'Türkiye'nin birliğinden yanayız'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, PKK'ya "terör örgütü" demediği eleştirilerini "Türkiye Cumhuriyeti devletinin üzerinde hesapları olan bütün terör örgütlerine karşıyız. Türkiye'nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız" şeklinde yanıtladı





Siyasi partilerin Türkiye'nin sorunları hakkında bir araya gelmeleri, konuşmaları ve çözüm üretmelerinin demokrasi açısından önemine değinen Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin sorunlarını ekonomide, hukuk sisteminde, son yaşanan olaylar, bütün bunlar konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk ve kendilerinden de yararlandık. Dolayısıyla Sayın Destici'ye ve arkadaşlarına yürekten teşekkür ediyorum." açıklamasını yaptı.
Destici de ziyaretlerinin ana sebebinin yeni anayasa konusu olduğunu dile getirdi. Yeni anayasa konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın samimi bir çağrıda bulunduğunu, kendilerinin de bunu olumlu karşıladığını aktaran Destici, yeni anayasanın toplumsal bir mutabakatla ve herkesin katılımıyla hazırlanması gerektiğini söyledi.
'Sayın Erdoğan'ın verilemeyecek hesabı var'
İki Genel Başkan açıklamalarının ardından soruları yanıtladı.
"PKK'nın Gara'daki katliamının ardından şehitler için yaptığı taziyede 'PKK' ifadesini kullanmaması ile operasyona ilişkin eleştirileri" ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bugünkü açıklamaları sorulan Kılıçdaroğlu, "Önce sarayın memurları benim muhatabım değil, dolayısıyla ona cevap vermeyi doğru bulmuyorum" yanıtını verdi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Şehitlerimiz, hepimizin şehidi. Bölücü terör örgütünü hep beraber kınamalıyız. Ayrıca terör nereden, kimden, nasıl gelirse gelsin Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bütün yurttaşların teröre karşı ortak tavır takınması gerekir. Bölücü terör örgütüne yapılması geren, söylenmesi gereken her şey CHP tarafından söylenmiştir. Kullandığımız dil, sarayın değil, devletin diline uygun bir dildir. Açarsınız Genelkurmay Başkanlığının internet sitesini, 'bölücü terör örgütü' der. Aynı şeyi biz de kullanıyoruz. MSB 'bölücü terör örgütü' der, aynı şeyi biz de kullanıyoruz. Biz bir terör örgütünün reklamını yapmak zorunda değiliz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin üzerinde hesapları olan bütün terör örgütlerine karşıyız. Türkiye'nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Sayın Erdoğan'ın beni eleştirmesini onun açısından anlayışla karşılıyorum, çünkü verilemeyecek hesabı var."
Kendisinin hakaret etmeden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 5 soru sorduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sokakta vatandaşın sorması gereken, sorulmasını istediği 5 soruya cevap aradığını ifade etti.
5 sorunun cevabını bekliyorum
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 17 Şubat'taki konuşmasında, "Bu operasyonun sorumlusu elbette, cumhurbaşkanından, bakanlarından, tüm mensuplarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Ben şu soruyu sağduyu sahibi bütün vatandaşlarıma sormak isterim, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti devletini 'beceriksizdir, başarısızdır' diye suçlayan ikinci bir cumhurbaşkanı oldu mu? 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir' diyor sorumluluğu devlete atıyor. Devleti yöneten kim? Kemal Kılıçdaroğlu ise ben o sorumluluğu alırım. 'Kusura bakmayın ben bir talimat verdim, gereğini yapın dedim. Olmadı, ben görevimden ayrılıyorum.' Ne için? Şehitler için, '16 şehit için ben görevimden ayrılıyorum.' derim.
Kısır tartışmaların içine girmeye gerek yok. Akıl baliğ olan herkes gayet iyi bilir ki burada ciddi bir başarısızlık vardır. Bunu dillendiren de Sayın Erdoğan'dır. O zaman başarısızlığın faturasını bana değil, talimatı verene çıkarması lazım. Talimatı kim verdi? Operasyon yapıyorsunuz, rehineleri kurtaracağız 16 şehit veriyorsunuz, rehineler de kurtulmuyor. Siz bunu başarı diye yutturmaya çalışıyorsunuz. Ben millet adına 5 tane soru sordum. Niye bu sorularda bu kadar alındılar, anlamıyorum. Basit sorular, hala cevabını da almış değilim. 5 sorunun cevabını Sayın Erdoğan'dan yine bekliyorum. Hakarete gerek yok. Alsın önüne koysun, 5 sorunun cevabını bana değil millete verecek zaten. Ben kendi adıma sormuyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bütün vatandaşlar için, bütün şehitlerimiz, bütün gazilerimiz için, şehit yakınları için 5 soruyu sordum, bu 5 soruya cevap versin..."
Kılıçdaroğlu'nun partisinin grup toplantısında sorduğu 5 soru şöyleydi:
1- Bölücü terör örgütünün tam 5,5 yıl elinde tuttuğu vatan evlatlarını kurtarmak için 2015 tarihinden bu yana Başbakan olarak ya da Cumhurbaşkanı olarak ne yaptınız?
2- Terör örgütünün başı Abdullah Öcalan'dan seçimlerde size yardımcı olması için mektup dilenirken, neden vatan evlatlarının serbest bırakılması için çağrı yapmasını istemediniz? İstanbul seçimleri sizin için 13 vatan evladından daha mı kıymetliydi?
3- Yıllarca "dostum Trump" diye böbürlenip durdunuz; neden dostluğunuzu, vatan evlatlarımızı terör örgütünün elinden kurtarmak için kullanmadınız?
4- Daha önce benzer hadiselerde sorunun çözümünde büyük katkıları olmuş İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve Mazlum Der gibi ulusal insan hakları örgütleri ile Uluslararası İnsan Hakları Örgütlerinden terör örgütünün elinde tuttuğu evlatlarımıza zarar gelmemesi ve serbest bırakılmaları için en azından çağrıda bulunmak hiç mi aklınıza gelmedi? 13 vatandaşımıza neden sahip çıkmadınız?
5- Dün Rize'de yaptığınız açıklamalarda sınır ötesi operasyonun hedeflerinden birinin de şehit olan 13 evladımızın kurtarılması olduğunu, ancak başaramadığınızı söylediniz. 13 vatandaşımızın kurtarılması amacıyla başlatılan operasyondaki başarısızlığı kim üstlenecek?"



















































































