logo
22 EYLÜL 2026

Türkmen lidere suikast

16.07.2006 00:00:00
 
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Dr. Saadettin Ergeç'e Kerkük'te suikast girişiminde bulunuldu. Dr. Ergeç, saldırıdan yara almadan kurtulurken saldırıda Ergeç'in 3 koruması yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, ITC Başkanı Dr. Ergeç, bürosundan çıkarak korumaları ile birlikte Bağdat Yolu Caddesi üzerinde yürürken yanlarına park edilen bomba yüklü bir otomobil infilak etti. Patlamada korumalarının arasında bulunan ITC Başkanı Dr. Ergeç yara almadan kurtulurken, 3 koruması yaralandı.

Yaralanan Ergeç'in korumaları Cumhuri Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Korumaların durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Bomba yüklü otomobilin Ergeç ve korumaları kaldırımda yürürken yanlarına park edildiği; otomobildeki kişilerin kaçtığı ve bu sırada patlama meydana geldiği bildirildi.

 

Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü

İzmir'de, taşıdığı yolcusundan 920 lira yerine yanlışlıkla 920 bin lira havale alan İzmirli taksici, müşterisini bıraktığı berbere geri dönerek parayı iade etti. Örnek davranışıyla takdir toplayan 26 yıllık direksiyon emekçisine, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan tarafından teşekkür edilerek ödül takdim edildi

22.09.2026 13:02:00
İHA
 
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
İzmir Otogarı'nda 26 yıldır taksi şoförlüğü yapan 56 yaşındaki Celal Sarıoğlu, 'insanlık ölmemiş' dedirten örnek bir davranışa imza attı. Geçtiğimiz günlerde sabah saatlerinde otogardan aldığı bir müşteriyi Karşıyaka'ya götüren Sarıoğlu, yolculuk sonrasında hayatının en ilginç olaylarından birini yaşadı.

"920 lira beklerken hesabında 920 bin lira gördü"

Yolculuk esnasında müşterisiyle sohbet eden ve müşterisinin Karadağ'a yerleşme planları yaptığını öğrenen Sarıoğlu, yolcusunu tıraş olması için Karşıyaka'daki bir berbere bıraktı. Taksimetrede yazan 920 liralık ücreti banka hesabına havale (EFT) yöntemiyle gönderen müşteri, ardından berbere girdi. Hesabına para geldiğine dair bildirimi gören ancak miktara dikkat etmeyen Sarıoğlu, aracıyla bir süre uzaklaştıktan sonra mobil bankacılık uygulamasına girdiğinde hayatının şokunu yaşadı. Hesabına 920 lira yerine tam 920 bin lira gönderildiğini fark eden dürüst taksici, hiç vakit kaybetmeden aracının yönünü yeniden berbere çevirdi.

Berbere koştu

Büyük bir telaşla müşterisini bıraktığı berber dükkanına giren Celal Sarıoğlu, yaşadığı o ilginç anları anlattı. Sarıoğlu, "İzmir otogarında 26 yıldır taksiciyim. Sabah saatlerinde yolcumu aldım, Karşıyaka'ya adrese götürdüm. Yolda giderken ettiğimiz sohbette kendisinin Karadağ'a yerleşeceğini, Karşıyaka'da tıraş olması gerektiğini söyledi. Berbere bıraktım kendisini. Vardığımız noktada taksimetre 920 lira yazdı. Ücreti IBAN'a atacağını söyledi. IBAN'a telefonundan para geldiğini gördüm ama rakamı görmedim. Biraz yürüdükten sonra rakama baktım, 920 yerine 920 bin lira atmış. Telaşla geriye döndüm. Kendisini berberde buldum ve yanına gittim. 'Hesapta bir yanlışlık var' dedim. 'Parayı gönderdim, ödedim' dedi. 'Ödediniz ama biraz fazla ödediniz' karşılığını verince şaşkınlıkla 'Nasıl yani' dedi. Hesabını kontrol etmesini istedim. Hesabını kontrol edince o da büyük bir şaşkınlık yaşadı" açıklamasında bulundu.

"Çocuklarıma haram yediremezdim"

Yanında yakın gözlüğü olmadığı için parayı müşterisinin bizzat kendi telefonu üzerinden geri göndermesini rica eden Sarıoğlu, "Yakın gözlüğüm yanımda değil diyerek hesabımı açtım. Kendisine 'Kendi hesabına bu parayı gönderir misin'' dedim. Kendi hesabına parayı geri gönderdi, taksi ücretini de oradan düştü. Aklımdan geçen sadece o parayı yerine iade etmekti. Çocuklarıma yediremezdim o parayı. Çünkü helal para değildi. Hak etmediğim bir paraydı. Takdir eden çok az sayıda belki insan oldu ama o para bana yaramazdı. Ben geriye iade ettiğim için mutluyum" diyerek meslektaşlarına da örnek oldu.

Başkan Özkan'dan teşekkür: "Gurur verici"

Olayın kısa sürede duyulmasının ardından İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, duyarlı taksi şoförü Celal Sarıoğlu'nu makamında ağırlayarak örnek davranışından dolayı tebrik etti. Sarıoğlu'nu ödüllendiren Başkan Özkan, bu tür olayların İzmir taksicilik sektörü adına onur verici olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "İzmir'de taksiciliğin geldiği nokta son günlerde yaşadığımız bu güzel örneklerle ortada. Sağ olsun esnaf arkadaşlarımız, çalışan şoför arkadaşlarımız duyarlılığı sayesinde İzmir taksicilik sektöründe güzel örneklere imza atmaya devam ediyor. Buradan ben tekrar esnaf kardeşlerime, çalışan şoförlerimize, meslektaşlarımıza seslenmek istiyorum; vatandaşlık gereği yapılması gereken bu davranışlar maalesef toplumda çok az rastlanıldığı için dikkat çekici örnekler oluyor. Tabii böyle çalışan duyarlı arkadaşlarımızın olması mesleğimiz adına bize ayrıca bir gurur ve onur veriyor. Ben kendisine burada İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak bu duyarlılığı için teşekkür ediyorum. Bu dikkat çekici örneklerin İzmir'den çıkması da ayrı bir güzellik."

Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınlarında yaşanan silahlı saldırı olayına ilişkin yayın yasağı getirildi

22.09.2026 12:59:00
İHA
 
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak yürütülen adli soruşturma kapsamında, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/4943 D. İş sayılı kararıyla yayın yasağı getirildiği bildirildi. RTÜK'ün paylaşımında şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu karar doğrultusunda, soruşturma dosyası kapsamında soruşturma tamamlanıncaya kadar yazılı ve görsel medya ile sosyal medya ve internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılması yasaklanmıştır. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve olayın hassasiyeti dikkate alınarak yayın yasağına titizlikle riayet edilmesi; soruşturma kapsamında yetkili makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması ve kamuoyunun yanlış veya teyitsiz bilgilerle yönlendirilmemesi önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor

Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor. Ölümlerin 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor

22.09.2026 11:45:00
AA
 
 Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor
 Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor
Dünya genelinde en yaygın kullanılan tütün ürününü sigara oluştururken, nargilelik tütün, puro, sarma tütün, pipo ve ısıtılmış tütün ürünleri de kullanılan ürünler arasında yer alıyor.

Bütün biçimleri sağlık üzerinde ciddi tahribata yol açan tütün ürünleri, sadece kullananları değil dumana maruz kalanları da olumsuz etkiliyor.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 26 Haziran'da güncellediği verilere göre, tütün vücuttaki neredeyse her organa zarar vererek kanser, kalp hastalıkları, inme ve akciğer hastalıklarının yanı sıra doğurganlığın azalması, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve erken ölüme neden olabiliyor.

Tütün kullanımının yol açtığı bu sağlık sorunları nedeniyle dünya genelinde her yıl 7 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 1,6 milyondan fazlasını ise sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalan kişiler oluşturuyor.

Sağlık Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Türkiye'de ise yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin sigaradan yaşamını yitirdiği anlamına geliyor. Ölümlerin 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor.

Türkiye erkeklerde akciğer kanseri sıklığı ve buna bağlı ölümlerde dünyada ilk sırada yer alıyor.

Kalp-damar hastalıkları ve 20'den fazla kanser türünün nedeni
Tütün kullanımı, kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları ile 20'den fazla kanser türü veya alt türü açısından önemli risk faktörleri arasında gösteriliyor.

Sigara dumanındaki partiküller akciğerlere ulaştığında zararlı etkilerini başlatırken, dumanda bulunan karbonmonoksit kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltıyor.

Çevreye yayılan dumanda yaklaşık 4 bin kimyasal madde ve toksin bulunuyor
Tütünün oluşturduğu sağlık riskleri yalnızca kullanan kişilerle sınırlı kalmıyor.

DSÖ'ye göre, pasif içiciliğin güvenli bir düzeyi bulunmuyor. Tütün dumanına maruz kalmak, koroner kalp hastalığı ve akciğer kanseri dahil ciddi kalp-damar ve solunum yolu hastalıklarına neden olabiliyor.

Yanan bir sigaradan çevreye yayılan dumanda 50'si kanser yapıcı olmak üzere yaklaşık 4 bin kimyasal madde ve toksin bulunuyor.

Bir sigaranın yaklaşık 12 dakikada yandığı, sigara içen kişinin ise bu sürenin yaklaşık 30 saniyesinde dumanı içine çektiği, yanan sigaranın yaklaşık üçte ikisinin dumanının havaya yayıldığı belirtiliyor.

Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda astım, bronşit, soğuk algınlığı, orta kulakla ilgili sorunlar ve akciğer fonksiyonlarında azalma gibi solunum sistemine ilişkin sorunların görülme riskinin daha yüksek olduğu bildiriliyor.

Sigara bebek sahibi olma şansını azaltıyor
Tütün kullanımının olumsuz etkilediği alanlardan birini de üreme sağlığı oluşturuyor.

DSÖ'nün 8 Eylül'de yayımladığı bilgi özetinde, sigara kullanımının kadınlarda kısırlıkla, erkeklerde sperm üzerindeki olumsuz etkilerle ve bazı doğurganlık tedavilerinin başarı şansının düşmesiyle ilişkili olduğuna dikkati çekiliyor. Pasif içiciliğin de doğurganlığı etkileyebileceği belirtiliyor.

Tütün kullanan kadınlarda kısırlık riski kullanmayanlara kıyasla yüzde 40 daha yüksek bulunurken, geçmişte tütün kullanıp bırakan kadınlarda bu riskin kullanmaya devam edenlere göre yüzde 25 daha düşük olabileceği bildiriliyor.

Tütün kullanımı, doğurganlık tedavilerinin başarısını da etkiliyor. DSÖ'nün aktardığı 21 çalışmada, sigara kullanımının tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin ardından daha az gebelik ve canlı doğumla ilişkili olduğu, başarılı sonuç ihtimalini yaklaşık yarı yarıya azaltabileceği belirtiliyor.

Pasif içiciliğe maruz kalan kadınlarda da kısırlık riskinin daha yüksek olabileceğine ve gebe kalma şansının azalabileceğine dikkati çekiliyor.

Nikotin güçlü bağımlılık yapıyor
DSÖ, nikotinin yüksek derecede bağımlılık yapıcı olduğunu ve özellikle beyin gelişimi devam eden çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler açısından zararlı etkiler taşıdığını bildiriyor.

Ergenlik döneminde nikotine maruz kalmanın dikkat ve öğrenme dahil beyin gelişimini etkileyebileceği, erken yaşta nikotin kullanımının uzun süreli bağımlılık ve gelecekte diğer nikotin ve tütün ürünlerinin kullanım olasılığını artırabileceği belirtiliyor.

Yeşilayın da yayımladığı verilere göre, nikotin 90-120 dakika alınmadığında yoksunluk belirtileri ortaya çıkıyor. Bu belirtiler tütünün bırakıldığı ilk gün en yoğun düzeyde hissedilebiliyor.

Kolay kızma veya öfkelenme, baş dönmesi, iştah artışı, kas kasılmaları, tansiyon düşmesi, uykusuzluk, çökkün duygu durumu ve yoğun nikotin isteği yoksunluk belirtileri arasında sıralanıyor.

Sigara beyin sağlığını da etkiliyor
Tütün kullanımının özellikle beyin korteksinde incelmeyle ve beyin damarlarında olumsuz değişikliklerle ilişkili olduğuna işaret ediliyor.

Düşünme, konuşma, hafıza ve karar verme gibi bilişsel işlevlerin yönetiminde önemli rol oynayan beyin korteksindeki incelmenin, unutkanlık, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı ve kişilik değişiklikleri gibi sorunlarla bağlantılı olabileceği, bazı kişilerde depresyon benzeri bulguların da görülebileceği belirtiliyor.

Elektronik sigaralar da kalp ve akciğer hastalıkları riskini artırabilen toksik maddeler üretiyor
DSÖ, elektronik sigaraların bir sıvıyı ısıtarak kullanıcı tarafından solunan aerosol oluşturduğunu, bu sıvıların nikotin içerebildiğini ve sağlığa zararlı katkı maddeleri ile kimyasallar barındırabildiğini bildiriyor.

Elektronik sigara emisyonlarında nikotin ve diğer toksik maddeler bulunabilirken, bunların kullanıcıların yanı sıra çevrede aerosole maruz kalan kişiler açısından da zararlı olabildiği belirtiliyor.

DSÖ'ye göre, nikotin çocuk ve ergenlerde beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Daha önce sigara kullanmayan gençlerde elektronik sigara kullanımının geleneksel sigaraya başlama olasılığındaki artışla ilişkili olduğu bildiriliyor.

Elektronik sigaraların uzun dönem etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğine işaret edilirken, bu ürünlerin bazıları kansere neden olabilen, bazıları ise kalp ve akciğer hastalıkları riskini artırabilen toksik maddeler ürettiği belirtiliyor.

DSÖ ayrıca, tüketici ürünü olarak kullanılan elektronik sigaraların toplum düzeyinde sigarayı bırakmada etkili olduğunun kanıtlanmadığını bildiriyor.

Tütünün yükü sağlıkla sınırlı kalmıyor
Tütün kullanımı, yol açtığı sağlık sorunlarının yanı sıra ekonomik kayıplara da neden oluyor.

DSÖ, tütün kullanımının ekonomik maliyetlerinin tütüne bağlı hastalıkların tedavisi için yapılan sağlık harcamaları ile bu hastalık ve ölümler nedeniyle ortaya çıkan insan sermayesi kayıplarını içerdiğini bildiriyor.

Tütün için yapılan harcamaların özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hanelerin gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlara ayırabileceği kaynakları azaltabildiğine işaret ediliyor.

Tütünün çevre üzerindeki etkileri de üretimden tüketim sonrası atıklara kadar uzanıyor.

DSÖ'nün çevresel etkilere ilişkin verilerine göre, tütün endüstrisi nedeniyle dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kaybediliyor, 200 bin hektar arazi kullanılıyor, 22 milyar ton su tüketiliyor ve 84 milyon ton karbondioksit salımı gerçekleşiyor.

Her yıl yaklaşık 4,5 trilyon sigara filtresinin de okyanusları, nehirleri, kentleri, parkları, toprağı ve sahilleri kirlettiği belirtiliyor.

Sigarayı bırakınca vücutta iyileşme başlıyor
Sigarayı bırakmanın ardından vücutta olumlu değişiklikler kısa sürede başlayabiliyor.

Yeşilayın aktardığı bilgilere göre, son sigaranın içilmesinden 20 dakika sonra kalp atış hızı ve kan basıncı düşerken, 12 saat sonra kandaki karbonmonoksit seviyesi normal düzeye geliyor.

Bırakmayı takip eden 2 hafta ile 3 ay içinde kan dolaşımı düzene giriyor ve akciğer fonksiyonlarında gelişme kaydediliyor. 1-9 aylık dönemde ise öksürük ve nefes darlığı azalıyor.

Bir yıl sonra koroner kalp hastalığı riski sigara içenlerin yarısı düzeyine inerken, 5 yıl sonra inme riskinin 5-15 yıldır sigara içmeyen kişilerin seviyesine gerilediği belirtiliyor.

Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra akciğer kanserinden ölüm riski sigara içenlerin yaklaşık yarısı düzeyine inerken, ağız, boğaz, yemek borusu, mesane, böbrek ve pankreas kanseri riskleri de azalıyor.

Bırakmanın üzerinden 15 yıl geçtiğinde ise koroner kalp hastalığı riskinin sigara kullanmayan kişilerin seviyesine indiği bildiriliyor.

Sigarayı 30'lu yaşlarda bırakanlarda beklenen yaşam süresinin 10 yıl, 40'lı yaşlarda bırakanlarda 9 yıl, 50'li yaşlarda bırakanlarda 6 yıl ve 60'lı yaşlarda bırakanlarda 3 yıl arttığı bildiriliyor.

Bırakma gününün belirlenmesi, çevredeki sigara, çakmak, kibrit ve kül tablalarının uzaklaştırılması, küçük hedefler konulması, sigara içme isteğini tetikleyen etkenlerden uzak durulması, beslenmeye dikkat edilmesi, bol su tüketilmesi ve hareket edilmesi Yeşilayın sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik önerileri arasında yer alıyor.

DSÖ de danışmanlık ve ilaç tedavisinin tütün kullanımını başarıyla bırakma olasılığını iki kattan fazla artırabildiğini bildiriyor.

Türkiye'de sigarayı bırakmak isteyenlere danışmanlık ve takip desteği
Türkiye'de Sağlık Bakanlığı öncülüğünde ücretsiz sigara bırakma tedavileri uygulanıyor. Sigarayı bırakmaya karar veren kişiler, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nı arayarak destek alabiliyor.

Sigarayı bırakmak isteyenler ayrıca 182 üzerinden Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nden randevu talep edebiliyor veya kendilerine en yakın sigara bırakma polikliniğine başvurabiliyor.

ALO 171'e gelen çağrılar, sigara bırakma konusunda eğitim almış operatörler tarafından 7 gün 24 saat karşılanıyor.

Sigarayı bırakmaya karar veren kişilere, bırakma planı çerçevesinde belirli aralıklarla geri dönüş aramaları yapılarak takip desteği de sağlanıyor.

Faizsiz finans dediler, Rothschild Bankası’na milyonlar gitti

Tasarruflarını “faizsiz finans” ve “İslami katılım” söylemleriyle değerlendiren vatandaşların paraları tartışılırken, soruşturma dosyasına giren milyonluk İsviçre transferleri yeni soruları gündeme getirdi

22.09.2026 10:15:00
Haber Merkezi
 
Faizsiz finans dediler, Rothschild Bankası’na milyonlar gitti
Faizsiz finans dediler, Rothschild Bankası’na milyonlar gitti
Tasarruflarını "faizsiz finans" ve "İslami katılım" söylemleriyle değerlendiren vatandaşların paraları tartışılırken, soruşturma dosyasına giren milyonluk İsviçre transferleri yeni soruları gündeme getirdi.

MASAK tespitlerine göre Serdar Turhan'ın hesabından 15 milyon dolar, Muhammed Yarız'ın hesabından ise 25 milyon euro, fonların ödeme krizinden kısa süre önce İsviçre'deki Edmond de Rothschild Bankası nezdindeki hesaplara gönderildi.

"Faizsiz" denildi, milyonlar İsviçre'ye gitti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında ortaya çıkan para trafiği, Katılımevim ve Pusula grubu açısından dikkat çekici bir tabloyu gündeme getirdi.

MASAK raporuna ilişkin soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Katılımevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın hesabından 24 Ağustos 2026'da 15 milyon dolar transfer edildi.

Bir başka kritik işlem ise Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'ın hesabından gerçekleşti. Yarız'ın hesabından 1 Eylül'de 25 milyon euro tutarında transfer yapıldığı bildirildi. Paranın gönderildiği banka ise İsviçre'deki Edmond de Rothschild Bankası olarak dosyaya yansıdı.

İki transferin toplamı, haberlerde kullanılan kurlarla yaklaşık 4,1 milyar TL seviyesine ulaşıyor.

Rothschild Bankası'na milyonlar gitti

Katılımevim ve Pusula çevresindeki fon soruşturmasında ortaya çıkan milyonluk İsviçre transferleri, "faizsiz finans" söylemini yeniden tartışmaya açtı. MASAK incelemelerine dayandırılan bilgilere göre Serdar Turhan 24 Ağustos'ta 15 milyon dolar, Muhammed Yarız ise 1 Eylül'de 25 milyon euroyu İsviçre'deki Edmond de Rothschild nezdindeki hesaplara gönderdi. Transferlerin fon ödemelerindeki temerrütten günler önce yapılmış olması dikkat çekiyor.

"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 133 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

22.09.2026 03:00:00
AA
 
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Interpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Interpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 213 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılık işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 133'ü tutuklama, 56'sı ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden 24'ünün ise ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Operasyon

Türkiye'de faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı sözde 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edilmiş, çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı belirlenmişti.

Çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 191 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araca ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.

Ekipler, adreslerinde bulunmayan 10 zanlıyı da yaptıkları çalışmalar sonrası gözaltına almış, çalışmaların devamında 12 şüpheli daha yakalanmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan, 25'inin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya, Fas, Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu olduğu öğrenilmişti. 

İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu anlaşılmıştır" açıklamasında bulundu

 

21.09.2026 18:00:00
Anadolu Ajansı
 
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır." açıklamasında bulundu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların başvuru, denetim ve değerlendirme süreçlerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütüldüğü belirtildi.

Başvuru sahiplerinin yatırım uygunluk belgelerinin alınmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı aktarılan açıklamada, olumlu sonuçlanan başvuruların Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce sonuçlandırıldığı vurgulandı.

Bu süreçte sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık sürecini suistimal etmeye çalışanlara yönelik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen incelemeler sonucunda 1150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca, vatandaşlık kazandıktan sonra kamu düzeni ve milli güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylelikle toplam 1413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır."

11 Şubat 2026'dan itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1393 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği kaydedilen açıklamada, 7 kişinin vatandaşlığının ise milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bulunması nedeniyle geri alındığı bildirildi.

Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmaya ilişkin, şu bilgilere yer verildi:

"21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı belirlenen aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır.

Vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiden 1'i hakkında geri alma, 3'ü hakkında ret işlemi gerçekleştirilmiş, 7 kişinin ise vatandaşlık başvurusunda bulunmadığı tespit edilmiştir. Soruşturmaya konu hususlar, başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimleri olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelimizin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmamaktadır. Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara intikal ettirilmektedir."

Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı

Türk sinemasının unutulmaz efsanesi Kadir İnanır'ın 1 milyar TL değerindeki devasa mirasıyla ilgili tartışmalara son noktayı koyan resmi vasiyetname detayları, usta sanatçının avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından bugün bizzat açıklandı. İnanır'ın tüm maddi ve manevi haklarını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı, Kural'ın hayatta olmaması durumunda ise servetin insan hakları dernekleri ile vakıflara devredilmesini bizzat vasiyet ettiği kesinleşti

21.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır'ın vefatının ardından kamuoyunu meşgul eden miras spekülasyonlarına yönelik bugün en net ve resmi açıklama geldi. Sanatçının hayattayken vekilliğini üstlenen ve süreç boyunca yasal prosedürleri yürüten Avukat Bişar Abdi Alınak, usta oyuncunun resmi vasiyetnamesinin tüm ayrıntılarını paylaştı.

Avukat Alınak, Kadir İnanır'ın manevi hatırasını zedeleyen ve gerçeği yansıtmayan iddialara karşı yasal yollara başvuracaklarını da net bir dille ifade etti.

Doktor raporu ve iki tanık huzurunda imzalandı

Kamuoyunda bir süredir devam eden "irade sorunu" ve "sağlık durumu" iddialarını tamamen çürüten açıklamada, vasiyetnamenin 9 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Beyoğlu 48. Noterliğinde hazırlandığı aktarıldı.

Avukat Alınak, usta aktörün vasiyet belgesini düzenlettiği esnada yetkili kurumlardan tam teşekküllü resmi sağlık raporu alındığını, belgenin iki hukuki tanık huzurunda ve Türk Medeni Kanunu'nun tüm şartlarına eksiksiz uyularak tanzim edildiğini vurguladı. Bu detay, yeğenlerin ortaya attığı iddiaların hukuki dayanağını büyük ölçüde zayıflattı.

"Bütün maddi ve manevi haklar Jülide Kural'ındır"

Resmi belgelere göre Kadir İnanır; üç otomobilini, gayrimenkuller üzerindeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki nakit varlıklarını, lüks saat ve kurbağa figürlerinden oluşan özel koleksiyonlarını, sanat eserlerini, tüm alacaklarını ve en önemlisi rol aldığı 182 film ile 12 dizinin 70 yıl boyunca geçerli olacak telif haklarını hayat arkadaşı Jülide Kural'a devretti.

Büyük takdir toplayan vasiyetnamede usta sanatçının toplumsal hassasiyetini gösteren çok özel bir madde de yer aldı. Mirasın açıldığı tarihte Jülide Kural'ın hayatta olmaması durumunda; yaklaşık 1 milyar TL değerindeki tüm bu dev servetin eşit paylarla İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı'na devredilmesi bağlayıcı hükme bağlandı.

"Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uyulmasıdır"

Kadir İnanır'ın, metnin sonuna bizzat eklettiği cümle ise akrabalarıyla yaşanan gerilime usta sanatçının önceden koyduğu bir tavır niteliği taşıyor. Yeşilçam'ın usta ismi vasiyetini, "Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır" ifadesiyle sonlandırdığı bildirildi.

Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmeye başlanan vasiyetname açılma davası, geçtiğimiz günlerde yalnızca bazı yasal mirasçılara tebligatların ulaşmamış olması gibi usuli teknik nedenlerle 17 Aralık 2026 tarihine ertelenmişti.

Avukat Alınak, metnin zaten tüm yasal mirasçıların incelemesine açık olduğunu belirterek, usta sanatçının büyük kaybını gölgede bırakacak spekülatif, dezenformasyon içerikli haber yayan kişilere karşı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacaklarını ilan etti.

Burhan Özfatura yaşamını yitirdi

İzmir'in Balçova ilçesindeki evinde rahatsızlanan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

21.09.2026 15:00:00
AA
 
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Özfatura, hayatını kaybetti.

Önceki gün ani kalp durması nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırılan 83 yaşındaki Özfatura, kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım servisindeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Özfatura, 1984 yılında yapılan yerel seçimde Anavatan Partisi adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış, 1989 yılındaki seçimleri kaybetmişti. Burhan Özfatura, 1994 yılında bu kez Doğru Yol Partisi (DYP) adayı olarak seçime girmiş ve yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Görevini 1999 yılına kadar sürdüren Özfatura, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı.

Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek

Eylül ayının son haftasına girilirken yurt genelinde yazdan kalma günler yerini aniden dondurucu bir serinliğe bırakıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, hafta ortasından itibaren etkili olacak yeni soğuk hava dalgasıyla birlikte hava sıcaklıkları kuzey kesimlerden başlayarak hızla azalacak; iç ve batı bölgelerde adeta iki günlük bir kış havası yaşanacak

21.09.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Yaz aylarının ardından mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıkları, kuzey yönlü rüzgarlar ve yaklaşan alçak basınç sistemiyle birlikte ani bir kırılma yaşıyor. Yapılan son tahminlere göre, salı ve çarşamba günleri başta olmak üzere özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde termometreler sert bir düşüş kaydedecek.

Kuzey, iç ve batı kesimlerde sıcaklıkların 6 ila 8 derece birden azalacağı ve mevsim normallerinin altına ineceği öngörülüyor.


İstanbul ve Ankara için sağanak uyarısı


Hafta başında başlayan yerel yağış geçişleri, hafta ortasına doğru etkisini artırarak geniş bir alana yayılacak.

İstanbul genelinde rüzgarın sertleşmesiyle birlikte kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış geçişleri görülecek. Hissedilen sıcaklığın kuzeyli rüzgarların etkisiyle kış ayları gibi serin olacağı, termometrelerin ise 19 dereceye kadar gerileyeceği belirtiliyor.

Başkent Ankara çevrelerinde de sağanak yağışlar etkili olacak. Ankara genelinde haftanın ilk günlerindeki sıcak hava yerini sert bir serinliğe bırakırken, yüksek kesimlerde sıcaklık düşüşü çok daha net hissedilecek.


Bölgelerde son hava durumu ve öne çıkan riskler


Yurdun dört bir yanında etkisini gösterecek olan iki günlük soğuk ve yağışlı hava dalgası, bölgelere göre farklılık gösteriyor:

Marmara Bölgesi: İstanbul ve Bursa başta olmak üzere bölge genelinde parçalı ve çok bulutlu bir hava hakim olurken, özellikle kuzey kesimlerde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile ani sıcaklık düşüşleri meydana gelecek.

İç Anadolu Bölgesi: Ankara ve çevresinde parçalı ve çok bulutlu gökyüzüyle birlikte yerel sağanak yağış geçişleri etkisini gösterecek, özellikle geceleri dondurucu bir serinlik yaşanacak.

Karadeniz Bölgesi: Bölge genelinde sağanak ve yer yer kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar görülecek. Dikkat edilmesi gereken en büyük risklerin başında ise ani sel ve su baskınları geliyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Yurdun batısı kış havasına teslim olurken, güneydoğu kesimlerinde parçalı ve az bulutlu bir hava görülmekle birlikte doğu kesimlerinde yoğun toz taşınımı uyarısı öne çıkıyor.


Hafta sonundan itibaren normallere dönecek


Meteoroloji uzmanları, bu ani soğumanın kalıcı bir kış başlangıcı olmadığını, yaklaşık 48 saat boyunca yurdu etkisi altına alacak geçici bir soğuk hava dalgası olduğunu ifade ediyor. Çarşamba gününün ardından perşembe gününden itibaren sistem etkisini kaybetmeye başlayacak ve hafta sonuna doğru sıcaklıkların yeniden eylül ayı normallerine yükselmesi bekleniyor.

Yetkililer, iki gün sürecek ani sıcaklık değişimlerine karşı vatandaşların özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak adına kıyafet seçimine dikkat etmelerini, ani yağışlarda yaşanabilecek ulaşım aksamalarına karşı ise tedbirli olmalarını önemle tavsiye ediyor.

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti. Bektaş, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğini söyledi

21.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, 2023 depremlerinin ardından Savrun Fayı'nın durumunun belirsizliğini koruduğunu belirterek, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.

Adana 5 ile sallandı
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre 7 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı, Adana'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep'te de hissedildi. İlk belirlemelere göre bölgede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bektaş: Hareketlilik 2023'ten bu yana var
Depremin ardından yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından bölgedeki faylara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki hareketliliğin 2023'ten bu yana devam ettiğine dikkat çekerek özellikle Savrun Fayı'nın mevcut durumunun ayrıntılı şekilde bilinmediğini ifade etti.

'Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı'
Bektaş'ın değerlendirmesine göre 2023 yılında Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylarda kırılmalar meydana gelirken, bloğun batı sınırındaki Savrun Fayı'nın kırılmadan kaldığı belirtiliyor.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki depremlerin ise 2023'ten bu yana bölgedeki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
Bektaş, Savrun Fayı'nın ne kadar kilitli olduğunun henüz bilinmediğini belirterek, "2023'te Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylar kırıldı. Batı sınırındaki Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı ve Saimbeyli çevresindeki depremlerle 2023 den beri hâlâ hareket ediyor. Savrun'un ne kadar kilitli olduğu bilinmiyor." dedi.

'Büyük deprem olacak' demek doğru değil
Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesinde mevcut bilgiler ışığında Adana için kesin bir deprem öngörüsünde bulunulamayacağını belirtti. Fayın mekanik özellikleri yeterince bilinmeden "büyük deprem olacak" denilmesinin de "tehlike geçti" şeklinde bir sonuca varılmasının da doğru olmadığını ifade etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.