HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 EKİM 2021, SALI

Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var…

22.09.2021 00:00:00
'Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var…' seslendirme dosyası:

"Milli" deyince herkesin aklına başka şeyler geliyor… 

Pek çok parti isminin başına Milli kelimesini aldı ama "Milli" olamadı. 

"Milli olmak" sadece bu ismi koyarak yola çıkan parti liderlerinin bir politikası oldu. Sonrasında Millîlik Milli takımla sınırlı kaldı. 

Haydar Hoca'nın "Milli Ekonomi Modeli" ve "Milli Devlet" kavramlarını anlamamış olanlar, konuyu hemen bir başka tarafa çekmek, millîliği bir kafatasçı tutum olarak yorumlamak ve kendi politik duruşlarına karşı bir duruş olarak kabullendiler. 

Oysa Türkiye her zaman milli bir duruşun peşinde oldu. 

Geçmişe dönüp baktığımızda gerçekçi tek örneğini Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sergilemiştir. Onun tutumu asla çareyi veya çözümü yurt dışında aramak değil, Milletin kendi has kaynaklarından yararlanarak bulmak olmuştur. 

***

Milli bir politika geliştirmeyi diğer milletlere karşı olmak, Turancılık ülküsünün bir parçası olarak görmek, dünya düzeni ile savaşmak olarak algılamak tamamen yanlıştır. Rahmetli Haydar hoca, bu konulardaki pek çok gerçeği bizden evvel görmüş; milli bir yapılanmayı çeşitli başlıklar altında toplayıp çevresine anlatmaya çalışmıştır. 

Eğer Haydar Hoca'yı din merkezli bir görüş adamı olarak algılarsanız bunu millîlikle bağdaştıramazsınız. Ancak, Türk milletinin bekasını düşünen, etrafımızdaki tehdit ve tehlikeleri fark etmiş, Ehlibeyt sevdalısı bir insan olarak algılarsanız niçin milli bir duruş sergilenmesi gerektiğini savunduğunu anlayabilirsiniz. 

Türkiye'nin bugün her zamankinden daha fazla milli bir duruşa ihtiyacı bulunmaktadır. Rahmetli Erbakan Hoca'nın milli sanayi hamlesini hatırlarsak bundaki hedefin Türkiye'nin her yerinde ihtiyaç duyulan fabrikaların oluşturulması ve Türkiye'nin bağımsız olması için kendi kendine yeterli olmasını hedefliyordu. 

Yine rahmetli Demirel'in barajlar kralı olarak anılmasının tek nedeni "GAP" değildi. Gizli gizli yurdun pek çok yerinde irili ufaklı barajlar yapılmasına yeşil ışık yakarak Türk toprağının su ihtiyacını karşılamak, dolayısı ile tarımın geliştirilmesine hizmet etmekti. Amacı bir büyükle kamuoyunu oyalarken; küçükleri ile ihtiyacı gidermekti.  

Devlet kayıtları bizde değil ama bu düşüncesinde ne kadar haklı olduğunu "su savaşları"nın başladığı şu günlerde daha net görüyoruz. 

Bugün ülkenin suyu yurtdışına gidiyor dediğimde herkes bana kızıyor. Su karşılığı döviz kazanıyormuşuz. İyi de gelişigüzel sattığınız su ile ektiğiniz tarlalardan elde edeceğiniz milli gelir kaybını hesaplıyor musunuz? 

***

Ülkede ne varsa satıldı veya yabancı ortaklı hale geldi. Bizlerin küçük hisseleri kaldı. Kendi toprağımızda misafir hale geldik. 80 öncesi en büyük mücadele yabancı sermayeye karşı sürdürülen mücadeleydi. Bugün ne oldu da yabancı sermaye Türkiye'yi esir aldı? Ne oldu da dişimizi karıştırdığımız kürdan bile yurt dışından alınır oldu? Bir sürü lüzumsuz ihtiyaç maddesi, oyuncak ve yaşamımızda olsa da olur, olmasa da olur dediğimiz malzeme nasıl oldu da raflarımızda yer aldı?

Yazacak çok şey var. Söylenecek çok laf.  Bugün ülkelerin yerini şirketlerin aldığı, sınırların markalarca delindiği bir ülkede yaşıyoruz. 

Böyle giderse milli devlet, milli ekonomi, milli bayrak, milli anlayış gibi pek çok şeyi yitireceğiz. 

Milli duruş sergileyecek bir yönetime dünden daha fazla ihtiyacımız var.

Bizden söylemesi…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

22.09.2020, 22.09.2019, 22.09.2018, 22.09.2017, 22.09.2016, 22.09.2015, 22.09.2014, 22.09.2013, 22.09.2012, 22.09.2011, 22.09.2010, 22.09.2009, 22.09.2008, 22.09.2007, 22.09.2006, 22.09.2005, 22.09.2004, 22.09.2003, 22.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.