheli yakalandı.

Alınan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ile İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne bağlı birimler, aşırı uç radikal terör örgütü DEAŞ'ın yurtiçindeki eylem ve faaliyetlerine yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirdi.

Savcılık talimatıyla küresel terör örgütüne karşı yürütülen çalışmalarda, söz konusu örgüt ile irtibatları saptanan ve DEAŞ ile iltisaklı faaliyet yürüterek sosyal medya kanalları aracılığıyla örgütün propagandasını yaptıkları anlaşılan bazı kişilerin izini süren polis, operasyon kararı aldı.

Örgüt yanlısı kişilere yönelik yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah birçok adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Özel hareket timleri tarafından yapılan operasyonda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin kaldıkları adreslerdeki aramalarda ise zanlılara ait cep telefonu, bilgisayar, harici hafıza ve USB bellekler dâhil tüm teknolojik cihazlara el konuldu.

Gözaltına alınan DEAŞ şüphelileri sorgulanmak üzere TEM Şubeye götürüldü. Polisiye soruşturmada yakalanan zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı

İzmir'in Konak ilçesinde ücret meselesi nedeniyle tartıştığı taksi şoförünü tabancayla öldüren zanlı gözaltına alındı.

 

10.03.2026 11:22:00 / Güncelleme: 10.03.2026 11:29:18
Anadolu Ajansı
İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı
İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı

İzmir'in Konak ilçesinde ücret meselesi nedeniyle tartıştığı taksi şoförünü tabancayla öldüren zanlı gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, taksi şoförü Deniz Örer (52) ile yolcu D.M. (24) arasında Konak'ta taksi ücreti nedeniyle tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine D.M. yanındaki tabancayla Örer'e ateş ederek yaraladı.

Şüpheli, daha sonra yaraladığı şoförün taksisiyle bölgeden uzaklaştı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Taksi şoförü Örer'in hayatını kaybettiği belirlendi.

Aracı bir sokağa bırakıp kaçmaya devam eden cinayet zanlısı ise polis ekiplerince suç aleti tabancayla yakalandı.



Durak arkadaşları Örer'i anlattı

Örer'in çalıştığı Kahramanlar Taksi Durağı'ndaki mesai arkadaşları olayın üzüntüsünü yaşıyor.

Taksi şoförü Saruhan Özdenler, gazetecilere, Örer'in durakta sevilen bir insan olduğunu söyledi.

Özdenler, taksicilerin öldürülmesine tepki göstererek, "Zannedersem müşteri ile arasında bir anlaşmazlık oluyor. Adam da çıkartıyor başından vuruyor. Arabaya da ateş ediyor. Deniz kardeşimizi arabadan indiriyor. O halde cesedini yere atıyor ve arabayı alıp kaçıyor." ifadelerini kullandı.

Örer ile 5 yıldır aynı durakta çalıştıklarını anlatan Özdenler, şöyle devam etti:

"Çok sessiz, sakin bir çocuktu. Oğlu Berke de Bucaspor 1928'de futbolcu. İyi transfer teklifleri de alıyormuş çocuğu. Hep anlatırdı. Hatta daha dün akşam hastanede tahlilleri vardı ama bu olay oldu. Hepimiz yıkıldık. Herkesin başına geliyor. Bu işin de kaderi bu. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Yolcuyu nereden aldığını bilmiyoruz ama gittiği yeri biliyoruz sadece. Basmane semtinin üst taraflarında bir yere gidiyor."

Taksici Sinan Efe de Deniz Örer'in iyi bir insan olduğunu ve bir süre sonra taksiciliği bırakmak istediğini söylediğini belirtti.

Örer'in oğlu için çalıştığını ifade eden Efe, "Başımız sağ olsun. Oğlu Bucaspor 1928'in altyapısında oynuyordu. Üzülüyoruz." dedi. 

Denizli'de 4.2 büyüklüğünde deprem

Denizli'nin Buldan ilçesinde 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

10.03.2026 00:48:00
İhlas Haber Ajansı
Denizli'de 4.2 büyüklüğünde deprem
Denizli'de 4.2 büyüklüğünde deprem
Denizli'nin Buldan ilçesinde 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) açıkladığı bilgilere göre Denizli'nin Buldan ilçesinde saat 23.20'de 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği ise 12.16 kilometre olarak kaydedildi.

Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor


 
 
İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. 

10.03.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor

İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Evde egzersiz yapma alışkanlığının son yıllarda yaygınlaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, kontrolsüz uygulamaların sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi.

Baskan, "Poliklinik başvurularında kas-iskelet sistemi yaralanmalarında yaklaşık yüzde 30'luk bir artış gözlemliyoruz. Ekranda görülen eğitmenin vücut yapısı, biyomekaniği ve spor geçmişi kişiden tamamen farklı olabilir. Bu durum 'dijital illüzyon' olarak tanımladığımız bir risk oluşturur" dedi. Evde yapılan egzersizlerde en sık karşılaşılan problemin hareketin doğru formda uygulanmaması olduğunu belirten Baskan, yanlış kinematik yapının eklem üzerindeki yükü ciddi şekilde artırdığını ifade etti.

Özellikle 'squat-çömelme' ve 'lunge-ileriye adım atıp diz bükme' gibi hareketlerde dizin öne fazla çıkmasının diz eklemi üzerindeki yükü yüzde 50'den fazla artırabildiğini söyleyen Baskan, bunun uzun vadede kıkırdak hasarına ve diz problemlerine yol açabileceğini vurguladı. Evde güvenli egzersiz için bazı temel kurallara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Baskan, egzersiz öncesinde 5-10 dakikalık dinamik ısınmanın sakatlanma riskini azalttığını söyledi. Egzersiz yapılan zeminin orta sertlikte olması gerektiğini belirten Baskan, çok sert yüzeylerin eklem şokunu artırdığını, çok yumuşak zeminlerin ise dengeyi bozabildiğini ifade etti. Egzersiz sırasında nefesin tutulmaması gerektiğini de vurgulayan Baskan, bunun kan basıncını artırabileceğine dikkat çekti. Egzersizin doğru uygulandığında en güçlü tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, yanlış teknik ve dozajla uygulandığında ise sakatlanmalara yol açabileceğini ifade etti.

Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü

Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmen hayatını kaybetti 

09.03.2026 14:45:00
İhlas Haber Ajansı
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'nın Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmenin hayatını kaybettiği açıklandı. Olaya ilişkin Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır" dedi.

Vali Şahin, Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında saat 06.00 sıralarında içlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu düzensiz göçmenlere ait bot tespit edildiğini belirterek, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Botta kalan düzensiz göçmenlerden bir kısmı ise acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyacak şekilde kıyıya ulaşmıştır. Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır. Sahil Güvenlik Komutanlığımız ile Jandarma Komutanlığımıza bağlı ekipler karadan, denizden ve havadan arama kurtarma çalışmalarını sürdürmektedir. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli, Valiliğimiz tarafından idari tahkikat başlatılmıştır" dedi.

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı

İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı

09.03.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği, olayla ilgili 15 şüphelinin yakalandığını bildirdi.



Açıklamada, "Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçısı zehir tacirlerine yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.



Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca yürütülen istihbari çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda; 198 kilogram esrar, 112 kilogram metamfetamin, 10 kilogram eroin uyuşturucu maddesi ele geçirildi. 15 şüpheli zehir taciri yakalandı. Uyuşturucuya yönelik operasyonlarımız ülke genelinde etkin şekilde sürdürülmektedir. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, KKTC'nin güvenliği için 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi

 

09.03.2026 10:10:00
Anadolu Ajansı
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar çerçevesinde, 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konuşlandırılmıştır. 'Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.